81 ile genelge! İçişleri Bakanlığı'ndan, okul saldırıları sonrası yeni tedbirler
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara'da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırıları sonrası yeni tedbirlerin devreye alınacağını duyurdu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il millî eğitim müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptıklarını ifade eden Bakan Çiftçi, 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceklerini duyurdu. İşte haberin detayları ve okullarda alınacak yeni tedbirler...
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile yaptığı sohbette Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları, faile meçhul olayların çözülmesi, siber suçlar, yeni nesil suç örgütleri ve uyuşturucu ile mücadele ve belediyelerle ilgili soruşturmalara yönelik önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan Çiftçi’nin açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle:
OKUL SALDIRILARI İLE İLGİLİ YENİ TEDBİRLER
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki menfur saldırıların ardından meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik; okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in katılımıyla valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il millî eğitim müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptık. Ardından 81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz;
Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek.
Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak.
Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak.
Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek.
Daha önce yılda iki kez yapılan “Okul Güvenliği” toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak.
Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir 'güvenlik kurulu' oluşturulacak.

YEDİ BASAMAKLI ÇERÇEVE
Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz:
Risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi,
Fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması,
Erken uyarı sistemi,
Takip görevi,
Rehberlik-güvenlik koordinasyonu,
Bakanlıklar arası eşgüdüm,
Acil durum farkındalık eğitimi.
Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak. Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek.
Sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda da önleyici bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılacak.
Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak.
GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİ DOSYASI
Gülistan Doku’nun kaybolması hepimizi derinden üzmüş, kamu vicdanında çok güçlü bir hassasiyet oluşturmuştur. Bu dosyada önceliğimiz maddi gerçekliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Bakanlık olarak ortaya atılan bütün iddiaların titizlikle incelenmesini esas alıyoruz. 17 Nisan 2026 tarihli onayla, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e yönelik iddialar ve delillerin karartıldığı yönündeki beyanlar için 2 Mülkiye Müfettişi görevlendirildi. Aynı tarihli onayla Tuncay Sonel görevden uzaklaştırıldı. Yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındı. 21 Nisan’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. 20 Nisan 2026 tarihli onayla da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi.
Jandarma Genel Komutanlığımız cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor.
Süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak, hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli’deydi. Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması.
UMUT ALTAŞ ABD'DE ARANIYOR
Gülistan Doku cinayetiyle ilgili olarak fail Umut Altaş'ın Türkiye'den 2022'de Meksika'ya gittiği, Meksika'dan da kaçak yollarla ABD'de geçtiği ve şu an ABD içinde olduğu tespit edildi. Yerini bulup, yakalayıp Türkiye’ye getireceğiz. Umut Altaş, şu an ABD içinde aranıyor.
OKUL SALDIRILARI SONRASI SİBER SUÇLARLA MÜCADELE
Okul saldırılarından sonra yalnızca olay yerindeki fiziki güvenlik boyutuna odaklanmadık; dijital mecraları da aynı ciddiyetle takip ettik. Çünkü gördük ki bazı hesaplar suçu övüyor, saldırganlığı özendiriyor, korku yayıyor ve toplumu provoke etmeye çalışıyor. Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı.
Olaylarla bağlantılı 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı. 'C31K' isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü.
“SANAL DEVRİYE KAPASİTEMİZİ ARTIRDIK”
Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız.
VALİLİKLERE BEKÇİLERLE İLGİLİ YETKİ VERDİK
Emniyet Genel Müdürlüğü 350 bin kişilik dev bir teşkilat. Bekçilerimizi gece çalıştırıyoruz. 2 hafta önce bana verilen bekçilerle ilgili yetkileri il valiliklerine devrettim. Veliler bekçilerimizi gece/gündüz nerede nasıl isterlerse görev verebilecekler. Okullarda polislerin yerine de çalıştırabilecekler. Geçici köy kurucularımızın da okullarda istihdam edilmesi için çalışma yapıyoruz.
FAİLİMEÇHUL CİNAYETLER VE FİRARİ FAİLLER KONUSU
Kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel önceliğimiz her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesidir. 2003’ten bugüne yani AK Parti Hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının %97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor.
262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 kişi için kırmızı bülten görüşü soruldu. Yurt içine ya da yurt dışına kaçmış faillerin yakalanması için ulusal ve uluslararası bütün mekanizmaları devreye alıyoruz. Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir. Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmıyoruz; her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz.
SOKAK ÇETELERİYLE MÜCADELE
Biz buna sokak çeteleri yerine 'Yeni Nesil Suç Örgütleri' diyoruz. Bu, 'Yeni Nesil Suç Örgütleri', hem asayişi bozan hem de mahalle huzurunu hedef alan, gençleri suça sürükleyen ve şehir güvenliğini tehdit eden yapılardır. Biz bu yılı açık ve net bir iradeyle 'Yeni Nesil Suç Örgütleri' mücadele yılı ilan ettik. Çünkü bugün ortaya çıkan yapılar, geçmişin klasik mafya yapılarından farklı özellikler taşıyor. Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor.
Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz. 2025 yılında 652 organize suç çetesine yönelik 1.730 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 14 bin 75 şahıs gözaltına alındı, 7 bin 659 şahıs tutuklandı, 3 bin 463 şahıs hakkında adli kontrol işlemi yapıldı. 1 Ocak–16 Nisan 2026 döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yaptık. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 222 çeteye yönelik 556 operasyondu. Yani hem operasyon sayımızı hem de darbe indirdiğimiz yapı sayısını artırdık. Aynı dönemde 4 bin 963 şahıs gözaltına alındı, 2 bin 219 şahıs tutuklandı, 1.129 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildi.
Operasyon yapılan suç çetelerinin; 191 KOM, 41 narkotik ve 42 siber bağlantılı organize suç örgütlerinden oluşuyor. TCK 220 kapsamında mevcut planlı dosya sayısı da 489. Sokaklarımızı, mahallelerimizi ve gençlerimizi bu yapılara teslim edemeyiz. 2026, sokak çetelerine alan bırakmadığımız yıl olacaktır; mahallelerimizin huzurunu suç örgütlerine teslim etmeyeceğiz.
RUHSATSIZ SİLAHLARLA MÜCADELE
Ruhsatsız silah meselesi doğrudan kamu düzenini, vatandaşımızın güvenliğini ve toplumsal huzuru etkileyen bir başlıktır. Bu nedenle mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz. 2024 yılında 111 bin 131 ruhsatsız silah yakalandı. 123 bin 739 şahıs hakkında işlem yapıldı. 2025 yılında 110 bin 470 ruhsatsız silah ele geçirildi. 119 bin 469 şahıs hakkında işlem tesis edildi. Bu yılın ilk döneminde, yani 1 Ocak–16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 silah yakalandı. 33 bin 120 şahsa işlem yapıldı.
Silah türlerine baktığımızda 14 bin 226 tabanca, 6 bin 170 kurusıkı tabanca, 11 bin 554 av tüfeği ve 573 uzun namlulu silah ele geçirildi. Her silah bizim için doğrudan bir güvenlik meselesidir.
Sokakta korku oluşturan, suçta kullanılma riski taşıyan hiçbir silaha müsamaha göstermiyoruz. Emniyetimiz ve jandarmamız ruhsatsız silahı kaynağında tespit etmek, ele geçirmek ve sorumluları adli mercilere teslim etmek için aralıksız çalışıyor. Ruhsatsız silaha karşı tavrımız açıktır; nerede olursa olsun bulur, ele geçirir, adaletin önüne çıkarırız.
BELEDİYELERE YÖNELİK SORUŞTURMALAR
Bakanlığımızın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikâyet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütülmektedir. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldü. Bunların 1535’i hakkında soruşturma izni verildi. Burada mükerrer dosyalar da var; yani aynı belediye hakkında birden fazla soruşturma söz konusu olabiliyor. Dağılıma baktığımızda 677’si AK Partili belediyelerle ilgili. 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili, 332’si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44’üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına 'sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor' iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Sayın Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi. 23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2’si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2’si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor. 25 iddiada ise Sayın Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. 2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Hâlen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil; iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır.
Ayrıca İçişleri Bakanlığımızca verilen soruşturma izinleri nihai hüküm niteliği taşımaz. Bu kararlar, 4483 sayılı 'Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun' çerçevesinde alınan idari kararlardır ve yargı denetimine tabidir. Nitekim bu süreçlerde Danıştay incelemesi söz konusudur. Son sözü söyleyecek olan merci, bağımsız ve tarafsız yargıdır. Belediyelerle ilgili süreçlerde ölçümüz, hukuktur; aidiyet değil, iddia ve delildir.
Güncellenme Tarihi : 23.4.2026 13:15