ABD’NİN PKK İLE SAVAŞACAK GÜCÜ YOK
“Türkiye Kuzey Irak’a operasyon yapacak mı?” Bırakın Türkiye, ABD ve Irak’ı, dünya kendine bu soruyu soruyor. Dış politika gündemini meşgul eden mesele ABD’nin PKK ile savaşta ne kadar samimi ve kararlı olduğu ile Türkiye’nin ABD ile birlikte ya da ABD’ye rağmen alacağı pozisyon!Biz de geçtiğimiz hafta kritik gelişmeleri yerinde ve uzman ağızlardan dinlemek için Washington’a gittik. Salı günü önce ABD Kongre üyesi ve Türk-Amerikan Dostluk Grubu Eşbaşkanı Robert Wexler’le Kongre’de bir röportaj yaptık. Ardından ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi ve Brookings Enstitüsü’nün Türkiye uzmanı Mark Parris ile bir araya geldik.
Wexler, Amerika’nın PKK’nın terörist aktivitelerini önlemede başarısız olduğunu kabul ederek “Türkiye kendini savunmak için her türlü hakka sahip. Üstelik ABD’nin şu an Kuzey Irak’ta PKK ile uğraşacak gücü yok. Konsantrasyonu başka bölgelerde” dedi. Parris ise “PKK Ankara ile Türkiye Kürtler’ini karşı karşıya getirmeyi hedefliyor. Türkiye savunmaya geçme hakkına sahip ancak PKK’nın provokasyonunu görmelisiniz” yorumunda bulundu.
Amerikan yönetimi Türkiye’nin Irak’a müdahalesini istemiyor. Ama bence ABD PKK’nın terörist faaliyetlerini önlemede başarısız oldu. Ralston PKK ile savaşta kararlıydı ama istediklerini uygulama fırsatı bulamadı.
Irak’ta PKK probleminden çok daha önemli problemleri var Amerika’nın. PKK ile savaşacak kapasite ve insan gücü yok.
Kaynaklar ve öncelikler PKK’yı bitirmek için kullanılmıyor. ABD Irak’ın diğer bölgelerinde harcıyor enerjisini.
Kendi sivil ve askerlerini korumak için her türlü müdahaleyi yapma hakkına sahipsiniz. ABD ya da İsrail benzer durumda olsa ne yapacaksa sizin de aynı şeyi yapmanız normal ama sorulması gereken şu: Kuzey Irak’a yapılacak operasyon stratejik olarak Türkiye’ye yarar mı zarar mı verir. Bunu şu an cevaplamak güç.
Bence olmaz. Askeri operasyon için fazla bir manevra şansları yok ama başka nasıl bir çözüm olabilir diye düşünüyorlar. ABD Kuzey Irak’a operasyon yaparsa oradaki Kürt yönetimi ile karşı karşıya gelir. Kürtler müttefik olduğuna göre bu hiç mantıklı bir seçenek değil.
Tam olarak değil. Her şeyden önce Irak’ta Amerikan güçleri var. Bu da ABD ve Türkiye’yi karşı karşıya getirebilir. Ama İsrail gibi imaj kaybına uğrayabilir. Yine de kendini nasıl savunacağı tamamen Türkiye’ye kalmış ama bence müdahale yapacaksa çok hızlı ve hedef odaklı olmalı. Geniş bir kara operasyonu asıl size zarar verir.
Irak’taki askerlerin önemli bir bölümü geri çekilecek. Amerikan varlığını oradan çekmeyi hedefliyoruz ama bu tabii ki bir günde olacak iş değil. Biz çekilince ABD artık tüm sorunların sorumlusu olarak görülemeyecek. Ama tabii çekilirken İran’ın bu işten kazancını nasıl minimumda tutarız, ona bakmak gerek.
İran zaten şu anda da en büyük güç. Elimizde iyi seçenek yok ki. Kötünü iyisini seçmeye çalışıyoruz.
Bu bir iddia. Henüz bu konuda verilmiş bir karar olduğunu sanmıyorum ancak hiçbir Amerikan otoritesi İran’ın nükleer güç geliştirmesine izin vermez. Demokratlar, askerleri Irak’tan çekerlerse İran’a müdahale etmek için elimizde daha fazla güç olur. Gelecek ABD başkanı bunu göz önünde bulunduracaktır.
Türk dostu
1997’den beri ABD Temsilciler Meclisi üyesi olan Demokrat politikacı Robert Wexler Türkiye’ye olan yakınlığı ile tanınıyor. Florida’yı temsil eden Wexler Türk-Amerikan dostluk Grubu eşbaşkanı. Sözde Ermeni soykırımına karşı duruşu ile tanınan Wexler aynı zamanda Temsilciler Meclisi’nın Uluslar arası İlişkiler Komisyonu üyesi.
PKK, AKP’nin basarısı yüzünden saldırıyor
Bence mesele Türkiye’nin iç politikası ile ilgili. 22 Temmuz seçimlerinde AKP Güneydoğu’da büyük başarı kazandı. PKK bunu tehdit olarak görüyor. PKK “Biz hâlâ buradayız ve Türkiye’yi etkileme gücüne sahibiz” diyor.
Evet, Ankara ve Türkiye Kürtleri arasına mesafe koymak istiyor. Türkiye öyle bir tepki versin ki Kürt vatandaşların desteğini kaybetsin diyor.
Olabilir. Olanlar normal değil. Öcalan’ın yakalanmasından sonra PKK sessizdi. Ama ateşkesi bozmalarında güç savaşının etkili olma ihtimali var.
Tezkere Meclis’ten geçtikten hemen sonra 200 terörist sınırı geçiyor. Bence bunun bir provokasyon olduğu çok açık. O zaman sorulması gereken şu: Onların istediğini yapmak istiyor musunuz?
Hayır, ilişkiler devam eder. Kimse Türkiye’nin kendini savunma hakkını sorgulamıyor. Tartışılan şey operasyonun Türkiye’nin lehine olup olmayacağı. Türkiye’nin ne yapıp ne yapmayacağını söylemek ne bana ne ABD yönetimine kalmış ama İsrail’in operasyonu ve Amerika’nın Irak’ı işgalinde gördük ki böyle operasyonların bir çok hesaplanmayan sonuçları oluyor.
Rice biraz bekleyin dediğinden beri PKK üzerinde baskı yapılıyor. Ancak ABD PKK’ya karşı askeri bir operasyon yapacak mı bilmiyorum. Bence bunun iyi bir yol olduğunu düşünmüyorlar. Önümüzdeki günlerde PKK’nın ne yapacağını, çabaların etkili olup olmayacağını göreceğiz. PKK hâlâ sınırı geçiyorsa Türkiye o zaman tekrar durumu gözden geçirebilir. Ama ABD çabalarında geç kaldı.
Eğer Türkiye’nin hamleleri operasyon olmadan PKK’yı durdurmaya yeterse açmaz. Aksine operasyon ile aynı hatta daha güçlü etki gösterir.
Evet, öyle. Kuzey Irak’a operasyon söz konusu olunca Kongre üyeleri Türkiye’nin stratejik önemini gördüler ve geçmişteki olayları bir kenara bırakıp imzalarını geri çektiler. PKK meselesi ile birlikte Ermeni meselesi de ulusal bir boyut kazandı ve lehinize oldu.
Eski büyükelçi
1997-2000 yIllarI arasında ABD’nin Türkiye büyükelçilik görevini yürüten Mark Parris Sovyetler Birliği, İsrail ve Portekiz’de de görev yaptı. Milli Güvenlik Konseyi ve Amerikan Dış İşleri Bakanlığı’nda siyasi danışmanlık yapan Parris, halen Brookings Institute adlı düşünce kuruluşunda Türkiye uzmanı olarak çalışıyor.
Nagehan Alçı -AKŞAM