ŞAKA GİBİ MANZARA: TALABANİ 'MERHABA ASKER' DEDİĞİNDE NE DİYECEKSİNİZ!..
Fatih ÇEKİRGE - HÜRRİYET
Dışişleri Bakanı Ali Babacan Celal Talabani’yi Türkiye’ye davet etti. Kasım ayı başında yapılacak olan Irak’a komşu ülkeler zirvesine...
Talabani Irak Cumhurbaşkanı. Bu yüzden eğer gelirse devlet başkanı protokolü uygulanacak.
Peki bu ne demek?
DIŞİŞLERİ Bakanı Ali Babacan Celal Talabani’yi Türkiye’ye davet etti. Kasım ayı başında yapılacak olan Irak’a komşu ülkeler zirvesine...
Talabani Irak Cumhurbaşkanı. Bu yüzden eğer gelirse devlet başkanı protokolü uygulanacak.
Peki bu ne demek? Bunun anlamı şudur:
Talabani havaalanına inecek. Kırmızı halıdan yürüyecek. Kırmızı halının hemen yanında Mehmetçiklerden oluşan tören mangası bekliyor olacak. Ve Talabani kırmızı halının ortasına gelince karşısında esas duruşa geçmiş Türk askerine soracak:
- Merhaba asker.
Mehmetçik kurala göre cevap verecek:
- SAĞOL.
Talabani tekrar konuşacak:
- Nasılsınız.
- SAĞOL.
ŞAKA GİBİ AMA
Acı bir şaka gibi değil mi? Talabani Türk askerine soracak:
"Nasılsın asker?"
Şimdi bizim Mehmetçik ona ne cevap versin? Söyleyin bakalım ne cevap versin?
Örneğin şu olabilir mi:
- Şehitler ölmez vatan bölünmez...
Ya da şöyle:
- Senden gelen alçak pusularla uğraşıyorum.
Daha gür bir sesle şöyle de olabilir:
- UTAN...
TÖREN MANGASIYLA
Evet şimdi Ankara’daki kritik sorulardan birisi bu. Basit gibi görünen ama bizi moralsizlik uçurumlarına sürükleyen bir soru bu. Çünkü hayal edilen manzara çok keskin:
- Kürt kedisi bile vermem diyen Talabani Türkiye’ye savurduğu tehditlerden sonra tören mangasıyla karşılanıyor. İstiklal Marşı çalıyor.
Acı mı? Sanki birisi bizimle törenle alay ediyor gibi gelmez mi? Bana gelir...
Elbette bir taraf da şöyle diyor:
- Daha önce ’Bizim muhatabımız Talabani değil Washington’dur’ demiyor muyduk? Hatta Bağdat’a verdiğimiz NOTA’nın bir örneğini de Washington’a göndererek ’Kuklanı değil seni muhatap alıyorum’ mesajı göndermemiş miydik? Sen ne dersen de. Talabani resmen Irak Cumhurbaşkanı ve onunla konuşmak, diplomasiyi sürdürmek zorundasın. Duygusallığa yer yok.
Evet şimdi merakla bekliyorum..
Tabalani gelirse bu tören nasıl olacak?
8 asker 2-3 güne geliyor
ÇOK yetkili bir isim önceki akşam şöyle diyor:
- 2 ya da 3 güne kadar askerlerimizi alacağız.
"Nasıl?" diye soruyorum...
"Cevap veremem ama gelecekler" diyor...
Benim bundan anladığım şu: Türkiye, Bağdat ve Washington’a derin ve çok keskin bir diplomatik baskı uyguluyor. İşte bu baskı birkaç gün önce sonuç veriyor. Ve Dışişleri Bakanlığı’na şu bilgi ulaşıyor:
- Gelişmeler iyi. Birkaç gün içerisinde 8 askerimizi alacağız.
Bu operasyonun doğrudan Talabani ile götürüldüğü söyleniyor. Daha da ötesinde ABD’nin bölgedeki "unsurları" Ankara’ya "Bu işi sonuçlandıracağız" mesajı göndermiş.
ABD ile anlaşın
SEVGİLİ okurlar; Ne yapsak, ne kadar başka bir tarafa bakmaya çalışsak yine de kendimizi alamıyoruz... Çünkü vatanın bir yerinden kan sızıyor... Bu yüzden daha uzunca bir süre terör ve Kuzey Irak konularını merkezde tutuyoruz. İşte yine böyle bir konu. Ankara’ya gelen Irak heyeti ne yaptı? Geldiler de ne oldu? Irak istihbarat başkanı, ya da adının başında çok önemli makamlar olan Irak heyeti mensupları ne dediler? Ben heyetteki isimlere çok dikkat ettim. Örneğin istihbaratçı... Irak’ın istihbarat başkanı acaba sizce ne iş yapıyor olabilir? Ortada devlet diye bir şey yok. İşgal edilmiş bir ülkenin istihbarat başkanı istihbarat toplamaz ki...
Daha çok işgal kuvvetlerine ispiyon yapar. O kadar. Demek ki biz istihbarat başkanıyla toplanmadık... "İspiyon şefi"yle toplandık... Neden bütün bunları göre göre kendimize güldürüyoruz? Şimdi gelelim bu toplantılardan ne çıktı sorusuna... Bu gelişmelerin tam merkezindeki diplomat şöyle diyor:
- Bütün toplantıların özeti olarak "Yetkimiz yok ABD ile anlaşın" dedi ve gittiler...
İşte bu kadar. Aslında şu 29 Ekim günü bu "işgal kuvvetleri" sözü ne kadar anlamlı geliyor... Bir yerlerden hatırlıyorum bu sözü ben: İşgal kuvvetleri...
Kiminle konuşuyorsunuz, kiminle toplanıyorsunuz?
İstanbul-Erbil uçuşlarınız ikinci emre kadar askıdadır
SALI günü çok önemli bir Bakanlar Kurulu toplantısı var. O toplantıda Irak’a uygulanacak ekonomik yaptırımların tümü sunulacak. Ve bir karar verilecek. Aslında kararın ilk sinyali verildi.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Erbil’e düzenli sefer yapan bir havayolu şirketine şu yazıyı gönderdi:
-..... permi ile müsaade edilen İstanbul-Erbil v.v (gidiş geliş) uçuşlarınız ikinci bir emre kadar askıya alınmıştır.
İşte bu yazı salı günü yapılacak Bakanlar Kurulu toplantısından çıkabilecek kararın ilk sinyalini veriyor. Belli ki Türkiye kısa bir süre içinde Kuzey Irak sınırlarındaki hava sahasını notamlayabilir. Yani uçuşa tümüyle kapatabilir. Bu hem ambargo hem de oraya havadan vuracağım anlamına gelen bir mesaj olabilir.
Üç aşamalı bir hava ambargosu için Genelkurmay, Dışişleri ve Ulaştırma Bakanlığı bürokratları bir çalışma yapmışlar. Son haline gelmiş. Yaptırımlar içeren bu çalışma Bakanlar Kurulu’na götürülüyor. Salı günü toplanacak Bakanlar Kurulu işte bu yüzden çok önemli... Türkiye dünyaya bu Bakanlar Kurulu toplantısından sonra örneğin hava ambargosu da dahil olmak üzere bazı yaptırımları açıklayabilir.