Dünya
  • 6.7.2004 09:49

ABD'NİN ESİR KAMPINDAKİ HÜCRELERDE NAMAZ KILAN 'ÇOK DEĞERLİ' KİŞİLER

Zorlu bir karşılaşmada sorgu yargıcına satranç öğreten esir, bir yandan atıyla şah-mat hamlesini yaparken rakibinin yüzüne sırıtıyor, bir yandan da Amerikalılar'ın içerisinde önemli istihbarat bilgileri olduğuna inandıkları kitabı okuyordu. Yandaki odada ise, turuncu üniformalı bir başka mahkum, termosundan bardağa çay dolduruyordu. Snickers marka çikolatasından bir diş alan esir, sigarasını içerken kendisini sorgulayan kadınla gülüştü. Daha sonra da kadının kendisine uzattığı siyah ve keskin bakışlı bir suçlunun resmine gözlerini kısarak baktı. Amerikalılar, Associated Press'e şimdiye dek hiçbir bağımsız medya kuruluşuna tanınmayan bir imkan sunarak 2 gün süreyle Guantanamo'nun kapılarını açtı. Bu sayede içlerinde kampın en güvenli bölümlerinde kalanlar da dahil olmak üzere 50 mahkumu görmüş olduk. Hatta, esirlerden biri bana kendisinin de basın mensubu olduğunu söyledi. Camla kaplı bölmelerde yapılan 3 sorgulamayı sessiz de olsa izleme fırsatı bulduk. Bunlardan biri terörle mücadele çerçevesinde önemli bilgiler taşıdığına inanılan bir esirleydi. Sorgulamalar sırasında hiçbir silahlı görevlinin içeride bulunmadığına şahit oldum. Bana her esirin haftada 2 kez sorgulandığı ve bu sorguların ortalama olarak 2-4 saat arasında sürdüğü söylendi. Ayrıca bazı istisnai durumlarda sorgulama süresinin günde en fazla 15 saat ile sınırlı tutulduğu da özellikle vurgulandı. İşkenceye rastlamadım Burada AP kameraları aracılığıyla çektiğimiz görüntülerin adı işkence skandalıyla anılan Irak'taki Ebu Garip Hapishanesi'ne oranla çok çok uzak olduğunu söyleyebilirim. Ancak Guantanamo kampının eski yöneticisi General Geoffrey Miller'in Ebu Garip Hapishanesi'ne atandıktan sonra üsteki uygulamalarına devam ettiği düşünülürse ''Guantanamoda'ki esirler kötü muamele görüyor'' iddiaları gerçek olabilir. Ancak AP tarafından görüntülenen sorgularda mahkumlara yönelik bir kötü muameleye rastlamadık. Cam bölmenin ardından sessiz olarak izlediğimiz sorgulamalar sırasında bize baştan beri problem çıkaran esirlerden birinin sorgu yargıcı ile görüşmek istediği bildirildi. Sorgu sırasında esirin çok fazla konuştuğuna şahit olmadık ama sorgu yargıcı dışarı çıktığında sorgulamanın başarıya ulaştığını ve adamın ilk defa konuştuğunu söyledi. Amerikalı odadan çıktıktan sonra, sakallı esir bir yan odada duşta bulunan bir başka tutsakla muhabbet edip gülmeye başladı. İşbirlikçiye hamburger Esirlere arada bir çay ve bisküvi götürdüğünü söyleyen bayan bir sorgu yargıcı da bana bu esirin zaman zaman çok mutlu olduğunu, bazense bir insanı nasıl öldürdüğünü doğal bir şeymiş gibi gururla anlattığını söyledi. Buradaki tek amaçlarının istihbarat toplamak olduğunu söyleyen yetkililer şimdiye dek sorgularda önemli bilgiler elde ettiklerini belirtti. Buna göre, teröristlerin nasıl adam topladığı, finansmanlarının nasıl yapıldığı ve saldırı planları konusunda birçok değerli bilgiye ulaşıldı. Satranç oynayan esir ise buraya geldiğinden beri yetkililere her konuda yardımcı olmuş. Karşılığını ise sorgu yargıçlarının kendisine arada bir getirdiği McDonald's ürünleriyle almış. Haklarından haberleri yok Guantanamo kampına ilk esirler 2.5 yıl önce kargo uçaklarıyla getirildi. Amerikalılar esirleri Küba'daki bu gözden uzak üste tutmanın hukuki anlamda kendilerine bir yaptırım gelmesini önleyeceğini düşünüyordu. Ancak ABD Anayasa Mahkemesi'nin son hafta aldığı karar bunun doğru olmadığını gösterdi. Mahkeme, kampta tutulan mahkumların özgürlükleri için mahkemeye başvurabileceklerine hükmetti. Ancak aldığım bilgiye göre kazandıkları bu hak esirlere bildirilmemiş. Ebu Garip skandali hakkında da hiç fikirleri yok. Bana şimdiye dek 21 kişinin intihara kalkıştığı Guantanamo'da işkence vakası gerçekleşmediği söylendi. Hatta, mahkumlardan birinin kafasına radyo ile vuran bir gardiyan ile, diğerini hortumla ıslatan başka bir gardiyana disiplin cezaları verilmiş. ABD'li yetkililer, kamptakilerin yüzde 20'sinin üniversite mezunu olduğunu belirtti. Çoğunun ''sorguya karşı koyma tekniklerinden'' haberdar olması da ağızlarından laf almayı zorlaştırıyormuş. El Cezire kameramanı mı? Bizi gören bir esir, yanımızdaki güvenlik yetkililerine mükemmel bir İngilizce ile gazeteci olup olmadığımızı sordu. Olumlu yanıt alınca bizimle konuşmak istediğini söyledi. Ancak buna izin verilmeyince, gülerek 'Aslında ben ve yanımdaki arkadaşım da gazeteci'' diyebildi. O an aklıma El Cezire televizyonunun ''bir kameramanımız Guantanamo'da haksız yere tutuluyor'' iddiası geldi. Diğer mahkumlarsa resimlerini çekmeyelim diye bizden uzak durdular. Bir başka esir ABD medyası konusunda şikayet etmeye başlayınca derhal oradan çıkartıldık. Bize, ''Kızdıkları zaman bazı şeyler fırlatabiliyorlar'' şeklinde açıklama yapıldı. 2 günlük turumuz sırasında çektiğimiz fotoğraflar Amerikalılar tarafından kontrol edildi ve bir kısmına el konuldu. Gerekçe olarak da bu fotoğrafların esirlerin kimliğini ortaya koyuyor olması gösterildi. Hücrelerinde seccade var İstihbarat açısından çok ''değerli'' kişilerin tutulduğu 'Kamp 5' teki mahkumlar daha küçük hücrelerde kalıyor. Günde 5 kez hoparlörlerden yükselen ezan sesiyle birlikte hücrelerindeki seccadenin üzerinde namaz kılıyorlar. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:31

İLGİLİ HABERLER