İran’da 47 yıllık devir kapandı! Devrim Muhafızları yönetime el koydu
Reuters’ın iddasına göre İran’da din adamlarının mutlak otoritesi fiilen sona erdi.Ağır yaralı olduğu iddia edilen Mücteba Hamaney’in "vesayet" gölgesinde kaldığı, gerçek gücün ise generallerin eline geçtiği öne sürülüyor.
ABD ve İsrail ile girilen savaşın ikinci ayında, iddialara göre İran'ın kuruluşundan bu yana devam eden "mutlak otoriteye sahip din adamı" dönemi fiilen sona erdi.
Reuters’ın üst düzey kaynaklara dayandırdığı analize göre, Ayetullah Ali Hamaney’in ölümü ve yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney’in ağır yaralı olması, ülkeyi bir "oldu bitti" ile karşı karşıya bırakarak gerçek gücü Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) komutanlarının eline teslim etti.

MÜCTEBA HAMANEY: EMİR VEREN DEĞİL, ONAYLAYAN LİDER
Ayetullah Ali Hamaney'in saldırılarda hayatını kaybetmesinin ardından halefi olarak öne çıkan oğlu Mücteba Hamaney, sistemin en tepesinde kalmaya devam etse de rolü büyük ölçüde değişti.
İç görüşmelere yakın kaynaklar, Mücteba’nın artık talimat veren bir liderden ziyade, generallerin aldığı kararları meşrulaştıran ve onaylayan bir figüre dönüştüğünü ileri sürdü.
Saldırılarda ağır yaralanan ve kamuoyu önüne çıkmayan Mücteba’nın, güvenlik gerekçesiyle sınırlı ses bağlantıları üzerinden iletişim kurduğu ve stratejik kararlarda Devrim Muhafızları’nın vesayeti altında olduğu düşünülüyor.
KARAR MERKEZİ: YÜKSEK ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ
İran’daki karar alma yapısının "din adamlarının üstünlüğünden güvenlik sektörünün hakimiyetine" geçtiğini açıklayan Reuters, artık askeri stratejiyi ve siyasi rotayı tek bir lider yerine üçlü bir yapının domine ettiğini duyurdu. Habere göre bu yeni güç odağını Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi (SNSC), Dini Liderin Ofisi ve Devrim Muhafızları (IRGC) Komutanlığı oluşturuyor.
Pakistanlı bir hükümet yetkilisi, müzakerelerde Tahran’ın cevap vermesinin bazen 2-3 günü bulduğunu belirterek, "Tek bir karar alma komuta yapısı yok, sistem çok yavaş işliyor" dedi.
MÜZAKERELERDE "DAHA SERT" HAT
ABD basını daha önce de Washington ile yürütülen gizli barış görüşmelerinde İran’ın tavrının giderek sertleştiğini yazmıştı.
Diplomatik kaynaklar, sahadaki asıl muhatabın artık Devrim Muhafızları komutanı Tuğgeneral Ahmad Vahidi olduğunu söyledi.
İran, nükleer meselenin savaş sonrasına bırakılmasını isterken, Washington nükleer dosyanın derhal açılması konusunda ısrarcı.
Uzmanlara göre, Devrim Muhafızları'nın yönetimdeki ağırlığı, Batı'nın baskısına karşı daha agresif bir dış politika ve Hürmüz Boğazı üzerinde daha fazla baskı anlamına geliyor.
"İLAHİ İKTİDARDAN SERT GÜCE"
ABD'nin eski müzakerecisi Aaron David Miller, İran’daki dönüşüm hakkında şunları söyledi:
“İlahi iktidardan sert güce geçtik. Din adamlarının etkisinden Devrim Muhafızları’nın etkisine... İran artık böyle yönetiliyor.”
Savaşın dokuzuncu haftasında, ekonomik abluka ve askeri baskıya rağmen İran liderliğinde herhangi bir bölünme veya teslimiyet belirtisi görülmüyor.
Aksine, sistemin içindeki sertlik yanlısı çekirdek, Devrim Muhafızları liderliğinde daha da konsolide olmuş durumda.
Güncellenme Tarihi : 29.4.2026 20:45