'AÇILIMIN MİMARI PKK'DIR'
DTP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, hükümetin başlattığı `Kürt açılımının' gerçek mimarının Kürt halkı ve `onun bir parçası' olarak nitelendirdiği terör örgütü PKK olduğunu öne sürerken, "Yanlışta ısrar edilirse Türkiye'yi bekleyen çok daha acı bir süreç olacaktır" iddiasında bulundu.
Milletvekili Ata, uydu üzerinden yayın yapan Roj TV'nin Belçika'nın başkenti Brüksel'deki stüdyosuna konuk olarak `Kürt açılımı' konusunda görüşlerini anlattı. Ayla Akat Ata, AK Parti'nin zemin açılım konusunda zemin yaratarak bunun etrafında tepkileri görmek istediğini ileri sürerken, "Neyin ne kadar gelişebileceğini, bakış açısı politikasını da tepkilere göre ya da buna sunulan desteğe göre belirleyecek. Ama kafasında bir yol haritası var ve bu süreci kendi cephesinden başlattı" dedi. Ata, gerçekte bu sürecin gerçek mimarının iktidardaki AK Parti veya Türkiye'yi yönetenler olmadığını, iddia ettiği konuşmasında şunları söyledi:
"Bu sürecin mimarı Kürt halkı ve yıllardan bu yana ortaya koyduğu direniştir; 1 Eylül'de (Diyarbakır'daki) o meydanı dolduran tüm insanların ablası, kardeşi, bacısı; `artık çözüm sürecidir, çözüm gelişmelidir' diyen insanların bir parçası PKK'dır. Artık bunu görmek, PKK'yı muhatap kabul etmek gerekiyor. Bu reel bir durum, politik bir tespittir. Ama Türkiye'de `Bu doğru değildir. Siz yanlış yapıyorsunuz' yaklaşımı değişmiyor. Bu yanlışta ısrar edilirse Türkiye'yi bekleyen çok daha acı bir süreç olacaktır. Bu bir gerçektir. O yüzden genel başkanımız ve partimiz bir siyasetçi olmanın sorumluluğu ile davranmıştır. Sorunun çözülmesinde muhatapların doğru tespit edilmesi, geliştirilecek yöntemlerin ortak diyalog süreci konularak çözülmesi noktasında yardımcı olmuştur."
BAYRAK, DİL
DTP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, "Meydanlarda toplanan halkın tek bir sloganı, taşıdığı tek bir poster vardır. (Bu) sayın Abdullah Öcalan'ın posterleridir" dedikten sonra devletin de `bu adresi' görmek durumunda olduğunu öne sürdü. Ata, şu iddialarda bulundu:
"Gerçekçi bir politika gütmezseniz, `Bu sorunu çözerim. Muhataplarına rağmen çözerim. Yıllardır mücadele edenlere rağmen çözerim' derseniz esasında siz bu sorunu rafa kaldırmışsınız demektir. `Çözüm sadece Kürtler, sadece Kürdistan coğrafyası için değil' dedik. Ancak sadece Kürtler için algılandı. Projeyi açıkladık. `Bunlar ayrı bir devlet, resmi dili değiştirmek istiyorlar (denildi). Biz ayrı bayrak talebinde bulunmadık. `Türkiye için geçerli olan bayrak Kürtler için de geçerli olmak kaydıyla her bölgesel yönetimin kendi bölgesindeki mevcut öncelikli renkleri ve sembolleri olan bayraklar olabilir' dedik. `Bunlar ayrı bayrak istiyor' denildi. Ama çok trajikomik bir durumdur bugün bir mahalle takımının bir bayrağı, amblemi vardır. Resmi dil konusunda ciddi hassasiyet var. Ama biz `Türkiye'de Türkçe resmi dil olmasın' demiyoruz. Türkiye'de olası dil 25-26 bölge olacaksa her bölgede kullanılan yerel lehçelerin de kamusal alanlarda kullanılması noktasında talebimiz var."
Ata, Türkiye'nin bunları zorlanmadan yapabileceğini, demokratikleşme yolunda ülke olduğunu göstermesi amacıyla Kamu Reformu Yasa Tasarısını gündemine alması gerektiğini söyledi. Ayla Akat Ata, yasal düzenleme yapılması halinde yerel yönetimlerin güçlendirileceğini, adli-idari kolluğun ayrılacağını, her yerel yönetime bağlı idari kolluk kuvveti olacağını bildirirken, "Bu Türkiye'yi ürkütüyor. Bölgede 100 kadar belediyesi olan DTP'nin polis gücünün olması devleti ürkütmektedir. Bu yasa raftan inmemektedir. Ana dil konusunda engeller var. Demokratikleşme hedefse Türkiye uluslar arası anlaşmalardaki çekinceleri kaldıracak, 18 yaş altındaki çocuklara kendi dilinde eğitim, yerel yönetimler özerklik şartını yerine getirecek" diye devam etti.
Milletvekili Akat sözlerinin sonunda, Kürtler'in isteklerinin Anayasal güvenceye alınması, iktidar partisinin öncelikle açılıma kendisini ikna etmesi gerektiğini söylerken, "Aksi halde Kürtler'e Türk olduğunu ikrar ettirirse bu geri teper" diye devam etti.