Gündem
  • 15.1.2006 11:34

AĞCA İÇİN YARIN KRİTİK GÜN

Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi'yi öldüren ve Papa 2. Jean Paul'e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca (48), dün de ortaya çıkmadı. Emniyet, Ağca'yı aramadıklarını, pazartesi günü askerlik raporu için müracaat etmemesi halinde hakkında yakalama emri çıkarılabiceğini bildirdi. Ağca'nın avukatı Mustafa Demirbağ da, müvekkilinin tahliyesiyle ilgili tartışmalara, "Eğer yanlış bir hesap yapıldığına karar verilirse yeniden hapis yatar" yanıtını verdi.

Meraklı bekleyiş...
Ağca'nın adres tespiti için imza atması beklenen polis merkezinin önünde gazeteciler ve meraklı vatandaşların bekleyişi dün de sürdü. Emniyet yetkilileri, avukat Demirbağ'ın, Çamçeşme Şehit Yüksel Taşpınar Polis Merkezi'ni arayarak, müvekkilinin pazartesi günü GATA'dan sağlık raporunu aldıktan sonra işlemler için polis merkezine gideceğini bildirdiğini söyledi.
Ağca'yı takip etmediklerini ve aramadıklarını belirten emniyet yetkilileri de, pazartesi günü de polis merkezine gelmemesi halinde "bakaya" durumunun söz konusu olacağını, Pendik Askerlik Şubesi tarafından hakkında yakalama emri çıkartıldıktan sonra da polisin harekete geçebileceğini kaydettiler.

Evlenmek istiyor
Ağca'nın avukatı Mustafa Demirbağ, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, müvekkilinin normal bir vatandaş gibi yaşamak istediğini, yeni bir hayat kurmak ve evlenmek istediğini söyledi. Ağca'nın bir süre kimseyle görüşmek istemediğini ifade eden Demirağ, "Kesinlikle kaçmıyor. Bu iddialar çok komik. Ağca Türkiye'de. Sığınma durumu da söz konusu değil. Eğer tahliyesinde yanlış bir hesap yapıldığına karar verilirse, girer yeniden hapis yatar" diye konuştu.

'İmzaya gitmeyeceğiz'
Ağca'nın atması zorunlu olan imzalar için polis merkezine gitmeyeceğini de belirten Demirbağ, şöyle devam etti. "Çünkü böyle bir yasal zorunluluğumuz yok. Tahliyesi 3 yıl önceden öngörüldüğü ve bu tarihi bildiğimiz için askerlik sorunuyla ilgili girişimleri yapmıştık. Tahliyeden sonra da prosedür gereği askerlik şubesine gittik. Normal uygulamada, bir polis eşliğinde gidilir ama isminin Ağca olmasından dolayı biz 40 polisle gittik. Şubede işlemler yapıldı, çıkarken tamamen serbestti. O özgür bir insan, imza atma zorunluluğu yok. Şu andaki uygulamaya göre, 5 yıldan fazla ağır hapis ceza alanlar askerlikten muaf olabiliyor. Yazışmaların sona ermesini bekliyoruz."

'Neden gelmişler?'
Cezaevinden tahliye olduğu gün Ağca'yı çiçeklerle karşılayanların hemşehrileri olduğunu öne süren Demirbağ, "İlk önce kalabalığı algılayamadı. Evde televizyondan izlediğinde ise çok şaşırdı ve 'Milletin işi gücü yok mu! Neden gelmişler?' diye sordu" dedi.
Ağca'nın Bozkurt işareti yapanları da tasvip etmediğini ve kendisinin hiçbir siyasi oluşumla alakasının olmadığını belirten Demirbağ, şunları kaydetti:
"Herkesin kendi işine bakmasını istiyor. Dışarıdaki kurbanı da kendisi kestirdi. Tahliye olduğunda ilk istediği şey, cezaevinin çatısından sesini dinlediği yağmurda ıslanmak oldu. GATA'dan çıktıktan sonra da Haydarpaşa - Kadıköy sahilinde bir süre yağmurda yürüdü ve ıslandı. Kartal sahilinde bir süre yağmurda yürüyüp çay içti."

Mercedes ricayla...
Demirbağ, tahliyesinin ardından Ağca'nın bindiği Mercedes'in rica üzerine geldiğini, aracı camlarının siyah olması nedeniyle tercih ettiklerini söyledi. Otomobilin sahibi Turan Sümer'i kendisinin ve Ağca'nın tanımadığını iddia eden Demirbağ, Ağca'nın giydiği mavi kazakla ilgili de müvekkilinin kendisine, "Mavi, barışı simgeliyor. Bu amaçla dünya ile barışmak istiyorum. Ben maviyi barışın simgesi olarak kullanıyorum. Ayrıca hiçbir siyasi parti ve organizasyonda bulunmayacağım" dediğini söyledi. Demirbağ, Ağca'nın, Papa ile görüşme planı bulunmadığını da anlattı.

Rahşan Ecevit affı
Demirbağ, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in, dosyayı 'yazılı emir yoluyla Yargıtay incelemesine göndereceği' yolundaki açıklamasına ilişkin de şunları söyledi:
"Bakan tabii ki yetkisini kullanacak, bunu da saygıyla karşılıyoruz. Dosya hukuksal bir durumdur. Siyasi çevreleri alet etmeyeceğiz, alet de olmayacağız. Zaten bakanın açıklamaları bir bütün olarak incelendiğinde, hesap hatası yapıldığına dair bir sonuç çıkarılamaz. Müvekkilim 6 - 7 yıl geniş ve kapsamlı bir şekilde yargılama sürecinden geçti. 5 ayrı suçtan yargılandı. Ağca'nın durumuna sadece İpekçi dosyasından ya da Papa suikastinden yola çıkılarak bakılamaz. 28 klasörlük dosya bütün olarak ele alınmalı. Eleştirenler mahcup olacaktır."
Demirağ, müvekkilinin tahliyesini sağlayan düzenlemenin "Rahşan affı" olarak bilinen 4616 Sayılı Kanun değil, yeni TCK'nın 16. maddesi olduğunu açıkladı. TCK'nın ilgili maddesi şöyle: "Nerede işlenmiş olursa olsun, bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsub edilir."

Maçta destek
Bu arada, Mehmet Ali Ağca'ya, bu kez memleketi Malatya'da destek verenler oldu. Malatyaspor ile Kahramanmaraşspor arasında oynanan hazırlık maçında maçta bir grup Malatyalı, Ağca lehine tezahüratta bulundu.

Ağca'nın adresi, avukatının bürosu çıktı

Mehmet Ali Ağca'nın Kartal Cezaevi'nden tahliye olduktan sonra götürüldüğü Pendik Askerlik Şubesi'ne bildirdiği ikamet adresinin avukatı Mustafa Demirbağ'ın Pendik'teki bürosuna ait olduğu ortaya çıktı. Pendik Doğu Mahallesi Ortanca Sokak 53 numaradaki dört katlı Murat Apartmanı'nın üçüncü katında bürosu bulunan Demirbağ'ın ayrıca son yerel seçimlerde MHP'den Pendik Belediye Başkan adayı olduğu öğrenildi.

'Bush'a söyleyeceklerim var'

Avukat Demirbağ, DHA'ya yaptığı açıklamada ise Ağca'nın tahliyesinin ardından İstanbul trafiğini görerek şaşırdığını anlattı. İstanbul için "Apayrı bir dünya" ifadelerini kullanan Ağca'nın basında kendisi hakkında çıkan haberleri takip ettiğini de kaydeden Demirbağ, "Herhangi bir tepkisi yok. 'Menfi, müspet tartışmaları saygıyla karşılıyorum' dedi" ifadelerini kullandı. Demirbağ, "Ağca bana, 'Bush ile görüşmek istiyorum, çünkü ona söyleyeceğim önemli şeyler var' dedi" diye konuştu.
Demirağ, kayıp İtlayan kızı Emanuel Orlandi'nin durumuyla ilgili soruya da, "Pek bu konularda sohbetimiz olmadı" diye yanıt verdi. Ağca'nın istediği zaman ortaya çıkacağını ifade eden Demirağ, "Gazeteciler var diye karakola gitmemiş, doğrudur. Basına çıkmak istemiyor. Bir ikametgâh da bildirmedi. İkametgâhı Malatya idi" şeklinde konuştu.

Mezar nöbeti

Mehmet Ali Ağca'nın, Susurluk skandalının başkahramanı Abdullah Çatlı'nın Nevşehir'deki mezarını ziyarete geleceği söylentileri üzerine gazeteciler, mezarlıkta nöbet tutmaya başladı. Yerel gazeteci Muammer Başer, "Ağca'nın, Çatlı'nın mezarını ziyaret edeceğini duyunca biz de ilk fotoğrafı çekebilmek için mezarına gelip nöbet tutmaya başladık" dedi. Soğuğa aldırmadan Çatlı'nın mezarı başında bekleyen gazeteciler, çay içerek ısınmaya çalıştı.

Yeni Papa ile mektuplaşmış

İtalya'da halen parlamenterlik yapan emekli sorgu yargıcı Ferdinando Imposimato, Ağca ile geçen yıl papalık tahtına oturan Ratzinger arasındaki yazışmaya bizzat şahit olduğunu yazdı

<ı>ROMA AA
MEHMET ALİ AĞCA'nın İtalya'da cezaevinde bulunduğu dönemde, geçen yıl 16. Benediktus adını alarak papalık tahtına oturan Joseph Ratzinger ile kardinal olduğu dönemde mektuplaştığı ortaya çıktı.
İtalya'da halen parlamenterlik yapan emekli sorgu yargıcı Ferdinando Imposimato, özel haber ajansı Adnkronos'a yaptığı açıklamada, Ağca ile Ratzinger arasındaki yazışmaya bizzat şahit olduğunu söyledi.
Imposimato, "Ben, Ağca ile o dönemde Vatikan'daki Dinsel Öğretiler Kurulu'nun başkanı olan Ratzinger arasındaki mektuplaşmaya şahidim. Mektupları bana bizzat Ağca göstermişti. Ratzinger'e gönderdiği mektuplarda, Fatima'nın sırrından ve yaşamını değiştirmek üzere koyulduğu yoldan söz ediyordu" dedi.

Orlandi Ailesi'nin avukatı
13 Mayıs 1983'teki suikast girişimine ilişkin davalarda, geçmişte Ağca'nın ifadesini alan soruşturma yargıçlarından biri olan Imposimato, daha sonra avukat sıfatıyla Ancona Cezaevi'ne giderek Ağca ile görüşmeler yaptı. Imposimato, halen parlamenterlik görevinin yanı sıra 1983'te henüz 15 yaşındayken esrarengiz biçimde ortadan kaybolan ve Ağca ile takas için kaçırıldığı da iddia edilen Vatikan vatandaşı Emanuela Orlandi Ailesi'nin de avukatlığını yapıyor.

 
Milli Savunma Bakanlığı:
Ağca'ya farklı bir uygulama yapılmadı

<ı>ANKARA Milliyet
Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği, Ağca'nın, cezaevinden tahliye edildikten sonra, askerlik sorunuyla ilgili aynı statüdeki hükümlülere uygulanan işlemlerden geçtiğini ve farklı bir uygulamanın yapılmadığını bildirdi.
Dün akşam saatlerinde yapılan yazılı açıklamada, basında çıkan haberlerde, "Ağca'nın cezaevinden tahliyesini müteakip Pendik Askerlik Şubesi'ne getirildiği, Askerlik Şubesi personelinin tatil günü olmasına rağmen işbaşında oldukları ve böylece özel bir muamelede bulunulduğuna" dair bilgiler yer aldığı hatırlatıldı.

'Askerliği ertelenmişti'
Ağca'nın 6 Mart 1980'de bakaya kaldığı ifade edilen açıklamada, Askerlik Kanunu'nun 35/6 maddesi gereği askerliğinin ertelendiği vurgulandı. 12 Ocak'ta tahliye olduktan sonra Pendik Askerlik Şubesi'ne teslim edilen Ağca'nın rahatsızlığını beyan ettiğinden dolayı, hakkında kesin sağlık işlemi yapılmak üzere GATA'ya sevk edildiği belirtildi.



var DOL_Reklam_RND=String(Math.random()).substr(2,10);document.write ('');

(milliyet)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:15

İLGİLİ HABERLER