RAHŞAN'DAN AĞCA'YA HEDİYE
Kartal H Tipi Cezaevi'nden önceki gün tahliye olan Mehmet Ali Ağca'nın avukatı Mustafa Demirbağ, Ağca'nın durumuna ilişkin açıklamalar yaptı.
"Eleştirenler mahcup olacaktır" diyen Demirbağ, şöyle konuştu:
"Kanunlar herkese eşit durumda uygulanır. Geçmiş siyasi iktidarlar döneminde yasalarda değişiklikler yapıldı. Müvekkilim 6-7 yıl geniş ve kapsamlı bir şekilde yargılama sürecinden geçti. 5 ayrı suçtan yargılandı. Dosya bütün ele alınmalı. Eleştirenler mahcup olacaktır."
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in, Ağca'nın tahliyesinin ardından "yazılı emir yoluyla Yargıtay incelemesine göndereceği" yolundaki açıklamasının hatırlatılması üzerine de Demirbağ, şöyle yanıt verdi: "Adalet Bakanı tabii ki yetkisini kullanacak. Bunu da saygıyla karşılıyoruz. Dosya hukuksal bir durumdur. Siyasi çevreleri alet etmeyeceğiz, alet de olmayacağız."
Talepleri kabul etmedik
"İmza için karakola gitmeyeceklerini, yasal süreç doğrultusunda yapılması gerekenleri uygulayacaklarını" dile getiren Demirbağ, şöyle devam etti: "Mehmet Ali Ağca cezaevinden tahliye olmadan önce, askerlikle ilgili olarak askerlik şubesine başvurdum. Ağca, 6-7 yıl önce yurtdışından dövizle bedelli askerlik yapması için başvuruda bulunmuş. Tarihi hatırlamadığı için kamudan bu dilekçeyi araştırıyoruz. Biz de askerlik şubesine bildirdik. Şimdi ise askerlik ve hastane ile ilgili yasal süreçte yapılması gerekeni uyguluyoruz."
Ağca ile görüşmek isteyen yerli ve yabancı basın mensuplarından çok talep aldıklarını de anlatan Demirbağ, ancak bunların hiçbirini kabul etmediklerini söyledi.
Yağmurda ıslanmış...
Avukat Mustafa Demirbağ, Ağca'nın önceki gün GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nden ayrıldıktan sonra ilk isteğini gerçekleştirdiğini söyledi. Ağca'nın, Haydarpaşa ve Kadıköy burnunda bir süre yürüyerek yağmur altında ıslanmak istediğini anlatan Demirbağ, bu arzusunu yerine getirdiğini söyledi.
Maalesef 'Rahşan Affı' Ağca'ya 10 yıl armağan etti
Tahliyesinin ardından kayıplara karışan Mehmet Ali Ağca'nın serbest kalmasına yol açan karar kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bu hafta göndermesi beklenen yazılı emirle Yargıtay tarafından incelenecek Ağca'nın tahliye kararında iki aftan yararlanma bulunmadığı ve tartışılan 16. maddenin de uygulanmadığı ortaya çıktı... Ağca'nın tahliye kararının ayrıntıları ise şöyle:
* Dosyada, İpekçi'nin öldürülmesi, Papa suikasti, iki ayrı gasp ve cezaevinden firar suçu yer aldı. Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi, mahkumiyet durumlarını inceledi; "içtima" yoluna giderek tüm suçları ve cezaları birleştirdi.
1989'daki Papa kararı
* Dosyada Papa suikastıyla ilgili Türkiye'de alınmış mahkeme kararı da yer aldı. 1989'da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde eski TCK'nın "yabancı devlet başkanlarının şahsiyetine müteallik suçlar" başlıklı 4. maddesi gereğince yargılanan Ağca hakkında mahkeme, "kesin hüküm var, biz yargılamayız" kararı verdi. Ancak Adalet Bakanlığı kararın bozulmasını istedi. Yargıtay'da bozularak dönen dosya ile ilgili bu kez, "ceza verilmesine mahal yoktur" kararı alındı. Bu karar, Ağca'nın Papa suikastı suçunun Türkiye'de işlediği diğer suçların birleştirilmesinin önünü açtı. Böylece 5 suç dosyası arasında yer alan Papa suikastı nedeniyle hapiste geçirdiği süreyi fiilen cezaevinde kalması gereken süreden düştü.
Müebbet hapis oldu
* 2002'de 4771 sayılı yasayla idam cezası Türkiye'de mevzuattan kaldırıldı. Avukatların başvurusunu inceleyen Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi, İpekçi cinayeti sanığı Ağca'nın idam cezasını müebbet ağır hapse çevirdi. Suçun cezasını 36 yıl olarak kabul etti.
* Mahkeme Ağca'nın iki ayrı gasp suçu nedeniyle Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş toplam 36 yıl mahkumiyeti ile cezaevinden firar suçundan doğan cezasını da içtima kapsamına aldı.
* Mahkeme, Ağca hakkındaki 5 suçu dikkate alarak 16 Aralık 2005'te verdiği kararda, ceza mevzuatının hapiste geçecek süreyi 36 yılla sınırlayan hükmünü uyguladı.
16. Madde uygulandı
* Mahkeme toplam süreyi 36 yıl olarak belirledikten sonra, Ağca'nın fiilen cezaevinde kalması gereken süreyi hesapladı.
* Süre hesaplanırken TCK'nın 16. maddesi dikkate alındı. Bu madde, "Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, tutuklulukta ve hükümlülükte geçen süre aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir, düşürülür" hükmünü içeriyor. Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 1989 yılında Papa suikastı nedeniyle yapılan yargılamayı da dikkate alarak İtalya'daki süreyi 36 yıldan düşürdü. Geriye toplam 16 yıl kaldı.
10 yıl kazandı
* Daha sonra 1991 yılında Akbulut hükümeti tarafından çıkarılan Terörle Mücadele Yasası'nın getirdiği af ile 2000 yılında Ecevit hükümeti tarafından çıkarılan ve kamuoyunda "Rahşan Affı" olarak bilinen Şartla Salıverme Yasası'nın getirdiği indirimler kıyaslandı. "Sanığın lehine hüküm uygulanır" ilkesi dikkate alınarak Rahşan affı uygulandı. 10 yıl daha düşürüldü ve yatması gereken süre 6 yıla indi.
Müddetname
* Üsküdar'da alınan bu karar üzerine Kartal İnfaz Savcılığı, Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına dayalı olarak 05 Ocak 2006 tarih ve 2005'e 533 sayıyla bunun şartlı tahliye tarihi belirledi. Kartal İnfaz Savcılığı, bu hesabı yaparken cezaevinde kaldığı 5 yıl 6 ay 27 gün ve daha önce yattığı 153 günü de dikkate aldı.
* Şartı tahliyeye mahkeme karar verdiği için, Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2006'da şartlı tahliyenin uygun olacağına karar verildi.
(vatan)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:15