Gündem
  • 21.9.2012 16:33

AİHM artık Türkiye'den başvuru kabul etmeyecek

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, (AİHM) Anayasa Mahkemesi'nin gerçekten etkin bir denetim yaptığı sonucuna varması halinde, Türkiye'den yapılacak başvuruları kabul etmeyeceğini belirterek, ''2 yıllık süre öngörülüyor, bunun bir takip süresi olarak öngörüldüğü ifade edildi. Yani 2014'e kadar doğrudan başvuru mekanizması şuan kapalı gibi'' dedi.
          Dünyadaki hak ihlalleri ve siyasi, ekonomik alandaki küreselleşmenin yanında artık hukuksal alanda da küreselleşmenin yaşandığını belirten Kılıç, dolayısıyla dünyanın bir köşesindeki hak ihlalinin ''Bu bizim iç işimizdir, buna kimse karışamaz'' anlayışından uzaklaşıldığını ve bunun dünyanın bir sorunu haline geldiğini söyledi.
     Hak ihlallerinin artık dünyada önemli bir konu haline geldiğini dile getiren Kılıç, hak ihlallerinin yoğun yaşandığı bir ülkede buna kayıtsız kalınamayacağını kaydetti. Kılıç, özellikle Türkiye'nin uluslararası anlamda notunun çok kırık olmasının bireysel başvurunun Türkiye'ye gelmesi konusunda zorlayıcı bir etkisi olduğunu vurguladı.
     Türkiye'de artık Anayasa Mahkemesi'nin yargının gideremediği veya yargının sebep olduğu bir hak ihlalini bireysel başvuru yoluyla ortadan kaldırmaya çalışacağını anlatan Kılıç, ''Bunu hem idareyi hem de yargıyı kuşatan bir Anayasa Mahkemesi ile karşı karşıyasınız diyebilirim'' dedi.
     Anayasa'nın 90. maddesine göre, uluslararası anlaşma hükümleriyle iç hukuktaki düzenlemelerin çatışması halinde uluslararası anlaşma hükümlerinin üstün tutulacağını anımsatan Kılıç, 2004 yılında yapılan bu düzenlemenin devrim niteliğinde olduğunu söyledi. Kılıç, ''Fakat, 2004'ten 2012'ye gelinceye kadarki sürece bakıldığında bu konuda Türkiye'nin başarılı olduğu söylenemez. Kürsü hakimlerinin, gerek idari gerek adli gerek askeri yargıda bu konuda bir isteksizliğin hatta bir direnmenin olduğunu söyleyebiliriz. Bu belki de bireysel başvurunun getirilme sebeplerinin en önemlilerinden birisidir. Sadece 90. maddeyi kürsü hakimlerine uygulatma konusunda biz zorlayıcı bir unsur haline gelirsek çok önemli bir aşama olacak ve AİHM'e gitme konusunda da olumlu etki yaratacak ve sayıyı oldukça azaltacaktır'' diye konuştu.
    
     -Almanya ve İspanya örnekleri-

    
     Türkiye'nin AİHM'de 19 bin davasının derdest beklediğini, yılda da 4 bin-4 bin 500'e yakın yeni davanın açıldığını anlatan Kılıç, bu nedenle bireysel başvuruya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bireysel başvurunun uygulandığı Almanya, İspanya ülkelerinden örnekler veren Kılıç, Almanya'da yılda 6 bin, İspanya'da 7 bin davanın bireysel başvuru olarak geldiğini bildirdi. Bireysel başvurunun başarılı uygulanması sonucunda Almanya'dan AİHM'e yılda 259, İspanya'dan da 65 davanın AİHM'e gittiğini kaydeden Kılıç, bu rakamların bireysel başvurunun etkisini ortaya koyduğunu söyledi.
     Bireysel başvuru konusunda başarısız ülkeler de bulunduğunu ifade eden Kılıç, Azerbaycan'da uygulanan sistemin AİHM tarafından etkin kabul edilmediğini dile getirdi. Ama AİHM'in, İspanya ve Almanya'nın başarılı ve etkin bir denetim yaptığı gerekçesiyle gelen başvuruları kabul etmediğini belirten Kılıç, şöyle konuştu:
     ''(Sizin mahkemeniz var artık gidin oraya müracaat edin) diyor. Altını çizerek söylüyorum eğer Türkiye'de etkin bir denetim olduğu konusunda AİHM bir kanıya varırsa artık Türkiye'den yapılan başvuruları kabul etmeyecektir. Bunu Avrupa Mahkemesi'nin yetkilileri bizzat söyledi ama Türkiye'de bireysel başvuruda etkin bir denetim yolu ortaya konulamazsa aynen Azerbaycan'da olduğu gibi, hatta Türk Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılmadan bile AİHM doğrudan bu başvuruları kabul etme gibi bir yolu da seçebilecektir.''
    
     -''Denetimimizi kendi anayasamıza göre yapacağız''-
    
     Türkiye'nin AİHM'in verdiği ihlal kararları konusunda ilk sırada yer aldığını, Türkiye'nin en çok adil yargılanma hakkı nedeniyle mahkum olduğunu söyleyen Kılıç, daha önce işkence suçunun ilk sıralarda bulunduğunu, artık yargının neden olduğu adil yargılanma kararlarının ilk sırayı aldığını anlattı. Bu sebepler nedeniyle Türkiye'de bireysel başvuru yolunun açıldığını dile getiren Kılıç, ''Biz denetimimizi kendi anayasamıza göre yapacağız. Denetim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'ndaki hükümlere göre yapılacak. Denetimi yaparken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki hükümleri de gözeteceğiz'' dedi.
     Kılıç, Türk Anayasası ile sözleşme hükümlerini bir araya getirerek karar vereceklerini, böylece etkin denetimi sağlamaya çalışacaklarını anlattı.
     Türk anayasası ile sözleşme hükümleri arasında çok fazla fark bulunmadığını, yalnızca hakların sınırları konusunda farklar olduğunu belirten Kılıç, Anayasa'da dar tutulan sınırların sözleşmede daha geniş ele alındığını söyledi. İfade özgürlüğünden örnek veren Kılıç, anayasadaki ifade özgürlüğü çerçevesi ile sözleşmedeki çerçeve arasında ciddi fark bulunduğunu, birisinin çok dar, birisinin çok daha geniş anlayışa sahip olduğunu dile getirerek, ''Bundan sonraki anlayışlar, geniş anlayışı tercih etme noktasında olacak. Yani özgürlükçü bir yaklaşım, bütün mesele o. Bireysel başvurunun amacı evrensel değerlerle bütünleşmeyi sağlamak. Uluslararası çağdaş standartlarla hak ve özgürlükler konusundaki Türk standartlarının bütünleştirilmesi ve o standartları yakalayabilmek bütün amacımız'' dedi.
    
     -''Hakim ve avukatlar ne kadar başarılı olursa başvuru o kadar azalır''-
    
     Bireysel başvuruyla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Kılıç, hazırlıkla ilgili eksik herhangi bir nokta kalmadığını söyledi.
     Bireysel başvuruyla ilgili hazırlatılan kaynak kitapların kürsü hakimlerine ve avukatlara dağıtılacağını, bin 200 hakimin de bu konuda eğitim alacağını kaydeden Kılıç, kürsü hakimleri ve avukatlar ne kadar başarılı olursa yapılacak başvurunun da azalacağını ifade etti.
     UYAP ile yapılan anlaşma gereği kurulan sistem sayesinde herhangi bir adliyeden bireysel başvuruyla ilgili müracaat edilebileceğini aktaran Kılıç, UYAP sayesinde işlerin süratle yürütüleceğini söyledi.
     Mahkeme'deki 23 olan raportör sayısını 54'e çıkardıklarını, gelecek ay içinde bu sayının 60 olacağını anlatan Kılıç, yeni alınan 26 raportör yardımcısının da çalışmalara katılacağını kaydetti.
     Kılıç, Anayasa'ya göre bireysel başvuruya bakacak 2 bölüm ayrıldığını, bu mahkemelerin 4 üye ve 1 başkandan oluşacağını ve bu iki mahkemenin bireysel başvuruları sonuçlandıracağını dile getirdi.
     Vatandaşların Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan veya adli bir teşkilata giderek belgelerini ibraz etmek ve harcını yatırmak suretiyle başvurabileceğini bildiren Kılıç, yurt dışındaki Türk temsilciliklerinin de başvuruları ulaştırma aracı olarak kullanılabileceğini belirtti.
     Bu şekilde gelen başvuruların 12 kişilik bireysel başvuru bürosunda inceleneceğini, burada yalnızca belgelerde eksiklik olup olmadığına bakılacağını anlatan Kılıç, başvuruda herhangi bir eksiklik görülmezse, 2'şer kişiden oluşturulan 6 komisyona gönderileceğini söyledi.
     Büronun başvurularda bir eksiklik tespit etmesi halinde, eksikliğin tamamlanması için ilgili kişiye 15 gün süre vereceğini belirten Kılıç, belgeler tamamlandıktan sonra komisyonun yapılan ihlalin kabul edilebilir ya da kabul edilemez olduğuna karar vereceğini, yani filtre görevi yapacağını kaydetti.
    
     -''Komisyon kararı kesin olacak''-
    
     Komisyon kararlarının kesin olacağını ifade eden Kılıç, komisyonun kabul edilebilir bulduğu dosyaları bölümlere göndereceğini, bölümlerde ihlalin olup olmadığına ilişkin gerçek yargılamanın yapılacağını anlattı. Kılıç, bölümlerin verdiği kararların da kesin olacağını, bölümler arasında ortaya çıkan içtihat farklılığı konularında ise genel kurulun son sözü söyleyeceğini bildirdi. Onun dışında Genel Kurul'un bireysel başvuruyla ilgili herhangi bir etkisinin olmayacağını belirten Kılıç, itiraz ve iptal davalarına bakmaya devam edeceğini söyledi.
     Bireysel başvuru hakkında karar verecek 2 bölüme mahkemedeki iki başkanvekilinin başkanlık edeceğini, üyeleri de kendisinin seçtiğini anlatan Kılıç, üye seçimi ve değiştirme konusunun yasal olarak kendisinin takdirinde olduğunu bildirdi.
     Bölümlerin karar vermesi için bağlayıcı bir süre bulunmadığını ancak bireysel başvurunun mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde açılması gerektiğini belirten Kılıç, bu sürenin geçirilmesi durumunda hakkın kaybedileceğini, bu durumda iç hukuk yolları tükenmediğinden AİHM'e başvuru yolunun da kapalı olacağını ifade etti.
     Kılıç, bireysel başvuru incelemelerinde tedbir kararı da verilebileceğini, verilen 6 aylık süre içinde ya tedbirin kaldırılacağını ya da davanın sonuçlandırılacağını belirtti.
     Mahkeme'ye konuyla ilgili 2 binin üzerinde başvuru geldiğini söyleyen Kılıç, ancak 23 Eylül'den önce yapılan bu başvuruların hükümsüz sayılacağını bildirdi.
     Kılıç, yılda sonuçlanan 500 bin dava olduğunu, bunların ne kadarının hak ihlali gerekçesiyle bireysel başvuruya geleceğinin bilinmediğini dile getirerek, Almanya ve İspanya'da yapılan başvuruların yüzde 98'inin kabul edilemez olduğunu söyledi.
     Türk Anayasa Mahkemesi'nin de böyle bir hedefi gözeteceğini belirten Kılıç, ''Başvuruların yüzde 1 veya yüzde 2'sini kabul edilebilir bularak bakma hedefimiz var. Bunu söylerken 'biz bakamıyoruz, ne işiniz var, ne haliniz varsa görün' anlamında bir anlayış değil. Bu konuda Anayasa Mahkemesi'nin verdiği içtihatlar, temyizin bakması gereken, Yargıtay'ın, Danıştay'ın görev alanına giren bir konuyu çok sıkı bir şekilde ayıklamak suretiyle bu sayıyı mümkün olduğunca düşürmek'' dedi.
    
     -''Anayasa Mahkemesi bir temyiz makamı değildir''-
    
     Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin bir temyiz makamı, bir istinaf mahkemesi olmadığını vurgulayarak, Yargıtay'ın karar verdiği bir konunun kendilerine getirilemeyeceğini kaydetti.
     Mahkemeye yapılacak başvurularda özenli davranılmasını isteyen Kılıç, ''Lüzumsuz konularda, Anayasa Mahkemesi'nin bakmayacağı konularda başvuru yapılmaz, bilinçli, özenli hareket edilirse Anayasa Mahkemesi davalarla boğulmayacaktır'' diye konuştu.
     AİHM'in temmuz ayında aldığı kararı da aktaran Kılıç, buna göre Türk Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya başlaması nedeniyle 23 Eylül'den itibaren AİHM'e yapılacak başvuruları kabul etmeyeceğini bildirdi.
     Kılıç, şöyle devam etti:
     ''Burada Anayasa Mahkemesi bir teste tabi tutulacak. Eğer Anayasa Mahkemesi'nin gerçekten etkin bir denetim yaptığı sonucuna varırsa AİHM, artık Türkiye'den yapılacak başvuruları kabul etmeyecek. Çok seçici davranacak, belki bizim kararlarımız sonunda bizim yapamadığımız ama onların alanına giren ve yapması gereken bir şey varsa ancak onları kabul edecek belki. 2 yıllık süre öngörülüyor, bunun bir takip süresi olarak öngörüldüğü ifade edildi. Yani 2014'e kadar doğrudan başvuru mekanizması şuan kapalı gibi. Avrupa mahkemesi bunu 'kabul etmiyorum' gibi hukuksal bir metne dökmüyor ama kabul etmeyecek, bekletecek. 'Siz gidin Türkiye Anayasa Mahkemesi'ne başvurun, oradan gelecek sonuca göre hareket edin' diyecek.''
     Sorular üzerine Kılıç, yabancıların da bireysel başvuru hakkına sahip olduğunu, ancak Türkiye'de kendisine tanınmayan haklarla ilgili başvuru yapamayacağını bildirdi.
     Başkan Kılıç, toplantının ardından gazetelerin Ankara temsilcilerine Anayasa Mahkemesi binasını gezdirdi ve birlikte anı fotoğrafı çekildi. Bireysel başvurunun kabul edilmesi için ayrılan bölümü de gösteren Kılıç, 12 personelin başvuruları kabul edeceğini anlattı.
 

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 15:02

İLGİLİ HABERLER