Akil İnsanlar heyeti Karadeniz'de
DÜZCE - Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, çözüm sürecinde, "hesaplaşma" mantığıyla hareket edilmemesi gerektiğini belirterek, "Hesaplaşma mantığıyla hareket ettiğimiz zaman, bu sürecin başarıya ulaşma ihtimali zayıflar" dedi.
Hakyemez, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, başlatılan çözüm süreci kapsamında Karadeniz Bölgesi'nde halkın nabzını tutmak, bölge halkına bildiklerini anlatmak, halkın süreçle ilgili fikrini almak, endişeleri dinlemek ve bunları rapor etmek üzere oluşturulan bir heyet olduklarını belirtti.
Karadeniz Bölgesi'nde yaklaşık 2 aylık bir çalışma gerçekleştirileceklerini, bütün vilayetleri ziyaret etmeyi planladıklarını aktaran Hakyemez, çözüm sürecinin Türkiye'nin kanayan yarası terör sorununu çözmeyi amaçladığını vurguladı.
Hakyemez, 30 yıldır ciddi bir terör sorunuyla karşı karşıya kalındığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Terör sorunu Türkiye'ye çok pahalıya mal oluyor. Bu süre ekonomik açıdan ciddi maliyetler doğurduğu gibi aynı zamanda insani, toplumsal ve sosyolojik açıdan çok ciddi problemler meydana getiriyor. Onun için hükümet kendisine göre bir çözüm süreci başlattı. Bu bir cesaret. Hükümet başlattı fakat aynı zamanda sivil toplum boyutunda da anlatılması, değerlendirilmesi ve desteklenmesi gerekiyor. İşte biz bu nedenle çözüm sürecinde oluşturulmuş akil adamlar heyetinin içerisinde yer alıyoruz."
-Dikkatli hareket edilmesi çağrısı-
Bu süreçte bütün Türkiye ve Karadeniz insanı olarak dikkatli hareket edilmesi çağrısında bulunan Hakyemez, şunları kaydetti:
"Bu süreçte terör sorununa ilişkin çözüm önerilerini konuşurken aynı zamanda hassas olduğumuz bazı hususlar var. Devletin bölünmez bütünlüğü,verdiğimiz şehitler ve benzeri hususlar. Bu nedenle burada hiçbir zaman, hesaplaşma mantığıyla hareket etmemek gerekiyor. Hesaplaşma mantığıyla hareket ettiğimiz zaman, bu sürecin başarıya ulaşma ihtimali zayıflar. O nedenle olaya daha farklı bir şekilde yaklaşmak gerekiyor. Akan kanın durması, terörün sonlanması, sorunların siyaset yoluyla konuşulması ve siyaset yoluyla çözüm aranması meselesidir."
Türkiye'nin pek çok önemli sorunundan birinin de terör olduğunu vurgulayan Hakyemez, hükümetin bu cesaretli adımının önemine işaret etti.
Hakyemez, herkesi dinlemek istediklerini, önerileri, endişeleri, talepleri rapor haline getireceklerini vurguladı.
Toplantıda, Karadeniz Bölgesi Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez'in yanı sıra sekreter Fatma Benli üyeler Şemsi Bayraktar (TZOB), Oral Çalışlar, Yıldıray Oğur ve Bendevi Palandöken (TESK) tarafından katılımcılara bilgi veriliyor.
Toplantıya, Düzce Engelliler Derneği Başkanı Erol Altıntaş, Ayışığı Derneği Başkanı Abdülvahap Özen, Memur-Sen İl Başkanı Orhan Kılıç, Düzce Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı, Düzce Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erol Tayhan, Düzce Baro Başkanı Ali Dilber, MÜSİAD Düzce Şubesi üyeleri, Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Murat Caymaz, Nilüfer Kadın Dayanışma Kooperatifi Başkanı Hülya Demirelli de katıldı.
Terörün bitmesi için
Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti üyesi Şemsi Bayraktar, demokrasisi ve ekonomisi gelişmiş, daha güçlü ve daha güzel bir ülke için Düzce'de olduklarını belirterek, "İçeride ve dışarıda terörün bitmesini istemeyen karanlık kişilerin oyunlarını bozmak için burada olduğumuzu söyleyebilirim" dedi.
Çalışmalarına Düzce'den başlayan Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti, bir otelde sivil toplum örgütleri temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Üye Şemsi Bayraktar, açılışta yaptığı konuşmada, görev sürelerinin 2 ay olduğunu ancak kavgayı sona erdirmek ve barışı sağlamanın uzun zaman aldığını vurguladı.
Halkın akil olmasının önemine dikkati çeken Bayraktar, "Halkımızın akilane duruşu bu ülkeye barış ve huzuru getirecektir. Zaten birtakım endişeler de kaldırıldığında ben inanıyorum ki 75 milyon insanın yürüyeceği bir yol olacaktır" dedi.
Milletin barış için baskı kurduğunda, ülkede terör işleyenlerin geri adım atmasının kaçınılmaz olduğunu anlatan Bayraktar, akil adamlar olarak görevlendirilen kişilerin çok değişik dünya ve siyasi görüşe sahip olduğunu bildirdi.
Bulundukları kuruluşta siyaset üstü bir görev yaptıklarına işaret eden Bayraktar, Ziraat Odalarında genel başkanlık yaptığı sürede, her zaman kurumunu siyasetin dışında tuttuğunu vurguladı.
-"Daha güçlü ve daha güzel bir ülke için buradayız"-
"O zaman burada niye buluştuk-" diye soran Bayraktar, şunları söyledi:
"Demokrasisi ve ekonomisi gelişmiş daha güçlü ve daha güzel bir ülke için burada olduğumuzu söyleyebilirim. İçeride ve dışarıda terörün bitmesini istemeyen karanlık kişilerin oyunlarını bozmak için burada olduğumuzu söyleyebilirim. Yine bu milletin arasına, bu güzel milletin arasına sokulmak istenen fitne bir daha yeşermesin diye burada olduğumuzu söyleyebilirim, Türk Milleti bölünmez diye burada olduğumuzu söyleyebilirim. 'Bu göklerde dalgalanan Türk Bayrağı ülkenin her köşesinde dalgalanmaya devam etsin' diye burada olduğumuzu söyleyebilirim. Bu topraklarda yaşayanların Çerkezin, Gürcünün, Kürdün, Türkün tek bir millet olarak ayrımcılık yapan fitne ve fesadı yok ederek, huzur ve refah içerisinde burada olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye'nin ortak vatan olduğunu anlatmak için burada olduğumuzu söyleyebilirim."
Bayraktar, Türkiye'yi esir alan şiddetin, bilinçli bir şekilde insanların birbirini tanımasını engellediğini aktardı.
Birlikte ortak yaşam kurmanın, insanların birbirini iyi tanımasından geçtiğini dile getiren Bayraktar, "Sizlerin ne düşündüğünü ne istediğini öğrenmek için buradayız. Bizler sizlerin mektubunu ilgililere götürecek olan diyalog grubuyuz. Aslında bu gruba diyalog grubu demek daha doğruydu. Sizlerin bir nevi postacılığını yapmak durumundayız" ifadesini kullandı.
-"Birlik ve beraberliğe ihtiyaç var"-
Üye Bendevi Palandöken de barış sürecinin insanları mutlu edeceğini, artık kimsenin evinden helalleşerek çıkmayacağını bildirdi.
Türkiye'nin 76 milyonluk nüfusa sahip büyük bir ülke olduğunu belirten Palandöken, şunları dile getirdi:
"Artık AB sürecine katkı veren, AB'den gelen kaynaklara muhtaç olan değil, hatta IMF'ye borç verebilecek bir düzeye erişti. Her şey güllük gülistanlık mı- Hayır değil. Bu ülkede acı çekmiş insanların acılarının dindirilmesi, ülkedeki huzur ve barışın sağlanması için birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. Onun için biz buradayız. Biz hiçbir siyasi partiyle organik bağı olmayan, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşunun başkanlarıyız. Türkiye'de 76 milyonu kucaklayarak, gerçekten de sorunların odağındaki insanlar olarak sizlerin fikirlerini almaya geldik.''
Palandöken, herkesin kanın ve şiddetin durmasını istediğini belirterek, milletini, bayrağını, ülkenin bölünmez bütünlüğünü, birlik ve kardeşlik ruhunu temsil eden bir kurumun başkanı olduğunu sözlerine ekledi.
Toplantıda, Karadeniz Bölgesi Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez'in yanı sıra, Sekreter Fatma Benli, üyeler Şemsi Bayraktar (TZOB), Oral Çalışlar, Yıldıray Oğur ve Bendevi Palandöken (TESK), katılımcıları dinledi.
Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti Sekreteri Benli
Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti Sekreteri Fatma Benli, çatışmanın sadece ayrışmayı getirdiğini, Türkiye'nin bunu hak etmediğini belirterek, "Madem güçlü bir ülkeyiz, hep beraber çabalayarak bunu çözmek zorundayız" dedi.
Çalışmalarına Düzce'den başlayan Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti, bir otelde sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Sekreter Benli, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 81 gündür tek bir can kaybının yaşanmamasının çok değerli bir şey olduğunu belirtti.
Kimsenin acı çekmesini istemediklerini dile getiren Benli, şunları söyledi:
"Bundan sonra ne çocuklarımızı, ne yeğenlerimizi, ne geleceğimizdeki insanların aynı acıyı, aynı çatışmayı yaşamalarını istemiyorum. Çatışma sadece ayrışmayı getiriyor, bizi birbirimizden ayırıyor. Türkiye olarak bunu hak etmiyoruz. Madem güçlü bir ülkeyiz, hep beraber çabalayarak bunu çözmek zorundayız."
-"Siyasi iradeyi son derece doğru görüyorum"-
Üye Oral Çalışlar da Türkiye'nin çok acı tecrübeler yaşadığını söyledi. Çalışlar, kan kaybeden, yoksullaşan ve darbelerle zedelenen Türkiye'nin, yavaş yavaş kendine gelen ve dünya çapında ayakları üzerinde durabilen, kendi demokrasisini yaratabilme tecrübesi içerisine giren yeni bir tarihsel döneme girdiğini kaydetti.
Çok acılar yaşayan bir ülkenin, sorunlarını çözerken de sıkıntılar yaşadığını dile getiren Çalışlar, "Ben yeni dönemde gerçekten bu işi çözmek ve Türkiye'yi uluslararası çapta etkili bir ülke haline getirmek isteyen siyasi bir iradeyi son derece doğru görüyorum. Buna destek vermek gerektiğini düşünüyorum" ifadesini kullandı.
Üye Yıldıray Oğur ise Düzce'de farklı kültürlerin kimliklerini koruyarak, bir arada huzur içinde yaşadığını vurguladı.
Bunun müthiş bir zenginlik olduğunu aktaran Oğur, "Tam da çözüm sürecinin amacı bu. Düzce çok güzel bir örnek. Süreç sonunda Düzce'deki gibi barış toplumu ortaya çıkacak. Bu durumun buradan başlamamız açısından önemli bir mesaj olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Oğur, Türkiye'de 81 gündür hiçbir gencin ölmediğini belirterek, "Çözüm süreci içerisinde şehit cenazesi gelmedi. Bence üzerine titrememiz gereken şey bu" dedi.
-Katılımcılar-
Heyet, daha sonra katılımcıları dinledi.
Söz alan Memur-Sen İl Başkanı Orhan Kılıç ise geriye dönüp bakıldığında boşuna savaşıldığının görüldüğünü belirtti. Dünyada bunun birçok örneğinin bulunduğunu aktaran Kılıç, savaşın bir sonuç getirmediğini savundu.
Kılıç, Türk- Kürt grupları arasında bir savaşın olmadığını, halkların kardeşliğine inandıklarını dile getirerek, süreci desteklediklerini, emeği geçen herkese minnettar olduklarını vurguladı.
Düzce Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erol Tayhan da medyada bilgi kirliliğinin önlenmesi gerektiğini, haberlerin süzgeçten geçirilmesinin önemli olduğuna işaret etti.
Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Murat Caymaz ise dernek olarak yaptıkları çalışmalarda bu konuyu değerlendirdiklerini belirtti.
Caymaz, toplantıda deşifre olmamak için görüşlerini söylemekten çekinen insanların olabileceğini kaydederek, görüşlerini burada söylemekten çekinen kişiler için de bir çalışma yapılması gerektiğini anlattı.
Toplantıda söz alan bazı kanaat önderleri, sürecin çok iyi anlatılması gerektiğini belirterek, koruculuk sistemi, toprak reformu ile ilgili nasıl bir çalışma yapılacağının belirlenmesi gerektiğini ve toprak reformunun çok önemli olduğunu söyledi.
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 16:13