Gündem
  • 4.12.2011 17:38

AKP’Lİ VEKİL: "ALLAH, BU KILIÇDAROĞLU'NU BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN"

ÖMER YAYLA
GAZİANTEP (İHA) - Milletvekili Şamil Tayyar, Nizip ilçesini ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Erdoğan'ın rahatsızlığı ile ilgili asılsız iddialar bulunduğunu belirten Tayyar, "Recep Tayyip Erdoğan'ı ve AK Parti'yi seçim yoluyla deviremeyenler yine bir tezgah üzerinden farklı bir senaryo üretiyor ama bu halk 2002'den bu yana bunlara en güzel dersi verdi. Sayın başbakanımızın sağlığı ile ilgili bir sıkıntı yok. Türkiye yıllar önce 3 bin dolar ihracatı olan 70 sente muhtaç olan sıradan bir
ülke iken şu an bugün 130 milyar dolar ihracatı olan ve dünyanın en gelişmiş 17. ekonomisi olan bir ülke" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen günlerde bedelli askerlik ile ilgili yaptığı açıklamaya da değinen Tayyar, şunları söyledi: "Kılıçdaroğlu, oğlunun bedelli olarak askere gitmeyeceğini belirtti. Herkesin bildiği gibi bu yasa 1982 doğumlu gençleri kapsıyor. Kılıçdaroğlu'nun oğlu 1983 doğumlu ve zaten bedelliden faydalanamıyor."
Tayyar, Kılıçdaroğlu'nun yalan ve dolan üzerinden siyaset yürüttüğünü ifade ederek, Kılıçdaroğlu'nu Pinokyo'ya benzett. Tayyar, "Allah, bu Kılıçdaroğlu'nu başımızdan eksik etmesin" dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün veto ettiği Şike Yasası'nı da değerlendiren Tayyar, sözlerine şöyle devam etti: "Bu kanunun sıkıntılı olduğunu belirttik ve Cumhurbaşkanına bir mektup yazdık. Bu kanuna da çığ gibi tepki büyüdü. Türkiye'nin her yerinden insanlar tepki gösterdi. Bunun üzerine sayın Cumhurbaşkanı da haklı olarak toplumdaki adalet duygusunun zedelenmemesi adına bu kanunu veto etti. Biz siyaseti millet adına yapıyoruz. Siyaset halka rağmen yapılmaz, halkla beraber yapılır. Bu yasa inşallah bir
daha parlamentodan değiştirilmeden geçmez. Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin hayrına çok önemli karara imza attı"
Şamil Tayyar, KCK operasyonları hakkında da şunları söyledi: "PKK ve KCK operasyonlarının sürdürülmesi gerek. Devletin psikolojik üstünlüğü ele geçirdiği, terör odaklarının burnunun sürttüğü bir konjonktürel atmosfer içerisinde Türkiye bu sorunu daha akılcı bir şekilde çözebilir. Bununla ilgili olarak terörle mücadele kanununda değişiklik yapılabilir. Ama bütün bunların yapılabilmesi için akan kanın durması gerekir. Bu kan durmadıkça ne düşünürseniz düşünün, hangi çözüm önerisini getiriseniz getirin,
bunu hayata geçirmeniz mümkün olmaz. Önce akan kan durmalı."

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 11:42

İLGİLİ HABERLER