Asayiş
  • 12.11.2009 00:10

ALBAY ÇİÇEK YENİDEN CEZAEVİNDE!..

Tutuklanan Albay Dursun Çiçek cezaevine sevk edildi.

'İrtica eylem planı'nda ıslak imzası olduğu iddiası ile tutuklanan Albay Çiçek adliyeden çıkartılarak Hasdal Askeri Cezaevi'ne sevk edildi.

"İrticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı belgede ıslak imzası bulunduğu öne sürülen Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek tutuklandı.

"İrticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı belgede ıslak imzası bulunduğu öne sürülen Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, savcılık sorgusunun ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine saat 10.15'te sivil plakalı bir minibüsle getirilen Çiçek, diğer 5 kişiyle birlikte İstanbul Cumhuriyet Savcılığına alındı.

Albay Dursun Çiçek, bugün saat 10.15'de geldiği Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde savcıya verdiği ifadenin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak, Hasdal Askeri Cezaevi'ne gönderildi.

2 subay için ise adli kontrol istendi. İfade veren 4 asker ise adliyeden ayrıldı.

Bu arada, Albay Çiçek ve diğer 5 kişinin savcılıktaki sorguları sürerken adliye önünde toplanan ve kendilerini "Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu" olarak isimlendiren bir grup, protesto eylemi yaptı.

"Çiçek dursun, Başbuğ gelsin"

Adliye önünde eylem yapan "Darbeye karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu" Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un da hesap vermesini istedi. Grup sözcüsü Mahmut Sürmeli, bugün adaletin işlemesinin gelecek 50 yılı darbelerden kurtarabileceğini belirterek, "Adalet sadece Dursun Çiçek'in değil İlker Başbuğ'un da hesap vermesiyle sağlanabilir" diye konuştu.

10 kişilik grup, 'Çiçek burada, Başbuğ nerede?', 'Çiçek Dursun, Başbuğ gelsin', 'Ne olur ıslak ıslak bakma öyle' şeklinde dövizler açtı.

Soruşturmanın gelişimi

İrtica eylem planı, aylar sonra bir subayın savcılara gönderdiği "orijinal belge" ve beraberindeki ihbar mektubuyla tekrar gündeme gelmişti. Belgeyi gönderen subay, "Tartışmaların başladığı dönemde Albay Dursun Çiçek'in odasındaki belgelerin imha edildiğini, kendisinin sadece bu belgeyi kurtarabildiğini" yazmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, "Dursun Çiçek'in gelmesini bekliyoruz" demişti. Bir başka Ergenekon savcısı da, Çiçek'in zorla getirilmesi kararı aldıklarını söylemişti.

Bunun üzerine Çiçek'in avukatı Mustafa Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı başvuruda bulunarak, "Müvekkilinin, 2008/1756 soruşturma nolu dosya kapsamında, şüpheli olarak ifadesine başvurulmak üzere bugün (dün) saat 13.00'te adliyeye davet edildiğinden oldukça geç haberi olduğunu" kaydetmişti.

Müvekkili Çiçek'in kanser tedavisi gören annesinin durumunun ağırlaşması nedeniyle Tokat'a gitmek zorunda kaldığını ifade eden avukat Çevik, Başsavcılığa gönderdiği yazıda, "Müvekkilimin bahse konu mazeretine ilave olarak, daveti geç öğrenmem nedeniyle daha önceden planlı adli işlerim ve Ankara'da iştirak etmek zorunda bulunduğum davalar nedeniyle, müvekkilim ile birlikte 11 Kasım günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında hazır olacağımızı bildirir, saygılar sunarım" ifadesini kullanmıştı.

ÇİÇEK'İN 20 SAATLİK TUTUKLULUĞU

Öte yandan, AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Taraf gazetesinde 12 Haziran 2009'da yer alan ''İrticayla Mücadele Eylem Planı'' hazırlandığı ve bu planda Deniz Kurmay Albay Çiçek'in imzası bulunduğuna ilişkin haber üzerine Çiçek, ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılar tarafından ifadesine başvurulmak üzere savcılığa çağrıldı.

Albay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 9 muvazzaf subay, 30 Haziran Salı günü getirildikleri Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde Zekeriya Öz'ün de aralarında bulunduğu Cumhuriyet savcılarına ifade verdi.

Savcılık ifadesinin ardından tutuklanması istemiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilen Çiçek, gece geç saatlere kadar süren mahkemedeki işlemlerinin ardından TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca ''silahlı terör örgütü üyesi olmak'' suçundan tutuklandı.

Çiçek, kararın ardından 1 Temmuz Çarşamba günü saat 01.00 sıralarında Hasdal Askeri Cezaevine konuldu. Avukatı ise adliyeden ayrılmadan ''tutukluluğa itiraz'' dilekçesini mahkemeye sundu.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının ''itiraz'' talebi hakkında mütalaalarını bildirmelerinin ardından talebi değerlendiren mahkeme heyeti, askeri savcılığın soruşturmasının yer aldığı dosyayı da inceledikten sonra ''delil yetersizliği'' nedeniyle Çiçek'in tahliyesini kararlaştırdı.

Albay Dursun Çiçek, bu kararın ardından tutuklu bulunduğu Hasdal Askeri Cezaevi'nden saat 21.00 sıralarında tahliye edildi.

-SAVCI VE HAKİMİ ŞİKAYET-

Deniz Kurmay Albay Çiçek, 23 Temmuzda Zekeriya Öz'ün de aralarında bulunduğu ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılar ile tutuklanmasına karar veren Hakim Rüstem Eryılmaz'ı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna (HSYK) şikayet etti.

Albay Dursun Çiçek, 7 Ağustosta ise kendisiyle ilgili ''maksatlı ve gerçek dışı bilgileri içerecek şekilde yayın yaptığını'' iddia ettiği bazı televizyon kanallarıyla ilgili gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle RTÜK üyeleri hakkında da ''görevi ihmal'' suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Çiçek, ıslak imzası bulunduğu belirtilen ''İrticayla Mücadele Eylem Planı''nın posta yoluyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığına ulaştırılması üzerine, ifade için yeniden Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine çağrıldı.

Dursun Çiçek'in adı, üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinde de hakkındaki soruşturma devam eden şüpheliler arasında yer alıyor.


DURSUN ÇİÇEK KİMDİR?

Kamuoyu Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek ismini ilk kez Haziran 2008'de Taraf gazetesinde yayınlanan "Lahika 1" başlığını taşıyan "Bilgi Destek Planı ve Faaliyet Çizelgesi" belgesiyle duydu.

Genelkurmay Harekat Başkanlığı tarafından hazırlandığı iddia edilen 2006 tarihli belgede, TOBB, TÜSİAD, TESEV gibi sivil toplum örgütlerine yönelik suçlamalar vardı.

Belgenin Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı ileri sürüldü. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, tepki toplayan bu belge için "Genelkurmay'da hazırlanmadı, birilerinin ucuz propagandası" ifadesini kullandı.Dursun Çiçek ismi neredeyse bir yıl boyunca unutuldu, ta ki yine Taraf gazetesinde irticayla mücadele planı adıyla yeni bir belge yayınlanana kadar. Bu belgenin altında da yine Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in imzası vardı. Albay Dursun Çiçek, 1960 yılında Tokat'ta doğdu. Sivas Yıldızeli'ne bağlı Pamukpınar Öğretmen Okulu'nu bitirdi. 1976 yılında kazandığı Kara Harp Okulu'ndan 1980 yılında dönem üçüncüsü olarak mezun oldu. Deniz Piyade sınıfıyla tanışması Foça'daki Amfibi Deniz Piyade Alay Komutanlığı'ndaki göreviyle oldu. Kara Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisini de dönem ikincisi olarak bitirdi.

PKK terörüyle mücadelenin en yoğun olduğu 1990'lı yıllarda bu mücadeleye Deniz Kuvvetleri'nin özel birlikleri de katılıyordu. Çiçek, Şırnak'ta konuşlu özel amfibi taburunun komutanlığını yaptı. Şırnak'ta görev yaptığı bu dönemde Ergenekon operasyonunda tutuklanan eski özel kuvvetçi Levent Göktaş ve Kayseri Jandarma Alay Komutanı Cemal Temizöz'le birlikte çalıştığı ileri sürüldü.Çiçek, 1997-99 yılları arasında Arnavutluk'taki Türk birliğinde de görev yaptı.

Albay Dursun Çiçek'in aynı zamanda akademik kariyeri de bulunuyor. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme anabilim dalında doktora eğitimi yaptı ve "Örgütlerde motivasyon ve iş yaşam kalitesi üzerine bir araştırma" konulu doktora tezi hazırladı.Dursun Çiçek'i bugün tartışmaların odağına yerleştiren görevi ise 2004 yılında başladı. Bu tarihte Genelkurmay Harekat Başkanlığı'na bağlı Bilgi Destek Daire Başkanlığı'na atandı.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 14:05

İLGİLİ HABERLER