Gündem
  • 16.6.2004 08:50

APO, ZANA'YI FENA KISKANDI!..

Televizyonda Kürtçe yayın ve DEP'li milletvekillerinin tahliyesi ''Kürt realitesi'' nin bir gereğiydi. Bunların aynı güne denk gelmesi iyimser bir havayı da beraberinde getirdi. Ama bütün bu gelişmeler, ''Kürt hareketi realitesinin duvarına çarptığı için, bu olumlu atmosfer kısa bir süre içinde dağılmaya yüz tuttu. Aslında söz konusu olan 'Abdullah Öcalan realitesi.'' Artık herkesin de bildiği gibi Öcalan, Imralı'dan örgütünü yönetmeye devam ediyor: Yakalandıktan hemen sonra PKK'ya ateşkes ilan ettirdi ve silahlı militanları ülke dışına çıkarttı. Ardından PKK'yı lağvedip KADEK'i kurdurttu. O da tutmayınca Kongra-Gel'in kurulması talimatını verdi. İstediği verimi alamayınca PKK'nın yeniden yapılandırılmasını emretti. Bu süreçte yer alacak kişilerin adlarını teker teker dikte etti ve örgütün üst düzey isimlerinin çoğunu dışarıda bıraktı. Leyla eşittir Kürt sorunu Öcalan'ın en önemli şikayeti, attığı bütün adımlara ve strateji değişikliklerine rağmen devletin kendisini muhatap almaması. En önde gelen kaygısı ise, kendisinin atlanıp başkalarıyla diyaloga geçilmesi. Bu nedenle yasal siyasi partilerin ve zaman zaman sivrilen bazı isimlerin önünü tıkayan Öcalan'ı son dönemde en çok, Leyla Zana'nın yeniden popülerleşmesi rahatsız etti. Ona göre ''Batı'', Zana'yı kendi yerine hazırlıyor, bu nedenle onu gündeme getiriyor, hatta ona Nobel Barış Ödülü vermeye hazırlanıyordu. Öcalan, Zana ile ilgili ilk şikayetini 17 Mart 2004 tarihinde avukatlarına dile getirmişti. ''Leyla da bu ödülleri almasın, mahkemeye çıkmalarına gerek yok'' deyip sözlerini şöyle sürdürmüştü: ''Bu kişisel bir mesele değil. Leyla eşittir Kürt sorunu, eşittir insan hakları sorunu demeli. Tüm Kürtlerin insan haklarına çare getiremiyorsanız bana getiremezsiniz demeli. Mahkemeye de iyi bir savunma göndersinler. Bitti bu mahkeme, demeliler. Komitenin bir parçası olarak yerlerini de alırlar.'' 6 ay çöpçülük yapacağım 14 Mayıs'ta Mezopotamya Haber Ajansı'nın (MHA) haberine göreyse, Öcalan avukatlarına ''Leyla'yı Kürtlere lider yapmak istiyorlar. Bu yüzden önce beni öldürtmek istiyorlar. Bizimkiler de özünde beni ikiye parçalayıp bunu bana onaylatmak istediler'' elemişti. ''Leyla'yı istiyorlar, Leyla dürüsttür. Doğru bildiği yolda gider. Ama kültürü zayıf, diledikleri gibi kullanmak isterler'' diyen Öcalan sözlerini şöyle sürdürmüştü: ''Leyla'ya Nobel ödülünü vermek istiyorlar. Barış mücadelesini en çok ben yürütmeme rağmen neden bana bir şey demiyorlar.'' Zana ise cezaevinden Öcalan'a bir mektup yollayarak, aralarında sağlıklı bir diyalog kurmadığını söylediği avukatlarını şikayet etti ve kaygılanmasına gerek olmadığını belirtti. Yine MHA'nın 28 Mayıs 2004 tarihli haberine göre Öcalan bu mektubu avukatlarına şöyle aktardı: ''Leyla mektubunda küçük despotçuklar oluşmuş diyor. Leyla akıllı kadın, iyi tespit etmiş. Leyla bizi anlamış. 'Ben çıkarsam Dağkapı meydanında altı ay çöpçülük yapacağım' diyor. 'Özeleştirimi böyle vereceğim' diyor. 'Hizmeti böyle yapacağım' diyor. Özeleştiri işte böyle pratikle olur başka türlü olmaz. Leyla'nın çok akıllı bir kadın olduğu belli.'' Öcalan 7 Nisan 2004'te avukatlarına ''Leyla Zana'yı Avrupa sorumlusu yapalım'' sözlerinin PKK'da yarattığı tepki hakkında da ''Ben Leyla için öneri yaparken Avrupa'nın oyununu bozalım dedim. O Avrupa'daki Mizgin hiç anlamamış'' dedi. Öcalan'ın, tek kanallı radyosundan, kendisine sınırlı olarak verilen gazetelerden, Zana ve arkadaşlarının yeni hayatlarını büyük bir dikkatle takip ettiği kesin. Öcalan'ın, DEP'lilerin tahliyesiyle başlayan yeni dönemi nasıl değerlendirdiğini en çok merak edenlerin, bu nedenle yeni avukat görüşme notlarının yayınlanmasını bekleyenlerin başındaysa hiç kuşkusuz, Leyla Zana geliyor. ''Leyla Avrupa sorumlusu olsun'' Rızgari adlı internet sitesine göre Öcalan ile avukatları arasında 7 Nisan'da şu diyalog geçti: * Öcalan: Mesajlarım Leyla gile ulaştı mı? Ona ilişkin bilgi alayım. Soruyorum sık sık. iki aydan fazladır. Olumlu karşıladılar herhalde. * Avukat: Leyla ve Sabri'lere ulaşıldı, önümüzdeki hafta öneri sunacaklar. * Öcalan: Biraz daha açayım o zaman. Bu komplo tabii. İç yapının farkında değiller. 9 yıldır Kürt hareketini terörize etmeye çalışıyorlar. Bunun arkasında kimler var, biliyor musunuz? Mehdi de var arkasında. Yarın çıkaracaklar, Avrupa'da kullanmaya çalışacaklar. Leyla hakkında bana kısaca bilgi verin, değerlerine sahip çıkabilir mi? * Avukat: Size bağlı olduğunu söylüyor. * Öcalan: Leylagil de dilekçe verecekler. 'Selamlıyoruz' diyecekler. 'Bizi Kongra-Gel üyeliğine aldılar. Bundan şeref duyarız. Örgüt yasaldır, demokratik bir mücadele veriyor. Biz de onurla katılımı göstereceğiz' derler. Leyla Genel Başkan Yardımcısı olsun, bunu aşağıya da iletirsiniz. Avrupa sorumlusu olacak. Ya teröristle oturmazsınız ya da kabul edersiniz. Al size... Leyla bunu yapmak zorunda, yapmazsa ilişkimi keserim. Kocasıyla ilişkisi nasıl? Kocasıyla ilişkisi de dondursun. O adamla kullanmak istiyorlar. ABD'ye gitti, bir gün Fransa'da bir İsveç'te. Her şeye girer. Ajan demiyorum ama ne yaptığı belli değil. Leyla'yı sözde kurtaracaklar, Kürt halkına birkaç belediye, onları da sonra ellerinden alacaklar. Son bir fırsat onurlarını kurtarsınlar. VATAN Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:24

İLGİLİ HABERLER