Dünya
  • 11.11.2004 15:38

ARAFAT, ÖLÜMÜNDEN KISA BİR SÜRE ÖNCE İHA'YA ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

RAMALLAH - Yaklaşık 3 yıldır Ramallah'taki karargahından çıkmasına izin verilmeyen Yaser Arafat, ölmeden önceki son röportajında, İHA muhabiri Selman Öztürk'e özellikle Kudüs'e ve diğer Filistin şehirlerine gitmeyi çok istediğini söyledi. Yaser Arafat, bu röportaj sırasında Türkiye'ye seslenerek, Filistin davasına sahip çıkılmasını istedi. İşte Yaser Arafat'ın Türk basınında son kez İHA'ya yaptığı açıklamalar: Türkiye'nin uluslararası arenadaki etkisini kullanarak, Filistin davası için ABD, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'ne baskı yapmasını isteyen Yaser Arafat, Türkiye'nin desteğine büyük ihtiyaçları olduğunu söyledi. Filistin'de yeni bir lider isteyen Amerika Birleşik Devletleri'ni de sert bir dille uyaran Yaser Arafat, Filistin'in Afganistan'a benzetilmemesi gerektiğini belirtti. Başta kendi karargahı olmak üzere, ülkesindeki birçok yapının İsrail ordusu tarafından yıkıldığını ifade eden Filistin Lideri Yaser Arafat, ''İsrail ordusu, tanklar, savaş uçakları, helikopterler, füzeler, toplar ve aklınıza gelebilecek tüm silahları kullanarak karargahımı yıktı. Doğu Kudüs'teki yılbaşı kutlamalarına katılmama engel olmuşlardı. Ve problemler bu tarihten itibaren başladı. Ama ben bu gibi sorunlarla hayatım boyunca ilk kez karşılaşmıyorum. Fakat sorun benim insanlarım, benim halkım. Onlar şu anda kötü bir süreç içerisinde. Batı Şeria'da ve Gazze'de işgal altında yaşamaya çalışıyorlar. Her gün askeri baskı altında yaşıyorlar. İsrail askerleri her gün halkımdan onlarca kişiyi öldürüyor ya da yaralıyor. Her yerde buna devam ediyorlar'' dedi. ''HAMİLE KADINLARIMIZ İSRAİL KONTROL NOKTALARINDA ÖLÜYOR'' İsrail ordusunun tüm dünyaya kulaklarını kapayarak, sağlık hizmetlerini aksatacak kadar inanılmaz bir işgal içerisinde olduğunu belirten Yaser Arafat, ''Ambulanslarımıza, sağlık görevlilerimize izin vermiyorlar. Hamile kadınların, çocuklarının doğumunu engellemek için hastaneye gitmelerini engelliyorlar. Dünyanın neresinde daha önce böyle bir şey yaşanmıştır. Birçok Filistinli kadın, İsrail askerleri tarafından kurulan kontrol noktalarının önünde çocuklarını doğurmak zorunda kaldı. Bu dünyanın neresinde görülmüştür. Benim bulunduğum Ramallah kentinin hemen önündeki kontrol noktasında 2 hamile kadın hastaneye yetişemediği için öldü. Diğer 3 kadının da çocukları öldü'' diye konuştu. Filistin davasında bugüne kadar 68 binden fazla vatandaşının İsrail askerleri tarafından yaralandığını ve öldürüldüğünü kaydeden Yaser Arafat, ''İsrailliler, bugüne kadar 68 binden fazla insanımızın yaralanmasına ve ölmesine sebep oldular. Bütün yapılarımız, bütün yaptırımlarımız zarar gördü. Ama İsrailliler bundan gurur duyuyorlar. Bu yaptıklarını, gurur duyulacakmış bir şey gibi kendi medyalarında lanse ediyorlar. Bizim yapılarımızı yakıp yıkmaktan gurur duyuyorlar. Bunu kim kabul edebilir? Uluslararası güçler nerede?'' şeklinde konuştu. Devlet olarak acil ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olduklarını kaydeden Yaser Arafat, Filistin halkının yarıdan fazlasının açlık ve sefillikle karşı karşıya olduğunu kaydederek, ''İsrail, tüm paramızı rezerve etti. Her ay nasıl maaş ödeyeceğimiz düşünüyoruz. Doktorlarımızın, öğretmenlerimizin maaşlarını, hastanelerimizin giderlerini ödeyemiyoruz. Elektrik ve su paralarını ödeyemiyoruz. Her şeye ihtiyacımız var. Gazze şeridinde yaşayan insanlarımızın yüzde 70'i, Ramallah'takilerin yüzde 54'ünden fazlası sefillik içerisinde yaşıyor. Dünya bunu görmelidir'' dedi. ''GÜVENLİK TEŞKİLATIMIZI YOK ETTİLER, GÜVENLİKLERİNİ SAĞLAMAMIZI İSTİYORLAR'' İsrail'in, Filistin Güvenlik Teşkilatı'nı yok ettikten sonra kendisinden İsrail hedeflerinin güvenliğinin sağlanması ve intihar saldırılarının durdurulmasını istediğini söyleyen Yaser Arafat, ''İsrail ve Amerika, İsrailliler'in güvenliğini sağlamamızı istiyor. Tüm şehirlerimizdeki güvenlik kuruluşlarımızı yok ettiler. Osmanlı Devleti tarafından yapılan hapishanelerimizi bile yıktılar. Onların güvenliklerini sağlamakla sorumlu olduğumuzu söylüyorlar. Ama güvenlik sistemlerimizi, polis araçlarımızı yok ettiler. Polislerimizi ve güvenlik görevlilerimizi tutukladılar. Devletimize ait arabalara ve silahlara el koydular. Bütün bunlardan sonra, güvenliklerinin tehlike altında olmasından bizi sorumlu tutuyorlar'' şeklinde konuştu. Dünyanın gözünü bir an önce açmasını ve İsrail işgalinin durdurulması için İsrail'e baskı yapması gerektiğini söyleyen Yaser Arafat, ''Tekrar işgal ediliyoruz. Bizim insanlarımızın ibadet etmelerini engelliyorlar. İnsanların kutsal camilere gitmelerini engelliyorlar. Batı Şeria ve Gazze'deki insanlarımızın Kudüs'e gitmelerine engel oluyorlar. Kudüs'ün çevresine de şimdi Berlin duvarı örüyorlar. Kimse Mescid-i Aksa'ya gidemiyor. Her hafta bizim insanlarımızı oradan atıyorlar. Evlerimizi yıkıyorlar. Topraklarımızdaki camileri, kiliseleri yıkıyorlar. Neden herkes sessizliğini koruyor? Tüm dünya bunları görmüyor mu? Hatırlarsınız, Taliban, Buda heykellerini yıktığı zaman bütün dünya ayağa kalkmıştı. Bütün dünyadaki hikayeyi hatırlıyor musunuz? Ama buradaki yıkımlara kimse sesini çıkarmıyor. İnanılmaz bir durumla karşı karşıyayız'' dedi. Karargahının işgal altında olmasından dolayı çok istemesine rağmen diğer Filistin şehirlerine gidemediğini söyleyen Yaser Arafat, ''Diğer Filistin şehirlerine gitmeyi çok istiyorum. Özellikle Kudüs'e, kutsal şehrimize gitmeyi çok istiyorum. Oraya Kudüs ismini Osmanlılar, yani sizin dedelerinin koymuştu. Bunu daha önce de çok yapardım. İlk anlaşmalardan sonra Ürdün Kralı'ndan helikopter istemiştim, Gazze'ye, Cenin'e gitmek için. Ama şimdi gidemiyorum. Benim Arap Konferansı'na katılmamı engellediler. Dünyanın bir çok ülkesindeki bir çok konferansa davet edildim. Ama işgal altında olduğum için katılamıyorum. Bu kabul edebilir bir durum mu?'' şeklinde konuştu. Filistin Lideri Yaser Arafat, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'la Ortadoğu'da barışın mümkün olup olmayacağını yönündeki bir soruya, ''Bu soruyu Başkan Bush'a ve Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler, Rusya ve Avrupa Birliği'nden oluşan dörtlü komiteye sormanız lazım. İsrail kabinesinin bazı üyeleri barış için gerçekten çözüm aramaya çalışıyorlar. Fakat özelikle kabinenin başındaki kişi ve İzak Rabin'i öldüren fanatik güçler barışa engel oluyorlar'' şeklinde cevap verdi. ''TÜRKİYE'NİN İSRAİL'E ACİL BASKI UYGULAMASI GEREKİYOR'' Tüm dünyayı ve özellikle de Türkiye'yi İsrail'e baskı uygulamaya çağıran Yaser Arafat, ''Tüm dünya, Filistin konusunda İsrail'e güçlü ve ivedi baskı uygulamalıdır. Aksi takdirde kutsal Ortadoğu, çok kötü ve kritik bir duruma girecektir. Bu benden Türkiye'deki kardeşlerime bir mesajdır. Aynı yerde yaşıyoruz, aynı topraklarda yaşıyoruz. Bu yüzden tarihsel sebeplerle sorumlusunuz. Ortadoğu'yu ihmal edemezsiniz. Burası tüm Müslümanlar ve tüm Hıristiyanlar için kutsal topraklardır'' şeklinde konuştu. ABD'nin Filistin meselesiyle ilgili olarak Arafat'ı dışarıda bırakan isim ya da isimlerle muhatap olunması gerektiği yönündeki açıklamalarına sert tepki gösteren Yaser Arafat, herkesin Filistin demokrasisine saygı duyması gerektiğini belirterek, ABD'yi sert bir şekilde uyardı. Arafat, ABD'yi hedef alan sözlerinde ''Burası Afganistan değil. Bunu bilmek zorundalar. Biz Filistinliyiz. Biz demokrasimizden gurur duyuyoruz. Hiç kimsenin bizim demokrasimizi ve seçimlerimizi engelleme hakkı yoktur. Seçim, bizim insanlarımızın doğal hakkıdır. Tüm dünya tarafından buna saygı duyulması gerekiyor. Ben İslam Konferansı ülkelerinin daimi başkan vekiliyim. Tarafsız ülkeler konferansının da başkan vekiliyim. Ben buraya seçimle geldim. Bunu kimsenin unutmaması gerekiyor'' görüşlerine yer verdi. Türkiye'nin, uluslararası gücünü kullanarak İsrail'e ve diğer büyük devlet ve kuruluşlara acil baskı uygulaması gerektiğini belirten Arafat, ''Biz Türkiye ile güçlü ilişkilerimiz olduğu için gururluyuz. Biz, Türkiye'nin sürekli desteğini unutamayız. Fakat şimdi, bizim uluslararası arenada güçlü ve ivedi baskıya ihtiyacımız var. Türkiye'nin özel desteğine de ihtiyacımız var. Amerikalıları, Avrupalıları, Birleşmiş Milletler'i bir an önce harekete geçirmek için Türkiye'nin baskı yapması gerekiyor. Baskı unsuru olması lazım. Türkiye'nin uluslararası arenada çok güçlü bir yeri ve bağlantıları var. Filistin davası için Türkiye'nin desteğine ihtiyacımız var'' şeklinde konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:15

İLGİLİ HABERLER