ARINÇ: 17 ÜLKEDE SİYASET ÇÖKTÜ
BURSA - Türkiye bugün nerede- Çok şükür bu muhteşem bir başarı'' dedi.
Arınç, partisinin Nilüfer ilçe kongresinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin kongrelerinde huzur ve barışın olduğunu, bunun hizmette adeta bir ''bayrak yarışı''na benzediğini söyledi.
Partide birlik ve beraberliğin devamına ayrıca önem verdiklerini vurgulayan Arınç, ''Bizim zayi edecek bir çakıl taşımız bile yok dersem buna inanın. Geçmişten bu yana kim 'AK Partiliyim' demişse, bizim için o çok büyük bir değerdir. Ondan vazgeçemeyiz, onu görmezden gelemeyiz, arka plana atamayız, ona sırtımızı dönemeyiz, ondan vazgeçemeyiz'' diye konuştu.
Arınç, siyasetin doğasında rekabetin, yarışın olduğunu ifade ederek, ''(Sadece İl başkanı olursam, benden fayda var yoksa eyvallah) diyecek insanlar siyasette uzun ömürlü olamazlar'' dedi.
AK Parti iktidarıyla Türkiye'yi büyüteceklerini, dünyanın örnek, üstün medeniyetinin başarılı devleti yapacaklarını, bir hizmet partisi olduklarını anlatan Arınç, Başbakan Erdoğan'ın ''Ben buyurgan bir hükümet, devlet değilim. Ben hizmetkar bir hükümetim' dediğini hatırlattı.
''Namuslu iktidarın yapması gerekeni yaptı''-
Arınç, koalisyon hükümetleri ve IMF'ye muhtaç olunan dönemleri anımsatarak, kendi dönemlerinde ise ekonominin rayına oturduğunu, paradan 6 sıfırın atıldığını, bunların geçmişte hayal bile edilemediğini anlattı.
Geçmiş hükümetler döneminde, bütçe açıklarını kapatmak için fonların kurulduğunu, Zorunlu Tasarruf Fonu'nun da bunlardan biri olduğunu belirten Arınç, buna rağmen iktidara geldiklerinde kasada para bulamadıklarını söyledi.
Arınç, şöyle konuştu:
''Şimdi siz böyle bir iktidara gelmiş olsanız çok basit bir işiniz var. Hedef gösterirsiniz, dersiniz ki; 'sizin paranızı çarçur edenler bunlardır. Gidin hesabınızı bunlardan görün. Yani parasını almışsınız, sonunda 'yok sana para ben parayı yedim' diyorsunuz. Aynı hükümetlerin yaptığı buydu. Zorunlu tasarruftan toplanan paralar ne Hazinede ne kasada ne bankada mevcut değildi. Sorduk, 'bu paraların hepsi yenildi, kusura bakmayın' dediler. Şimdi AK Parti zoru yaptı. Namuslu bir iktidarın yapması gerekeni yaptı. Dürüst bir iktidarın halkına ne söylemesi gerekiyorsa onu söyledi. Dedi ki; (ey millet sizden zorunlu tasarruf diye bir para toplanmış, şu kadar zamandır kesilmiş, ama bu paralar yok. Bu paralar harcanmış. Bu paraları toplayan da harcayan da bunlar. Ama, onlardan alacak durumda da değiliz, senin paranı ben ödeyeceğim...)''
-''IMF ile en zor günlerde ilişkisini kesmiş bir Türkiye''-
Arınç, zorunlu tasarruf konusunda hak sahiplerine 13,5 milyar lira ödeme yaptıklarını kaydederek, şöyle devam etti:
''IMF'ye 26,5 milyar dolar borcumuz vardı. Ödedik, ödedik, en son 5 milyar dolar kaldığını hatırlıyorum. Ali Babacan dedi ki; 'bir defada ödeyeceğiz, ama zamanımız var, işimiz rahat biraz daha geç ödeyelim'. Unutmayın IMF ile en zor günlerde ilişkisini kesmiş bir Türkiye var. O zaman özellikle birileri 'Ne olur IMF ile anlaşın, sıcak para gelsin Türkiye'ye. Bunun için bize ısrar ettiler. Ama Başbakanımız, Maliye Bakanımız dedi ki; 'Hayır zor zamanlarda kendi yağımızda kavrulalım, IMF'den alacağımız para bizi daha çabuk batırır'. Ne kadar doğru söylemişler. IMF ile para alma ve global krizi atlatma noktasına gelen şu Avro Bölgesine bakın, 17 tane ülke var, Avrupa'da hepsinde siyaset çöktü, hükümetler değişti, borçlanamıyorlar, borçlarını ödeyemez noktadalar. İster Yunanistan'a bak, ister İspanya, Portekiz'e bak, ister İtalya'ya bak, isterseniz, İzlanda, İrlanda'ya bakın, onlar nerede Türkiye bugün nerede- Çok şükür bu muhteşem bir başarı.''
Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerine devam ettiklerine de değinen Arınç, AK Parti'nin özellikle sağlık alanında yaptıklarının, halktan büyük takdir gördüğüne dikkati çekti.
Arınç, Kanuni Sultan Süleyman'ın ''Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi'' sözünü hatırlatarak, şunları kaydetti:
''Bak 10 sene sonra bugün Türkiye'de hamdolsun sağlıktan bir şikayet yok. Hükümetin hangi icraatlarından memnunsun- 'Yüzde 68 sağlıktan' diyor vatandaş. Karşılığını da gösteriyor... Bu millet 100 senedir sağlıkta adeta çağ dışı bir hayatı yaşıyordu. Ne hastane ne doktor ne ilaç ne ameliyat var. Şimdi hepsi var Allah'ın izniyle. Artık bundan sonra ağa, bey, paşa hiç böyle bir ayrım yok. Herkes birinci sınıf sağlık hizmetini alacak.''
Nilüfer'deki eksiğimizi çözeceğiz
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, son referandumda yüzde 58 oranında ''hayır'' oyu çıkan Bursa'nın Nilüfer ilçesiyle ilgili olarak, ''Türkiye'de en önemli reformları yaparken, halka hizmet noktasında en önemli icraatlara imza atarken ve en son seçimde yüzde 50 oy oranıyla iki seçmenden birisinin oyunu alırken, Nilüfer'de eksiğimiz nedir- Biz siyasetçiler çözeceğiz, beraber çözeceğiz'' dedi.
Arınç, partisinin Nilüfer ilçe kongresinde, AK Parti'nin bütün kongrelerinin heyecanlı, coşkulu birlik ve beraberlik içinde geçtiğini söyledi.
Nilüfer'in, Bursa'nın üç büyük ilçesinden biri olduğunu vurgulayan Arınç, hedeflerini Nilüfer'de oy oranlarını artırmak ve önümüzdeki yerel seçimde belediye başkanlığını kazanmak olarak belirlediklerini bildirdi.
Dün, Orhangazi ve Osmangazi kongrelerinin yapıldığını anımsatan Arınç, her hafta sonu iki kongre daha yaparak ocak ayı ortasına kadar ilçe kongrelerini bitirip, il kongresine hazırlanmaya başlayacaklarını anlattı.
Arınç, Bursa'da siyasi bir nezaket bulunduğunu, farklı siyasi parti temsilcilerinin kongrelerine katılarak başarı dilediğini belirterek, ''Onlara teşekkür ediyorum. Bugün sanıyorum, üç dönemdir belediye başkanı seçilen değerli arkadaşımız Mustafa Bozbey aramızda. O'na da teşekkür ediyorum'' dedi.
Siyasi partilerin birbirine düşman değil ancak rakip olduğunu dile getiren Arınç, bunun bütün siyasi partiler için geçerli olduğunu belirterek, ''Rekabet ediyoruz. Rakip demek, birbiriyle yarışan demektir. 'Ben daha çok kazanacağım, ben daha çok hizmet edeceğim. ben çok başarılı olacağım.' Siyasetin temelinde bu vardır. Bunu yaparken de ahlaklı olacağız, edepli olacağız, ölçülü olacağız'' diye konuştu.
Arınç, Nilüfer ile ilgili hedeflerinin ve iddialarının belediye başkanlığını kazanmak olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
'Nilüfer için koyduğumuz hepimizin hedefidir. Biz Nilüfer'de belediye başkanlığını kazanacağız, iddiamız bu ve bu iddiamız için de elbette daha çok çalışmalıyız, daha çok başarılı olmalıyız. Bu bize düşen bir görevdir. Nilüferli'nin önüne çıktığımızda kararı seçmenlerimiz verecektir. Onların vereceğe tüm kararlara da saygımız var. Nasıl Sayın Bozbey'i seçtikleri zaman kızmamış ve O'nun seçimine saygı duymuşsak, inanıyorum bundan sonraki seçimlerde güçlü adaylarla çok güçlü çalışmayla Nilüfer'in önüne çıktığımızda belediye başkanlığını kazanmak işten bile değildir. Büyükşehiri kazanan, Yıldırımı kazanan, Osmangazi'yi kazanan ve şu kadar ilçemizde bütün belediye başkanlıklarının yüzde 75'e yakınını alan AK Parti'nin, Nilüfer'de kazanamaması için bir sebep göremiyorum. İş bize düşüyor. Seçmenimizin bizi tercih etmesi için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Seçmen de kendi üzerine düşen görevi en güzel şekilde yapacaktır.''
-Nilüfer'deki oy oranları-
AK Parti'nin Nilüfer'deki oy oranının Türkiye ve Bursa ortalamasına oranla düşük kalmasına karşın ilçe teşkilatını başarısız olarak görmediklerini ifade eden Arınç, 2002'den bu yana gerçekleşen üç milletvekili seçiminde oy oranlarında ciddi artış yaşandığını belirtti.
Arınç, yerel seçimlerde ise düşüş bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
''Yerel seçimlerdeki ilk imtihanımız 2004'tedir. Bu seçimde oy oranımız yüzde 40 görünüyor. CHP, o seçimde de bizim önümüzde görünüyor. 2009'da düşüşümüz var, yüzde 40'tan yüzde 35 kadar bir 5 puanlık düşüş var. Milletvekili seçimlerinde her seçimde oy oranımızı 3-5-8 puan artırırken, mahalli seçimlere iki kez girmişiz, iki yıl sonra bir daha gireceğiz. Bu iki seçimde 4-5 puanlık düşüş söz konusu. Bizim sınavlarımız bunlarla da bitmiyor. Türkiye için çok önemli 2 referandum yapıldı. Birisi 2007'de, ikincisi de geçtiğimiz sene 12 Eylül 2010'da. 2007 referandumunda sonuçlar biraz daha iyi, evetler yüzde 54,3. Yani hayırlardan daha fazla evet çıkmış. 'Cumhurbaşkanını halk mı seçsin, milletvekili seçimleri 4 yılda bir yapılsın mı, 367 maskaralığından Türkiye kurtulsun mu-' diye sormuşuz; Nilüfer yüzde 55'e yakın bir 'evet' oyu kullanmış. Ama son referandum, yani Türkiye'nin yüzde 58 ile Anayasa'nın en önemli 26 maddesini değiştirdiği son referandumda tablo hemen hemen tersine. Türkiye'de evetler yüzde 58, Nilüfer'de ne gariptir hayırlar yüzde 58. Türkiye'nin 'evet' dediği bir referandumda 'hayır' demekte direnen bir Nilüfer var karşımızda. Tabii bunu da çözmeye mecburuz. Türkiye'nin önünü açan, Türkiye'yi daha demokratik bir yapıya kavuşturan, özgürlüklerin sınırını alabildiğine genişleten bir anayasa değişikliğine Nilüfer hangi sebeplerle 'yüzde 58 hayır' demiş, bunu düşünmek, incelemek ve bunu mutlaka doğru bir şekilde halkımıza anlatmak zorundayız.''
-'Kar işin devamındadır''-
AK Parti'nin Nilüfer'de her genel milletvekili seçimlerinde oy oranını artırdığını belirten Arınç, ''Kar işin devamındadır. Bu esnaf dükkanlarında yazar. Demek ki her seçimde bir puan iki puan üstüne koyabiliyorsak biz bu işte karlı bir noktadayız'' dedi.
''Geldiğimiz nokta yüzde 50'ye göre azdır ama kendi içimizde istikrarlı bir şekilde Nilüfer'de oy oranımızı artırıyoruz'' diyen Arınç, şunları kaydetti:
''Mahalli seçimlerde 2009'da bir azalma var, hem de önemli bir azalma var onu çözeceğiz. Referandumda da, birinci referandumda 'evet' diyen ikincisinde nasıl 'hayır' der- Bu paradoksu da mutlaka çözmek mecburiyetindeyiz. Bu görev bize düşüyor, başkalarına düşmüyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'nin son 50-60 yıllık çok partili siyasi hayatında en başarılı olmuş bir partidir. Bu büyük başarılarıyla, Türkiye'de en önemli reformları yaparken, halka hizmet noktasında en önemli icraatlara imza atarken ve her seçimde en son seçimde yüzde 50 oy oranıyla iki seçmenden birisinin oyunu alırken Nilüfer'de eksiğimiz nedir- Biz siyasetçiler çözeceğiz, beraber çözeceğiz. Kendim kadar inanıyorum ki, Nilüfer, Bursa ortalamasının da Türkiye ortalamasının da üzerine çıkacak potansiyele sahip. Kendimizi Nilüfer'e sevdireceğiz başka çaremiz yok.''