ARINÇ: CHP'YE BİR TAVSİYEM VAR
MÜGE TUTCALI
ANKARA
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğini açıklayan CHP yetkililerine bir tavsiyesi olduğunu belirterek, "Halk oylamasına giderken, AK Parti dahil tüm partilerin yapacağı bir şey var. Bu referandumda ne oylanacak, bunlar nedir, niçin değişiyor? Bunların doğrularını, yanlışlarını halkın önüne götürebilmektir ve kararı aklı selimle, sağduyuyla halkın vermesini temin etmektir. Biz şahsen böyle bir imkan doğduğunda, yani
367'nin altında bir oyla Anayasa değişiklikleri geçtiği takdirde halka diyeceğiz ki, 'getirmek istediğimiz ve savunduğumuz ilkeler şunlardır. Bize göre bunlar doğrudur.' CHP de demeli ki, şunlar doğrudur ama bunlar yanlıştır. Kararı halk verecektir. Halkın oyuna itiraz etmenin, 'o vereceği kararı bilmez, hep yanlış yapar, onun aklı buna yetmez' diye düşünmenin demokrasilerde yeri olmadığına inanıyorum" dedi.
Arınç, Sheraton Otel'de düzenlenen 2009 Türk Patent Ödülleri Töreni çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Referandumla ilgili yasanın dün Meclis'ten geçtiğinin hatırlatılması CHP'nin bir yıl içinde referandum yapılamayacağına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Arınç, CHP'nin 2007'de de referanduma katılmamak, katılınırsa 'hayır' oyu kullanmak noktasında propaganda yaptığını, diğer muhalefet partisinin de böyle bir propaganda yaptığını söyledi.
Arınç, "Ama gördüğünüz gibi halkımız yüzde 70 ile katıldı, yüzde 67,5 ile Meclisin milletvekili seçimi 4 yıla indirilmesi, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunu kabul etmiş oldu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçimle, referandumla arası çok iyi değil. 60 yıldan bu yana seçimlerden başarıyla çıkmadı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin en büyük başarısı 1977'de rahmetli Ecevit'in yönetiminde girdiği, yüzde 40'dan daha fazla oy kazandığı bir seçimdir. Sayın Baykallı seçimlerin en büyük oy oranı yüzde 20 olmuştur. Onlar için yüzde 20 ve ana muhalefet partisi olabilmek büyük bir başarı olarak kabul ediliyor. Seçimlerden ürken, çekinen bir partinin halk oylamalarından çekinmesi ve ürkmesi de mümkündür. İşte 2007 referandumu böyle bir sonucu karşımıza getirmiştir" şeklinde konuştu.
"ANAYASA MAHKEMESİ YIPRANMIŞTIR"
Demokrasilerde, hatta Avrupa demokrasilerinde yerel yönetimlerde bile yasa oylamalarında sık sık referandum yoluna gidildiğine işaret eden Arınç, şunları kaydetti:
"Egemenlik milletinse bazı konularda karar vermeyi halka bırakmak fevkalade doğrudur. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusu referandumla kabul edilmesine rağmen Cumhuriyet Halk Partisi bugün dahi, 'Aman halka gitmeyelim, yine TBMM'de Cumhurbaşkanını seçelim' demektedir. Böyle bir fobi içerisinde olduğundan şimdi yeni çıkan yasayı da büyük bir endişeyle iptal ettirmeye çalışıyor. Anayasa Mahkemesi'ne gideceklermiş. Doğrudur, bugüne kadar 50 kanun çıktıysa 49'u için gitmişlerdir. Ama gittikleri zaman neyi ileri sürecekler, hangi gerekçeleri ileriye koyacaklar bunu doğrusu anlamakta zorlanıyoruz. Dün iddia ettikleri konu aynen 367 konusu gibidir. Kimsenin hukuki bulmadığı ama işe yarayabileceği düşünülen bir argüman maalesef kullanılmıştır ve verdiği karardan dolayı eminim Anayasa Mahkemesi fevkalade yıpranmıştır. Çünkü 367'nin hiçbir hukuki tarafı yoktu. O siyasi bir manivelaydı. TBMM'de Cumhurbaşkanı seçtirmemek için birilerinin bulduğu argümanı Anayasa Mahkemesi de maalesef kabul etmişti. Şimdi 1 yıl
içerisinde seçimle, 1 yıl içerisinde referandumu birbirinden ayıramayan bir zihniyet var. Referandum seçim değildir, referandum halk oylamasıdır. Anayasa değişiklikleri ancak referanduma götürülebiliyor. Oysa milletvekili seçimi olsun, mahalli seçim olsun, adayların ortaya çıktığı, partilerin yarıştığı bir seçimdir. Bunun iler tutar tarafı yok. Ama böyle bir gerekçeye dayanarak bu kanunu iptal ettirme yoluna gideceklerse o kendi bilecekleri bir şeydir. Benim onlara naçizane bir tavsiyem var, CHP yetkililerine; Halk oylamasına giderken, AK Parti dahil tüm partilerin yapacağı bir şey var. Bu referandumda ne oylanacak, bunlar nedir, niçin değişiyor? Bunların doğrularını, yanlışlarını halkın önüne götürebilmektir ve kararı aklı selimle, sağduyuyla halkın vermesini temin etmektir. Biz şahsen böyle bir imkan doğduğunda, yani 367'nin altında bir oyla Anayasa değişiklikleri geçtiği takdirde halka diyeceğiz ki, 'getirmek istediğimiz ve savunduğumuz ilkeler şunlardır. Bize göre bunlar doğrudur.'CHP de demeli ki, şunlar doğrudur ama bunlar yanlıştır. Kararı halk verecektir. Halkın oyuna itiraz etmenin, 'o vereceği kararı bilmez, hep yanlış yapar, onun aklı buna yetmez' diye düşünmenin demokrasilerde yeri olmadığına inanıyorum."