Gündem
  • 8.9.2011 15:11

ARINÇ: "DAMARIMA BASILINCA FRENİN TUTMADIĞI DÖNEMLER OLDU"

ERHAN YILMAZ
İSTANBUL

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Bersay İletişim Enstitüsü'nün işbirliği ile hazırlanan ve alanın uzmanı olan akademisyenler ile profesyonellerden oluşan bir kadronun yer aldığı 'Siyasal İletişim Danışmanlığı' Sertifika Programı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü'nde başladı. Açılış konuşmasını Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yaptığı program, siyaset alanının danışman adaylarına ve siyasal iletişim konusunda uzmanlaşmak isteyenlere, temel bilgi ve deneyimleri kazandırmayı hedefliyor.

Türkiye'deki medya ve siyaset ortamına ilişkin iş yapış süreçlerinin, başarı hikayelerinin, Türkiye'ye özgü işleyiş özelliklerinin anlatılacağı programda, derslerin yanı sıra konferanslar da gerçekleştirilecek.

Açılış konuşmasını yapan Bülent Arınç, siyasetin, toplumu ve devlet mekanizmasını yönetmek için yapılan bir faaliyet olduğunu belirterek, siyaset üzerinden iletişimin önemine değindi. Arınç, "Siyaset kurumu 2002'den önce itibarını kaybetmişti. Milletvekilleri, milletvekili olduğunu olduklarını söylemekten utanıyordu. Siyasiler birbirlerini yok ederek var olacaklarını düşünüyorlardı. 2002'den sonraki dönem ise, siyaset kurumunun itibarını kazandığı dönem oldu. Güvenilir kurumlar üzerine bazı anketler yapılırdı. Türk Silahlı Kuvvetleri her ne hikmetse birinci sırada olurdu. Sivil kurumlarla ilgili yapılan ankette Türk Silahlı Kuvvetleri olurdu. O dönem tabii ona karşı gelmek çok mümkün değildi. Parlamento, güvenilirlik konusunda 9. sıradaydı. Ben göreve geldiğimde ilk verdiğim mesaj, 'parlamentonun güvenini arttıracağız' oldu. Bazen benim de demeçlerim oldu. Damarıma basılınca frenin tutmadığı dönemler oldu. Ama o tutmamasından hiçbir zaman zarar görmedim. 40 yıl boyunca hep inandığını söyleyen güvenilir biri olarak gösterildim. Siyasetçi her zaman omurgalı, ilkeli olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, siyasetçi doktorun verdiği her ilacı itirazsız içen birisi değildir" dedi.

Siyasetçilerin, toplumun hafızasındaki görüntüsünün de tıpkı bir sinema filmini oluşturan kısa kareler gibi olduğunu 0belirten Arınç, "Mesela Rahmetli Özal bilgisayar, tişörtü ve sivil hayatı, Süleyman Demirel şapkası ve çekip gitmelerinin yer aldığı fotoğraf kareleriyle, Rahmetli Erbakan bitip tükenmek bilmeyen enerjisi, hatta ölüm döşeğinde arkadaşlarıyla yaptığı toplantı ile Rahmetli Ecevit mavi gömlek, şapka ve mütevazi hayatını anlatan fotoğraf kareleri hafızalarda yer etmişti" diye konuştu.

Arınç, yalnızca bir kare ile hafızalarda kalan onlarca bakan ve siyasetçi olduğunu da ifade ederek, "Halka inandırmak için radyasyonlu çay içenler, kumar oynarken burnuna yumruk yiyenler hepimizin yakından bildiği karelerdir. Belki çayda radyasyon yoktur, belki kumar oynarken değil de yemek yerken ayağı kayıp düşmüştür. Siyasetçinin her anı aynı zamanda siyasal bir süreçtir fakat o kareler hafızalarda kalmıştır" şeklinde konuştu.

Bülent Arınç, Türkiye'de siyasal iletişimin yalnızca seçim dönemlerinde yapılan bir çalışma olduğu şeklinde yanlış bir kabullenme olduğunu söyledi. Seçim dönemlerinde bu durumun yoğunlaşmasının anlaşılır bir durum olduğunu belirten Arınç, siyasal iletişimin her dönemde önemli olduğunun altını çizdi. Arınç, "Bir siyasetçinin başarısında iyi bir çalışmanın önemi büyük. İyi bir siyasetçi ne bir kurşun asker, ne de cilali bir imaj çatışmasının ürünüdür. Siyasetçi her şeyden önce bazı değerleri olan, bu değerlere inanan, ilkeli ve onurlu bir kişiliğe sahip olmalıdır. Siyasetin malzemesi insandır. Tavır ve davranışları gerçekçi olmalıdır" açıklamasında bulundu.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 14:15

İLGİLİ HABERLER