KAYNAK : Haber Vitrini
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerine "lojmana taşınmayın" deyince, diğer kamu lojmanlarının da satılması gündeme geldi.
Konu üzerinde AKP yetkilileri çıkardıkları lojman sayılarıyla birlikte birkaç gündür demeçler veriyor.
Peki, AKP'de bu konuda bir çalışma var mı?
Uzun süredir partinin Araştırma ve Geliştirme bölümünün başkanlığını yürüten Hilmi Güler'e dün bu soruyu yönelttik.
Güler, sadece Meclis lojmanlarına ilişkin çalışmanın bulunduğunu belirterek söze başladı.
Ardından, son dönemde AKP'de her önüne gelenin, gerçekleşme olasılığını hesaplamadan projesini piyasaya çıkarma alışkanlığından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Her önüne gelenin çantasına doldurduğu projeleriyle çerçi gibi ekran ekran dolaşması AKP yönetiminde de rahatsızlığa neden olmuş.
Bunlardan biri de kamuya ait lojmanların durumu.
Asker, polis yok
Hilmi Güler, "Şunun altını özellikle çizmek istiyorum" diyerek söze başladı ve ekledi:
"Askerin, polisin ve üniversitelerin lojmanlarına kesinlikle dokunulmayacak. Bunlara ilişkin bir satış projemiz de programımız da söz konusu değil."
Kamu kuruluşlarının lojmanlarına gelince;
Hilmi Güler, bunların satışının ilk aşamada projeleri kapsamında olmadığını bildirdi.
Güler'in aktardığına göre, kamu personeli lojmanlarının satışı uzun vadede düşünülecek bir durum.
Tansu Çiller hükümeti döneminde kamu personel lojmanlarının içinde oturanlara öncelik tanınarak satışını öngören çalışmayı anımsattı.
Çiller hükümetinin bu konuda yaptığı çalışma, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, şu gerekçesiyle askıya alınmıştı:
"Memuruna kira ödeyecek kadar maaş veremiyorsan, hadi sen git kendine bir dam bul kafanı içine sok diyemezsin."
Herkes sussun
Güler de bu durumun farkında olduklarını bildirdi.
Özellikle, asker, polis ve üniversite lojmanlarının satışının hiçbir zaman gündeme gelmeyeceğini sürekli vurgulama gereği duydu.
Gerekçesini de net bir şekilde koydu:
"Üniversite kampüsünün içindeki lojmana dışardan birilerini getirtip oturtamazsınız."
AKP'de hedef milletvekili lojmanları.
Bunun ötesinde ise bir düşünce şu an için geçerli değil.
İkinci aşamada gündeme gelebilecek proje ise kamuya ait kamplar.
Bunların satışının ne şekilde olacağına da şu an için karar verilmiş değil.
Birçoğu özelleştirme kapsamında olan veya özerk hale gelen kamu kuruluşlarının kamplarının satışının ne şekilde olacağı da bilinmiyor.
Daha önemlisi, iki ekonomik krizin ardından, bugün bankalar gayrımenkul zengini haline gelmiş bulunuyor.
Bankalar ellerindeki gayrımenkul stokunu satmakta zorlandığı da bir gerçek.
Bütün bunlar ortada iken, kamu lojmanlarının satışının gündeme getirmesinin mantığını hiç kimse anlayabilmiş değil.
Acil Eylem Planı Komitesi'nin dün yapılan ilk toplantısında bütün bunlardan olsa gerek şu karar alınmış:
"Herkes sussun..."
Kafalar karışmasın
Bundan böyle dağınık, herkesin aklındakini, partinin uygulamaya koymayı kararlaştırdığı bir proje gibi sunma dönemine son verilecekmiş.
AKP'de alınan bu karar piyasaların kafasının karışmasının önlenmesi açısından olumlu görülebilir.
Ancak, Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığına ilişkin siyasi söylem karmaşasının nasıl önleneceğine de bir çözüm bulunmadan, piyasaların rahatlaması beklenilmemelidir. (Muharrem Sarıkaya/ Sabah)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:39