ASO BAŞKANI ÇAĞLAYAN ''BÜYÜMENİN SEBEBİ ÖZEL SEKTÖR'' DEDİ
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin bir taraftan enflasyonda ciddi anlamda düşüş kaydederken, diğer taraftan da yüzde 5.9'un üzerinde büyüme sağladığını belirterek, ''Bu büyüme, özel sektör mahiyetinde olan bir büyüme. Eskisi gibi, kamunun hormonlu büyümesi değil'' dedi.
Çağlayan, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) tarafından, sendikanın genç yöneticilerine yönelik düzenlenen toplantıda, Oda'nın ''Düşen Enflasyon Ortamında Yaşamak'' konulu araştırması hakkında bilgi verdi.
Çağlayan, enflasyon konusunun Türkiye'nin 30 senedir içiçe yaşadığı bir hadise olduğunu ve bu süreç içinde enflasyonu düşürmeye yönelik çabaların başarılı olamadığını hatırlattı.
Gelinen noktada ise enflasyondaki düşüşün, 50-55 yaşın altındaki hiç kimsenin görmediği, bilmediği ve yaşamadığı bir seviyeye yaklaştığını anlatan Çağlayan, işin bitmediğini, 2004'te yüzde 12, 2005-2006 senelerinde ise yüzde 8 ve 6'lık enflasyon hedefi ve bu hedefe ulaşmak için de alınması gereken ciddi tedbirler bulunduğunu söyledi.
İnsanların geçmişte, ''hem enflasyon olsun hem de yaşayalım'' şeklinde kandırıldığını, aynı şekilde ''enflasyon ve büyüme birarada olmaz'' diyen bazı yabanncı iktisatçıların, bugün söyledikleri için utanç içinde olduklarını anlatan Çağlayan, enflasyonun geçen ay tek haneli bir rakama düştüğünü hatırlattı.
Bu arada sokaktaki insanın enflasyonu, ''fiyatların daha da düşmesi'' anlamında değerlendirdiğini, memur, işadamı herkesin beklentisinin farklı olduğunu ifade eden Çağlayan, ''Hiçbirimiz düşük enflasyon ortamında yaşamayı görmemişiz, böyle bir alışkanlık edinmemişiz. Bu konuda yaptığımız çalışmalar ortaya net şekilde 'Türkiye maalesef enflasyon konusunda enflasyon cahili'' durumunu ortaya koyuyor'' diye konuştu.
Çağlayan, Türkiye'nin artık yüksek enflasyon alışkanlığından kurtulmak zorunda olduğunu vurgularken, dünyada artık yüksek enflasyonla yaşayan, kalkınan ve büyüyen ülke kalmadığını söyledi.
ENFLASYONUN DÜŞMESİYLE YAŞANACAK SÜREÇ
Çağlayan, enflasyonun düşmesiyle birlikte ''düşen enflasyon ortamında yaşamak'' ve ''enflasyon düştükten sonra ne olacak'' şeklinde yaşanması gereken iki süreç bulunduğunu belirtirken, bu konuda toplumun çeşitli kesimlerini aydınlatmak amacıyla ''Düşen Enflasyon Ortamında Yaşamak'' konulu bir çalışma yaptıklarını kaydetti.
Çalışma hakkında bilgi veren Çağlayan, çalışmayı kamu maliyesi, mali sektör, reel sektör ve vatandaş açısından inceleyip, değerlendirdiklerini söyledi.
Bu arada hükümetin, enflasyonla mücadele plan ve programı kapsamında, asgari ücret, SSK ücretleri ve memur emekli maaşlarının artırılması gibi biraz popülist yaklaşım davranışlarında bulunduğunu ifade eden Çağlayan, şunları söyledi:
''Kaynağı olmayan bir harcamanın sağlanabilmesi, geçmiş dönemlerde olduğu gibi istikrar programlarının bu nedenden bozulacağını kamuyonun dikkatine sunmak istedim. Kaynağı olmayan bir harcama yapılması bitti. Türkiye'nin başına bugün ne geldiyse kaynağı olmayan harcamalardan gelmiştir. Hükümetin iyi niyetinden hiç şüphemiz yok, ancak bu konuda rehavet olamaz.'' 2004 bütçesinin 160 katrilyon lira olduğunu, buna karşılık bütçeden tüm yatırımlara 7.5 katrilyon lira ayıran Türkiye'nin, sadece borcunun faizi için bu payın 7 katını ayırdığına işaret eden Çağlayan, yapısal reformların ''Türkiye'nin olmazsa olmazları'' olduğunu, sosyal güvenlik sisteminin sorunlarının çözülememesi halinde de, bu konuda başarılı olunamayacağını söyledi.
Daha sonra paradan 6 sıfır atılmasıyla ilgili soru üzerine Çağlayan, konuyla ilgili 1.5 ay önce bir çalışma başlattıklarını ve anket çalışması yaptıklarını belirterek, ''6 sıfıra geçiş ve 6 sıfır atıldıktan sonra neyle karşı karşıya kalacağız? Özellikle burada, fiyat yuvarlamaları son derece önemli olacak'' yanıtını verdi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:02