Ekonomi
  • 10.1.2026 09:17

En düşük emekli aylığı diye bir şey olmayacak

Sosyal güvenlik sisteminde daha bütüncül bir çalışma yapılıyor. Sistem daha odaklı olacak. Emekli maaşları artırılırken sosyal destek mekanizması kurgulanacak, ihtiyacı olana daha fazla ödeme mümkün olabilecek…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, üzerinde çalıştıkları sosyal destek sistemiyle en düşük emekli aylığı, emekliler arası fark gibi tartışmaların ortadan kalkacağını söyledi.

Medya mensuplarıyla İstanbul’da bir araya gelen, 2025 değerlendirmesinin yanı sıra 2026 beklentilerini de paylaşan Cevdet Yılmaz, emekli aylıkları, SSK, Bağ-Kur emeklisi ile Emekli Sandığı emeklisi arasındaki zam farkları ve talepler konusundaki sorumuz üzerine, emekli aylığında 6 aylık artışların belirli kurallar çerçevesinde yapıldığını hatırlattı ve şu anda tartışma konusu olan ‘en düşük emekli aylığı’ konusunun bir kanuni düzenleme ile kural altına alınması çalışması yaptıklarını söyledi.

Yılmaz “Aslında sosyal güvenlik sistemlerinde en düşük emeklilik diye bir kavram olmaz. Bu biraz bizim sistemimize özgü. Dolayısıyla kanun gerekiyor. Otomatik bir sistem değil, bir kanuni düzenlemeyle değişiklik yapabiliyoruz mevcut durumda. Diğeri prime, kurala dayalı bir artış. Orada tartışma yok. Esas tartışma, asgari ne kadar meselesi. Bunun sosyal boyutu var. Hükûmet olarak çalışıyoruz. Kaç kişiye ne verilirse ne kadar etkilenir, bütçeye etkisi ne olur, bütçe içi tavanlar gibi... Ama işin her halükârda özü, prim tabii ki” ifadesini kullandı.

İHTİYACI OLANA DAHA ÇOK

Sosyal destek sisteminde yeni bir hazırlık olduğunu, onun hayata geçirilmesi durumunda belki de bu tür uygulamalara hiç ihtiyaç kalmayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz “Yani daha entegre, aile odaklı bütün destek sistemlerini entegre eden yeni bir yaklaşımı hayata geçirdiğimizde sosyal güvenlikte yeni bir politikaya ihtiyaç kalmamış olacak, daha odaklı bir çalışma yapma imkânımız olacak. Çünkü en düşük emekli aylığı alan insanlardan bir kısmı hâli vakti yerinde olanlardan oluşabilir. Biz bu ayrımı yapamıyoruz, herkese vermek zorundayız. O en düşük maaşı artırırken, bir sosyal destek mekanizmasıyla yaptığımızda, ihtiyacı olana odaklanan bir destek mümkün hâle gelecek” diye konuştu.

 

Sosyal güvenlikte yeni sistem hazırlıkları: En düşük emekli aylığı diye bir şey olmayacak

TAMAMLAYICI EMEKLİLİK YOK

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bir soru üzerine de BES’i yüzde 20 devlet katkısıyla desteklemeye devam ettiklerini, tamamlayıcı emeklilik sistemiyle ilgili gündemlerinde henüz olgunlaşmış bir çalışma olmadığını ifade etti. Ancak yaşlanan nüfus perspektifiyle bakarak, insanların belli bir yaştan sonra alternatiflerini artırmakta büyük yarar olduğunu söyleyen Yılmaz “Başka birtakım alternatif mekanizmalarla da insanların geleceğini daha emin kurgulamalarında, ona hazırlanmalarında fayda var. Ancak bunu yaparken bugünkü işletmeler üzerinde de özellikle içinden geçtiğimiz dönemde yük oluşturmamak önemli. Dengeyle yaklaşıyoruz” dedi.

ENFLASYON YÜZDE 20'NİN ALTINA İNECEK

Geçtiğimiz 23 yılda küresel ekonomi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken, Türkiye’nin yüzde 5,4 büyüdüğünü, aradaki 1,9 puanlık farkın, 23 yılda Türkiye’nin dünyadaki konumunu yükselttiğini söyledi.

Yılmaz “2025’te millî gelir 1,5 trilyon dolara ulaştı. Millî gelir 2002’de 3616 dolardı, bu yıl 17 bin doları aştı. Hedef 19 bin dolar” dedi. Gelecek yıl OVP’de enflasyon hedefinin yüzde 13-19 aralığında olduğunu söyleyen Yılmaz “2024 Haziran’ından itibaren 45 puana yakın bir düşüş söz konusu. Ancak tam arzu ettiğimiz yerde miyiz? Biz 20’li rakamları hedefliyorduk, 30’un bir miktar üzerinde kaldık. Üretimi, yatırımı, ihracatı daha fazla destekleme, tüketimi bir miktar daha ılımlı hâle getirme gibi kalibrasyonlar olabilir. Ha, çok daha hızlı enflasyon düşürülemez mi? Büyümeyi, istihdamı, diğer sosyal dengeleri gözden çıkarırsanız o da mümkün ama büyük sosyal ve ekonomik maliyetler olur” dedi.

BELEDİYELER ÖNCE İŞİNİ YAPSIN, SONRA FESTİVAL

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden olduğunu ifade etti ve "Önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri su meselesi. Türkiye şu anda su stresi yaşayan ülkeler arasında. Bu gidişatla bir süre sonra su fakiri ülkeler arasına gireriz" dedi.

Suda yüzde 40-50 kayıp kaçak olduğunu, anlatan Yılmaz, belediyeleri eleştirdi ve "Maalesef belediyelerin toplam harcamalarında yatırım harcaması oranının düştüğünü görüyoruz. Parti ayrımı yapmaksızın söylüyorum, belediyeler bu konuya yatırım yapmalı. Popülist politikalarla üç gün gidersiniz ama insanlar içme suyu bulamaz håle gelirse bütün politikanız çöker. Belediyeler, lütfen asli işlerine yoğunlaşsınlar. Asli işlerinden geriye para kalırsa da istedikleri şeyi yapsınlar, festival mi yaparlar, ne yaparlarsa" ifadesini kullandı.

 

Cevdet Yılmaz

SAVUNMA YOKSA DIŞ POLİTİKA ZOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce çok güçlü bir irade ortaya koyduğunu, Türkiye'nin savunma sanayisinde yüzde 80'i aşan oranda kendine yeten, 10 milyar doların üzerinde ihracat yapan konuma geldiğini anlatan Cevdet Yılmaz "Güvenlik olmadan ne ekonomi olur; ne demokrasi ne de kalkınma. 200-300 milyon dolarlık ihracattan buraya gelmişiz. Dünyada yaşanan olaylarda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğümüz diplomasinin önemi malum. Yerli savunma sanayisi olan ülkeler dünyada bağımsız dış politika izleyebilecek konumda. Türkiye de çok şükür o ülkelerden biri" diye konuştu.

KİTABI MASAYA KOYAN BAŞKA BİR ÜLKE YOK

Eğitimde fiyat artışlarının toplumun yüzde 10'unu ilgilendirdiğini, yüzde 90'ın devlet okullarında parasız okuduğunu, kitapları öğretim yılı başında masaya koyan başka bir ülke de olmadığını dile getirdi.

YAPISAL REFORM GÜNDEMİ

Yılmaz, yapısal reform gündeminde de gıdada arz güvenliğini artırma hedefiyle tarımsal sulama yatırımlarına Öncelik verileceğini söyledi. Bunun yanı sıra sosyal konut, yeşil dönüşüm, sanayi bölgelerine ulaşım, mesleki eğitim, emek yoğun sektörlere destek, yapay zekâ temelli dijital dönüşüm de gündemdeki diğer konular.

 

Güncellenme Tarihi : 10.1.2026 13:04

İLGİLİ HABERLER