ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Genişletilmiş Olağan Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin büyümeyi gözardı ederek enflasyonla mücadele edemeyeceğini belirterek büyüme ile enflasyonla mücadelenin birlikte götürülmesi gerektiğini vurguladı.
Kamu vakıflarının devlet içinde devlet olduğunu belirten Aygün, bu vakıfların kamu kurumlarına gelenleri zoraki ücretlendirmeye tabi tuttuğunu anlatarak, kamu vakıflarının yıllık 6 milyar Dolar'ı bulan gelirlerinin devlete aktarılabileceğini ifade etti. Yüksek reel faizlerin, ekonominin yüksek tansiyonu olduğunu kaydeden Aygün, bu tansiyonun düşmemesi halinde ekonominin beyin kanaması tehlikesini atlatamayacağını ifade etti. Vergi Barışı uygulamasından 750 trilyon lira beklendiğini ancak 6.5 katrilyon lira gelir elde edildiğini hatırlatan Aygün, bu rakamı öngören IMF'nin 10 misli yanıldığına işaret ederek, "IMF'nin kör gözüyle gidersek yandık demektir" dedi.
Türkiye'yi kurtaracak olanın vergi rekortmeni Cemil Özgür ve onun gibiler olduğunu vurgulayan Aygün, 12 kalemden beklenen gelirin bir kalemden geldiğini söyledi. Aygün, "Alacağınız vergilerden 4 mislini zaten aldınız. Ek vergileri iptal edin" diye konuştu. Aygün, Vergi Barışı'na benzer bir uygulamanın SSK, Bağ-Kur ve elektrik borçları içinde hayata geçirilmesini istedi. Meclis lojmanlarının yıkılarak yerine bir iş merkezi yapılması yönünde hazırlıklar bulunduğunu ifade eden Aygün, bunun yerine lojmanların yıkılıp kat karşılığı verilmesinin daha akılcı olacağını savundu. Aygün, bugün kendisini ziyaret eden Gümüşhaneli hemşehrilerinin buldukları altın madeninden bazı parçalar getirdiklerini belirterek bu parçaları Başbakan Erdoğan'a gönderdi. Aygün, Türkiye'nin bitmediğini, tam tersine yeni ayağa kalktığını söyleyerek, "Bize moral lazım" dedi. Aygün, ayrıca Ostim'de üretilip ihraç edilen ancak daha sonra Türkiye'nin yurtdışından ithal ettiği bazı ürünleri de konuşması sırasında Başbakan'a gösterdi. Aygün, Türkiye'nin şu anda moral yönünden Fenerbahçe'ye benzediğine işaret ederek, "Türkiye'nin aynası her zaman Fenerbahçe olmuştur. Türkiye'nin çıkış yıllarında Fenerbahçe şampiyon olmuş, iniş yıllarında taraftarını üzmüştür. Her ikisi de duygu ve moralle beslenir. Moral ve güvenle beslenmezlerse teknik direktörün biri gider biri gelir. Her ikisi de sonuçta kaybeder. Birini anlamak için diğerine bakmak yeterlidir" şeklinde konuştu.
Aygün'ün ardından bir konuşma yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, başarısı kanıtlanmış gözüken ekonomik programın sürdürülmesinde fayda bulunduğunu belirterek, bu süreçte IMF ile ilişkilerin ise yapısal reformların daha az maliyetli olmasına imkan sağlayacak bir araç olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Hükümet'in toplumu hem yatırıma hem de tüketime davet etmesi gerektiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, bugün kamu maliyesindeki öncelikli sorunun gelirde değil harcama tarafında olduğunu dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, toplanan kaynakların büyük bir başarıyla israf edildiğini anlattı. Batan bankalar ile kamu bankalarının sözde görev zararları yüzünden devletin sırtına yüklenen 40 milyar doların sadece yüzde 1'inin bankaları batıranlardan geri alınabildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, bütün bu yolsuzluk örneklerinin toplumdaki adalet duygusunu incittiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Şimdi Hükümetimizden kararlı bir şekilde siyasi iradesini göstermesini bekliyoruz. Bu da ancak 'yapanın yanına kar kalmayacağı' bir adalet reformunun tesisi ile mümkündür" dedi.
Kamu harcamalarının disiplin altına alınmasının önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, kamu kesimi kendine çeki düzen verdikten sonra iş dünyasının her türlü fedakarlığı yapacağını vurguladı. Türkiye'deki temel sorunun, uygulanan reform programının bırakılacağı korkusunun yol açtığı güvensizlik olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Hükümet'in öncelikle mali piyasalara güven vermek, ekonomik istikrarı korumak ve reform programını benimsemek zorunda olduğunu söyledi. Kamunun hesap verebilir ve hızlı çalışabilir bir hale gelmesi gerektiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, merkeziyetçi bürokratik yapının mutlaka değiştirilmesi gerektiğini, bu ağır yapı içinde hiçbir icraatın gerçekleştirilemeyeceğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, Vergi Barışı'ndan elde edilen 6.5 katrilyon liranın nasıl kullanılacağının büyük önem taşıdığını vurgulayarak bu konuda Başbakan Erdoğan'a büyük sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Hisarcıklıoğlu, bu kaynağın yeni harcamalara dönüşmemesi, iç borç ödemeleri için kullanılması gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Böyle yapılırsa popülizme sapılmadığını ve programın korunduğunu gören piyasalarda faizler de düşmeye devam edecek ve faiz harcamaları daha da azalacaktır" dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:51