Ekonomi
  • 3.7.2010 11:59

BABACAN: ''TÜRKİYE'Yİ İÇİNE ALAN AB GÜÇLÜ OLACAK''

İSTANBUL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, genişlemeyi durdurması durumunda AB'nin toplam ekonomisinin, dünya ekonomisi içinde ağırlığının gittikçe azalacağını, genişlemeye devam etmesi durumunda ise dünyadaki etkinliğini, küresel rolünü koruyacağını belirterek, ''Türkiye'yi içine alan AB, dünya meselelerine, dış politikaya çok daha dengeli ve meşruiyet zemini çok daha güçlü bakan bir AB olacak'' dedi.
Babacan, Medya ve Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen ''gala gecesi''nde yaptığı konuşmada, karşılıklı anlayışın daha iyi gelişmesinde medyanın büyük rol oynadığına işaret ederek, Türkiye'nin AB sürecinin üç önemli ayağı olan siyasi reformlar, müktesebatın üstlenilmesi ve iletişimin önemini vurguladı.
Her iki tarafın da birbirini daha iyi anlamasının önemine dikkati çeken Babacan, ''Uzun vadede asıl önemli olan, akıllarını ve kalplerini kazanmamız gereken toplumlarımız. Toplumlar ikna olmadıktan sonra parlamentolar, hükümetler bu süreci ilerletme konusunda hep tereddütlü olacaktır'' dedi.
Babacan, Türkiye'nin, son dönemde yaşadığı sosyal, siyasi ve ekonomik dönüşüme de değinerek, temel hak ve özgürlükler, daha açık bir toplum olma gibi alanlarda AB sürecinin, Türkiye'nin kendini değerlendireceği kriterleri sağladığını, bunun iç dinamikleri besleyen bir unsur olduğunu anlattı. Türkiye'de toplumun AB sürecine güçlü bir destek sunduğunu ifade eden Babacan, aksi halde bu reformların başarılamayacağını belirtti.

-''AÇIK ÇOK HIZLI KAPANACAK''-

Bakan Babacan, ''Önümüzdeki yıllarda Türkiye ve AB arasındaki açık çok hızlı kapanacak. 2009 verilerine göre ortalama kişi başına düşen milli gelirimiz, AB ortalamasının yüzde 46'sı. Bu, 2002 yılında üçte birinden düşüktü. İleriye doğru biz bu farkı çok hızlı kapatacağız'' dedi.
Özellikle Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde en önemli argümanlardan bir tanesinin ''Türkiye çok fakir, AB'ye yük olacak'' şeklinde olduğunu, oysa bugünkü ekonomik tabloya ileriye doğru bakıldığında Türkiye'nin yük olmayacağının açıkça görüldüğünü belirten Babacan, AB'nin genişlemeden sorumlu bir önceki komiseri Olli Rehn'in, ''İleride Avrupa'daki bazı ülkelerde emekli maaşları, Türk mühendislerinin ödedikleri primle karşılanacak'' sözünü anımsattı.

-''ARGÜMAN OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAYACAK''-

Türkiye'nin Avrupa'yla ekonomik açıdan farklılığının bundan sonraki dönemde bir argüman olarak karşılarına çıkmayacağı görüşünü dile getiren Babacan, ''Karşımıza çıkacak en önemli konulardan bir tanesi şu olacak: Türkiye üye olduğu gün, oy hakkı olarak karar mekanizmalarında en etkin 2-3 ülkeden biri olacak'' dedi.
Babacan, şöyle devam etti:
''AB eğer genişlemeyi durdurursa, AB'nin toplam ekonomisi, dünya ekonomisi içinde ağırlığı gittikçe azalan bir ekonomi olacak. Asya'nın, Amerika'nın, Güney Amerika'nın, Türkiye'nin büyümesine bakın, bir de AB'nin büyüme beklentilerine bakın. AB durduğu yerde göreceli olarak küçülecek bir birlik olacak. AB'nin siyasi etkinliği, yavaş yavaş azalabilecek. Oysa genişlemeye devam eden bir AB, dünyadaki etkinliğini, küresel rolünü koruyan bir AB olacak. Türkiye'yi içine alan AB, temsil gücü daha yüksek bir AB olacak. Türkiye'yi içine alan AB, dünya meselelerine, dış politikaya çok daha dengeli ve meşruiyet zemini çok daha güçlü bakan bir AB olacak.''

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 06:12

İLGİLİ HABERLER