Ekonomi
  • 10.6.2011 00:31

BABACAN VE TÜSİAD ARASINDAKİ PÜRÜZ NASIL KRİZ OLDU?..

Cari açık kontrol altında

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, cari açık konusunda şimdilik bir sıkıntı olmadığını belirterek, ancak ilerde ulaşabileceği seviye ile ilgili dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

Tvnet’te katıldığı Abdülkadir Selvi ve Melek Baripoğlu Arıcı'nın hazırlayıp sunduğu Başkent Programı’nda gündeme ilişkin soruları cevaplandıran Babacan, Türkiye’nin 8.5 yıldır cari açık vermesine rağmen, Merkez Bankası’ndaki döviz rezervlerini arttırdığına dikkat çekti.

Cari açığın ilerde hangi boyutlara ulaşacağının önemli olduğunu anlatan Babacan, “Cari açık ileriye gittiği noktada finansman sıkıntısı olur mu olmaz mı? Bu önemlidir. Bizim bankalarla aldığımız tedbirler Kasım ayındaan beri yaptığımız uygulama ağırlık olarak cari açığının ileride hangi noktaya ulaşacağını şimdiden kontrol altında tutup, daha makul seviyelere indirme çabasıdır. Bu günkü cari açık seviyesinden çok rahatsızlığımız yok. Ama ileride ulaşabileceği seviye ile ilgili dikkat etmemiz gerekiyor” dedi.

LİKİDİTENİN BOL OLDUĞU DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

Dünya konjonktürüne dikkat edilmesi gerektiğine işaret eder Babacan, “Dünyada finansalın kolay olduğu, likiditenin bol olduğu dönemler oluyor. Finansalın daha zor olduğu likiditenin daha kısıtlığı olduğu dönemler oluyor. Biz şu anda finansalın bol olduğu likiditenin çok olduğu bir dönemdeyiz. Bir süre daha böyle gidecek gibi gözüküyor. Ama gün gelecek finanssal azalabilir ve likiditenin azalacağı, merkez bankaları piyasalara saldığı karşılıksız parayı zaman içerisinde geri çekebilir. Bizim şimdiden o günlere hazırlanmamız gerekiyor. Yoksa bu gün için bir problem yok. Aksi halde piyasaları bu rakamlarda tutmak mümkün olmaz. Adamlar kendi parası ile borçlanıyor. Biz elin parası ile borçlanıyoruz. Biz onlardan daha küçük faiz ödüyoruz. Nasıl oluyor. Demek piyasalar Türkiye’ye güveniyor” diye konuştu.

BÜYÜK ŞİRKETLER SİYASİ GÖRÜŞLERİNİ BELLİ ETMEZ

TÜSİAD’la hükümet arasında zaman zaman yaşanan gerilimlerle ilgili bir soruyu cevaplandıran Bakan Babacan, “Büyük şirketlerin sahiplerinin bir partiyi desteklemesi iş açısından önemlidir. Bu bir risktir. Bunları da kolay kolay yapmazlar. Dünyada büyük kitlelere mal satan şirketler siyasi görüşler bildirmezler. Bizim partiyi tutmayan patronların gününü gösteririz gibi bir yaklaşımımız olmaz. Bu bir tehdit değil tespit. Dünya için geçerli bir tespit. Yani kendi müşterileri için risktir. Zaten çok uluslu şirket bunu yapmaz. Kendi müşterileri için risklidir” şeklinde konuştu.

VİDEO İÇİN LÜTFEN LİNKİ TIKLAYINIZ...

KREDİ UYARISI

Yılın ikinci çeyreğinde büyümede daha mütevazi rakamlar beklediklerini anlatan Babacan, “Bunun asıl sebebi şu: Yüksek büyüme hem geçen yıl hem de bu yıl ki kaynağa sahip özel sektörün yatırımları çok hızlı artıyor ve ekonomimizin büyümesine neden oluyor. Üretimin ve gelecek için büyümemize neden oluyor. Sıkıntı görmüyoruz ama ikinci kaynakta iç tüketimde çok ciddi artış var. Ama bundan sonra yavaş yavaş azalması gerektiğini düşünüyoruz. Halkımızın cebindeki paranın tüketimi değilse sorun yok ama bankalar geleceğe güveniyor kredi vermeye o kadar iştahlı ki, geçen sene sadece tüketici kredileri 43 katrilyon arttı. Yani şu demek bu halkımız borçların üzerine 43 katrilyon daha borçlandı. Bunun ölçülü davranması lazım. Allah korusun borçlanmış bir insan ekonomik sorunları sosyal sıkıntıları geri getirebilir. Kaldı ki çıkış noktası ABD’nin krizi bunda kaynaklanıyor. Bütün dünya ekonomik zarar gördü” dedi.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 16:46

İLGİLİ HABERLER