Bahçeli: "Ahlaksızlık ve utanmazlıktır''
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlığına ilişkin medyada yer alan haberleri değerlendirirken, ''Başbakan Erdoğan'ın, sağlığı üzerinde soru işareti oluşturmak, belirsizliği körüklemek ve insan ömrüne kulaktan dolma şayialarla vade biçmek en hafif tabiriyle ahlaksızlık ve utanmazlıktır'' dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul Esenyurt'ta, bir inşaat şantiyesinde meydana gelen yangın sonucunda 11 işçinin hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
İstiklal Marşı'nın kabulünün 91. yıldönümü olduğunu anımsatan Bahçeli, ''İstiklal Marşımız, bağımsızlığa duyulan sarsılmaz bağlılığın belgesi, millet varlığına sadakatin şiirsel özeti, ibretlik bir direnişin sembolüdür. Bu vesileyle tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de 'yurduna alçakları uğratmamak uğruna göğüslerini siper eden' bütün aziz şehitlerimize, kahramanlarımıza ve ahlak timsali olan muhterem vatan şairimize en derin şükran hislerimle Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum'' diye konuştu.
''Türkiye'nin, belirli periyotlarla farklı yoğunlukta ve etki düzeyleri değişken sıkıntılı gelişmelerle yüz yüze kaldığını'' ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:
''Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti'nin dayatmacı, baskıcı ve tepeden inmeci siyaset anlayışı, var olan sorunların asıl ve esas nedeni olarak karşımızdadır. Hükümet, deyim yerindeyse aziz milletimizin kene gibi kanını emmektedir. Dayanma ve mukavemet gücünü eritmektedir. Çatışma ve kavga dinamikleri Adalet ve Kalkınma Partisi ile birlikte kök salmakta, tahammül ve karşılıklı hoşgörü bu zihniyetle ağır yara almaktadır. İktidar partisi, milletimizi germekte, yormakta, sıkmakta ve bunaltmaktadır.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin attığı her adım, yeni bir huzursuzluk kaynağı, getirdiği her teklif taze bir kriz haberi ve gündeme taşıdığı her görüş bir kutuplaşma habercisi olmaktadır. Milli vicdanların şahitliğiyle söylemek lazımdır ki bin yıllık alın terinin armağanı olan kaynaşma ve yakınlık inancını farklılık hezeyanlarıyla kıskaca alan bu garabet siyasettir. Aziz milletimizin müşterek amaç ve kabullerini yıkmaya çalışan iflah olmaz nitelikli bu siyaset pratiğidir.''
-Başbakan Erdoğan'ın sağlığı-
''Adalet ve Kalkınma Partisi'nin küresel ilişki ağlarına sıkı sıkıya bağlanışının, Türkiye'nin, güvenlik duvarlarını aşındırdığını, spekülasyon ve manipülasyon merakında olanlara eşsiz fırsatlar sunduğunu'' ileri süren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Gerek küresel merkezlerden, gerekse de içimizdeki mihraklardan yalan yanlış bilgiler, kamuoyu yönlendirmeye matuf haberler ısrarla servis edilmektedir. Kimi zaman iktidarı hedef alan yayınlar, kimi zaman muhalefeti hedefine alan dedikodular son zamanlarda bir hayli etkinlik kazanmıştır. Bunların en bilineni ise Wikileaks iddiaları ve bu kapsamda çarşaf çarşaf deşifre edilen ilişki ve irtibat bağlantıları olmuştur. Şüphesiz bunlara tevessül etmeyeceğimizi, dışarıdan sağlanan dayanaksız bilgi ve ahlak dışı edinilen belgelerle en başta hükümet olmak üzere, hiç kimse hakkında yorum yapmayacağımızı değişik kereler gündeme getirdik ve beyan ettik.
Son günlerde dikkatimizi, yine Okyanus ötesi kaynaklı yeni bir sızma harekatı ve mesnetsiz ihbarlar çekmiştir. Her önüne gelenin dışarıya bilgi yetiştirme ve ispiyonculuk yapma konusunda aşırı istekli olduğu da gözümüzden kaçmamıştır.
Özellikle, medyada yer tutmuş, fitne ve nifaka dayalı haberleriyle malul olan bir gazetenin de söz konusu özel istihbarat kuruluşuna ulaşan bilgileri manşetten vermesi bir başka önem derecesi yüksek konuyu gündeme getirmiştir. Dahası Başbakan Erdoğan'ın sağlığı üzerinden yapılan haberlerin, iki yıllık ömrü kaldığına dönük çirkin ve insafsız yayıncılığın bizim nezdimizde hiçbir kıymet hükmü bulunmamaktadır. Bir insanın sağlığı üzerinde soru işareti oluşturmak, belirsizliği körüklemek ve insan ömrüne kulaktan dolma şayialarla vade biçmek en hafif tabiriyle ahlaksızlık ve utanmazlıktır. Başbakan Erdoğan bizim siyasi rakibimizdir, mücadele halinde olduğumuz bir partinin genel başkanıdır. Şüphesiz, biz kendisinin sağlıklı ve vücut bütünlüğünün yerinde olmasını diler ve bunu isteriz. Sıhhatin bulunmadığı bir yerde ne siyasi mücadelenin ne de başka bir şeyin önem taşımayacağını bilir ve buna inanırız. Başbakan'a yönelmiş bu izansız iddianın öncelikle insan olmasından kaynaklanan haklarına açık bir tecavüz ve saldırı anlamına geldiği kanaatini taşıyoruz.''
-''Memnuniyet duydum''-
''Başbakan'ın, ABD'li bir medya şirketinin sahibiyle görüşmeler yapması, bazı gazete ve televizyonların satışına aracılık yaptığı imajı vermesi işgal ettiği makamla katiyen uyumlu olmamıştır'' diyen Bahçeli, ''Ogerleri, Oferleri, Arap şeyhlerini unutmadık'' dedi.
Bahçeli, Suriye'de yaşanan olaylara da değinerek, ''Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Suriye konusundaki çıkışlarının, Esad yönetimini hedef alan söz ve beyanları artarak sürdüğünü'' söyledi. Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan, 'Beşşar Esad'ın dökülen kanlardan sorumlu olduğunu, babasından sorulmayan hesabın kendisinden sorulacağını' ısrarla dile getirmektedir. Ancak, Beşşar Esad ile aralarından su sızmadığı yıllarda, baba Hafız Esad'ın şiddet ve vahşet uygulamalarını nedense bir türlü aklına ve hatırına getirmeyen Başbakan, işler sarpa sarınca eski defterleri karıştırmış ve Baasçı zihniyetin neler yaptığını birden bire gündemine almıştır'' diye konuştu.
İsrail'in Gazze'ye dönük insanlık dışı cinayetlerini sürdürdüğünü belirten Bahçeli, son yapılan saldırıda en az 15 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
Aralarında Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın da bulunduğu gazetecilerin tahliyesini de değinen Bahçeli, ''Bir yılı aşkındır tutukluluk halleri devam eden dört gazetecinin tahliye haberlerinden duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Dileğim halen cezaevinde bulunan milletvekilleri ve diğer gazetecilerin de özgürlüklerine bir an önce kavuşmalarıdır'' dedi.