Gündem
  • 12.10.2010 11:51

BAHÇELİ'DEN TÜRBAN İÇİN HODRİ MEYDAN

Bahçeli şöyle konuştu.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum

Kırgızistan'da sağlıklı geçen seçimden memnuniyetimi belirtmek isterim. Siyasi partileri kutluyorum. Sonuçların hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye çıkarcı çatışmacı bir siyasetin nedeniyle zor günler yaşamaktadır. AK Parti'nin içini boşaltmadığı değer kalmadı. Buna CHP'de katıldı. Bu iki partinin başörtüsü yaklaşımları ibretlik hal almıştır. Başörtüsü ile ilgili seçime yönelik söylemler artmıştır. Bu meselede vagon olmayı unutan Erdoğan sürekli konuyu kaşıyor. Anamuhalefet hamle yerine ancak biz çözeriz diyerek devamlı oyalamaktadır. Bunlar da başörtüsü üzerinde sayasetlerini sürdürmüşlerdir.

Madem başörtüsü konusunda sözler söylüyorsunuz. Gelirsiniz meclisi hep birlikte çözeriz. Üniversitede başörtüsü sorununa biz varız ve buradayız... Her ne kadar başörtmek din özgürlüğü ise kullanmamak da vicdani bir haktır. Başörtüsünün serbest kalması laikliği etkiliyemecek. Yalnız üniversitede serbest kalması ile ilgili bir durum varsa bu konuda herkes sorumluluk almalıdır.

Başörtüsü konusunda görüş bildirenlerin yaptıkları oyalamaktan başka bir şey değildir. Üniversiteye giremeyen kızlar için AK Parti ve CHP'yi meclise davet ediyorum. Biz desteğe hazırız.

Dün HSYK'da 6 üye istifa etti. Bakan ve müşteşardan başka üye kalmadı. Hakimlerle çatışma işi bu noktalara geldi. Hükümetin yandaş medya anlayışı meyveleri verdi. Bu yargı alanındaki büyük bir sorunun varlığına işaret etmiştir. Bundan sonra sırada AK Parti yargısının en üst düzey konumlandırılmasına gelmiştir.

Adalet vidanlarda karşılık bulmamaktadır. Son olaydan sonra Cumhurbaşkanı devreye girmeli, kurumların ahengli uyumunu sağlamalıdır. Doğal olarak bunun bedeli ağır olacaktır.

Her vatandaşımız ekonomik olarak güçlü ve kendine yetebilir olması özgüveni açısından da önemlidir. Yardıma muhtaç insanımızın sağlıklı bir demokrasi algısından bahsetmek mümkün olmayacaktır. Bu zamana kadar uygulanan ekonomi politikalarının yol açtığı işsizlik, kandırılan esnaf, gün yüzü görmemiş memur ve dul ve yetimler yer almıştır. Ekonominin taraf olmasını hızlandırmıştı. Gelir adaletsizliği tehlikeli mecraya girmiştir. AK Parti'de bir kesim sınır tanımaz bir biçimde kazanırken birilerinin seyretmesi tam bir kara mizah örneğidir. Aynıya bakması yeterlidir. İşbirlikçi akisleri görmek için. Yoksulun daha yoksullaştığı Türkiye'de 8 yılık sürede anormal şekilde arttı.

Ülkemizde önümüzdeki 3 yılın orta vadeli mali plan geçtiğimiz haftanın son gününde tespit edildi. Bazı tespitlerimi paylaşmak istiyorum. Döviz kuru savaşları ticaretin tıkanacağını öngörmüştür. Özellikle Çin parasının değerlenmesine izin vermeyerek Küresel bir güç haline gelmiştir. Değerli paraların ticarete darbe vuracağı konuşuluyor. Dövizde 2. dip söz konusu olmuştur. Birçok ülke kurlara müdahele ederek düşük seyretmesini sağlamıştır. Böylesi bir ortamda IMF ve Dünya Bankası toplantılarında küresel ekonominin denetlenmesi için daha etkin rol oynaması çağrısı yapılmıştır.

Türk Lirasının itibarı ve değeri bizim için vazgeçilmezdir. Son günlerde sıcak para operasyonları gözden kaçmamaktadır. Getirilen dövizler borsaya bonoya yatırılarak iyi kar edildiği ortadadır. Gelen paranın büyük oranın nerelere gittiği ortadadır. Merkez Bankasının rezerv hareketi dövizin durumunu düzeltmeyecektir. Bütün bu gelişmeler göstermektedir ki TL'nin değeri artmaktadır.

Döviz gelirleri ile giderleri arasındaki cari açık artarken paramızın değerlenmesi normal midir. İç tasarruflar yerine dış tasarruflar önemli midir? AK Parti döneminde sermaye baronlarının işine yaramaktadır. Biz sermaye düşmanı değiliz. Gelen sermaye iş oluyor istihdam oluyorsa tamam ama sıcak para lobilerinin insafına ülkemizin terk edilmesini doğru bulmayız. Kapkaç ekonomisini getiren AK Parti ekonomisinden de memnun olmayız. Halkımız pahalı et ve gıda yemektedir. Dövizle ihracat yapanlar kan ağlamaktadır. TL'nin değer kazanması cebimizdeki parayı azaltmaktadır. Dünyanın bir çok ülkesi tedbirler üstüne tedbir uygulamaktadır. AK Parti sıcak paraya kapıları sonuna kadar açılmaktadır. Zenginlikten küresel yardakçıları memnundur. Türk milletinin kaynaklarını heba etmenin hesabını verecektir. Bu dünyadaki hesabını biz soracağız. Gerisi de Allah'ın takdiridir.

OVMP ve OVP'de büyüme tahminin 6,8 gelecek yıl 5,5 olarak belirlenmiştir. IMF'de yüzde7 görüldü. Elbette yüzde 11'lik büyüme tekrar etmeyecek. Büyüme sürdürülebilir bir ivme alırdı. Ekonomik büyümenin işsizlik sorununa katkı vermeyeceği ortadadır. Özellikle program hedefine ulaşmada bu sürecin nasıl işleyeceği önümüzdeki dönemlerde daha iyi görülecektir.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 02:49

İLGİLİ HABERLER