BAKAN ÇELİK: UMARIM BÖYLE BİR ÖĞRETMEN BENİM KARŞIMA ÇIKMAZ
UĞUR ALICI
ANKARA - Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Celik, eğitimde ödüllendirme ile cezanın karşılaştırmasını yaparak, dayakçı öğretmenler konusunda ''Umarım böyle bir öğretmen benim karşıma çıkmaz'' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nde Açık İlköğretim ve Liseler arasında 'şiir, öykü ve resim' dallarında dereceye giren öğrenciler için düzenlenen törene katıldı. Çelik, konuşmasında eğitim alanında yaptıkları çalışmaları anlattıktan sonra eğitimde ödüllendirmenin önemine değindi. Marifetin iltifata tabi olduğunu kaydeden Çelik, buna karşın dayağın bir yöntem olamayacağını söyledi. Çelik, Türkiye'de yaşamın her sürecinde dayağın bir yöntem olarak kullanıldığını belirterek, ''Dayak olayı Türkiye'de sorgulanması gereken bir olaydır. Çocuk büyümeye başlar, anne ve babadan dayak yer. Sonra okula gider öğretmenden yer. Sonra liseye üniversiteye gider toplumsal olaya katılır polisten dayak yer. Cezaevine gider gardiyandan dayak yer. Sonra askere gider komutandan dayak yer. Şimdi olacak şey mi bu? Biz dayak atan ve dayak yiyen bir toplum olmaktan ne zaman çıkacağız? diye konuştu.
Çelik, konuşmasında özellikle öğretmenlerin dayağı bir yöntem olarak kullanmaması gerektiğine dikkat çekerek,''Ben öğretmenlerimize hep söylüyorum. Canım bir kulağını çekmekle ne çıkar veya cetvelle parmaklarına üç kere vurmakla ne çıkar? Çok şey çıkar. Umarım ki böyle bir öğretmen benim karşıma çıkmaz'' dedi.
Çelik, disiplinle despotizmin farklı uygulama yöntemleri olduğunu anlatarak, ''Disiplinli bir eğitim yapmak da despotluk anlamına gelmez. Biz halk olarak genellikle uçları severiz. Deveye sormuşlar. İnişten mi hoşlanırsın yokuştan mı? Devede, 'düzün canı mı çıktı?' demiş. 'Düz varken niye iniş veya yokuş?' Bugün alınması gereken tedbir bu'' diye konuştu.
Çelik, sınıflarda ciddiyet içerisinde eğitimin yapılacağını, 'canım çocuktur canı istediğini yapsın' şeklinde bir anlayışın da olamayacağını belirterek, bunların farklı şeyler olduğunu, okullarda nizam ve intizama dikkat edileceğini söyledi. Çocuklara anne baba şefkatiyle yaklaşmanın meseleyi gevşek tutmak anlamına gelmeyeceğinin altını çizen Çelik, disipline olmakla despot olmanın farklı konular olduğunu anlattı.
Öte yandan, törende ödül alanlardan ortopedik özürlü Nevruz Özcan yaptığı konuşmayla salondakilerden yoğun alkış aldı. Mersin'in Mut İlçesi'ne bağlı Göksü Beldesi'nde yaşadığını söyleyen ve beldede lise ortaöğretim düzeyinde eğitim kurumu bulunmadığını, var olan tek ilköğretim kurumunun da çeşitli sorunları olduğunu ifade eden Özcan, imkanları olanların beldelerine gelip eğitim koşullarını görmesini istedi. ''Gelin görün, gördüklerinizi siz anlatın'' diyen Özcan, kendisinin de şiir yazdığını ancak şiirlerini topladığı kitabı çıkarabilmesi için bilgisayara ihtiyacı olduğunu belirterek salonda bulunanlardan bilgisayar istedi. Bunun üzerine Bakan Çelik, Nevruz Özcan'a bilgisayar hediye etme sözü verdi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:30