YALÇIN ÖZÜM
BURSA- Çin, Japonya ve Amerika'da ''Apiterapi'' adı verilen bal arısı ürünlerinin tıbbi alanda kullanılması, Hacettepe Üniversitesi Uygulamalı Biyoloji Bölümü Ana Bilim Dalı Araştırma görevlileri tarafından araştırma konusu seçildi. Bal ve doğal arı ürünlerinin, birçok hastalığa iyi geldiği bildirildi.
Yurdun çeşitli bölgelerinde arı üreticilerinin çalışmalarını yakından takip eden ve doğal arı ürünlerini laboratuvarlarda inceleyen araştırma görevlileri ilginç sonuçlar elde etti.
Buna göre, arı balı, içerdiği C vitamini, E vitamini, karetenoidler, flavanoidler ve fenolikler sebebiyle insan organizmasına antioksidant kaynak oluşturarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bazı ballar, gastrit ülsere sebep olan helicobacter pylori bakterisini önlüyor. Yanık tedavisinde enfeksiyonları azaltıyor.
Arı sütü, başlıbaşına gençlik aşısı gibi. Enfeksiyon ve hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Tonik, canlandırıcı, fiziksel performansı artırıcı, öğrenme kapasitesini geliştirici özellikleriyle tanınıyor. Seksüel istek ve performansı artırıyor, kendine güven veriyor. Yüksek kan basıncı, anemi, arterioskleroz, kolesterol seviyelerini düzenliyor, doğal antibiyotik olarak deri ve sindirim enfeksiyonlarına sebep olan bakterilerin gelişimini durduruyor. Dışarıdan uygulanması halinde epitel canlandırıcı, derideki kırışıklıkları önleyici özelliği bulunuyor.
Arı poleni, vücudumuzu gençleştiriyor. Organları ve bezleri uyararak yaşama direncini artırıyor, hayat süresini uzatıyor. Radyasyon ve kimyasal kirleticilere karşı immün sistemimizi güçlendiriyor. Saman nezlesi hastaların yüzde 73'üne ağız yoluyla arı poleni verildiği zaman ortalama yüzde 75'lik bir iyileşme gösterdiği ortaya çıktı. Astımlı hastaların yüzde 78'i de ağız yoluyla arı poleni aldıkları zaman yine yüzde 75'lik bir iyileşme gösterdikleri anlaşıldı.
Arı poleni içindeki quarcetin maddesinin alerji ve saman nezlesini azaltan yardımcı faktörlerden biri olduğu sanılıyor. Arı poleni doğurganlığı artırıyor, kolesterolu azaltıyor. Ancak çok miktarda arı poleninin damla hastası ve bazı insanlarda ürik asit miktarını yükseltebileceğine dikkat çekiliyor.
Hastalığı önleyici amaçlar için polen kullanım dozunun yetişkinlerde başlangıç olarak günde 1/8'den 1/4 çay kaşığına kadar olabileceği ve dozun azar azar günde 1 ile 3 kez 1-2 çay kaşığı artırılabileceği belirtiliyor. Alerjisi olan yetişkinler için günde 1 ile 3 granül ile başlanarak dozun azar azar yükseltilebileceği tavsiye ediliyor.
PROPOLİS, HÜCRELERİ GÜÇLENDİRİYOR
Arı kovanlarının iç yüzeyini kaplayan propolisin, astar rolü oynadığı ve bu maddeden hücrelerin bakterilere karşı güçlendirilmesi amacıyla faydalanıldığı belirtiliyor. Antibiyotik özelliği bulunan propolisin yurt dışında kozmetik sanayiinde kullanıldığı, akne tedavisinde yüz maskesi yapımında faydalanıldığı bildiriliyor. Egzama tedavisinde propolis kremleri ve tabletleri yapıldığı belirtiliyor.
Kozmetik alanında kullanılan balmumundan, telli çalgılar, okçuluk ve modern sanatlarda faydalanılıyor.
Arı zehiri ise artrit ve diğer sistematik iltihaplarda kullanılıyor. Akut ve kronik yaralarda, yara izi oluşmuş dokularda kullanılıyor. Multiple Sclerosis'i iyileştirmede kullanılıyor. Arı zehirinin bu hastalıktaki mekanizmasının hala tam olarak anlaşılamadığı ifade edilirken, basit bir tendon hastalığında birkaç arı sokmasının yeterli olacağı bildiriliyor. Artrit gibi daha ciddi kronik problemlerde 1-3 ay, 2-3 kez ve bir seferde çok sayıda sokma yapıldığı, Multiple Sclerosis'te ise arı zehiri kullanımının 6 ay, haftada 2-3 kez yapılması öneriliyor.
Apiterapi adı verilen arı ürünleri ile hastalık tedavisinin diğer bütün tedavilerde olduğu gibi mutlaka uzman gözetiminde yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:07