Ekonomi
  • 29.11.2002 17:11

BANK-Sİ-SEN:"TÜRK FİNANS SEKTÖRÜNÜN ÜZERİNDE OYUNLAR OYNANIYOR"

KAYNAK : Haber Vitrini İSTANBUL- Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BANK-Sİ-SEN) Genel Başkanı Alptekin Sağlanmak, Türk Ticaret Bankası'nın bir an evvel Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kontrolünden çıkarılarak bir Türk müteşebbisine satılmasını istediklerini söyledi. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Türk Ticaret Bankası'nın (Türkbank) tasfiyesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması kararının verilmesinden sonra bugün de İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde tasfiye genel kurulun iptaline ilişkin ihtiyati tedbir istemli dava görüldü. Türkbank ve Türk finans sektörü konusunda açıklamalarda bulunan BANK-Sİ-SEN Genel Başkanı Sağlanmak, Türkbank ile ilgili değişik mahkemelerde davalar açıldığını, bu davaların bir kısmının kendi lehlerinde sonuçlandığını, dün de İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden tasfiyenin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması kararının çıktığını, bugün de 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde şube kapatma ve personel çıkarma konusunda açılan davanın görüldüğünü ve buradan da müspet bir sonuç beklediklerini söyledi. Sağlanmak, "Şu anda çalışanların işten atılmasıyla ilgili listeler hazır bekletiliyor. Bu ayın 12'sinde tasfiye ilgili bir genel kurul yapılacaktı ve olay bitirilecekti. Fakat karar askıya alındı. Dolayısıyla buradan olumlu bir karar çıkması durumunda personel çıkartılması önlenecek ve banka çalıştırılmak zorunda kalacak" dedi. AÇILAN DAVALAR Açılan davaların tasfiye genel kurulunun iptali ile ilgili olduğunu belirten Sağlanmak, "Banka ile ilgili mahkemenin esastan görüşmesi 1.5 - 2 yıl süreceğe benziyor. Bu süreç içerisinde genel kurul kararının askıya alınması lazım ki banka yeniden faaliyete başlasın. Tabii mahkemenin son kararıyla banka yeniden faaliyete geçti. Emeklilerin ilk etapta maaşları ödenmeye başlandı" diye konuştu. Fon bankası olmadıklarını ve bunu her zaman, her ortamda iddia ettiklerini belirten Sağlanmak, "TMSF bizim ortağımız. Tabii ki bunlar geçici çözümler. Türkbank ile ilgili radikal tedbirler alınıp sorunun çözülmesi lazım" dedi. Gelişen olayların bankanın kapatılmasının altında yatan gerçeklerin ekonomik nedenler olmadığının ortaya çıktığını ileri süren Sağlanmak, şöyle devam etti: "Bundan sonra yapılacak şey siyasi bir çözüm üreterek bu bankayı özelleştirip kurumsal kimliği olan bir kişiye satarak yeniden piyasa girmesi sağlanmasıdır. Aynı yapı devam ederse pek değişen bir şey olmaz. Çünkü 2 yıldır aynı yapı bankayı buralara getirdi. Bu banka artık TMSF ve BDDK kontrolünden çıkmalı. Kontrol devam ederse, bu yapı devam ederse maliyet daha da artar. Bunun faturasını yine bizler öderiz. Bunun için siyasi otoritenin bir an evvel harekete geçmesi lazım. Önümüzdeki hafta zaten hükümet yetkilileriyle sendika olarak görüşmelere başlayacağız. Kendilerine raporlar sunacağız. Bir an evvel radikal bir çözüm üretmelerini, bankanın BDDK'nın kontrolünden çıkarak bir Türk müteşebbisine satılmasını isteyeceğiz." Hükümet değişikliğinin kendileri açısından yeni siyasi iradenin bankacılığa bakış açısını ortaya koyacağını belirten Alptekin Sağlanmak, "Bir zihniyetin değişip değişmediğini göreceğiz. Yani bir noktada hükümetin bankacılığa bakış açısını test etmiş olacağız. Bunun iki örneği var; Pamukbank ve Ticaret Bankası olmak üzere. Yargı bizlerden yana karar verdi. Ticaret Bankası ile ilgili esas kararı verecek siyasi otoritedir" diye konuştu. "SEKTÖRÜN ÖNEMLİ SORUNLARI VAR" Türk finans sektörünün önemli sorunları olduğunu vurgulayan Alptekin Sağlanmak, "Türk Ticaret Bankası 1913 yılında Milli İslam Bankası olarak kurulmuş. Çalışan ve emeklisine ait bir banka. Uygulanan politikalar bankayı bu hale getirdi. Korkmaz Yiğit, Türk Ticaret Bankası özelleştirildiği zaman 600 milyon dolar verdi. Daha sonra bizim dışımızda kasetler ve pazarlıklar çıktı. Bunun neticesinde ihale iptal edildi. Hükümet düşürüldü. Türk Ticaret Bankası hükümet düşüren banka olarak tarihe geçti. O tarihten bugüne kadar devlet buranın içerisine yaklaşık 500 trilyon liraya yakın bir para koydu. Yöneticiler bankada 600 milyon dolarlık kredi batırdı. Bedeli Türk halkına ödetildi. Şimdi bunların sorumluları dışarıda elini kolunu sallaya sallaya geziyor" dedi. IMF isteği ile kurulan BDDK'ya kimsenin dokunamadığını, özellikle Türk Ticaret Bankası üzerinde yanlış işler yapıldığını belirten Alptekin Sağlanmak, "BDDK bankayı kapattı, bütün mevduatlar ödendi. Şimdi bu bankayı açtı. Bu süreçte Ticaret Bankası'nın zararını kim ödeyecek? Bankacılık itibar müessesesidir. Şu an bankayı açtı ama Ticaret Bankası'nın 1 katrilyon liralık mevduatının hepsi ödendi. Yeniden bankacılığa başlayacaksınız, mevduat toplayacaksınız, kar edeceksiniz, kolay bir iş mi bu? Bunların bedelinin ödenmesi lazım" şeklinde konuştu. Mahkemeden sonra yeni siyasi iktidara raporlar sunarak Türk Ticaret Bankası'nın içinde bulunduğu durumu aktaracaklarını belirten Sağlanmak, "Ticaret Bankası artık bir sembol oldu. Bankacılıkla ilgili sıkıntıları yeni hükümete anlatacağız ve radikal değişiklikler isteyeceğiz" dedi. IMF POLİTİKALARI VE YABANCI BANKALAR Türkiye'de finans sektöründe yaşanan olayın iyi irdelenmesi gerektiğini vurgulayan Alptekin Sağlanmak, "IMF politikalarıyla finans sektörü Türk müteşebbisinin elinden alınmaya mı çalışılıyor? IMF'nin istediği ile kurulan BDDK'nın mutlaka sorgulanması gerekir. Bu kurumun asli görevi bankacılığı ve sektörü rehabilite etmektir. BDDK bugüne kadarki uygulamalarıyla rehabilitasyon değil, kapatma misyonu üstlendi. 2 milyar dolarlık bankalar 300 milyon dolara yabancılara satıldı. Birçok banka kapatıldı. Eğer banka sahipleri bir hata yapmışsa bunun bedelini halka ödetmek doğru değil. Şimdi kapatılan bankaların boşluklarını yabancı bankalar dolduruyor" ifadelerini kullandı. Yabancıların finans sektörüne el atmalarının başka ülkelere bakarak iyi değerlendirmek gerektiğine değinen Sağlanmak, "Yabancı finans kurumları buraya geldikleri zaman burada hiçbir zaman yerli reel sektörü desteklemezler. Onların destekleyecekleri sektör kendi sektörleridir. Buraya kurulmuş olan yabancı sermayenin kurduğu reel sektörü desteklerler. Bu da Türk müteşebbisi ile yabancı müteşebbisi arasındaki rekabeti gücünü olumsuz etkiler. Onun için Türk finans sektörü mutlaka Türk müteşebbisinin elinde olmalıdır. Bunun örnekleri yaşandı. En son Güney Kore'de finans sektörü yabancıların eline geçti. Sonrasında ülkenin milli değerleri bedava, yok pahasına yabancılara satıldı. Türkiye üzerinde oynanmak isteyen oyunun bu olduğu görüşündeyim" diye konuştu. Söz konusu politikaların devam etmesi durumunda Türk müteşebbisinin elinde banka kalmayacağına dikkat çeken Sağlanmak, "Türk finans sektörü üzerinde oyunlar oynanıyor. 'Yeni krizler çıkarırız, fiyatları düşürürüz, bankaları kapatırız' mantığı hala çalışıyor. Sıra acaba başka bankalara mı gelecek?" diye sordu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:47

İLGİLİ HABERLER