Gündem
  • 17.11.2003 13:12

BAROLARDAN YARGITAY'IN TÜRBAN İLE İLGİLİ KARARINA DESTEK

EDA HAN ANKARA - Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Yargıtay'da yaşanan türban krizi ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, Başbakan ve hükümet üyelerinin bu konuda açıklamalarını, yürütmenin yargıya müdahalesi olarak nitelendirdi. Barolar, 'türban' ve Türkiye gündemine ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi. Ankara Borosu Staj Eğitim Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında ortak basın açıklamasını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok yaptı. Basın toplantısına İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kulcuoğlu, Ankara Barosu Başkanı Semih Güner, İzmir Barosu Başkanı Bahattin Acar, Antalya Barosu Başkanı Zeki Durmaz katıldı.Özok, İstanbul'da yaşanan terör olayını kınadıklarını belirterek, bölgesinde barış, huzur ve hoşgörünün adresi olan Türkiye'nin belirsizlik, kargaşa batağına çekilmek istendiğini söyledi. Türkiye'nin terörün oyununa gelmemesini kaydeden Özok, olaylara hukuka uygun ve bölge barışına katkı sunacak şekilde yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Özok, ''Bu bağlamda, herhangi bir neden bahane edilerek, ülkemizde sıkça yaşadığımız ve en küçük nedenle başvurulan, olağanüstü yönetim biçimlerine ve insan hakları ihlallerine olanak sağlayacak girişimlerde bulunulmamasını önemle vurgularız. Gelinen noktada sorunların çözümünde anahtar kavramlar hukuk ve insan hakları olmalıdır'' dedi. Hükümeti kriz oluşturmakla suçlayan Özok, hükümet temsilcilerinin gereksiz sorunlar oluşturarak, Cumhurbaşkanı'na, Yargıtay Başkanı'na ve rektörlere nezaket sınırlarını zorlayarak eleştiriler yaptığını, bunun sakıncılarını daha önce yayınladıkları bildiride dile getirdiklerini belirtti. Yargıtay'da yaşanan türban kirizine değinen Özok, Başbakan ve hükümet üyelerinin bu konudaki açıklamalarını, yürütmenin yargıya müdahelesi olarak nitelendirdi. Türbanın geleneksel nedenlerle takılan başörtüsü ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Özok, ''Türbandaki ısrarlı girişimlerin dinin siyasallaşması ve laiklik karşıtlığının simgesi olduğu, Anayasa Mahkemesi, adli ve idari yargının her aşamasında verilen kararlarla netlik kazanmış olup, bazı Avrupa ülkelerinin bağımsız mahkemelerinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da vurgulanmıştır'' dedi. Kamusal alanda hizmet verenlerin kılık, kıyafet, davranış yönünden belirli kurullara bağlı olmak zorunluluğunun olduğunu ifade eden Özok, ''Bu noktada avukatlar kendi meslek kurallarına göre mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan özellikle kaçınmak ve bu yükümlülüğe özel yaşamlarında dahi özenle uymak zorundadırlar'' diye konuştu. Adil yargılanmanın herkesin en doğal hakkı olduğunu belirten Özok, ''Ancak herkes yasalar, yargı kararlarına ve duruşma düzenine ilişkin kurallara uymalıdır'' dedi. Özok, yargısal kararlara itiraz edilebileceğini, üst yollara başvurulabileceğini hatta bu kararların hukuksal değerlendirmelerle irdelenebileceğini ancak kesinlikle kınanamayacaklarını söyledi. Yargıya bütçeden az pay ayrılmasından şikayet eden Özok, ''Avrupa Bİrliği'ne girme konusunda gayret sarffettiğini ileri süren hükümet, bu çabada hassas olunması gereken yargıya Diyanet bütçesinden, Sayıştay bütçesinden daha az pay ayırmıştır. Bu tutumla yargı bir anlamda cezalandırılmış olmaktadır'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:04

İLGİLİ HABERLER