Gündem
  • 18.3.2003 17:29

BAŞBAKAN ERDOĞAN: ''BİZ MUHAFAZAKAR DEMOKRATIZ, CHP SOSYAL DEMOKRAT''

ALİ ULURASBA-DEVLET ARIK ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 59. Hükümetin Programı'nı TBMM'ye sundu. TBMM Genel Kurulu TBMM Başkanı Bülent Arınç başkanlığında açıldı. Danışma Kurulu kararının açıklanmasının ardından kürsüye AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan geldi. Erdoğan, Genel Kurul'da, 51 sayfadan oluşan 59. Hükümet Programı'nı sunarken sözlerine, ''Şu an sizlere okuyacağım hükümet programı sadece 59. Hükümetimiz'in 'hükümet etme tekniği'ni değil, 3 Kasım seçimleri ile Türk siyasal hayatında çok önemli bir değişimi gerçekleştirmiş olan partimizin 'hükümet etme mantığı'nı da ortaya koyacaktır'' diye başladı. Dolayısıyla 58. Hükümet ile 59. Hükümet arasında organik bir devamlılık olduğu ve hükümet etme mantığı açısından süreklilik olduğunun altını çizen Erdoğan, TBMM'de CHP ve AK Parti'nin bulunduğunu belirtti. ''Bi isimlendirmenin gerisinde iktidarda 'muhafazakar demokrat' bir partinin olduğunu, ana muhalefette ise 'sosyal demokrat' bir parti olduğunu kaydeden Erdoğan, AK Parti'nin kimliğini 'muhafazakar demokrat' olarak nitelendirdi. ''AK Parti kendi düşünce geleneğimizden hareketle, yerli ve köklü değerler sistemimizi evrensel standarttaki muhafazakar siyaset çizgisiyle yeniden ürütmek amacındadır'' ifadelerine yer veren Erdoğan, AK Parti'nin muhafazakar kimliğinin 'siyasal gücün bir kişinin veya grubun elinde yoğunlaşmasını destekleyen, bireysel ve siyasal özgürlüklere karşı olan, siyasal katılımın hemen hemen tüm biçimlerini reddeden, baskı ve güç kullmanımını öngören' dayatmacı siyasal anlayışları reddetmek olduğunun altını çizdi. Erdoğan, ''Muhfazakar demokrat siyasi kimliğimizin genel tutumu, 'kanun hakimiyeti yoluyla sınırlı devleti savunmak, doktriner ve dogmatik olandan hoşlanmamak' olarak özetlenebilir'' dedi. Bu çerçevede hükümetin rolünün, topluma 'tercihler empoze etme gücünü ele geçirmek olmayan, barışı, anayasal düzeni ve adaleti korumakla sınırlı' olduğuna işaret eden Erdoğan, ''Her siyaset zaman tünelinden ve tecrübe süzgecinden geçtikten sonra ortaya çıkmakta, toplumsallaşabildiği ve gerçek hayatla sınanarak halkın kabulüne mazhar olduğu anda kalıcı olabilmektir. Bu esasa inanan AK Parti Hükümeti, siyasal kimliğiyle, Türk siyasetinin bugününde ve geleceğinde ülke ve millet menfaatleri çerçevesinde belirleyici olma gayretindedir'' diye konuştu. GÜL'E TEŞEKKÜR Erdoğan, konuşmasında, 58. Hükümet'in zor bir dönemde iktidara geldiğini belirterek, eski Başbakan Abdullah Gül'ü övdü ve şu ifadeleri kullandı: ''Çok zor şartlar altında göreve gelmiş olan birinci AK Parti Hükümeti, yani 58. Cumhuriyet Hükümeti, değerli siyaset ve devlet adamı Sayın Abdullah Gül'ün dirayetli ve basiretli Başbakanlığı ile bir yandan halkımızın birikmiş sorunlarına acil çözüm ararken, diğer yandan, bir daha böylesi sorunlarla karşılaşmamak üzere gerekli yapısal değişiklikleri ve reformları gerçekleştirmek için son derece ciddi adımlar atmıştır''. 59. HÜKÜMET'İN VİZYONU Başbakan Erdoğan, 59. Hükümet'in vizyonunu ise şöyle koydu: ''Milletin taleplerini ve vicdanının yankısı haline gelmiş olan AK Parti'nin hükümet etme mantığının bir ifadesi olmakla kıvanç duyan hükümetimiz, ekonomik istikrar sağlamış, rekabetçi bir piyasa yapısını olmuşturmuş, sürdürülebilir kalkınma ortamını yakalamış ve ekonomok refahın nimetlerini adaletle dağıtan, yoksulluk ve yolsuzlukla en etkili şekilde mücadele edilen ve tüm kamu adına görev yapanların yargılanabilmelerinin önündeki, dokunulmazlık dahil tüm engellerin kaldırıldığı, insanlarımızın barış ve refah içinde yaşadığı, çağdaş dünya ile bütünleşmiş, farklılıkların çatışma unsuru olarak değil, zenginlik kaynağı olarak görüldüğü, itibarlı, demokratik, dinamik bir millet iradesini hayata geçirecektir. Hükümetimizin siyasi varoluş sebebi, bu vizyonu gerekleştirme yolunda, siyasi iktidarı, anayasal çerçevede milletin talimatı doğrultusunda yönetmek olacaktır''. KAMU YÖNETİMİNDE GÜVEN Başbakan Erdoğan, kamu yönetiminde güvenin kalıcı olarak tesis edilmesinin yolunun özgürlükler, hukuk devleti, eşitliklerden geçtiğinin altını çizerek, hukuk ve adalet anlayışları gereği hukukun üstünlüğü içinde devletin topluma ve bireylere dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep aidiyeti gibi sebeplerle ayrım gözetmenin söz konusu olamayacağını belirtti. KATILIMCI ANAYASA ''Ayrımcı politikalar peşinde koşanlar karşılarında AK Parti Hükümeti'ni aşılmaz bir engel olarak bulacaklardır'' diyen Erdoğan, insan haklarının evrensel düzeye çıkarıldığı ve kullanıldığı, hukukun üstünlüğünün gerçekleştirildiği ve demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği hukuk sistemini oluşturmak için çalışacaşacaklarını belirterek, ''Artık ülkemiza dar gelen yürrülükteki Anayasa yerine katılımcı ve özgürlükçü yeni bir Anayasa hazırlayacağız. Bu Anayasanın hazırlanmasında kendi fikirlerimiz kadar, muhalefet partilerinin ve tüm toplumsal kesimlerin katılımını en etkin biçimde sağlama çabası içinde olmaya söz veriyoruz'' ifadelerine yer verdi. SİYASİ PARTİLER KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK Erdoğan, siyasi partileri katılıma açmak, halkın partiler üzerindeki denetim ve etkinliğini artırmak, parti içi demokrasiyi ve şeffaflığı sağlamak ve istikrarı bozmayacak şekilde adaleti sağlamak üzere Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunları'nın t ürk siyasetinin bugününde vüm kesimlerin üzerinde mutabakatı aranarak değiştirileceğini belirtti. Amaçlarının şiddet, baskı ve suçtan arınmış, özgürlüklerin nimetlerinden yararlanan ve korkunun olmadığı bir barış toplumu haline Türkiye'yi getirmek olduğunu belirten Erdoğan, ihtilafların çıkmadan önlenmesi için 'koruyucu hukuk' uygulamalarını başlatacaklarını, ayrıca ihtilafların dostane çözüm yollarıyla çözülmesi anlayışını yerleştireceklerini belirtti. 'UYAP' YIL SONUNA HİZMETTE Türk Ceza Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, İcra İflas Kanunu ve İş Kanunu gibi temel kanunları çağdaş gelişmeler ve AB normları dikkate alınarak güncelleştirileceğini belirten Erdoğan, adliyelerin modernleştirileceğini, yargı organları arasında bir bilgi ağı oluşturulacağını, bu çerçevede hazırlanan Ulusal Yargı Ağı Projesi'nin (UYAP) yıl sonuna kadar tamamlayacaklarını ifade etti. Erdoğan, infaz mevzuatınnın da çağdaş normlara uydurulacağını, modern bir örgütlenme, yeterli sayıda personel ve fiziki imkanların sağlanmasıyla ceza ve tutukevlerinin sorunlarını çözüleceğini belirtti. YEREL YÖNETİME AĞIRLIK Katılılmcı ve çoğulcu demokrasi ve yönetimde etkinlik ilkeleri doğrultusunda, kapsamlı bir yerel reform gerçekleştireceklerini de ifade eden Erdoğan, bu çerçevede ulusal öncelikler ile yerel farklılıkların barıştırılacağını, hizmetlerin yerinde karşılanmasının temel ilke olacağını ifade eti. Yerel düzeyde demokratikleşmeye önem vereceklerini ve seçimlerle oluşan organlar üzerindeki merkezi idarenin denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandırılacağını ifade eden Erdoğan, yYerel yönetimler reformu çerçevesinde merkezi idare ile yerel idareler arasında görev, yetki ve kaynak paylaşımı, üniter devlet anlayışına dayalı olarak, etkinlik, verimlilik ve çağdaş yönetimin ilkelerine uygun olarak yeniden belirleneceğini kaydetti. İl idarelerinin de yeniden yapılandırılacağını kaydeden Erdoğan, bakanlıkların taşradaki görev ve yetkilerinin Valiliklere ve İl Özel İdarelerine devredileceğini kaydetti. DEVLET GÖZDEN GEÇİRİLECEK ''Devlette Genel Kurumsal Gözden Geçirme çalışması yapılarak, bakanlıkların sayısı ve ölçekleri, ilgili ve bağlı kuruluşlar ile diğer kamu kuruluşlarının bir bütün olarak görevleri yeniden tanımlanacaktır'' diyen Erdoğan, merkezi yönetimdeki gerekiz kuruluşların eleneceğini, benzer görevleri yapanların birleştirileceğini, yörnetim kadamelerinin azaltılarak işlemlerin basitleştirileceğini söyledi. SIR KAVRAMI YENİDEN BELİRLENECEK Erdoğan, devletteki 'sır' kavramının da yeniden belirleneceğini kaydettiği konuşmasında, bilgi edinme hakkının toplumda yaygınlaştırılacağını, 'Vatandaşın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun çıkarılacağını bildirdi. KIRTASİYECİLİK VE ŞEKİLCİLİĞE SON Erdoğan, açıklamalarında, kamuda şeffaflık sağlanırken verimliliğin artırılması, şaffaflığın sağlanması için hizmet birimlerinin, Parlamento'ya ve kamuoyuna performans raporu sunma yönünde çalışmaların başlatılacağını ifade etti. kırtasiyeciliğin ve verimsizliğin azaltılması bakımından, vatandaşa doğrudan hizmet sağlayan alanlarda mevzuat ve idari usullerin sadeleştirileceğini, kamu kuruluşlarında bilgi ve ileşitim teknolojilerinin azami ölçüde kullanılarak e-devlet uygulamasının yaygınlaştırılacağını, yatırımcının önündeki bürokratik engellerin kaldırılarak mükerrer belge ve bilgi taleplerini önleneceğini kaydeden Başbakan, örgütsel büyüme ve hantalmlığın giderilmesi bakımandan ise kamu personelinin eğitileceğini, geçici ve nitelik gerektirmeyen işler için ilave hpersonel alımının önleneceğini, personel dağılımının yeniden düzenleneceğini, personel açığının giderileceğini ifade etti. Erdoğan, kayırmacılığı ve yozlaşmayı önlemek için de personel alımında objektif kriterlerin getirileceğini, terfilerde liyakat ve fırsat eşiitliğini essa alacaklarına dikkat çekti. Erdoğan Ekonomik ve Sosyal Konsey'in de aktif hale getirileceğine işaret etti. EKONOMİ TEK ÇATI ALTINDA TOPLANACAK Erdoğan ekonomi yönetiminin tek çatı altında toplanacağını da söyleyerek, ''Ekonomi yönetimi tek bir çatı altında toplanacaktır. Bununla ilgili yasal düzenleme gerçekleştirilecek. Mevcut hizmet bakanlıklarının sayısı, ölçüleri, ilgili ve bağlı kuruluşlar bir bütün olarak ele alınacak, merkezi idare reformunun en önemli uygulaması olarak bakanlıkların görev ve yetkileri yeniden tanımlanacaktır'' dedi. Türkiye ekonomisinin sentetik bir görünüm sunduğunu zayıf olarak yapılandırılmış kurumsal bir sistame sahip bulunduğunu ifade eden Erdoğan, bu yüzden de kırılma noktalarının fazla olduğunu belirtti. Yaşanan son krizlere dikkat çeken Erdoğan, bunu yeniden düzenlemek ve sağlıklı bir ekonomik yapıya kavuşmayı sağlamak için, toplumun istek ve arzularının politik sürece doğrudan yansıtılacağını, şeffaflık ve hesap verebilirlik uygulamasına geçileceğini, ilan edilen politikaların güçlü bir siyasi irade ile destekleneceğini, anlaşmalara bağlılılık ve evrensel standartlarda devlet taahhütlerinin devamında temel kriter olocağının altını çizdi. Erdoğan, şöyle konuştu: ''Hükümetimiz toplumdan aldığı yetki çerçevesinde demokratik piyasa toplumu ve ekonomisi, etkin ve şeffaf mali ve finansal sistem, ahlaki değerlere sahip bir bürokrasi, evrensel standartta düzenleme, denetleme ve yaptırım sistemi, rekabet, etkinlik, verimlilik ve alternatif maliyektlerinin önemli göstergeler olarak işlev gördüğü ekonomik ortam oluşturmayı ön planda tutacaktır''. YENİ BİR EKONOMİK PROGRAM HAZIRLANACAK Erdoğan, ''Enflasyonu tek haneli rakama indirmek, kamu borç stokunu düşürmek, yüksek ve istikrarlı bir büyüme performansına ulaşmak için yürürlükteki ekonomik programın aksayan ve yetersiz bölümlerini de dikkate alarak toplumun desteğini alacak yeni bir ekonomik program uygulanacaktır'' dedi. 59. HÜKÜMET'İN EKONOMİK PROGRAMI'NIN UNSURLARI Erdoğan, hükümetinin ekonomik programının ana unsurlarını ise şöyle açıkladı: ''- Makro ekonomik istikrar, - Mikraokenomik liberalleşme, - Dışa açılma''. Erdoğan, mali disiplinin mali açıkların ekonomik istikrarsızlığa neden olmayacak ölçüde ve sürdürülebilir yapıda tutularak sağlanacağını, kamu harcamalarında önceliklerin ekonomik getirisi yüksek ve gelir dağılımını artırıcı alanlara göre belirleneceğini, vergi reformi ile vergi tabanının genişletileceğini ve marjinal vergi oranlarının uygun esviyeye indirileceğini, finansal liberalleşme ile finansal ürün ve hizmet fiyatlarının piyasa tarafından iç ve dış konuşları yansıtacak şekilde belirlenmesine imkan sağlayan ortamın oluşturulacağını, döviz kurlarının ekonomimim nispi dengelerini yansıtacak, ihracatçılara destek verilerek ve rekabet güçlerinin kaybolmasını engeleyecek şekilde oluşmasına imkan sağlayan ortamın oluşturulacağını belirtti. Erdoğan, ticari liberalleşme ile dış ticaretin mallar ve ülkeler bazında uluslararası standartlar çerçevesinde gelişiminin sağlanacağını, ihracata yönelik düzenlemelere ağırlık verileceğini, doğrudan yabancı yatırımcıların girişine imkan sağlayacak düzenlemelerin yerli ve yabancı firmaların eşit koşullarda rekabet etmesi için uygun ortamın sağlanacağını öyledi. Erdoğan, özelleştirmenin ekonomik faaliyet icra eden kamu kurum ve kuruluşları piyasa konuşllarında özel sektöre aktarılması olarak ele alınacağını, yasal düzenlemeler yoluyla rekabeti engelleyen kısıtlamaların kaldırılarak, çevreyi koruma ve etkin düzenleme ve denetimin gerçekleştirileceğini, sermaye ve mülkiyet haklarının korunmasının sağlanarak evrensel hukuki çevrçevenin oluşturulacağını belirtti. Erdoğan, makroekonomik dengenin istikrarı doğrudan etkilemesinden dolayı ekonominin gerekleri ışığında yeniden kurulacağını, devletin borç ve yükümlülüğünün ilgili kurum ve kuruluşlar arasında gerçekleştirilecek olan strateji ve eşgüdüm ile yönetileceğini ifade etti. Daha fazla kamu geliri için daha yüksek büyüme oranlarına ulaşmayı koluylaştırıcı düzenlemelere ağırlık verileceğini, vergi reformunun verimliliğe odaklı ve büyümeyi teşvik edici yapı içinde gerçekleştirileceğini ifade eden Erdoğan, ''Özeleştirmenin temel amacı, ekonomide serbest piyasanın daha iyi işlenmesi için gerekli koşulların oluşumunu sağlamak, etkinlik ve verimliği artırmaktır. Piyasa ekonomisinde kamunun iktisadi rolü, piyasa mekanizmasının iyi çalışması için gerekli düzenleyici ve denetleyici mekanizmeleri oluşturulacaktır. KİT'lerin özelleştirilmesinde kararlı olan hükümetimiz, özelleştirme süreç ve uygulamalarını hızlandırmaya yönelik politikalarını oluşturacak ve gerekli tedbirleri alacaktır. Özelleştirmeye gerekli önem verilecek ve özelleştirme hukukuna ve yönetimine evrensel standart getirilecek''diye konuştu. TARIM Erdoğan, tarım konusunda da şöyle konuştu: ''Tarım sektöründe verimliliğin ve üretimin artırılması, üretici gelirlerinin istikrara kavuşturulması, bu kesime yönelik teşviklerin rasyonel kullanılması, hayvancılık potansiyelinin yeniden canlandırılması ve en üst düzeye çıkarılması, ulusal ormancılık politikası doğrultusunda uzun vadeli bir ana plan hazırlanarak, gerekli destek ve teşviklerin sağlanması temel amacımızdır''. Alternatif ürün projesi ile üretimin iç ve dış pazar talebine göre yönlendirilmesinin sağlanacağına işaret eden Erdoğan, sektörün piyasa yapısının güçlendirilmesi için de gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin gerçekleştirileceğine işaret etti. TURİZM Başbakan Erdoğan, Tlarürkiye'nin tarihi, kültürel birikimiyle, farklı doğal güzellikleri ve misafirperverliğiyle büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu da belirttiği açıklamasında, her şeye rağmen yeniden bir tanıtımın gerekliliğini vurguladı. Erdoğan, ''Bir turizm ülkesi olarak 'Türkiye' markasının oluşturulmasına dönük tanıtma projesine önem verilecek, bu projelerin özellikle dış ticaret ve yabancı sermaye politikalarımız ile koordinasyonu gözetilecektir'' diye konuştu. İletişim alanında serbestleştirme ve özelleştirme çalışmalarına ve sektörle ilgili mevzuat düzenlemelerine hız verileceğini belirten Erdoğan, hedeflenen 15 bin kilometrelik bölünmüş yol çalışmalarına mevsimsel zorluklarına rağmen sürdüğünü hatırlattı. ÇALIŞMA HAYATI Çalışma hayatı ile ilgili mevzuata ulusal ve uluslararası gelişmeler ışığında günün koşullarına uygun bir yapının kazandırılacağını ifade eden Erdoğan, ''İşsizliğin çözümünde sadece toplam talebin yönetiminde kullanılan para ve maliye politikaları değil bunlarla birlikte arz yanlı politiklar da kullanılacaktır'' diye konuştu. Sosyal güvenlik kuruluşlarında norm ve standart birliğinin sağlanacağını, uluslararası sözleşmeler ve soyal güvenliğin temel ilkeleri çerçevesinde çağdaş, bütünleştirilmiş bir sosyal güvenlik ağının kurulacağını söyledi. YÖK YENİDEN YAPILANDIRILACAK Erdoğan, eğitim konusunda ise bir yeniden yapılanmayı öngördüklerini ifade ederek, ''Hükümetimiz eğitim alanında köklü bir reform hareketine girişecektir. Her alanda olduğu gibi Türk Milli Eğitim sisteminde de insan merkezli nitelikli bir eğitim modeline geçmek üzere, toplumun ihtiyaçlarına ve çağdaş uygarlık gereklerine göre yeniden yapılanma sağlanacaktır'' diye konuştu. LAİKLİK VE EĞİTİM ÖĞRETİMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER ,Erdoğan laiklik ilkesi ile ilgili ise şu ifadeleri kullandı: ''Anayasamız'da tanımlanan laiklik ilkesi, din ve vicdan hürriyetine etkinlik ve işlerlik kazandırılarak, dinin, dini duyguların veya dince kutsal sayılan değerlerin ve sembollerin siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlamak amacıyla istismar edilmesi veya kötüye kullanılmasını önleyebilmek için din eğitimi ve öğretimi, Anayasamızda tanımlanan çerçevede uygulamaya konulacaktır''. Öğretmenlik mesleğinin hak ettiği itibarı kazanabilmesi için öğretmenlerin niteliklerinin yükseltilmesinin yanı sıra çalışma şartlarının da iyileştirileceğini söyleyen Erdoğan, ''Eğitim ve öğrenim hakkının kullanılmasının önündeki engeller kaldırılacak, eğitim hayat boyu sürecek bir süreç olarak kabul ve teşvik edilerek, kademeler arasında yatay ve dikey geçiş imkanları sağlanacaktır'' dedi. YÖK YENİDEN YAPILANDIRILACAK Erdoğan yükseköğretimde yeni bir yapılanmaya da gideleceğinin mesajını verirken ''Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), üniversiteler arasında koordinasyon sağlayan, standartlar belirleyen bir yapıya kavşuturulacak, üniversiteler idari ve akademik özerkliği olan, öğretim elemanları ve öğrencilerin serbestçe bilimsel faaliyette bulunduğu, araştırma ve öğretim kurumları düzeyine çıkarılacaktır. Üniversiteler her çeşit düşüncenin demokratik bir ortamda, hoşgörü içinde öğretilip tartışıldığı, yasaklarının ve sınırlamaların olmadığı özgür bir forma dönüştürülecektir'' ifadelerine yerverdi. MANEVİ DEĞERLER KORUNACAK Erdoğan, milli değerlerin, birey, aile ve toplumu ayakta tutan manevi dinamikler olduğunu ve bunların korunup geliştirilmesi konusuna azami gayret göstereceklerini ifade etti. SAĞLIKTA YENİDEN YAPILANMA Erdoğan, sağlık siteminin bütün yönleriyle çağdaş gelişmelerin gerisinde kaldığına işaret ederek, maliyetlerin sistem kaçaklarından dolayı çok arttığını, sağlık hizmetlerinin ulaşılamaz hale geldiğini, standart birliği kalmadığını ifade etti. Erdoğan, sağlıklı bir nesil yetiştirebilmek için sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşların ulaşabileceği bir yapıya kavuşturulmasının kaçınılmaz hale geldiğinin altını da çizerek, ''Sağlık hizmetleri bütünsel bir anlayışla ele alınacak, yeni bir yapılanma ve işbirliğine gidilecektir'' dedi. Erdoğan, ailenin korunmasına ve aile merkezli politikalara öncelik vereceklerini, kadınların özel bir konuma sahip olduğunu ve kadınların bu güne kadar ihmal edilmiş sorunlarına el atılacağını, gençlere güven vereceklerini ifade etti. SEÇİLME YAŞI 25'E İNDİRİLECEK Erdoğan açıklamasında, milletvekili seçilme yaşının 25'e indirileceğini de belirterek, ''Seçilme yaşı 25'e indirilecektir. Özgür düşünceli, kendi başına karar verebilen, sorgulayan, kendi toplumunun ve evrensel doğrulardan haberdar olan ve hayatın güçlükleri ile baş edebilecek donanımlı ve yetenekli gençler yetiştirmek önemli hedeflerimiz arasındadır'' ifadelerini kullandı. Basın özgürlüğüne önem verdiklerini belirten Erdoğan, özel hayatın ve özel haberleşmenin güvenliği ile ilgili her türlü teknik ve yasal önlemlerin alınacağını da ifade etti. UCUZ KONUT Özürlüler ile ilgili özel bir politika hazırlayacaklarını söyleyen Erdoğan, kentleşme sorununu da yeniden ele alacaklarını vurguladı. Erdoğan, ''Gecekondu bölgelerinde yaşayanlara yönelik ucuz konutlar üretilecektir. Uzun vadeli programlar ile şehirlerin yaşanabilir sağlıklı, ulaşım ve altyapı sorunları çözülmüş çevreye güzelliği taşıyan mekanlar olması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır'' diye konuştu. DIŞ POLİTİKA VE IRAK Değişen bölgesel ve küresel gerçekler karşısında Türkiye'nin dış politika önceliklerinin yeniden tanımlanması ve bu gerçekler ile ulusal çıkarlar arasında yeni bir denge oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, şöyle konuştu: ''Türkiye'nin dış politikası uzun vadeli bir perspektifle yeni dinamiklere dayanan bölgesel ve küresel konjonktürle uyumlu hale getirilecektir. Bundan sonra da Türkiye'nin ulusal çıkarları ile ilgili bölge ve kıta ölçekli gelişmeleri sadece izleyen değil, aynı zamanda yönlendiren aktif diplomasi takip edilecektir. Irak konusunda birinci AK Parti Hükümeti'nin ortaya koyduğu performans, ikinci AK Parti Hükümeti döneminde de aynen sürdürülecektir. Bu çerçevde 11 Eylül sonrası tırmanma eğilimi gösteren dinler ve kültürlerarası gerilimlerin azaltılması ve kürüsel barış ortamının sağlanabilmesi için aktif çaba sarfedilecektir. K bültürel çoğulculuğa ve diyaloğa dayalı zengin tarihi birikimimiz bu doğrultuda harekete geçirilecektir. Birinci AK Parti Hükümeti, kürüsel siyaset dinamiklerini sarsan ve dünya devletlerinin ortak platformları olan örgütleri yeni kriz yönetimiyle tartışılan Irak merkezli sorun karşığsında uluslararası toplumun bir parçası olma sorumluluğu ile çok özel bir coğrafyada yaşamanın gerektirdiği güvenlik risklerini dengeleyen ve harmanlayan bir etkinlik üretmeştir. İkinci AK Parti Hükümeti de aynı siyasal mantığı devam ettirecektir''. IRAK'TA BARIŞTAN YANAYIZ Irak'ın Türkiye'nin komşusu olduğunu belirten ve Irak ile ilgili belirsizliğin sona ermesinden yana olduklarını kaydeden Erdoğan, ''Irak sorununun BM kararları çerçevesinde çözülmesini temenni etmekteyiz. Fakat sorunun genel çerçevesi ile Türkiye'ye dönük yüzü arasındaki makas farkının açıldığı ve bunun siyasi, askeri ve ekonomik menfaatlerimizi tehdit etme eğilimine girdiği durumlarda, devletimizin bekası ve milletimizin selameti için, kendi özel durumumuza en uygun kararları en hızlı biçimde alacaktır. Hükümetimiz Irak'ın toprak bütünlüğüne önem atfetmektedir. Irak'ın yer altı ve yer üstü kaynaklarının tüm Irak halkına ait olduğunu düşünmekteyiz. Irak'ın asli unsuru olan Türkmenler'in Araplar'ın Kürtler'in ve diğer toplulukların barış içinde yaşaması arzumuzdur. Irak'ın toprak bütünlüğünün bozulması Ortadoğu'daki tüm dengeleri değiştirecektir. Hükümetimiz Irak yönetiminin BM kararlarını tam olarak uygulamasından, kitle imha silahlarından arınmış, komşularıyla barış içinde yaşayan bir Irak'ın uluslararası toplumun içindeki yerini almasından ve sorunun barışçı yönden çözülmesinden yanadır'' ifadelerine yer verdi. ABD İLE İLİŞKİLER Erdoğan, hükümetin, Irak krizi sebeiyle yeni gündemlerle donanan, ABD ile tarihsel derinliğe ve karşılıklı olarak saygıya dayalı ilişkilerini, bundan sonra da en dinamik biçimde sürdüreceğini ifade ederek, şöyle konuştu: ''Devletimiz ile ABD arasında Irak krizinin algılanışı ve krize dönük yaklaşım bakımından belli farklar olması doğaldır. Kuşkusuz her ülke her olayı kendi siyasal pozisyonuna göre değerlendirecektir. Güncel ve konjonktürel bir gündem olan Irak krizi konusundaki kimi farklılıklara rağmen, temel stratejik ve siyasi gerçek Türkiye ile ABD arasındaki müttefik ilişkisidir. Hükümetimiz, ABD ile müttefik olmanın önemine ve işlevine uygun bir etkinlik üretmeyi önemsemektedir. Hükümetimiz ABD ile ilişkilerimizi ve işbirliğimizi halklarımızırn karşılıklı yarar ve çıkarları doğrultusunda ve bölgesel istikrarı da bir boyutunu teşkil edecek biçimde en üst düzeye çıkarmak arzusundadır''. AB ÜYELİĞİ Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine önem verdiklerini ve hedeflerinin Türkiye'nin AB üyeliği olduğunu da belirttiği açıklamasında, ''Bu çerçevede TBMM tarafından gerçekleştirimiş olan uyum yasalarının güçlendirilmesi ve muvzuatın teel hak ve özgürlükler açısından bir bütün olarak geliştirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca refaormların uygulamaya tam olarak yansıması ve uygulayıcılar tarafından da özümsenmesi konusunda her geçen gün artan bir kararlılık gösterecektir'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:35

İLGİLİ HABERLER