''Diş kirası'' komiye bahşiş gitti
Aha da Başbakanlık konutundayım. Serdar Turgut''la telefon trafiğimiz devam ediyor. Ona göre bu iş tamam: Hasan Kaçan Başbakanlık Konutu''na girdiğine göre bitirir mevzuyu. Saat yedide damlamışım, ama saat dokuza geliyor ve Başbakan hala gelemedi, toplantıları sürüyor, zaten gelir gelmez canlı yayına çıkacak, bir buçuk saat de o sürse bizim iş yattı. Adam Süpermen değil ya. Aaaa hooop gene ortalık karışıyor, bir panik, bir telaş. ''Başbakan konuta giriş yaptı.''
Başbakanlık Basın Müşaviri Ahmet Tezcan, bakıyor ki sepet gibi duruyorum, o kalabalıkta beni Başbakan''ın önüne itiyor, Hasan Kaçan Başbakan''ı karşılıyor. ''Başbakan hayrola ne konuşucaz?'' deyince, laaap onsekiz soruyu burnunun önüne dikiyorum. Buyrun buradan yakın! Başbakan şok, yardımcıları şok. Çünki herkes, bişey konuşucam ve bitecek diye bekliyor. Röportajdan kimsenin haberi yok. Serdar Turgut kadar centilmen Başbakan, bir Kasımpaşa oldu bittisiyle karşı karşıya olduğunu anlıyor. Nasıl yaparız, nasıl ederiz? Canlı yayından sonra berber gelecek, Başbakan tıraş olacak, arkasından Devlet Bakanı Ali Babacan gelecek. Canlı yayın başlıyor ve bi türlü bitmek bilmiyor. Saat onbir''e geliyor. Serdar Bey''e her şey yolunda, diyorum mecburen, halbuki iş yaş. Nihayet canlı yayın bitiyor, hemen kalabalıktan önce yanına gidip, siz tıraş olurken ben de bir taraftan tıraş ederim, falan diye komiklik yapmaya çalışıyorum. Yukarı kata çıkıp röportaja başlamak üzereyken bi protokol hatası daha yapıp, konuk başkanların oturduğu yere oturuyorum, kaş göz işaretleri, panik... Durumu düzeltiyorum. Başbakan''dan cebren ve hile ile on YTL''yi kapıp teybin düğmesine basıyorum...Recooooordddddd!
Son not: Akşam otelden çıkarken Başbakan''dan aldığım imzalı hatıra parayı komiye bahşiş vermem, otele geri dönmem, müdürü uyandırmam, otelin bahşiş kutusunu açtırmak için çilingir çağırmam falan ayrı bir macera konusudur. Saygılar Serdar Bey, banka hesap numaram onsekiz çift sıfır çift sıfır oniki sekiz.
Cem Yılmaz çok komik
Başbakan Tayyip Erdoğan, ünlü şovmen Cem Yılmaz''ı çok komik bulduğunu ancak henüz canlı izleyemediğini söyledi. Hasan Kaçan''a, Cem Yılmaz''ı birlikte izleme teklifinde bulunan Başbakan, ''Bir gün bir takvim yaparsak, beraber izleriz'' dedi
Şimdi buradan daha pembe bir şeye geçeyim. Sizi en çok kim güldürüyor?
Önce tabii burada kuşak kuşak ele almak lazım. Ben bu noktada Nejat Uygur''u çok severim. Gerçekten kahkahaya boğar. Son dönemlerde Yılmaz Erdoğan. Zaman zaman da bazı oyunlarına da gittim. Bu son oyununa gidemedim.
Cem Yılmaz''ın gösterisine gidebildiniz mi hiç?
Kısmet olmadı ama medyadan izliyorum, çok zeki çok komik bir sanatçı. Bir gün bir takvim yaparsak, beraber izleriz.
Reklamlarına gülüyorum.
Peki sizi zaman içerisinde en çok güldüren politikacı kim, var mı ya da?
Onu söylemem doğru olmaz.
Karikatürcülere bir mesajınız var mı? Şiir seven, edebiyat seven bir başbakansınız. Karikatürden de hoşlandığınızı düşünüyorum. Özellikle de son dönemde, Musa Kart''ın çizdiği karikatür hakkında. Pek çok insan bir şeyler söyledi de, siz bu konuda bir şey söylemediniz.
Karşımda bir karikatürist olduğuna göre bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Karikatürü, mizahı seven biriyim. Mesela Salih Memecan var, Latif Demirci var. Günlük gazete karikatürünü çok iyi yapıyorlar. İlk aklıma gelen isimler bunlar, mutlaka birçok kıymetli karikatürcümüz vardır. Bana göre karikatür istikamet verici olmalıdır. Öyle bir eleştirin ki; biz sizin teşhis ettiğiniz meseleye odaklanalım; rencide etmeden, aşağılamadan. Bir defa benim düşünce özgürlüğü konusunda tahammülümün çok iyi bir noktada olduğunu, yakından tanıyanlar bilir. Ülkemin her vatandaşı gibi benim de haklarım var. Size göre rencide edici olmayan bana göre olabilir. Ya da tam tersi... Burada anlaşmazlık varsa kararı yargı verir. Karikatürcülerimiz, yazar çizerlerimiz demokratik bir ortamda özgürce yazıp çizecekler, çiziyorlar da, o onların hakkı. Ama muhataplarının da hakkları var. Benim ya da her hangi bir vatandaşın o yetenekte çizip mukabele etme şansımız yok. Yargı der ki ''Burada rencide edici bir şey yok'' saygı duyarım. Bu özgürlükleri kısıtlayıcı bir durum değil. Sadece vatandaşlık hakkı. Herkes gibi.
Fenerbahçe bu işi çok işi götürüyor
Başbakan olarak geride kalan bu süreci başarılı şekilde hangi takım götürecekse, o şampiyon olsun derim.
Ama görünen şu ki, Fenerbahçe bu işi iyi götürüyor
Vakit ayırdınız, çok teşekkür ediyorum. Son olarak benim şahsen söylemek istediğim bir şey var. Bunu yazacağım ama. Sayın Başbakanım üzülerek şunu söylemek istiyorum: Bu sene Galatasaray, Fenerbahçe''yi bir puan farkla geçerek şampiyon olur. Sizin duygunuz nedir? Fenerbahçe, Türkiye''de başarılı fakat yurtdışına baktığınızda da bu kadar başarılı olmuyor. Ne olacak bu sene?
Tabii Başbakan olarak, bu sürecin geride kalanını başarılı şekilde hangi takım götürecekse, o şampiyon olsun derim. Ama
görünen şu ki, Fenerbahçe bu işi iyi götürüyor.
Ama neticede şampiyon olursa Avrupa''da fazla uzağa gidemiyor.
Belki o da o performansı tutturabilir. Ben Galatasaray''ın Avrupa''daki o şampiyonluk maçına bizzat gittim. Kopenhag''da izledim ve orada ben de bir Galatasaraylı idim. Bu konuda uluslararası tüm müsabakalarda, belediye başkanlığımda da şimdi de, dışarıda ister Galatasaray olsun, ister Beşiktaş, ister Trabzon, ister Gençlerbirliği hangi takım olsa, hepsini aynı şekilde savunur, o heyecanı yaşarım. Bazen bizde çok aşırı derecede fanatikler vardır, bakarsınız Galatasaraylıdır, Fenerbahçe''nin rakibini tutar. Aynı şekilde Fenerbahçe fanatikleri vardır, Galatasaray''ın rakibini tutar. Galatasaray''ın mağlup olmasını ister, bunlar çok yanlış şeyler.
Günde dört saat uyku uyuduğunuzu söylüyorlar. Çok yoğun bir tempodasınız.
Her zaman 4 değil tabii 6 oluyor. Ama ortalama 5-6 saat gibi.
Bu yoğunlukta nasıl dinç ve formda kalıyorsunuz? Uyguladığınız özel bir sisteminiz var mı?
Gıdama dikkat ediyorum o konuda hassasım. Sağ olsun yanımdaki arkadaşlarım da o konuda hassaslar. Onu mümkün olduğu kadar kaçırmamaya gayret ediyorum. Yani uykudaki vaktim bu. Bunun dışında tabii özellikle balı ihmal etmiyoruz.
Memleket balı mı?
Memleket balı. Ama bir de bizim Güneydoğu Bölgesi''nden Pervari balı. Siirt milletvekili oluşumuzun da bu tür avantajı var tabii.
İşin sırrı biraz balda o zaman.
Biraz da... Bizim vatandaşlarımız sağ olsun. Gelenler gidenler, bir bakıyorsunuz alıyorlar geliyorlar. O yönden mahrum etmiyorlar. Destekliyorlar. O da vitamin kaynağı olarak doğal vitaminler.
Biz mizahçıları Süleyman Demirel varlığıyla, üslubuyla çok güldürmüştür. Mizahçılar için eşsiz bir kaynaktır. Neyse geçeyim onu o zaman. Sayın Başbakanım, siz sık sık yurtdışı seyahatlerine çıkıyorsunuz. Siz olmadığınız zaman milletvekilleri kendileri yalnız hissediyorlar mı, boşlukta hissediyorlar mı, yerinizi kim dolduruyor?
Bizim yurtdışı seyahatlerimizde vekaleti üstlenen arkadaşlarımız oluyor. Bu zaman zaman Abdullah Bey, zaman zaman Abdüllatif Bey, zaman zaman Mehmet Ali Bey oluyor. Genelde de dönerli bir sistem uygulanır. Ve böylece başbakan yardımcılarımız bizim o boşluğumuzda hükümeti onlar organize eder, yönetirler. Parlamentoda biliyorsunuz, benim grup başkan vekili olan yardımcılarım var. Onlar da parlamentoyu organize ederler ve böylece genel kurul gündemini de o şekilde sürdürürler. Herhangi bir boşluk filan da sözkonusu değildir.
Müzakerecinin tarifi belli
Bunları biraz latife olsun tarzından sordum. Bizim söyleşimiz güleryüzlü olacak, şimdi gelecek soru da öyle. AB yolunda başmüzakerecimizin ismi Memecan''ın karikatüründeki gibi başharfleri A ve B''den oluşan biri olabilir mi?
Başmüzakerecinin nasıl bir vasfa veya vasıflara sahip olabileceğini Güney Afrika''da açıkladım. Bunlar bazı isimler üzerinde yoğunlaşan vasıflardır. Süreç olarak şu anda vaktimiz çok dar değil. Onun için şu gün açıklayalım dediğiniz zaman zaten o ismi açıklayacağız, ama açıklayacağımız o isim bu vasıflara haiz bir arkadaşımız olacaktır.
O zaman şöyle sorayım, isim sizin kafanızda var mı?
İsimler var.
10 yıl sonra Türkiye''yi nasıl bir tabloda görmek istiyorsunuz.
10 yıl sonra ülkemi bir defa, kişi başına milli gelirin 10 bin doları aştığı bir Türkiye olarak görmek istiyorum.
10 yıl sonra sosyal refah noktasında, şu andaki sıkıntılarla mukayese edilemeyecek derecede aşmış olarak görmek istiyorum. 10 yıl sonra Türkiye''yi yolları itibariyle sorunu olmayan yani sorunu asgariye inmiş, yolları tamamen hallolmuş olarak görmek istiyorum. Toplu konut noktasında çok ciddi olarak sorunların çözüldüğü ülke olarak görmek istiyorum. Ve okuma yazma oranının yüzde 100''e ulaştığı bir ülke olarak görmek istiyorum. Eğitimde bir defa, sorunlarımızın minimize olduğu, sağlıkta vatandaşımın ''Artık benim sağlık sorunlarım bu ülkede çözülebili-yor'' dediği bir noktaya, adalette ''Ben yargıma güveniyorum'' dediği bir noktaya emniyette ''Ben artık emniyetliyim'' dediği bir konuma taşımak ve böyle bir Türkiye''yi yakalamak, görmek istiyorum.
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:17