Gündem
  • 16.2.2014 16:00

Başbakan Erdoğan, “Hoca ve abileriniz ihanet içinde"

ADNAN SULAR
İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Muhteşem Yüzyıl” dizisini eleştirerek, televizyon ekranlarında anlatılan Kanuni’nin değil gerçek Kanuni’nin torunları olduklarını söyledi. Erdoğan, "Bir sağlıklı nefese koskoca cihan imparatorluğunu feda edebilecek bir iradeye sahip ecdadın torunlarıyız” dedi.
Başakşehir’de yapılacak Şehir Hastanesi’nin temel atma töreni, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Törene Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Törende konuşan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, sağlık alanında yapılan yatırımları anlattı.
Başakşehir Şehir Hastanesi’nin Türkiye’nin dev eserler zincirinin yeni bir halkası olarak İstanbul tarihindeki yerini alacağını söyleyen Müezzinoğlu, “Bu entegre sağlık merkezinde sağlık çalışanlarımız da mesleklerini daha iyi şekilde icra edeceklerdir. 2 bin 682 yatak kapasitesiyle İstanbul’un en büyük sağlık merkezlerinden biri olacaktır. Bu devasa yapılar hizmet alanında yapacaklarımızın sonuncusu değil, bundan sonra yapacaklarımız için basamak olacaktır” dedi.
AK Parti’nin karanlık oyunlarla çökertmeye çalışan her girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını belirten Müezzinoğlu, “Bu günlerde de benzer karanlık senaryoları kurgulayanla da aynı akıbeti yaşayacaklardır. Masum insanların saf duyguları üzerinden kirli pazarlıklar içine girenler milletimizin kararlılığını karşılarında bulduklarında nasıl bir yanlış yaptıklarını bir daha göreceklerdir. Milletimizle bir olup buna asla müsaade etmeyecek ve yeni Türkiye’nin inşa sürecinde önümüze çıkan engelleri birlikte aşacağız” diye konuştu.
Törende konuşan Başbakan Erdoğan ise projenin özelliklerinden bahsederek, “Kampusün bir bölümünü dev bir teşhis ve tedavi kütlesi ve buna bağlı 6 hastane binası inşa ediyoruz. Diğer bir bölümde ise psikiyatri hastanesi ve spor hastanesi kuruyoruz. Olimpiyat stadı burada. Böyle bir spor hastanesinin ilk defa yapılacak olması ayrı bir önem taşıyor. Bu aynı zamanda Türkiye’nin en büyük spor hastanesi olacak. Türkiye genelinde sporumuza tıbbi anlamda destek sağlayacağız. Bu büyük proje tamamlandığında sadece İstanbul’a değil bölge illerimize hatta dünyaya hizmet vereceğiz” dedi.
Müteahhit firma ile süre konusunu da görüşeceklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, “Sözleşmedeki süre 36 ay. 36 ayda buranın bitmesi gerekiyor ama ben biraz daha bu noktada heyecanlıyım. Diyorum ki özel sektör ortakları ile burada bir görüşelim. Kendileri ile süreyi de bir gündemden geçirelim. Daha kısa zamanda burayı nasıl yaparız. Ben yapacaklarına inanıyorum. Kendilerinde o gücü de görüyorum. İnşallah bu hastane daha kısa zamanda hizmet vermeye başlar” diye konuştu.
Sağlık sisteminde geçmişte yaşanan sıkıntıları anlatan Başbakan Erdoğan, “Benim vatandaşımı hastanelerde insan yerine koymadılar. Acil servislerde dahi hasta kardeşime yeterince ilgi göstermediler. Hastanelere sağlam giren hasta çıktı. Yeri geldi yoksul kardeşim rehin alındı. Ana muhalefetin genel müdür SSK’nın başındaydı. Onun döneminde de rehin alınıyordu. Hani bunlar halkçıydı. Rehin aldılar rehin. Nice hamile kardeşlerimiz doğum yaparken yavrusunu kaybetti, kendisi rehin alındı. Yeri geldi SSK hastanelerinde ölen vatandaşımı bırakmadılar rehin aldılar. Öldü ya öldü ölü rehin alınır mı. Bu ülke bunu bile gördü. Tedavi ve ilaç dertti. Gençler bunu bilmiyorlar. Siz bunları yaşamadınız biz yaşadık. Bu halkçıyız diyenler halkın derdinden anlamadılar. Şu anda hamdolsun tüm hastaneleri tek çatı altında topladık, koordine ettik. Artık özel sektör hastaneleri dahi şu anda SSK ile anlaşıyorlar” şeklinde konuştu.
“Televizyon ekranlarında anlatılan Kanuni’nin değil gerçek kanuninin torunlarıyız” diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi diyen Kanuni’lerin torunlarıyız. Bir sağlıklı nefese koskoca cihan imparatorluğunu feda edebilecek bir iradeye sahip ecdadın torunlarıyız. Halkımız için ne gerekiyorsa onu yapacağız dedik. Bu şehir hastanesini bu anlayışla kuruyoruz. Asya ve Anadolu yakasında da yine benzer hastane kuracağız."

"HOCA DEDİKLERİNİZ, ABİ DEDİKLERİNİZ HEM SİZE HEM ÜLKELERİNE İHANET İÇİNDE"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Şehir Hastanesi temel atma töreninde yaptığı konuşmada paralel yapı konusunda vatandaşları uyararak, 'hoca', 'abi' denilen kişilerin, ülkelerine ihanet içinde olduğunu söyledi. Erdoğan, "Sizin de kapınıza bazı bayanlar, ablalar gelebilir. Onlara şunları söyleyin: 'Biz memnunuz. Sizin de güveniniz varsa partinizi kurun' deyin" şeklinde konuştu.
Başakşehir Şehir Hastanesi’nin temel atma töreninde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şehir hastanelerine benzer bir hayalin merhum Adnan Menderes tarafından da kurulduğunu ifade ederek, “Merhum Adnan Menderes 50’li yıllarda bu hayalleri o da kurmuş. O hayalleri 1960 darbesi ile sükuta uğratmışlar. Senaryo aynı senaryo. Zihniyet aynı zihniyet. Merhum Menderes’i halkına hizmet ettiği için malum çevreler sevmediler. Türkiye’yi büyüttüğü için itibarına itibar kattığı için haz etmediler. Milli iradeye sahip çıktığı için rahat bırakmadılar. Merhum Menderes’e o gün yapılanlar şimdi bize yapılmak isteniyor. Merhum Menderes’in hayallerini kabullenemeyenler bizim hayallerimizin de önüne geçmeye çalışıyorlar. Türkiye’yi büyüttüğümüz için bizden de rahatsız oluyorlar. O gün Menderes ne yaptılarsa bugün de aynısını yapmaya çalışıyorlar” dedi.
Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanlığı'na bağlı uçak ambulansın, Mısır'ın Luksor kentinde düzenlenen Uluslararası Tekvando Şampiyonası'nda müsabaka sırasında hayatını kaybeden Türk sporcu Seyithan Akbalık'ın cenazesini almak üzere yola çıktığını belirterek, "Bu sabah bir haber aldım. Bir genç sporcumuz maalesef Mısır’da müsabaka esnasında kalp krizi geçirip, rahmetli oldu. Allah rahmet eylesin. Şimdi jet ambulansımız onu almaya gidiyor. Belki de gitti. Bugünler için varız biz. Sağlığında da ölümünde de halkımız için varız biz. Aciz bir ülke konumunda olmayacağız dedik. Zavallı bir ülke konumunda olmayacağız dedik" diye konuştu.
Türkiye’nin 4. uydusuna kavuştuğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, “Türkiye 4. Türksat’ına kavuştu. Artık Afrika’yı da kapsama alanı altına aldık. Yeni uydu da Nisan ayında uzaya fırlatılacak. 5. uydudan sonra inşallah yeni uydumuzu kendi mühendislerimizle Ankara’da üreteceğiz. Bu millete bu yakışır. Ak Parti iktidarının gençliği, eli sopalı, molotof kokteylli gençlik olmayacak. Bu gençlik ilmi düşünceyi ön plana çıkararak milletine nasıl hizmetkar olur bunun derdinde olacak. 81 vilayetin tamamında üniversite var. Bu eğitime ne kadar önem verdiğimizi gösteriyor” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan geçmişte başörtülü kızların üniversite kapısından içeri alınmadığını hatırlatarak, “Siz uzaya uydu gönderdiniz de benim kızımın başörtüsü uydunuzu mu engelledi. Bu yavrularımıza zulüm değil miydi. Biz ilahi ‘Oku’ emrini yerine getirmek için mücadelemizi sabırla yürüttük. Sonunda üniversitelerimize yavrularımız başörtüsü ile girebiliyor. Artık devlet kurumlarında da başörtüsü ile kızlarımız çalışabiliyor mu. Bu da oldu. Bu ülkenin normalleşmesi lazım. Normalleşmenin önüne geçenler bu ülkeye sevgide kusur edenledir, milletimin birliğine kastedenlerdir. Seviyorsak milletinizi bırakın başı açık olan açık, başı örtülü olan örtü gezsin. El ele yürüsünler. Zaten öyle yürüyorlar ama hazmedemiyorlar. ‘illa ayıracağız’ diyorlar. İnşallah bir olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” şeklinde konuştu.
Adana’da MİT Tırlarının durdurulması ile ilgili görüntüleri de yorumlayan Başbakan Erdoğan, “Bu ülkenin istihbarat teşkilatına işte o paralel yapı savcısı operasyon yapıyor. MİT mensuplarına silah doğrultuyorlar. Tekmeler atıyorlar. Jandarma emniyet ve yargının içine sızan paralel savcının talimatıyla oluyor. Yurt dışındaki odaklardan talimat alarak kendi ülkelerinin istihbarat teşkilatına silah doğrultacak kadar vatana ihanet içindeler. Benim ülkemin istihbarat teşkilatı Suriye’deki Türkmenlere insanlara yardım taşıyacak, birileri de gelecek bunu silahla zorbalıkla engelleyecek. Ey paralel yapının savcısı, sen benim bilgim olmadan, iznim olmadan MİT’e müdahale edemezsin. Yasa bunu emrediyor. Bu ne cesaret. Bu millet bunu affetmez. Bu ajanlık faaliyetinin hesabını hepsinde soracağım, kim adına yapıyorlar ortaya çıkacak. Bunlara talimat veren elebaşlarından da soracağız ama biz sabırlıyız” dedi. Erdoğan, "Sizin de kapınıza bazı bayanlar, ablalar gelebilir. Onlara şunları söyleyin: 'Biz memnunuz. Sizin de güveniniz varsa partinizi kurun' deyin" şeklinde konuştu.
Konuşmasında medyayı da eleştiren Erdoğan, şunları söyledi:
“Medyada hem hükümete, hem de Türkiye’ye yönelik operasyonunu sabırla izliyoruz. Bir kısım medyanın manşetleriyle yalan ve iftiralarla nasıl bir aşağılık operasyonun içinde olduğunu görüyoruz. Biz bu operasyonları çok iyi biliriz. Bizim hayatımız bu tür medya operasyonları ile mücadele ile geçti. İstanbul’da seçildiğimden beri bu manşetlerle üzerimize geldiler, ‘muhtar bile olamaz’ dediler. Milletimiz bırakın muhtarlığı kardeşinizi Başbakan yapıtı. 28 Şubat’ta üzerimize geldiler, Danıştay cinayetinde, partimizi kapatma girişim ile üzerimize geldiler. Biz bu manşetlerle çarpışarak büyüdük. Bundan sonra da boyun eğmeyiz. Bu operasyonlar karşısında geri adım atmayız. Ellerinden geleni yapsınlar. Hangi manşeti atarlarsa atsınlar biz bunlara boyun eğmeyeceğiz”.
Kabataş’ta gezi parkı olayları sırasında yaşananlara ilişkin görüntülerin üzerinden medya eleştirilerine devam eden Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:
“Kabataş’taki çirkin saldırın görüntülerini yayınlayıp güya oradaki çirkinliği örtmeye çalışıyorlar. Türkiye genelinde gezi olayları sırasında başörtülere yapılan saldırılar görmediler. Bir mağdurenin beyanlarına itibar etmiyorlar. Adli tıp raporuna itibar etmiyorlar. O mağdurenin vücudundaki darp izlerine itibar etmiyorlar. Çıkmışlar bir görüntü üzerinde olayın nasıl olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Kadına şiddet gündeme gelince bunlar aslan kesilirler. Söz konusu bir dindar ise bunların pusulası böyle şaşar. Elinizden geleni yapın, heybenizde ne kaldıysa hepsini çıkarın, son manşeti ey medya siz atmayacaksınız, benim milletim atacak. Demokratik bir ülkede milli iradenin egemen olduğu ülkede medya ve sermaye bu kadar pervasız olamaz. Hiç bir demokratik ülkede böyle darbe girişimlerine göz yumulamaz. Yargıdaki aklı selim kardeşlerime de sesleniyorum. Vicdanınız sesini dinleyin. Sizin kendi düşünceniz, siyasi anlayışınız ne olursa olsun adalet başka bir şey. Vicdanınızın sesini, hakkı hukuku tam anlamıyla tecelli ettirmek suretiyle kararlarınız verin. Aklınızı kiraya vermeyin. Yargı içinde bir kısmın akılları ve iradeleri ipotek altında. Bir yerlerden talimat gelmedikçe adım atamıyorlar. Ses kasetleri sosyal medyada yayınlandı ne diyor, ‘Yargıda şu kadar, emniyette bu kadar, orduda bu kadar var’. Bunların dedi Türkiye Cumhuriyeti derdi değil paralel bir devlet anlayışı. Bu operasyonların darbe girişimlerinin hesabı sorulur. Sadece paralel yapıdan değil, o paralel yapının kukla gibi parmağında oynattığı, siyasi partilerden, medyadan da sorulur”
Paralel yapının milletvekillerinin, gazetecileri ve sanatçıların kaydını tuttuğunu savunan Başbakan Erdoğan, “Sesli ve görüntülü kayıtları var. O kayıtlarla şantaj yapıyorlar. Siyasi partilere milletvekillerine gazetecilere, sanatçılara çağrı yapıyorum. Bu tehdide boyun eğmeyin. Bu kasetçilerin siyaseti dizayn etme çabasına ortak olmayın. Bir olursak beraber olursak bu kaset siyasetini en kısa zamanda toprağa gömeriz. Hesabını da birlikte sorarız. Paralel yapının Türkiye’yi karartmasına izin vermeyeceğiz. ‘Hoca’ dedikleriniz, ‘Abi’ dedikleriniz, ‘Abla’ dedikleriniz hem size hem kendi ülkelerine karşı ihanetin içindeler. Sizin saf ve temiz duygularınızı istismar edip ülkemize kastetmiş durumdalar. İşte MİT’e yapılan saldırı görüntüleri. Savcılara, polislere verilen haince talimatlar ortada. Sevgili peygamberimize yapılan hakaret, saygısızlık ortada. Böyle bir şey olabilir mi. Peygamber efendimiz miraçtan iniyor, bir kamyona bindiriliyor. Bu nasıl bir anlayıştır. Dağıttılar bunlar. Sevgili peygamberimiz rüyada görüyorlar. Tweet atıyorlar. ‘Peygamber efendimiz tweetleri arttırın’ diyor. Uzaklardan da bir ses geliyor ‘doğru diyor’ arttırın. Her yolu mübah gören bu hainlerle aranıza artık lütfen mesafe koyun. Birileri broşürler bastırmış bunları dağıtıyorlarmış. Bir dakika durun ve neye hizmet ettiğinizi düşünün. Sizin o dağıttığınız broşürleri millet zaten yırtıp atıyor. Siz kendinizi hangi konuma düşürüyorsunuz bunu düşünün” ifadelerini kullandı.

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 07:37

İLGİLİ HABERLER