BAŞBAKAN ERDOĞAN: TÜRKİYE'YE TARİH VERİLMEMESİ HAYALKIRIKLIĞININ ÖTESİNDE OLUR
Başbakan Erdoğan, baş başa ve heyetlerarası görüşmenin ardından, Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Erdoğan, ''değerli dostum'' diye hitap ettiği Başbakan Balkenende'nin resmi davetlisi olarak Hollanda'da bulunduğunu anımsattı.
Gerek baş başa, gerekse heyetlerarası görüşmelerde çok olumlu ve dolu bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, bu resmi ziyaretin aynı zamanda çok anlamlı bir döneme de denk geldiğini söyledi. Hollanda'nın, 1 Temmuz'dan itibaren AB Dönem Başkanlığı'nı üstleneceğini hatırlatan Erdoğan, Hollanda'dan Brüksel'e geçeceğini ve orada katılacağı Brüksel Zirvesi'nde, 1 Temmuz itibariyle Hollanda'nın dönem başkanlığının başlamasının adımlarının atılacağını kaydetti.
Aralık 2004 tarihinin Türkiye için çok önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Aralık 2004, tam üyelik tarihi değil. Türkiye'nin müzakere süreci ile ilgili kararın verileceği tarih. Zaman zaman burada bazı yanlış anlamalar oluyor. Türkiye, uyum-uygulama başlığı altındaki iki önemli adımdan, uyumla ilgili bütün anayasal ve yasal değişiklikleri, ortaya koyduğu siyasi bir iradeyle, iktidar muhalefet işbirliği içerisinde gerçekleştirmiştir.
Şimdi ise süratle uygulamaya yönelik adımlarını atmaktadır ve Aralık 2004'e kadar büyük ölçüde bunları gerçekleştirmek kararlılığındayız. Uygulama ile ilgili olarak, bunların tamamının bitmesi mümkün değildir. Şu anda zaten tam üye olan ülkeler bile, AB müktesebatının gereği olan bütün ilkeleri, maddeleri yerine getirmiş değil. Çünkü bir zihniyet değişikliğini gerçekleştiriyorsunuz. Bu kolay bir olay değil. Fakat bizler, ciddi bir siyasi irade ortaya koymak suretiyle bunları gerçekleştirmenin kararlılığı içerisindeyiz. Bunu da attığımız adımlar göstermektedir.
Bizim öncelikli kararımız şu: Türkiye, AB ailesi içerisinde yer alma kararını almıştır. Halkının yüzde 75'i buna destek vermiştir. Kopenhag siyasi kriterlerini, insanımızın yaşam standardını yükseltmek için gerekli görmekteyiz. Zaten biz şu anda farklı bir durum olarak AB'nin içindeyiz. Şu anda yaklaşık 4 milyon vatandaşımız AB'nin içinde. Hollanda'da bile 350 bin vatandaşımız var ve bunlar Hollanda'ya gelişlerinin 40. yılını kutluyor.'' Başbakan Erdoğan, bu durumun, iki ülke arasındaki ilişkileri çok farklı bir şekilde geliştirdiğini ifade ederek, Türkiye ve Hollanda arasındaki dostluğun çok farklı olduğunu anlattı.
İLERLEME RAPORU
6 Ekim'de açıklanacak olan ilerleme raporunun önem arz ettiğini ifade eden Erdoğan, ''Bizi çok iyi anlayan dostlarımızı, Türkiye'nin birer sponsoru olarak görüyorum. Şüphesiz ki dönem başkanları mümkün olduğu kadar objektif bakmak zorundadır. Ama bu objektifliğin inanıyorum ki biraz da böyle, daha pozitife doğru yönelmesi suretiyle, Türkiye'nin bu aile içerisinde yerini alması kolaylaşacaktır'' diye konuştu.
Bunu, Hollanda halkının iyi niyetine sığınarak söylediğini ifade eden Erdoğan, Başbakan Balkenende'ye, bugün yapılan görüşmelerin çok verimli olması ve gösterilen ev sahipliği nedeniyle şahsi ve heyeti adına teşekkür etti.
Hollanda'nın dönem başkanlığının başarılarla dolu olmasını dileyen Erdoğan, AB'nin, medeniyetler buluşması, uzlaşması ve bir siyasi değerler bütünü olarak bir adres olması temennisinde bulundu.
SORULAR
Başbakan Erdoğan, Hollandalı bir gazetecinin, Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Tacan İldem'in, ''Eğer aralıkta müzakere tarihi konusunda olumsuz bir karar çıkarsa, Türkiye bunu kabul edemez. Bunu, ayrımcılık olarak kabul ederiz'' sözlerini anımsatarak, bu konudaki değerlendirmesinin sorulması üzerine, şöyle konuştu:
''Ben, böyle bir olumsuz karara hiç ihtimal dahi vermek istemiyorum. Çünkü, bu Türk halkı üzerinde hayal kırıklığının ötesinde bir netice olur. Şunu da çok açık ve net ifade etmeliyim ki, Türkiye bu kapıda 41 yıldır bekliyor. Şu anda tam üye olan ülkelerin bir çoğundan daha fazla Türkiye, AB müktesebatının gereği olan adımları atmıştır. Öyle zannediyorum ki, gerek 6 Ekim'de hazırlanacak rapor, gerekse Aralık 2004'te verilecek karar, bütün bu çerçeve göz önünde bulundurularak verilecektir.''
HOLLANDALI GAZETECİYLE CEZAEVİ DİYALOGU
Başbakan Erdoğan, ''Türkiye'de çok şey değiştiğini ancak insan hakları raporlarına göre hala bazı şeylerin yapılması gerektiğini'' öne süren Hollandalı gazeteciden, buna örnek istedi.
Hollandalı gazeteci bunun üzerine, ''cezaevlerindeki koşulların gerektiği gibi olmadığını ve polislerin insanlara karşı tutumunun sert olduğunu'' öne sürdü.
Erdoğan da Türkiye'de cezaevlerindeki rehabilitasyonunun batı standartlarına ulaşma yolunda olduğunu vurgulayarak, ''Yüzde 100 olmuştur dersem, doğru olmaz. Fakat, şu anda yoğun bir şekilde mevcut cezaevlerinin yeniden inşası ve bu yeni inşada bütün projeler, batı standartlarına uygun olarak yapılmaktadır'' diye konuştu. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Polisimizin davranma şekline gelince, onu da çok açık, net söylüyorum. Şu anda AB üyesi ülkelerin birçok polisinden çok daha hoşgörülü davranıyor. Yanlış iletişimlerden esinlenerek, bu raporlar hazırlanmış olabilir. Ama bizzat yaşanır ve görülürse, o zaman pek de anlatıldığı gibi olmadığını sizler de göreceksiniz.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:24