Gündem
  • 8.2.2003 12:51

BAŞBAKAN GÜL: ''TÜRK ASKERİ ÇATIŞMAYA GİRMEYECEK''

Başbakan Abdullah Gül, TBMM'de dün alınan kararın bazı havaalanlarının genişletilmesi ve düzenlenmesine ilişkin bir karar olduğunu belirterek, ''Türkiye'ye muharip bir yabancı askerin getirilmesi ya da Türk askerinin dışarı gönderilmesiyle ilgili bir karar alınmadı. Bu bile barışı zorlamaya dönük bir çalışmadır'' dedi. Kanal 7'de canlı yayına katılan Başbakan Gül, Vakıfbank Genel Müdürü'nün görevden alınması konusuyla ilgili olarak, ''Vakıflar Bankası'nın bağlı olduğu Başbakan Yardımcımız, Vakıflar Bankası'na genel müdür atadı. Devlet işlerinde, kamu işlerinde bu böyledir. Görev biter, yeni görevi alan devralır. Herhangi bir itiraz söz konusu olursa tabii ki hukuk devletinde itiraz mercileri vardır'' diye konuştu. Başbakan Gül, ''Türkiye'de, TBMM'de dün alınan kararla birlikte Türkiye'nin ABD'nin yanında savaşa gireceği yönünde bir hava var. Bu konuda en yetkili ağızdan açıklama bekliyoruz'' şeklindeki soru üzerine, ''Bunların hiçbiri doğru değil. Türkiye bir savaşa girmiyor. Yani, bu Türkiye'nin savaşı olmayacak, eğer savaş olursa'' diyerek, şöyle devam etti: ''Ama, orada bir Irak krizi var. Süregelen bir kriz var. Bu krizin de artık çok ciddi bir noktaya geldiği gözüküyor. Biz de bu krizin barışçı yollarla çözülmesiyle ilgili çok büyük bir gayret sarf ettik. Hala da bu gayret devam ediyor. Aslında, dünkü alınan karar barışa hala süre verildiğini gösteren bir karardır. Dünkü karar biliyorsunuz kapalı bir oturumda oldu. Bu tip kararlar daha önce de kapalı oturumlarda alınmıştı. Daha önce AK Parti iktidarı söz konusu değildi. Bunlar bazen çok politikaya alet edilir. Politikaya alet edilince iş çok enine boyuna, ciddi bir şekilde konuşulamaz. Kapalı oturumlarda Türkiye'nin güvenliği, çıkarları çok daha açık seçik ortaya konulabilir, bunlar güvenlik meseleleri olduğu için. Çünkü, bu oturumları sadece Türk vatandaşları da izlemiyor, herkes izliyor. Dolayısıyla, her şeyi rahat rahat Meclis'te anlatmak durumundasınız. Açık anlatmak durumundasınız. Hiçbir şey saklamadan, ne kadar gerçek varsa, ne biliyorsanız hükümet olarak, ilgili kurumlar, makamlar olarak hepsinin anlatılması gerekir. Bunların bazılarının açıkça anlatılması, ulusal çıkarlar, milli güvenlik açısından mahsurlu şeyler olabilir. Her ülkenin bazı açıktan konuşulamayan gerçekleri vardır.'' 'NETİCE HALKA AÇIKLANDI'' TBMM'de gerçekleştirilen kapalı oturumun ardından neticenin halka açıklandığını, sadece tartışma ve bilgilendirmelerin kapalı olarak yapıldığını anlatan Başbakan Gül, şöyle konuştu: ''Ne karar alındı? Şudur; bizim bazı havaalanlarımızın genişletilmesi ve düzenlemesiyle ilgili bir karar alındı. Türkiye'ye muharip bir yabancı askerin getirilmesi ya da Türk askerinin dışarı gönderilmesiyle ilgili bir karar alınmadı. Türkiye'ye bazı havaalanlarımızın düzenlemesiyle ilgili yabancı muharip olmayan, savaşmayacak, teknisyen niteliğinde yabancı insanların gelmesiyle ilgili bir karar alındı. Bu bile aslında barışı zorlamaya dönük bir çalışmadır. Türk askerlerinin dışarı gitmesi ya da Amerikan askerlerinin Türkiye'ye gelip, Türkiye'den başka bir yere gitmesiyle ilgili bir taahhüdün içine girmemiştir TBMM. Anayasa, bu tip kararları TBMM'ye bırakmıştır. Biz bununla şunu da bütün dünyaya gösteriyoruz; bakın en kötü senaryolar, en kötü gelişmeler olabilir. Barış için sonuna kadar uğraşırsınız, ama sizin elinizde olmayan sebeplerle bunlar olabilir. Ama, bir taraftan işin bir ciddiyeti var. Bu, bir taraftan gösteriyor ki herkes artık barış için ne yapabiliyorsa yapsın.'' Gül, dünkü toplantının ardından, bölgede daha önce ziyaret ettiği 5 ülkenin Ankara'daki büyükelçileriyle görüşme yaparak barış için herkesin olağanüstü bir gayret içine girmesini istediğini anlattı. Başbakan Gül, ''Gerekirse Bağdat'a gidelim, gerekirse Washington'a gidelim dedim. Ben, bazı danışmanlarımı bu 5 ülkeye gönderdim. Dolayısıyla, Türkiye hala bu işin savaşsız şekilde önlenebileceğine inanıyor, hala bunun için gayret ediyoruz'' dedi. En kötü şartların ortaya çıkması halinde bazı tedbirlerin alınması gerektiğini ifade eden Başbakan Gül, ABD ile ilişkileri de en iyi şekilde götürme gayreti içerisinde olduklarını söyledi. Başbakan Gül, Irak Devlet Başkanı Yardımcısı Taha Yasin Ramazan ile yaptığı görüşmenin hatırlatılması üzerine de ''Ben bu işin kapalı kalmasını çok istemiştim. Çünkü, bu bir şov nitelikli iş değil'' dedi. BAYKAL'IN AÇIKLAMALARI Başbakan Gül, TBMM'de alınan kararın ardından CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine de ''Sayın Baykal'ın benzetmesini duyunca çok üzüldüm. Yani, bir devlet adamına, bir eski dışişleri bakanına bu yakışmazdı'' diye konuştu. ''Bütün kamuoyu şahittir ki ben olayın her safhasında sayın Baykal'ı sonuna kadar bilgilendirdim. Şimdiye kadar hiçbir siyasi lider bir başbakan tarafından bu kadar bilgilendirmemiştir'' diyen Gül, şunları kaydetti: ''Açık söyleyeyim, kendi milletvekillerimizden daha çok şeyi sayın Baykal'a anlattım. Üç kez ziyaret ettim. Bütün bu gayretlerimiz, barış için ne kadar çırpındığımız, herkesi nasıl harekete geçirdiğimiz, İstanbul'da bütün devlet adamlarını toplayarak yayınladığımız deklarasyon, bütün bunları eğer bir müsamere, tiyatro gibi gördülerse buna çok şanssızlık diyorum. Bunu bir boş bulunmadan dolayı söylenmiş bir laf olarak görüyorum. Yani, biz oyun mu oynadık? Biz böyle bir şov, müsamere, vakit geçirmek için mi gece-gündüz, cumartesi-pazar demeden koşturduk? Diğer ülkelerin devlet başkanlarıyla saatlerce oturup bir arada laf olsun diye mi konuştuk? İstanbul toplantısı laf olsun diye mi yapıldı? İstanbul'da yayınlanan deklarasyona eğer Irak tamam, evet dese bu savaş kesinlikle olmazdı.'' Başbakan Gül, Irak'a Birleşmiş Milletler ile ortak hareket etmesi yönünde de mesajlar verdiklerini, barış ve bölge güvenliği için ellerinden gelen gayreti sarf ettiklerini söyledi. Başbakan Abdullah Gül, Irak kriziyle ilgili olarak barışçı bir çözüm konusunda hala umutlu olduğunu belirterek, savaşın çıkması durumunda bile Türkiye'nin savaşta olmayacağını, Türk askerinin savaşa girmeyeceğini bildirdi. Başbakan Gül, Irak'ın attığı bazı müspet adımlar bulunduğunu söyledi. Gül, Kanal 7'de katıldığı canlı yayında soruları yanıtladı. TBMM'de kabul edilen tezkerenin ''tedbir'' amaçlı olduğunu belirten Gül, bayramdan sonra TBMM'ye yeni yetki tezkereleri gönderilip gönderilmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine, şöyle dedi: ''Hala barıştan yanayız, hala barıştan yana umudum var. Hala gerekirse riskleri alıyorum. Kapalı, gizli uçak gönderiyorum, buraya getirtiyorum, insanlara hala (barış için çalışalım) diyorum. Biz şu anda böyle bir hazırlık içerisinde değiliz ama (biz önleyemezsek, bizim irademiz dışında bir savaş olacak olursa o zaman tedbir almak durumunda kalırız) diyoruz. O zaman herkes bize sorar (Siz bilmiyor muydunuz, görmüyor muydunuz, niye tedbir almıyorsunuz) der. Turgut Özal, Körfez Savaşı'nda oralarda tedbir almak istemişti ama mani olunmuştu. Onun faturasını Türkiye nasıl ödedi, kaç bin kişi kaybettik, kaç şehit verdik PKK ile mücadelede? O zaman tedbir almış olsaydık bu zayiatlar verilmezdi, terör örgütü böyle güç bulamazdı, yer bulamazdı. Devlet adamlığı, bütün bunları görmek, gerekirse tedbirleri almaktır.'' ''TÜRK ASKERİ ÇATIŞMAYA GİRMEYECEK'' Savaşın başlaması durumunda ''Türkiye'nin savaşta yer almayacağını ve Türk askerinin çatışmaya girmeyeceğini'' vurgulayan Başbakan Gül, ''Türk askeri bir savaşa girmeyecektir, Türkiye en kötü şartlar bile olsa bir savaşta olmayacaktır. Ben hala barış için çok imkan olduğuna inanıyorum ve Türkiye olarak biz barış için hala çok çalışıyoruz.'' diye konuştu. Gül, TBMM'de kabul edilen ilk tezkerenin ABD'yi cesaretlendirdiği yönünde eleştiriler bulunduğunun anımsatılması üzerine, ''Yarın eğer BM kararından sonra bizim bütün ikazlarımıza rağmen bir savaş başlarsa hazırlık gerekir. Pistlerimizin bazıları uzatılacaksa savaş anında (durun da ben şu inşaatlarımı yapayım) diyemezsiniz'' dedi. Başbakan Gül, ''Bunun caydırıcı bir mesaj, barışa bir hizmet olduğunu mu düşünüyorsunuz'' şeklindeki soru üzerine, ''Bunu düşünüyorum elbette. Bunun bazı müspet işaretleri de çıkmaya başladı. Dünden bu yana müspet sayılabilecek adımların atılmaya başladığını da görüyoruz'' diye konuştu. Gül, bir başka soru üzerine, Türkiye'de ilk kez gizli oturum yapılmadığını belirterek, ''Bu tip konular ne zaman TBMM'de tartışıldıysa kapalı oturumda yapılmıştır. Bizim yerimizde CHP iktidarda olsaydı aynı şeyi onlar da yapacaktı'' dedi. ''GÖZÜMÜZE UYKU GİRMİYOR'' Abdullah Gül, ''Sonuç itibariyle komşu Müslüman ülkeye, masum Irak halkının tepesine bomba yağacak. Sizi nasıl etkiliyor böyle bir şey'' sorusuna yanıt verirken şunları söyledi: ''Savaş nerede olursa olsun, bomba nereye düşerse düşsün ondan etkilenmiyorsanız bazı duyguları kaybetmişsiniz demektir. Barış için çırpınmamızın sebebi budur, bunlar olmasın diye uğraşıyoruz. Tabii ki bu süre içerisinde hepimizin üstündeki gerginlikleri izliyorsunuzdur. Hepimiz insanız, çok büyük sorumluluklar taşıyoruz ve çok etkileniyoruz. Bizim gözümüze uyku girmiyor, açık söyleyeyim. Bizler şimdi sadece bu konuları düşünüyoruz. Hepimizin hayatını çok etkiliyor.'' ''IRAK'IN ATTIĞI BAZI MÜSPET ADIMLAR VAR'' Irak'ın attığı bazı müspet adımlar bulunduğuna dikkati çeken Başbakan Gül, ''Mesela bugüne kadar bilim adamlarını silah denetçileriyle görüştürmüyorlardı. Şimdi görüştürmeye başladılar. Ayın 8'inde BM Silah Denetçileri Başkanı Bağdat'a gidecek. Ümit ediyoruz ki orada iyi görüşmeler olacak. Ben ümitliyim hala. Yüzde kaç derseniz bir şey söyleyemem ama hala bu iş savaşsız şekilde hallolacak diye buna inanıyorum'' dedi. ''Hala geri dönülemez noktaya gelinmediği kanaatindeyim'' diyen Başbakan Gül, ''Irak'a gitmek gibi bir niyetiniz var mı'' şeklindeki bir soru üzerine, ''Eğer barış için faydalı olursa giderim. Şu anda böyle bir şeye gerek yok. Eğer barışa hizmet edecek bir adım olursa tabii ki her yere giderim, Bağdat'a da giderim, Washington'a da giderim'' yanıtını verdi. Başbakan Gül, Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu belirterek, ''Gerçekçi olmak lazım. Savaş patlamamalı, onun için herkes adım atmalı. Biz de elimizden geleni yapacağız'' dedi. Özelikle Güneydoğu'da bulunan vatandaşların Irak'tan gelebilecek bir saldırıdan endişe duyduklarının anımsatılması üzerine de Gül, alınması gereken her türlü tedbirin alındığını söyledi. Gül, olası bir savaşın ekonomiye etkilerine ilişkin bir soru üzerine de bu konuda gerekli önlemlerin alındığını, ABD yetkilileriyle çok yoğun temasların sürdürüldüğünü kaydetti. Gül, ''Körfez savaşında olduğu gibi sözlerin vaat olarak kalmaması, su üzerine yazılıp unutulmaması için, ağzımız yandığı için her şeyi üfleyerek içiyoruz'' diye konuştu. ''CUMHURBAŞKANI İMZA MAKİNASI DEĞİL'' Başbakan Gül, hükümetin yaptığı çalışmalardan söz ederken de bir soru üzerine, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile ilişkilerinin gayet iyi olduğunu ve her hafta görüştüklerini söyledi. Gül, ''Sayın Cumhurbaşkanı'nın size bir engel çıkardığını düşünüyor musunuz'' sorusunu şöyle yanıtladı: ''Bizde bazı atamalar, üçlü kararname denir, üçlü imza vardır. Yani ilgili Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla olur. Bu yapacağımız kamu reformuyla bunu değiştirmek istiyoruz. Benim hiç imza atmamam gereken tayinler vardır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın hiç imza atmaması gereken atamalar vardır. Çok daha küçük meselelerle ilgili de imza atıyoruz. Aslında bunların bize hiç gelmemesi gerekir. Hatta, bakanlara bile gelmemesi gerekir. Şimdi, bunların düzelteceğiz hepsini... Bakan arkadaşlarımın öngördüğü değişiklikler oluyor. Kendisinin başarılı olabilmesi için beraber çalışacağı arkadaşları tercih etme hakkı vardır. Bunlar önemli noktalarla ilgili olabilir. Yoksa, bunlar herkesi değiştirmek gibi olursa bu doğru olmaz tabii. Bakan arkadaş bana gönderir, ben bunları onaylarım, bunlar Sayın Cumhurbaşkanı'na gider. Sayın Cumhurbaşkanı da orada otomatik bir imza makinesi değildir. Tabii ki, imzaladıkları vardır, geri çevirdikleri vardır.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:18

İLGİLİ HABERLER