Başbakan'dan FLAŞ açıklamalar!..
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Artık lütfen bu millet için zihni bir değişimi milletçe hep beraber gerçekleştirelim diyoruz. Yargı da kendisini bir değişime tabi tutmalı, yürütme de yasama da kendini bir değişime, zihni noktada, tabi tutmalıdır'' dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, yüksek öğrenimi imtiyaz olmaktan çıkardıklarını, tüm çocukların ulaşabileceği bir hak haline getirecek adımlar attıklarını söyledi.
50 devlet 42 de yeni vakıf üniversitesi kurduklarını anımsatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Üniversite sayısını 76'dan 168'e çıkardık. Ülkemizde üniversite bulunmayan il kalmamasını sağladık. Fakat birileri çıkıyor ne diyor, 'ne gerek vardı bu kadar illere üniversite kurmaya.' Bunun altındaki espriyi kavrayamıyor. Çünkü hayatında böyle bir dert yok, biz dertliyiz. Biz bu adımları atarken, bu ülkede fakir fukaranın, garip gurebanın ayağına eğitim öğretim anlayışını götürebilelim, yüksek öğrenim için Hakkari'den kalkıp belki İstanbul'a gelemeyebilir, Ankara'ya, İzmir'e gelemeyebilir ama Hakkari'de bir üniversite olursa orada tahsilini alabilir düşüncesiyle bu adımı attık, bu bir. İkinci boyutu, göçü engellemek. Göç noktasında bunu minimize edelim. Üçüncü bir adım, artık üniversiteli öğrencilerin orada olmasıyla farklı illerden de o illere öğrencilerin az da olsa gelmesiyle oradaki gençlikle, gençliğin buluşmasını sağlayalım. Bizim değerler silsilesi içerisinde ortak kültürü oluşturmanın gayreti içerisinde olalım.''
Osmanlı'dan beri süren 142 yıldır öğrencilerden alınan harç uygulamasına son verdiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, barınma sorunun giderilmesine ilişkin de önemli adımlar attıklarını söyledi.
Son olarak dün 41 ilde 40 bin yatak kapasiteli 53 yurdun açılışını Beşevler Spor Salonu'nda öğrencilerin huzurunda yaptıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, açılan yurtlardan uydu aracılığıyla görüntüler izlediklerini dile getirdi.
Ankara'daki öğrencilerin ''Biz de isteriz'' dediklerini aktaran Başbakan Erdoğan, yeni yurtların Ankara'dakilerin önüne geçtiğini ifade etti. Yeni yurtların bütün modern imkanlara sahip olduğunu, ranza sistemi yerine baza sistemi uygulandığını anlatan Başbakan Erdoğan, yurtlarda buzdolabı dahil olmak üzere her odada tuvalet ve banyo bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, internet kullanımının tüm yurtlarda ücretsiz olma sürecini de dün akşam imzalanan anlaşmayla başlattıklarını kaydetti.
Göreve geldiklerinde kredi miktarının 45 lira olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, şu anda kredi ve burs miktarının 260 liraya yükseldiğini bunun yanında da 180 lira beslenme yardımı yapıldığını ifade etti. Yılbaşında yeni bir düzenleme daha yapacaklarını bildiren Erdoğan, bu rakamların biraz daha artacağını söyledi.
Lisans üstü eğitim öğretimde olanlara 520 lira verdiklerini onun da artacağını belirten Erdoğan, doktora öğrencilerine de asgari ücretin üzerinde, 780 lira ödediklerini bildirdi.
Başbakan Erdoğan, ''Bizden önceki iktidarların aklı neredeydi, bunların eğitim öğretim diye bir derdi var mıydı- Hepsi ortada. Hangisine bakarsanız bakın onların böyle bir derdi olmadı'' dedi.
Gençlerin zihinlerinin yanında bedenlerinin de gelişmesi için gençlik ve spor hizmetlerine ayrılan kaynağı 62 milyon liradan 625 milyon liraya çıkardıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz 10 yılda Türkiye'ye uluslararası standartlarda 169 yeni spor tesisi kazandırdıklarını, tüm illerde 405 yeni spor tesisinin yapımının da sürdüğünü kaydetti.
Yapımı devam eden 30 yüzme havuzuyla bu imkana sahip olmayan il kalmayacağını bildiren Erdoğan, 125 sentetik çim yüzeyli futbol sahasını da hizmete sunacaklarını bildirdi.
-''Madalya sayımız 621'e yükseldi''-
Türkiye'nin son 10 yılda 657 uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yaptığını bildiren Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bütün bu çalışmalar sonucu Türkiye 2002 yılında dünya ve Avrupa şampiyonalarında toplam 277 madalya kazanabilmişken, 2012'de bu yıl için söylüyorum madalya sayımız 621'e yükseldi. Demek ki yatırım neticesini vermeye başladı. Şimdi yeni bir adım atacağız inşallah, tüm okullar arasında olması gereken branşlar hangileri ise ilk, orta, lise, üniversite. Hepsinin arasında spor yarışmalarını yaygınlaştırmak suretiyle bu işi tamamıyla okullara indireceğiz. Çünkü dünyadaki başarının arkasında bunun olduğunu son olimpiyatlarda yakından çok daha iyi gördük. Türkiye'nin 2020 Olimpiyatları'na ev sahipliği yapması için bir yandan altyapımızı güçlendirirken bir yandan da diplomatik olarak her türlü gayreti gösteriyoruz.''
-''Sağlık hizmetlerinin altyapısında devrim niteliğinde adımlar attık''-
Sağlık hizmetlerinin de önem verdikleri bir diğer alan olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, kamu hastanelerini tek çatı altında topladıklarını anımsattı.
AK Parti iktidarlarından önce SSK'nın ayrı, Emekli Sandığı'nın ayrı olduğunu, PTT'nin, Milli Eğitim'in kendisine ait hastanesi bulunduğunu bildiren Başbakan Erdoğan, bunun hem israfa hem de hizmetlerin verilişinde başarısızlığa neden olduğunu söyledi.
Bunları tek çatı altında toplayarak, kolektif yönetim anlayışı getireceklerini söylediklerinde buna özellikle sendikaların isyan ettiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Biz de dedik ki 'yapacağız.' Şu anda kanunu Meclis'e gönderiyoruz ve bu kanunu da çıkartacağız. Çünkü ne SSK ne Emekli Sandığı, şu anda bunlar verimli değil ve biz bunlarla da kalmayacağız. Özel hastanelerden de isteyenler, SGK'dan anlaşma yaparlarsa oralardan da benim köydeki çiftçi kardeşim, köylü kardeşim gelip istifade edebilecek'' dedi.
Ankara'da bir özel hastaneyi ziyareti sırasında, kalp ameliyatı geçirmiş yaşlı bir amcanın kendilerini gördüğünde dua ettiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Buna benzer duaları hamdolsun her yerde alıyoruz. Niye, çünkü niyet hayır olunca akıbette hayır oluyor'' dedi.
Aile hekimliği sistemini getirdiklerini de anımsatan Başbakan Erdoğan, doğumundan itibaren her vatandaşın sağlığından sorumlu bir hekim olmasını temin ettiklerini kaydetti.
Sağlık hizmetlerinin altyapısında da devrim niteliğinde adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan, 2002'de ülke genelinde 617 olan ambulans sayısını 2 bin 862'ye çıkardıklarını bildirdi. Sayının yanında çeşide de önem verdiklerini belirten Erdoğan, 19 helikopter, 2 jet ambulans, 4 deniz ambulansı, 224 kar paletli ambulansı da hizmete soktuklarını anlattı.
-''Ne yakışıyorsa bu millete onu yapacağız''-
''Ne yakışıyorsa bu millete onu yapacağız'' dediklerini aktaran Başbakan Erdoğan, hastanelerdeki nitelikli yatak sayısını da artırdıklarını söyledi.
Erdoğan, geçmişte ihmal edilen ağız diş sağlığı merkezlerinin sayısını da 14'ten 123'e çıkardıklarını bildirdi.
Geçtiğimiz yıl ülke genelinde 124 bin kişinin yararlandığı evde sağlık hizmeti uygulamasını hayata geçirdiklerini belirten Erdoğan, şimdi de ''dev şehir hastanelerini'' kurduklarını dile getirdi.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Maalesef burada da önümüze yine yargı çıktı. Yapılacak olan hastane, varsa burada düzeltilmesi gereken şeyler ikaz edin onları düzeltelim. Ama bizim zamana ihtiyacımız var, biz zamanla yarışıyoruz. Bu yargı bu ülkenin, bu milletin yargısı. Biz bu milletin yürütmesiyiz, yasama da bu milletin yasaması. Biz her şeyi bu millet için yapmaya mecburuz, bu ülke için yapmaya mecburuz. İnanın ben bunları anlamakta zorlanıyorum. Her ret, her olumsuz karar bu ülkeye, bu millete kaybettiriyor. Ben burada da çağrımı, artık lütfen bu millet için zihni bir değişimi milletçe hep beraber gerçekleştirelim diyoruz. Yargı da kendisini bir değişime tabi tutmalı, yürütme de yasama da kendini bir değişime zihni noktada tabi tutmalıdır. 'Ben yaptım oldu.' Hayır. Ben yaptım oldu ile bu iş olmaz. 'Acaba biz yaptık oldu mu' sorusunu kendimize soralım. Bunu sormaya mecburuz. Aynı şekilde adalet hizmetlerinin sağlıklı şartlarda sunulabilmesini temin etmek için bugüne kadar 157 adalet sarayı inşa ettik. Merdiven altında adliye vardı bunlardan kurtardık. Kimse bunlara el atmadı, biz attık. İl merkezlerindeki özellikle adalet sarayı, adını da biz bulmadık vatandaş buldu, 'bunlar saray, adliye değil' dedi. Süratle, yoğun bir şekilde bunları tamamlamaya devam ediyoruz.''
-''Artık benim vatandaşım kalkıp buradan Strazburg'a gitmeyecek''-
Yardımcı personel sayısını da 20 binden 46 bine çıkardıklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
''Adalet teşkilatımızı güçlü bir bilgisayar ve internet altyapısına kavuşturduk. Yargılama sürecini hızlandırmak için Meclis'ten 3 yargı paketi geçirdik. Dördüncüsünün hazırlıklarını yapıyoruz. Yargıtay ve Danıştay da yeni daireler kurarak yüksek yargının iş yükünü azalttık. Yine bu amaçla bölge adliye mahkemelerini kurduk. Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gibi temel kanunları yenileyerek, günümüz şartlarına uygun hale getirdik. Alternatif ceza uygulamalarını içeren uygulamaları, denetimli serbestlik sistemiyle ceza infaz sistemini modernleştirdik. Vatandaşlarımıza insan hakları ihlallerinden dolayı Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı getirdik. Artık benim vatandaşım kalkıp buradan Strazburg'a gitmeyecek.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Medyanı'nda başlatılan yayalaştırma çalışmasına ''istemezük'' diye yaklaşanların olduğunu belirterek, ''Cumhurbaşkanımızın eşine, eşime ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşine çağrı yapıyorlarmış. 'Kadınlar bu konularda çok daha hassastır, lütfen bu işe müdahale edin' diye. Biz de tam aksine bu ülkede çocuğuyla kadınıyla herkesin çok daha huzurlu Taksim Meydanı'na çıkabilmesinin adımını atıyoruz. Be hey gafiller, biraz kendinize gelin'' dedi.
Erdoğan, AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, emniyet müdürlüklerini artık korkulan yerler olmaktan çıkardıklarını söyledi.
''Doğrusu eskiden karakola gittiğimizde biraz ürperirdik, korkardık'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
''Çünkü malum oturtulan yerlerden tut da oradaki işlemlere varıncaya kadar hepsi insani olmayan bir yapıdaydı. Ama şimdi bizler geldiğimizden bu yana ısrarla şunu söyledik, 'İşkenceye sıfır tolerans' dedik. Çok açık net söylüyoruz, eğer bu konuda en ufak bir ihbar varsa, ilgili birimlerimize anında haber verin, Başbakanlık sitesine girin, hemen buraya bilgilerinizi verin. Biz bu noktada atılan adımların, işkenceye yönelik adımların sonuna kadar takipçisi oluruz. Bu konuda da almaları gereken cezayı, onlara biz bir taraftan yargı da bir taraftan verir diye inanıyorum.''
Ulaştırma alanında bölünmüş yollar, otoyollar, hızlı tren hatları, havayolları, metrolarla Türkiye'nin çehresini değiştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, iktidara geldikleri 3 Kasım 2002'de Türkiye'de sadece 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol olduğunu, bunun üzerine 10 yılda 15 bin 800 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, ''Türkiye'de milletimizin literatüründe ulaşımda duble yol, diye bölünmüş yol diye bir şey yoktu. Bunu halkın bu noktada literatürüne AK Parti iktidarı koydu'' diye konuştu.
Daha önce 6 ilin bölünmüş yolla birbirine bağlı olduğuna, şimdi ise bunu 74 ile yaygınlaştırdıklarına işaret eden Erdoğan, yenileme çalışmaları kapsamında 167 bin kilometreden fazla yolu modernize ettiklerini bildirdi.
Erdoğan, bütün bu çalışmalarla karayollarındaki trafik kazası oranını 2003 yılına göre, geçen sene yüzde 41 oranında azaltmayı başardıklarını vurguladı.
-''Özgürlük birilerinin özgürlük alanına girmek değildir''-
Otoyol çalışmalarını da yaygınlaştırdıklarını anlatan Erdoğan, Gebze-İzmir otoyolunun ön çalışmalarının sürdüğünü, İstanbul üçüncü boğaz köprüsünü ve bağlantılı 95 kilometrelik otoyolu 2015 yılında hizmete açacaklarını belirtti.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Ama Ana Muhalefet zihniyeti, yandaşları, hani o 'cumhuriyetçiyiz' diye yürüyenler var ya onlar buna da karşı çıktılar, 'üçüncü köprü nedir' dediler. Bu sabah bir gazete okudum, aman yarabbim. Taksim'de bir dernek kurmuşlar, hayırlı olsun. Nedir, Taksim Meydanı'ndaki şu anda yayalaştırma çalışması yapıyoruz ya trafiği alta alıyoruz ya 'istemezük' diyorlar. Cumhurbaşkanımızın eşine, eşime ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşine çağrı yapıyorlarmış. 'Kadınlar bu konularda çok daha hassastır, lütfen bu işe müdahale edin' diye. Biz de tam aksine bu ülkede çocuğuyla kadınıyla herkesin çok daha huzurlu Taksim Meydanı'na çıkabilmesinin adımını atıyoruz. Be hey gafiller, biraz kendinize gelin.
Ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım, o Taksim'in çilesini bilirim, o Taksim'de nelerin olduğunu bilirim. Biz bunu düzeltmenin gayreti içindeyiz. Bu aşk, sevda işi. Ama bunların böyle bir derdi yok. Dünyada gelişmiş ülkeler büyük meydanlarıyla övünürler. İstanbul gibi bir şehrin bana söyleyebilir misiniz bir büyük meydanı var mı- Yok. Kadıköy'de, Kadıköy İskelesi'nin orada miting yaparlar. Orada miting yapılır mı- Neden- Elde bir şey yok onun için. Biz geçmişte Taksim Meydanı'nda mitinglerimizi yapardık, Sultanahmet Meydanı'nda yapardık. Ama biz oralarda mitinglerimizi yaptığımız zaman böyle bir insan sirkülasyonu, araç sirkülasyonu yoktu. Sultanahmet'te yoktu. Ama şimdi sen kalk, Sultanahmet'te hadi bakalım git orada sen miting yap. Buna nedir, bir, dünya turizmine Sultanahmet'i kapamaktır. Bütün trafik sistemini alt üst etmektir. Ondan sonra da biz burada özgürlük uğruna her şeyi yaparız. Yok böyle özgürlük olmaz. Çünkü özgürlük birilerinin özgürlük alanına girmek değildir. Devlete düşen de bu özgürlük davetlerini yapabilecekleri imkanları hazırlamaktır. Biz şimdi ne dedik. Kazlıçeşme. Orası bizim değil. Orası özele ait mülk, fakat orası çok büyük işler gördü. Pınarhisar'a giderken veda toplantımızı orada yaptık. Ama ondan sonra AK Parti'nin de bütün mitinglerini biz Kazlıçeşme'de yaptık ve 100 binleri orada toparladık. Diyoruz ki gelin Kazlıçeşme'de yapın, oraya gelmiyorlar, niye- Oraya gelecekleri anda kaybolacaklarını biliyorlar.''
İstanbul'da hem Avrupa hem Anadolu yakasında iki büyük meydan yaptıklarını dile getiren Erdoğan, Yenikapı ve Küçükyalı'da yapımı süren meydanların 500 bin ila 1 milyon insanı alabilecek kapasitede olacağını söyledi.
''Derdimiz, insanları rahatsız etmeyecek şekilde ulaşımın ve alanların gayet güzel olabildiği yerler'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bir de enteresan, Taksim ile ilgili bu beyefendiler diyorlar ki 'Daha önce Taksim Kışlası'nın olduğu yer şimdi artık Taksim'in tek yeşil alanı' diyorlar. Tamam da bunu yeşil alana dönüştürürken orada bir kültür yok edildi. Niye onun hesabını sormuyorsun onu yapanlara- Sorsan, o Taksim Kışlası'nın mimari olarak güzelliğini, bunu yazanlar görmemiştir, görmeden sadece yazıyor, çiziyor, konuşuyorlar ve bağırıp çağırıyorlar. Oranın yıllarca top sahası olarak kullanıldığından da belki haberi yoktur. Meşhur Taksim Stadı orasıydı. Şimdi aslı neyse bütün onların rölövelerini çıkartıp, o projeler üzerinden Taksim'e yakışır şekilde tekrar onu yapacağız. Artık bir kışla olarak değil ama bu mimari eser, orada çok daha farklı özelliklerle inşallah halkımıza ve tüm insanlığa hizmet verecek. Çünkü bu meydana gelenler, gelecekler onun önünde resimlerini çektirecekler, dünyanın değişik yerlerinden, ülkemden, hepsi. O kadar güzel. Ama işte bu muhalefet içinde bulunanların bunu da kabul etmeleri mümkün değil. Çünkü bu ülkede yeni bir şey yapılmasın veya tarih yeniden ayağa kaldırılmasın.''
-''Kuyuyu görmedikleri için kimse hayır temennisinde bulunmuyor''-
Marmaray ve Avrasya tünellerinden oluşan iki ayrı projeyle Avrupa ve Asya'yı denizin altından birbirine bağlayacaklarını dile getiren Erdoğan, Marmaray'ı yaklaşık bir yıl sonra, Avrasya Tüneli'ni de 2015 yılında hizmete almayı planladıklarını bildirdi.
Erdoğan, ''Bunlar hep yerin altında. Yerin altında olduğu için vatandaş bunların farkında olmuyor. Onun için de dikkat ederseniz herkes minare yapar, kuyu yapmazlar. Çünkü kuyuyu kimse görmüyor. Ama minare yaptığı zaman 'filanca efendi bak minare yaptırmış, ne kadar güzel' diyorlar. Kuyu, onu görmedikleri için kimse ona hayır temennisinde bulunmuyor. İnşallah Marmaray, tüm bunlara rağmen sadece Türkiye'de değil dünyada ses getirecek'' diye konuştu.
Rize'yi Erzurum'a bağlayacak, yaklaşık 15 kilometre uzunluğundaki Türkiye'nin en uzun tüneli Ovit'i 2015'te tamamlayacaklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'de bugüne kadar olmayan hızlı tren hatlarını da kendilerinin inşa ettiğini vurguladı. 2009'da Ankara-Eskişehir hattını, geçen yıl ise Ankara-Konya hattını tamamlayarak hizmete açtıklarını dile getiren Erdoğan, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Sivas hızlı tren hatlarının çalışmalarının da sürdüğünü belirtti.
-''Sayın Kılıçdaroğlu, bunları iyi takip et''-
Ankara-İzmir hızlı tren hattının bir bölümünde inşaatın başladığını, bir bölümünün proje çalışmalarının devam ettiğini bildiren Erdoğan, ''Sayın Kılıçdaroğlu bunları iyi takip et. Bak gel neler yapılıyor neler ediliyor, bunları gör, bunlarda fayda var. Senin de heyecanın artabilir. Bunu özellikle istirham ediyorum, gel bunları takip et'' dedi.
Diğer hızlı tren çalışmaları hakkında da bilgi veren Erdoğan, ''Türkiye'nin en büyük banliyö işletmesi olan, milleti hep böyle maalesef aldatıyorlar, İzmir'deki İZBAN'ı Ulaştırma Bakanlığımızın ele alışıyla hizmete aldık, 2010'da. Ama çıkıp da Ulaştırma Bakanlığı'na bir teşekkürleri yok, tam aksine 'Biz yaptık' diye de doğru konuşmuyorlar'' ifadelerini kullandı.
Hızlı trenleri ve bunlarla ilgili malzemeleri Türkiye'de üretmeye başladıklarını anlatan Erdoğan, ''Ankara'da metro ve banliyö bağlantıları da olan modern bir hızlı tren garı inşa ediyoruz. Şu andaki garımızın çok çok fevkinde olan bir modern garı inşa ediyoruz'' dedi.
Demiryolu konusunda yapılan çalışmalara da değinen Erdoğan, bugüne kadar 6 bin 838 kilometre demiryolunu yenilediklerini dile getirdi.
-''Lufthansa ile THY'yi ortak işletmeciliğe sokalım'' teklifi-
Hava ulaştırması alanında çok önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Erdoğan, ''Almanya seyahatimizde Merkel bana şunu teklif etti, 'Lufthansa ile Türk Hava Yolları'nı ortak işletmeciliğe sokalım'. 'Tamam' dedim. Zaten bizim de şu anda projelerimizin içinde var ve Türk Hava Yollarımız ile Lufthansa böyle bir müşterek adım inşallah atabiliriz, atacağız'' diye konuştu.
İstanbul'a üçüncü hava meydanını yaptıklarını belirten Erdoğan, ''Bu da yıllık kapasitesi 100 milyon olan bir havalimanı. Şu anda proje uygulamasının yapılacağı alan bizce malum ve bunu da inşallah Avrupa- Asya yakasında oluşturacağımız iki şehirle bütünleştireceğimiz gibi Kanal İstanbul projesiyle de adeta birbirinin mütemmimi olarak gerçekleştireceğiz'' dedi.
Mevcut havalimanlarının ihtiyacı karşılayamadığını anlatan Erdoğan, denizde inşa edilen ilk havalimanı Ordu-Giresun Havalimanı'nı 2014 yılında açacaklarını, Mersin-Adana arasındaki Çukurova Havalimanı'nı da süratle bitirip hizmete sunacaklarını dile getirdi.
-Kentsel dönüşüm çalışmaları-
TOKİ aracılığıyla Türkiye'de toplu konut alanında yeni bir dönem yaşandığına işaret eden Erdoğan, bugüne kadar TOKİ aracılığıyla 81 il ve 800 ilçede yaklaşık 560 bin konut üretilmesine yönelik çalışmayı başlattıklarını, yaklaşık 476 bini sosyal nitelikli olan bu konutlardan 438 binini çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleriyle birlikte tamamlayıp sahiplerine teslim ettiklerini kaydetti.
Kentsel yenileme projeleri kapsamında da 261 bin konutluk gecekondu dönüşüm çalışmalarını şu anda yürüttüklerini belirten Erdoğan, TOKİ projeleri aracılığıyla doğrudan ya da dolaylı olarak 800 bin kişilik istihdamın ortaya çıktığını dile getirdi.
Erdoğan, 5 Ekim'de önemli bir adımı attıklarını, afet riski taşıyan binaları yıkarak güvenli, sağlıklı ve şehirdeki o moderniteyi ortaya koyabilecek binaların inşasını getirmek için harekete geçtiklerini, bu projeyle 20 yıllık sürede Türkiye'deki 6,5 milyon konutun dönüşümünü planladıklarını anlattı.
-''Niye bugüne kadar memurlara toplu sözleşme hakkını vermediniz''-
Sosyal güvenlik alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Erdoğan, sosyal güvenlik sistemini vatandaşın lehine olacak şekilde baştan sona yenilediklerini ifade etti.
Türkiye'de 2002 yılında sigortalı olarak çalışan sayısının 12 milyon olduğunu belirten Erdoğan, geçen yıl bu rakamın 17 milyon 375'e yükseldiğini, bu yıl bu rakamı 18 milyon 430 bine ulaştırdıklarını, bunların takipler neticesinde yapıldığını bildirdi.
Memurlara toplu sözleşme imkanı getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, ''İşçiden yana olanlar, emekçiden yana olanlar, sizlere sesleniyorum. Niye bugüne kadar memurlara toplu sözleşme hakkını vermediniz- Bu hakkı da biz verdik. Çalışmasını biz yaptık. Yasayı da biz çıkardık'' diye konuştu.
AA
Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 11:28