Gündem
  • 6.5.2010 14:42

BAYKAL: "KORKU İKTİDARA HAKİM OLMAYA BAŞLAMIŞTIR"

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Şimdi Anayasa Mahkemesi korkusu iktidara hakim olmaya başlamıştır. Anayasa Mahkemesi şu ya da bu şekilde aşılacak olursa halk korkusu egemen olmaya başlayacaktır. Hukuk, halkın oyları, referandum ya da millet bu konuda gerekeni söyleyecektir. Ben her ikisine de tam bir güven içindeyim'' dedi.
CHP Genel Merkezinde, Parti Meclisi öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, bir gazetecinin, ''Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, bugün bazı gazetelerde yer alan referandumla ilgili sözlerini neye bağlıyorsunuz?'' sorusuna, ''paniğe ve telaşa'' karşılığını verdi.
Baykal, ''Şimdi Anayasa Mahkemesi korkusu iktidara hakim olmaya başlamıştır. Anayasa Mahkemesi şu ya da bu şekilde aşılacak olursa halk korkusu egemen olmaya başlayacaktır. Hukuk, halkın oyları, referandum ya da millet bu konuda gerekeni söyleyecektir. Ben her ikisine de tam bir güven içindeyim. Bu referandumun kendi tercihleri doğrultusunda sonuç vereceğine yönelik bekleyişlerin hiçbir haklı zemini yoktur. Referandum gerçekleşirse iktidarı çok ciddi bir sürpriz bekliyor. İçine girdikleri hayal duygusundan bu referandumla uyanacaklardır'' diye konuştu.

İKTİDAR DENETİM MEKANİZMALARINI BERTARAF ETTİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Bugünkü iktidar maalesef siyaset ve hukuk denetim mekanizmalarını bertaraf etme kararlığı içinde siyaset yapmaktadır. Çok büyük ölçüde bu mekanizmaları bertaraf etmiştir. Elde kalan son bir iki, iktidara 'yanlış yapıyorsun' deme imkanı olan temel kurumları da bu anayasa değişikliğiyle ortadan kaldırmaya çalışıyorlar'' dedi.
CHP Genel Merkezi'ndeki parti meclisi toplantısı öncesinde, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, anayasa değişikliği süreciyle ilgili tartışmaların sürdüğüne işaret ederek, ''Bu konuda parlamentoda mutabakatın olmadığı ortadır. AKP dışındaki siyasi partilerin tümü karşı tavır takınmışlardır. AKP'lilerin bir kısmının da bu konularda tereddütünün olduğu görülmüştür'' diye konuştu.
Bundan sonraki aşamanın, bu konunun Anayasa Mahkemesinin kararına bağlı olarak referandumda değerlendirilmesi olacağına dikkati çeken Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bu iki aşamayı önümüzdeki günlerde yaşayacağız. Anayasa paketi içinde yargıyla ilgili maddelerin böylesine gerginlik yaratmış olması, toplumu kutuplaştırmış olması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Çünkü, Türkiye halen çok köklü bir yargı krizi yaşamaktadır. Maalesef Türkiye'de bir süreden beri yürütülmekte olan bazı önemli yargılama, soruşturma girişimlerinin hukuki değil, siyasi anlayışlarla yürütülmekte olduğu kanaati ciddi şekilde kökleşmiştir. Gerek Silivri'de yürüyen yargı süreci, gerek Erzurum'da başlamış olan yargı süreci, gerek 'Balyoz Davası'yla ilgili yargı süreci çok köklü, çok haklı büyük hukuki zafiyetler taşıyan konular olarak ortaya çıkmıştır.''

-''HUKUK ÇIĞIRINDAN ÇIKMIŞ, SİYASETİN EMRİNE GİRMİŞ''-

Baykal, ''Balyoz Harekatı''yla ilgili iddiaların, delillerin yetersizliğinin açıkça görüldüğünü iddia ederek, şunları kaydetti:
''Böyle bir manzara karşısında bir anayasa değişikliği çalışmalarını sonuçlandırmaya çalışıyoruz. Hukuk çığırından çıkmış, siyasetin emrine girmiş. Türkiye hiçbir dönemde yaşamadığı kadar hukuk ve adalet facialarına maruz kalmaya başlamış.
Şimdi Anayasayı değiştireceğiz, Anayasa Mahkemesini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu iktidarın, iktidara hükmeden Başbakanın kişisel hegemonyasına emanet edeceğiz... Allah muhafaza! Bunu Türkiye için karanlık bir tablo olarak görüyorum. Umudumu yitirmedim.''
Baykal, anayasa değişikliği sürecinde, bazı milletvekillerine para teklif edildiği yönündeki iddialarla ilgili soru üzerine, bu konudaki tartışmaları üzüntüyle izlediklerini bildirdi.
''Sürecin güven veren, açık, şeffaf ve dürüst bir süreç olarak yaşanmadığının ortada'' olduğunu savunan Baykal, ''Maalesef amaca ulaşmak için her şey mubahtır' anlayışı bu olayda da kendisini göstermiş, öyle gözüküyor'' dedi.
6 Mayısın Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmelerinin yıl dönümü olduğunun anımsatılması üzerine de Baykal, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın çok tartışmalı bir sürecin içinden geçerek bir acı sonla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Baykal, bugün artık geriye yönelerek bakınca, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının sergiledikleri tavrın, yurtsever duygularla halkın, ülkenin mutluluğu, bağımsızlığı için verilmiş bir mücadeleyi temel alan bir anlayışa dayandığını herkesin çok daha iyi gördüğünü belirtti.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 08:03

İLGİLİ HABERLER