'BAYKAL NE DİYORSA ONU İKİ İLE ÇARPIN'
Parti Genel Merkezi'nde Kadın Kollarının Eğitim Programında konuşan Başbakan Erdoğan 'Kimse seçim rüyası görmesin, seçimler anayasal çerçevede ve zamanında yapılacak' dedi.
BİZİ BU YOLLARA ANNELERİN YÜREK SIZISI DÜŞÜRDÜ
Başbakan Erdoğan: " Seçimden seçime o da belli illerde belli bölgelerde vatandaşın karşısına çıkarlar biz onlardan değiliz, olmadık ve asla olmayacağız. Biz 780 bin kilometrekarenin tamamındayız. İşte sizler şuanda buradasınız. Bizler bu ülkenin her ocağında her evindeyiz. Batman'da tandırında ekmek pişiren hanım kardeşimizin yanında biz varız, Bursa'da pazarda alışveriş yapan hanım kardeşimizin yanında biz varız, Fırat'ta koyunları otlatan hanım bacımızın yanında biz varız.
Biz dertliyiz. Biz bu ülkenin bu milletin dertlerini kendisine dert edinmiş ve bundan dolayı yollara düşmüş bir partiyiz. Bizi yola düşürenin ne olduğunu, bizi bu ince yola sevk eden sorunların ne olduğunu unutmayınız. Yola çıkarken dediğimiz gibi gideceğiz gündüz gece. Bizi bu yollara bu uzun ince yola annelerin yürek sızısı düşürdü. Biz en önce annelerin sıkıntı ve meselelerine çözüm üretmek için bu yola girdik. Okula giden çocuğuna bir zeytin bile bulamayan annenin derdi bizi bu yola düşürdü.
Defterini kalemini bulamayan annenin derdi bizim derdimiz oldu. Akşam eve dönen eşine yavrusuna sıcak bir çorba bulamayan annenin derdi bizi bu yola sevk etti. Gelecekten kaygı duyan ama ona gelecek veremeyen çırpınan annelerin içine akan gözyaşları bizi bu yollara düşürdü. Biz kömür dağıtıyoruz diye, soba dağıtıyoruz diyen muhalefeti bu ülkede tanıdık ve onları açığa çıkardık. Fakir fukara AK Parti ile oluşmadı bunlar zaten vardı ama onlar çözüm üretemez iken biz onlara oksijen tüpünü yetiştirelim istedik.
Herkes unutsa biz unutmayacağız. Herkes vazgeçse biz hep birlikte vazgeçmeyeceğiz. Herkes heyecanını coşkusunu kaybetse biz kaybetmeyeceğiz. 14 Ağustos 2001'de bu parti tüm bu anneler ve hanım kardeşlerin umudu olarak yola çıktı. 7 Yıl boyunca hedeflerimizi kaybetmedik, ideallerimizi yitirmedik. Bu hareket sizlerin omuzunda sizlerin yüreklerinde sizlerin çabası ve hayır dualarınızla büyüdü.
SİYASETE GÜVEN KAZANDIRDIK
Biz AK Parti'yi kurduğumuz dönemde siyasete güven meselesi vardı. Yapılan kamuoyu çalışmalarını hatırlayın. Bir siyasetçinin evladı okuluna giderken başını önüne eğiyor. Neden siyasetçinin oğlu olduğu için. Türkiye'de sadece ekonomik kriz değil siyasete güven krizi var. AK Parti'nin kazanımlarından en önemlisi siyasete güven olmuştur. 7 Yıl boyunca ülkenin geleceğinden başka hiçbir mesele bizim gündemimizde yer almadı. 7 Yıl boyunca ne söylediysek, ne vaadettiysek onu yaptık. 3 Kasım'da genel seçim yapıldı, AK Parti tek başına iktidar oldu. Anayasa'ya göre bir sonraki seçim 2007'de idi. 2007'de de AK Parti yüzde 47 ile birinci parti. 2009'da da seçim yaptık. AK Parti bir önceki seçimin üzerinden bir yıl geçmemesine rağmen iki muhalefet partisinin oy oranının toplamından daha fazla oy aldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin erken seçim sözlerini dğerlendiren Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;
YENİLEN PEHLİVAN GÜREŞE DOYMAZMIŞ
Sonuçlar ortada haliniz ortada. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Pehlivan hikayesi varya Erzurumlu pehlivan. Zaman zaman onu anlatır bizde neşeleniriz ama şuanda sırası değil. Bunların ülkenin derdi diye ülkenin kaynaklarının güçlenmesi diye bir derdi yok. Ne yaparsanız yapın karıştıramaycaksınız. Mümkün değil. İster Ergenekon'un avukatı olun, çetelerin avukatı olun bu ülkeyi karıştıramayacaksınız. bu ülke her geçen gün daha iyiye gidecek. Ekonomide, dünyada 70'e aşkın ülkenin kredi notu düşülürken kredi notu arttılan 17 ülkeden biriyiz. Önce Fitch açıkladı ve iki puan birden yükseltti. Nedir bu rahatsızlığınız işte buyrun, İMKB'de rakamlar nereye çıktı. 55 bine dayandı. Biz geldiğmizde 10 bindeydi. İnsaf edin geldiğmizde borç oran itibari ile ne idi neredeyiz. Enflasyon ne idi neredeyiz. Ziraat Bankası krediyi yüzde 59 ile veriyordu şimdi tek haneli rakamlarda kredi veriyor. Onlar basit sayılarda esnafımıza verirken biz onu ona katladık. Bunlar rakamları bile zannediyorki yalan söylersek millet yutar korkmayın milletim yutmaz.
BAŞLATTIĞINIZ YERDE KALIYORSUNUZ
Eskişehir hızlı trenin biz diyor başlattık. İnsaf ya temelini bizzat kendim attım neyi sen başlattın? Açılışını aynı şekilde biz yaptık. Biz başlattık biz bitirdik. Şimdi de Eskişehir İstanbul etabı yapılıyor. Bu senenin sonunda Ankara Konya'yı açacağız. Zaten hep başlatıyorsunuz ve başlattığınız yerde de kalıyorsunuz. CHP'ye pek birşey söyleyemeyeceğim hayatında pek iktidar yok. MHP'nin kenarından köşesinden bizden önce iktidar ortağıydı şimdi de erken seçim diyor. Milletim 5 yıllığına hükümeti size verdi 3,5 yıl dayanabildin bırakıp kaçıp gittin. Çalışsaydın niye bırakıp gittin çalışamadın. Çünkü bunlar Ankara'ya mahkum bir siyaset yapıyorlar. Türkiye'nin geneline değil. Biz iktidara gelirken 400 bine aşkın esnaf kepenk indirmişti. Sen kapanan kepenge bak, açılan kepenge bak. Bunlar matematikten anlamaz. Ülkeye bedel ödetmek bu partiler için bir mesele bir dert kaygı teşkil etmedi.
Son günlerde AK Parti'nin alacağı oy oranını açıklayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı halkın nabzını tutan Araştırma Firması A&G tarafından yalanlanmıştı. Konuya değinen Başbakan Erdoğan 'Sağolsun bizim oy oranımızı araştırıyor bizim diğer firmalara para ödememize gerek kalmayacak' dedi.
BU MİLLET SANA İKTİDAR VERMEYECEK
Dünyanın gelişmiş ülkelerinde erken seçim diye bir mantık yoktur bu geri kalmışlığın alametidir. Türkiye yıllar yılı ortalama 16 ayda bir seçime gidiyor. Biz şimdi bunu değiştiriyoruz. Diyoruz ki ilan edilen ne zaman ise o zaman yapılır. Bu liderlerin tek derdi kaygısı kendi ikballerini koltuklarını düşünmek. Ülkeye ne olursa olsun, anlayış bu. Baykal çıktı yeni birşeyler söylüyor AK Parti'nin oy oranı şuraya düştü diyor. Sağolsun AK Parti'nin oy oranları ile ilgileniyor. Ama siz Baykal ne diyorsa onu ikiye çarpın. Sayın Baykal sen bu ülkede iktidar olabildin mi? Bu kadar zamandır bu işin içindesin ve hiçbir zaman olamayacaksın bu millet sana iktidar vermeyecek. Çünkü seçimi telafuz etmek gündemi seçim tartışmaları ile oyalamak her yönden bu millete haksızlıktır. Küresel sermaye bir ülkeye giderken, sizde seçim var mı? İstikrar ister güven ister. O ülkede güven ve istikrar yok ise sermaye oraya gelmez. Para civa gibidir uygun zemini bulur ve oraya kaçar. Türkiye güven ve istikrar noktasında şu anda en uygun zemindedir.
TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KOYMAK İÇİN İKTİDAR OLDUK
İhracat 36 milyar dolardı, 2008'de 132, bu yıl 102 milyar dolara yaklaştı. İnşallah 132 bizim için bir çıta idi onu yeniden yakalayacağı. Irak'a Suriye'ye gittik anlaşmalar yaptık. Bu ülkelerle bizim alışverişimiz ve selamımız yoktu. Suriye ile 51, Irak ile 48 anlaşma imzaladık. İşte yönetim anlayışı bu. Ülkelerle dost olma anlayışı bu. Düşman üretmeyen dost kazanan bir anlayış bu. Önümüzdeki hafta Çarşamba günü Moskova'da olacağız. Rusya Federasyonu ile dönemimiz içerisinde çok ciddi bir sıçrama yaşadık. 38 Milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine ulaştık. Turizme bakıyorsunuz Rusya, Almanya'dan sonra ikinci sırada ve belki bu girişimle ilk sıraya geçecek. Biz bu ülkede taş üstüne taş koymak için bu iktidara geldik. Aziz milletimiz bize bunun için yetki verdi. Kimse seçim rüyası görmesin. Biz alışılmış liderlerden değiliz. Bizim ağzımızdan söz çıktığı zaman aynen nakittir. Seçimler anayasamızın ön gördüğü zamanlarda yapılır. AK Parti hala açık ara öndedir. Ben şunları da çok çok merak ediyorum gerek muhalefetin liderleri, Sivas'ın ötesine gidebiliyor musunuz diye soruyordum ya inanın onu sormaya gerek yok Ankara'nın dışına kaç kere çıktın diye sormamız lazım.
Bu muhalefet siyasi tarihinin en tembel muhalefetidir. Çalışmak, yol göstermek, yapacağını söylemek böyle bir dertleri yok. Dünyada muhalefet sen yanlış yapıyorsun doğrusu şudur derler. Bizim muhalefet beyaza siyah demeyi, siyaha beyaz demeyi muhalefet bilirler. Milletin derdini hiçbir zaman dert edinmemişlerdir. Ülkenin meselesi hiçbir zaman bunların meselesi olmamıştır. Ankara'da otururlar karamsarlık üretirler. 81 vilayetin tamamında moralleri bozmak için ellerinden ne geliyorsa onu yaparlar. İktidarda iken neler yaptınız, eserlerinizi ortaya koyun millet bir duysun.
Korkaklar zafer anıtı içemezler. On yıllardır tekrar tekrar üretilen korkulara kulak asarak varabileceğiniz bir yer yok. Türkiye bugün demokratikleşme yoluyla daha iyi bir ülke haline geldi. Türkiye bugün hak ve özgürlükleri genişlettiği için daha güçlü. İç politikada korkular vardı, tamamının üzerine cesaretle gittik ve dikkat edin Türkiye geriye gitmedi bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı oldu. Şunu da ifade etmek durumundayım iktidarın verdiği demokrasi mücadelesini en az iktidar kadar muhalefet ve STK'larında vermesi gerekir. Ben Salı günü de söyledim Türkiye'de her kurum gayet samimi ve başarılı bir şekilde ilerlemesi ve büyümesi için gayret sarfediyor. Yürütme, Yasama ve Yargı görevini yerine getiriyor. Tam bir koordinasyon var. Bunu başka yerlere çekmeye hiçkimsenin hakkı yok. Ama muhalefet bunu yapıyor. Anayasa'da her kurumun görevi belli ve her kurumda görevini yerine getiriyor. Tek yaptıkları engel, sorun çıkarmak. Gel oturalım konuşalım kabul etmezler, öbürü kamera getirir. Film mi çekiyoruz? Ne gayri ciddilik. İşleri meyve veren ağacı taşlamak. Biz bu gerilim senaryolarına kulak asmadık bundan sonra da asmayacağız. Onlar laf üretecek biz il il dolaşıp açılışları yapacağız ve milli birlik ve kardeşlik sürecimizi anlatacağız.
Daha şurada 15 gün önce DSİ'nin açılışna 55 tane açılışı toplu olarak yaptık. Konya'da aynı şekilde bir çok tesisin açılışlarını yaptık. Bunlar son ay içerisinde yapılanların önemli iki tanesi. Bunlar ne yapıyor bazı belediyelerin açtığı çeşmenin açılışını yapıyoruz. Ankara koridorlarında üretilen yapay gündemlere takılıp milletin ihtiyaçlarını unutmadık. Bu dar tartışmalarla vakit kaybetmeden yolumuza devam edeceğiz' dedi.
NİNNİLERDE AĞITLARDA GÖNÜL DİLİYLE SÖYLENİR
Bugün eğitim programının ilk bölümü başlıyor. 21 İlimizden siz değerli kardeşlerim burada 3 gün boyunca eğitim alacak ve bizim misafirimiz olacaksınız. Gerçekten çok zengin bir içerikle değerli hocalarımızın katılımya bu gerçekleşecek. Her ders her konu önemli. Yaklaşık 4 ay kadar önce biz bu yola çıkarken analar ağlamasın, annelerin gözyaşları artık dinsin diyerek çıktık. Birileri de çıktı 'Dersim'de anneler ağlamıyor muydu?' diyerek adeta o günlere özlem duyduğunu belirtti. Biz bizi en iyi annelerin anlayacağını biliyoruz. Bizi en iyi sizlerin, hanım kardeşlerimizin anlayacağını biliyoruz. Annelerin meseleye el koymasını özellikle diliyoruz ve bekliyoruz. Evlat ne demek şüphesiz ki babalarda bilir ama bunu en iyi anneler çok daha iyi bir şekilde anneler bilir. Evlat annenin canının bir parçasıdır. Evlatlar vurulup yere düştüğünde ne kadar uzak olursa olsun ana yüreği bunu iyi hisseder. Ninnilerin dili yoktur, ağıtların da dili yoktur. Ninnilerde ağıtlarda yürekten gönül diliyle söylenir. Her anne dikkatle, şefkatle aşkla çocuğuna ninniler söyler. Hepimiz bu ezgi ile çocuklarımızı büyüttük. Ama bazı anneler, ninni ile büyüttükleri çocuklarının başında ağıt yakmak zorunda kaldılar.
Mesele bu kadar ortada bu kadar içimizde bizim sadece ninnilerimiz ağıtlarımız değil kıblemizde bir. Allah aşkına beşikteki bir yavru için, kundaktaki bir çocuk için, alevilik nedir? Sünni nedir? Kürt nedir? Roman nedir? sorulur mu, biz bu yola çıkarken birşey soruyoruz. Bu demokratik açılım sürecimizin başlıkları var. Tabii ki öncelikli sorunumuz terördür. Onunla mücadelemizden kesinlikle taviz yok. Bunun yanında etnik unsurların sorunları var. Burada Türk'ü kürdü, romanı hepsinin sorunları var. Bunları masaya yatırdık ve çalışmalar devam ediyor.
Bunlar bugün başlamadı biz partimizi kurarken programımızın içinde bunların hepsini sunduk. Öbür yanda farklı mezheplerin sorunları var. Bu proje ve bu süreç AK Parti'nin değil, devletindir muhatabı millettir. Biz bunu çözmek için varız. Bu bir bölgesel sorun değildir. Türkiye'de yaşayan 72 milyon vatandaşımın sorunları var. Biz hepsinin başta kardeş olmasını istiyoruz. Milli birlik beraberlik içaerisinde geleceğe gitmesini istiyoruz. Ey Sayın Baykal, yoktu da neden tabutlar bayraklara sarılıp geliyor. Niçin bizim askerimiz dağlarda? Niçin uçaklarımız kandil dağlarını vuruyor. Hangimiz etnik kimliğimizi, mezhebimizi doğmadan önce seçtik? Kimin kime üstünlüğü olabilir? Her doğan doğarken farklı bir ırk farklı bir kabile halinde doğar. Zenginlik zaten orada. Doğanların hepsi aynı unsurun mensubu olarak doğmaz. Bunu göremeyecek kadar zavallı olanlar var görecek onlar. Bunu Onun için sürece el koymanızı istdiyorum. İllerinize döndüğünüzde her bir anneye ulaşmanızı istiyoruz. Ekonomik sorunlar var.Biz elimizden gelen bütün gayreti ortaya koyuyoruz. Ben her bir hanım kardeşimize her bir aileye ulaşmanızı istiyorum. Kendilerini o ağıtları yakan annelerin yerine koysunlar. Onlara ne kadar samimi olduğumuzu anlatın. onlara anlamsız çakışmaları kavgaları sona erdirmek için ne kadar samimi olduğumuzu ifade edin.
Orta sahada top çeviriyorlar. 2,5 Katrilyonun üzerinde para aldılar ne oldu? Ama ben inanıyorum ki bu süreç sizlerin omuzunda yürüyecek ve kötü niyetliler bu ülkenin ufkunu karartamayacak. Türkiye çok daha müreffeh bir ülke haline gelecek 2010 bunu nn önemli adımlarının atıldığı yıl olacak. Türkiye'nin şahlanışına kimse gem vuramayacak. Biz birlikte Türkiye'yiz. Bu çok önemli! Allah yar ve yardımcınız olsun, yolunuz da bahtınızda açık olsun. Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Sağolun var olun' dedi.