Gündem
  • 5.2.2010 13:36

BAYKAL,ARINÇ'A KIZDI: 'HERKES ÖLÇÜSÜNÜ BİLECEK'

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin genel merkez binasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Baykal, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'Oda basma' iddialarına ilişkin olarak 'Herkes ölçüsünü bilecek. Bu normal bir davranış değildir, tüm kadın milletvekilleri ve kadın örgütlerini protesto etmeye davet ediyorum' dedi.

SAYIN ARINÇ'IN KENDİNİ SAVUNMA TARZI YANLIŞTIR

Baykal: "Çok sakıncalı kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bunun bir an önce doğru bir biçimde kavranılmasına ihtiyaç var. O girilen oda bir ofis değildir. Bir çalışma bürosu değildir o insana başkanlık divanına çıkmadan önce tahsis edilen, kılık ve kıyafetini giyebileceği bir mekandır. Öyle bir mekana, özellikle hanım bir başkan yardımcısının odasına girmek, kaba bir üslupla hitap etmesi suçlaması kabul edilebilir bir olay mı? Herkes ölçüsünü bilecek nezaketini takınacak.

Bu çok sakıncalı çok yanlış bir davranış olmuştur bir an önce Sayın Arınç'ın Mumcu'dan özür dilemesi gerekiyor. Türkiye'de bir anlayışın rayına oturduğunu görmek için söylüyorum. Öyle birşey kabul edilebilir mi? Bunun altında kadına karşı saygısızlık yatıyor. Türkiye'deki kadın örgütleri nasıl sessiz kalabiliyorlar. Hiçbir parti ayrımı gözetmeden çıkıp bunu protesto etmelidirler. Üslup, söylenen sözler, oraya giriş tarzı ve kendini savunma tarzı yanlıştır ifadelerini kullanan Baykal, Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde yaşamış olduğu skandala da konuşmasında yer verdi ve 'Bu bilgiyi aldıktan sonra dönemin yetkililerine bildirilseydi bu konu üzüntü verici duruma yol açmadan çözülebilirdi' dedi.

GATA'DA TÜRBAN YASAĞI

Bu çok üzücü ve kırıcı sonuçlar doğuruyor. Ne siyasetçiler kendi ailelerini siyasi gündeme taşıma hedefi içine girmelidirler ne de hiç bir siyasetçi karşısındaki siyasetçiyi ailesiyle vurmaya özel yaşamına mahremine girmeye, aile sorunlarını istismar etmeye hiçbirimizin hakkı yoktur.

Bana öyle geliyor ki o olay yaşandığı anda bu tepki hangi düzeyde kim tarafından ifade edildi bilmiyorum. Kurum yetkilisi kimdir hangi düzeydedir bilmiyorum ama bu bilgiyi aldıktan sonra dönemin yetkililerine yav ne biçim iş böyle bir anlayış gördüm üzüntü duydum demiş olsaydı o zaman dahi bu konu üzüntü verici duruma yol açmadan çözülebilirdi. Nitekim yine o dönemde hatta o olaydan daha önce şimdiki Sayın Cumhurbaşkanı'nın eşinin oraya gittiği hasta ziyareti ettiği biliniyor. Demekki bir olayı çözmek istiyorsanız o çerçevede yapabileceğiniz şeyler vardır onun dışında yapabileceğiniz şeyler vardır.

Bu şikayetin günümüzde daha anlayışla karşılandığını ve gerilime sebebiyet vermeden çözülebildiğini de görebiliyoruz.

TARTIŞMALAR UCUZ BİR SİYASAL GÖSTERİDİR

EMASYA protokolü yeni bir konsept değildir. Var olan kavramı kanun düzeyinde düzenlenen kavramın anlayışın uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir. Son zamanlarda birden bire bu konu etrafında tartışma oluşturulduğuna tanık olduk ve çok anlamlı bir tartışma olarak görmedik.

Dün de kaldırıldı bu protokol. Benim söyleyeceğim bu protokolün kaldırılmasına yönelik tartışmalar bence ucuz bir siyasal gösteri olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor. Çünkü bu protokol yeni bir anlayışı yeni bir politikayı devreye koymuş değildir var olan politikayı uygulamayı düzenlemek amaçlıdır.

SİVAS'TA KOLLUK KUVVETLERİ YETERSİZ KALDI

Kullanımı ile ilgili toplumumuzu tedirgin edecek bir tatbikata şahit olmadık öyle birşey de yok. Bu konuda büyük tepki gösterenlerin çoğu bilgi eksikliğinden yada siyasi bir gösteri yapma ihtiyacından kaynaklanarak bir tartışma meydana getirdiler. Kanundaki düzenlemeyi hayata geçirirken umarım böyle bir tatbikat ihtiyacı hiç bir zaman ortaya çıkmaz. Bir kolluk kuvvetlerinin imkanlarının ötesinde bir müdahaleyi gerektiren bir tablonun hiç gerçekleşmemesini umuyorum. Bu protokole yol açan deneyimin altında Sivas'ta yaşanan acı gerçekler yatar. Madımak Oteli'ne yönelik kundaklama sırasında kolluk kuvvetlerinin gözüne bakarak olayı yapanlar faaliyetlerine devam etmiştir. Silahlı Kuvvetler çağrılmış ancak onlarda müdahale edememiştir. Umarım böyle bir ihtiyaç ortaya çıkarsa vay senin yetkindi benim yetkimdi diye silahlı kuvvetler arasında bir sorun çıkmaz.

'ODA BASMA' İDDİASI

Öyle anlaşılıyor ki Arıtman Sayın Arınç'la geçmiş hesabını da bu öneri ile kapatmak niyetinde. O zaman ki DTP milletvekili Emine Ayna ile şimdi de Güldal Mumcu ile siyasi ayrım gözetmeden her partideki milletvekilleri ile karşı karşıya gelip kırıcı çekişmelerin meydana gelmesi umarım bir rastlantıdan ibarettir.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 10:35

İLGİLİ HABERLER