Gündem
  • 16.3.2010 17:52

BAYKAL'DAN HÜKÜMETE 'TSK'DAN ELİNİ ÇEK' ÇAĞRISI

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, askerin siyasete müdahalesi karşısında en büyük güvencenin CHP olduğunu belirterek, siyasi partilerin camiye, kışlaya ve mahkemeye girmemesi gerektiğini söyledi. "Asker askerliğini siyasetçi siyaset yapmalı" diyen Baykal, AK Parti'nin iktidardan düşmesi durumunda partiyi nasıl hatırlayacağını da üç maddede özetledi.


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal,partisinin TBMM grubunda milletvekillerine hitap etti.

Deniz Feneri vurgunu:

Deniz Feneri konusunun iktidarın simgesi haline geldiğini söyleyen Baykal, "Zaman zaman bu iktidar çekip gittikten sonra, acaba AKP dönemini neyle hatırlayacağız diye kendime soruyorum. Bir, AKP'yi Deniz Feneriyle diğeri de Habur kapısındaki hukuka tecavüz olayıyla, hukuki ve siyasi skandalla hatırlayacağız" dedi.

Deniz Baykal, Almanya'da, ikinci dalga Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili olarak Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Reklam ve Pazarlama Müdürü İsmail Karahan, RTÜK üyesi Zahid Akman ve Deniz Feneri eski yöneticisi, eski Kanal 7 Muhasebe Müdürü Harun Kapıyoldaş aleyhine hazırlanan iddianamenin Ağustos 2009'da Frankfurt 29. Ceza Dairesinde dava açılması talebini içerdiğini belirtti.

Baykal, Almanya'nın, Türkiye'den bu kişilere, mahkeme ilamının tebliğ edilmesini istediğini ancak tebligatın sadece 1 kişiye yapılabildiğini söyledi.

"Biz kendimiz gereken şekilde yargılamıyoruz, adamların yapacakları yargılama için tebligatı da yapmıyoruz" diyen Baykal, "Niçin acaba? Bunların imtiyazı nedir? Bunlar kimin himayesi altındadır? Her gün sağa sola caka satan hangi hükümetin, o hükümetin hangi mensubunun, başbakanın mı yardımcısının mı kimin himayesi altındadır, adalet bakanının himayesi altında mıdır? Türkiye'yi bir sanığa tebligat yapmaktan aciz bir ülke konumuna düşürmenin, sorumluluğunu bunlar nasıl taşıyorlar?" sorularını yöneltti.

Aytaç Durak hakkındaki iddialar:

Baykal, Adana Büyükşehir Belediyesi'nde yaşanan rüşvet tartışmaları konusunda da, "Başbakan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı soruşturulsun diyor. Adana Belediye Başkanı da soruşturulsun Zahid Akman da sen de ben de soruşturulalım, hep soruşturulalım. Niye sadece Adana Belediye Başkanı? Sen Akman'ı niye saklıyorsun, koruyorsun, gerekçeni çık söyle" ifadesini kullandı.

YÖK'e eleştiri:

YÖK'ün, KKTC hariç yurtdışında liselerde okuyanların Türkiye'de sınavsız üniversiteye girebileceğine yönelik 18 Şubat'ta bir karar aldığını söyleyen Baykal, Türkiye'de okuyanların üniversiteye giremezken, yurtdışındaki okullardan süzülüp gelenlerin bütün üniversitelere istediği gibi girebileceği eleştirisinde bulundu.

Futbolda şiddet:

Futbol Federasyonunun, hakemlerin, sporcuların, seyircilerin, tuzağa düşmemesi çağrısında bulunan Baykal, "Yanlış yapanlar hakkında gereken kararlar alınır. Ama bir tasfiye sonucu ortaya koyacak, üzüntü verici kırılganlıklara yol açacak gelişmeler umarım ortaya çıkmaz. Diyarbakırspor yöneticilerine de çok büyük görev düşüyor. Kendi aramızda futbol maçı yapamaz hale düşmemeliyiz" dedi.

Enerji üretim tesislerinin satışı:

Baykal, hükümetin kaynak yaratmak amacıyla enerji üretim tesislerini satma hazırlığı içinde olduğunu söyledi.

Baykal, "Elde avuçta ne kadar enerji üretim tesisi varsa, hidrolik ve termik santrallar onların 3'de birin satılması için 9 paket halinde hazırlıkların yapıldığını ve önümüzdeki günlerde bu doğrultuda harekete geçileceğini görüyoruz" dedi.

Baykal, "Bunlar satıldığı zaman ne olacak? Bunlar zarar eden tesisler değil. Elektrik üreten tesisler, Türkiye'nin can damarı bunlar. Sanayimizin, ekonomimizin şah damarı bunlar. Her birisi üretiyor ve ürettiğinden dolayı da Türkiye kar ediyor. Bunlar zarar eden kuruluşlar değil" diye konuştu.

Hükümetin "altın yumurtlayan tavukları" satmaya çalıştığı değerlendirmesini yapan Baykal, "Hem bunu yapacaksın hem de Cumhuriyet tarihi boyunca alın teriyle, emekle üretilmiş o tesisleri gerçekleştiren insanlara 'taş taş üstüne koymadılar' diye hakaret edeceksin, ondan sonra da onların eserleriyle açık kapatacaksın" diye konuştu.

Satışlar için "talan" nitelendirmesi yapan Baykal, tesislerin satışından 10-15 milyar dolar elde edilebileceğini, bunun da kalıcı bir çözüm değil, günü kurtarma girişimi olduğunu savundu.

Maaş zammı:

Hükümetin memurlara verdiği yıllık zammın ancak enflasyonun Ocak ve Şubat aylarındaki artışını karşılayacak nitelikte olduğunu kaydeden Baykal, "Memur artık cebinden yemeğe başlamıştır" dedi. Emeklilerin ve toplumun diğer kesimlerinin de aynı durumda olduğunu ifade eden Baykal, kazanılan hakların bile ödenmediğini ileri sürdü. Baykal, "Öyle zannediyorum ki önümüzdeki seçimlerde bu iktidar bu emeklilerden hak ettiği silleyi yiyecektir" diye konuştu.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:40

İLGİLİ HABERLER