Bayramda hepsi sınırda olacak
"BÖLGE BAYRAMI SAVAŞLA KARŞILIYOR"
Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise, bölge halklarının bir bayramı daha coşkuyla ve kucaklaşma ile değil, yasla ve savaşla karşıladığını vurgulayarak, Türkiye halklarının bu manzaraya yabancı olmadığını kaydetti. Çünkü geride kalan yıllar boyunca bölge halklarının ve ezilen tüm kesimlerin bayramı ve coşkuyu yaşaması gereken günlerin zehir edildiğini anlatan Yüksekdağ, "Bugün bunun bir örneğini daha yaşıyoruz. Kobene direnişine desteklemek ve barbar IŞİD kuşatmasını protesto etmek için Suruç’ta halkımızın geliştirdiği nöbet eylemi yine saldırı, müdahale ve baskılarla karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle biz bayramı Suruç’ta geçireceğiz. Türkiye halklarını da Kobane halkının yanında olmaya gelip odada bayramlaşmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
"SÜRECİN GELECEĞİ KOBANE’YE BAĞLI"
HDK Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ise, bu bayramın sadece bayramlaşma değil, aynı zamanda direnişin ve özgürlük mücadelesinin yükseltilmesi olarak algılanması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
"Ortadoğu barışının yolu Kobane’den geçer. Eğer Ortadoğu’da kalıcı bir barış isteniyorsa özellikle Rojava’ya ve Kürtlere dayatılan savaşın son bulması olmazsa olmazdır. Türkiye’de çözüm sürecinin geleceği de buna bağlıdır. Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘Kobane ile Türkiye’deki sürecin ne alakası var’ diyor. AK Parti hükümetinden yetkililer hep bunu ifade ediyor. Biz HDK olarak şunu söylüyoruz, ‘Türkiye barışının da yolu da Kobane’den geçer. Kobane barış olmadan Kobane’de halkımıza dayatılan soykırım kıskacı ortadan kaldırılmadan gerçek bir barışın olması mümkün değil.’ Bu nedenle biz bu bayramda diyoruz ki, ‘Böyle barış olmaz, böyle de bayram olmaz.’ Bizim halkımıza dayatılan bu savaş karşısında, halklarımıza dayatılan bu soykırım karşısında yapacağımız şey direnişi yükseltmektir. Halkların bayramını gerçek bayrama dönüştürmek direnişi yükseltmekle mümkündür. Sadece Kürdistan’da değil, Türkiye’nin her yerinde Ortadoğu’da ve dünyada barıştan, çözümden ve halkları kardeşliğinden yana olan herkesin yüzünü Kobane’ye dönmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
"TEZKERE ÇIKARMAKLA BU İŞ OLMAZ"
Hükümete seslenen Tuncel, tezkere çıkarmakla sorunun çözülmeyeceğini de aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gerçekten Kobane’ye destek sunmak istiyorsanız ve IŞİD’e karşıysanız ilk yapacağınız şey Kobane’yi tanımak olur. Rojava’nın statüsünü tanıyın sayın başbakan. Gerçekten de sayın Yalçın Akdoğan’ın dediği gibi Kürtlerle tarihi bir ittifak mı kurmak istiyorsunuz? Kürtlerle yapacağınız tarihi ittifak Kürtlerle savaş kararı almak değil, barıştan yana tavır almaktır. Şimdi biz IŞİD’i desteklemiyoruz diye her gün feryat figan ediyorsunuz. Ama halkta IŞİD’in desteklendiğine ve Türkiye tarafından büyütüldüğüne dair kanı var. Bunu gidermenin tek yolu çözüm ve barış konusundaki tavrınızı ortaya koymaktır. Biz bayram nedeniyle tekrar çağrıda bulunuyoruz. Bugün hükümetin yapması gereken tek şey bu savaşa karşı tavrını almasıdır. Bunu yapmadığı sürece Kürtlerin değil, IŞİD’in yanında olacaktır. Türkiye, Suriye ve Irak barışı IŞİD’e karşı geliştirecek IŞİD’i etkiyecek kapsamlı bir proje ile mümkün olabilir. Bu beladan kurtulmak bütün insanlık açısından olmazsa olmazdır. Dünya kamuoyunu da bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Özellikle ‘Kobane düştü düşecek’ diye açıklama yapanlar ve bunu bekleyenler boşuna bekliyorlar. Çünkü Kobane sadece Kobane değildir. Kobane’de direnenler var. Kobane’de direnlerin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 01:20