BİR BABANIN FERYADI 'TAKSİDE KAFALIK OLSA KIZIM BELKİ YAŞARDI'
YILBAŞI gecesi, Kenan Doğulu konserinden dönerken bindiği taksiye Mehmet Karaağaç’ın kullandığı kullandığı minibüsün arkadan çarpması sonucu yaşamını yitiren Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 1. sınıf öğrencisi Tuğçe Sakarya’nın babası, kızını anlattı:
Yılbaşı gecesi, Kenan Doğulu konserinden dönerken bindikleri taksiye bir minibüsün çarpması sonucu yaşamını yitiren Tuğçe Sakarya’nın (19) babası Atakan Sakarya, "Kızımın boyu 1.81 metreydi. Taksinin arka koltuğunda kafalık da yokmuş. Çarpmanın etkisiyle omuriliği kesilmiş. Boyu kısa olsaydı ya da taksinin kafalığı olsaydı, belki yaşardı. O bizim bütün hayatımızdı" diye konuştu.
HER ŞEY ONUN İÇİNDİ
"Bana ’Babişkom yılbaşın kutlu olsun. İnşallah bütün dileklerin gerçekleşir’ diye mesaj attı. Ben de yeni yılını kutlayıp onu çok sevdiğimi yazdım. Rusya’dayken hep internetten yazışırdık. Onun için Facebook’a üye oldum. Tiyatro oynuyordu, ödüllü bir yüzücüydü, çok iyi voleybol oynardı. Resim yapardı. Gazeteci olmak için her şeyle ilgilenirdi, her şeyi okurdu. Sosyal zekası bizden ileriydi. Herkesle arkadaş olurdu, herkese kendini sevdirirdi. Ama insan diyemeyeceğim biri onu aramızdan aldı."
BUNA KAZA DENEMEZ
Üsküdar Savcılığı’na şikayette bulunan ailenin avukatı Ahmet Kemalk Şenpolat, "Kasten adam öldürmek suçundan dava açılmasını isteyeceğiz. Ayrıca en üst düzeyden maddi manevi tazminat isteyeceğiz ve bunu hayır kurumlarına bağışlayacağız" dedi. Anne Semra Bolat da kızının ölümünün bir kaza olmadığını belirterek "Bu, kasten adam öldürmektir. En ağır şekilde cezalandırılması gerekiyor ki başka Tuğçe’lerin annesi ağlamasın" dedi.
BENİ HEP KORURDU
Takside Tuğçe Sakarya’nın yanında bulunan ve kazadan sıyrıklarla kurtulan arkadaşı İpek Tümay (19), kábusa dönen yılbaşı gecesini gözyaşları içinde anlattı:
"Kenan Doğulu konserinden çıktıktan sonra Nişantaşı’nda mantı yemeye gittik. Arkadaşlar bizi bırakmayı teklif etti ama Tuğçe kabul etmedi ve bir taksi çevirdi. Önce beni bindirdi. Çocukluğumdan beri beni korurdu. Dizlerine yatıp uyudum. Kazadan sonra kendime geldim. Ağzımda parçalar vardı. Önce dişlerim kırıldı zannettim. Sonra cam parçaları olduğunu anladım. Tuğçe’nin kafası omuzuma düşmüştü. ’Camlar kırılmış hadi çıkalım’ dedim. Kafasını çevirmeye çalıştı ve ’Ah’ dedi. Arka kapılar sıkıştığı için ön kapıdan çıktım. Yardım istemek için minibüsün yanına koştum ama kimse yoktu. Ambulans geldiğinde beni ambulansa bindirdiler. Tuğçe’yi yere yatırmışlardı. Üşümesin diye montumu verdim. ’Neden onu da bindirmiyorsunuz’ dedim. ’Doktorlar bakıyor’ dediler. Onunla gözümü açtım. Birlikte büyüdük. ’Ölürken de yanımda olacaksın’ derdi. Son gece bana sarılıp ’Allah’ın bana verdiği en güzel hediyesin seni asla bırakmayacağım’ dedi."
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 14:41