Gündem
  • 21.11.2005 14:00

BOMBALANAN KİTABEVİ SAHİBİNDEN BÖLGEDE EN ÇOK SATAN KİTAPLARIN İSİMLERİ

Türkiye''nin terörle sınavında her zaman milat olan Şemdinli''de bir sınav daha veriliyor. Umut Kitapevi''ne konan bomba, bölgedeki barışı dinamitledi. İlçe, ''''TC şaşırma, bizi dağa kaçırma'''' sloganlarıyla inliyor. 2000''den bu yana faaliyet gösteren kitapevinin sahibi, Şemdinli halkının en çok Hiram Abas''ın öyküsünü ve Apo''nun savunmalarını okuduğunu anlatıyor. Her akşam olduğu gibi yine Roj TV açık televizyonda... Haber bültenin ana konusu, Şemdinli’deki olaylar. 4.5 yaşındaki Serkan da ailesinin yanında son derece vakai adiyeden bir durumla karşı karşıya kalmış, kanıksamış adeta görüntüleri. Çocuk aklıyla lafa karışıp, “Bomba patladı, ben de yere atladım” diyor. Babası hemen söze girip, “Çocuklarımız bombalara alışıktır. Böyle büyüyorlar” diye ekliyor. Daha yarım saat önce misafir olduğumuz evin hemen karşısındaki mezarlıkta 5 binden fazla insan, cenazelerini toprağa vermişler, büyük bir gösteri yapmışlardı; “Biji Apo”, “TC şaşırma, bizi dağa kaçırma” sloganları arasında PKK bayrakları açılmış, olayları, devleti, valiyi, Ağar’ı ve askeri protesto etmişlerdi. Dokuz yıl sonra Susurluk hortladı ama bu sefer çuvalladı! Şemdinlililerin ısrarla vurguladığı anekdot bu. Şemdinli halkı “çetelere suçüstü” yaptıklarını düşünüyor ve ekliyorlar: “Daha ne bombalar patlayacak, ne faili meçhuller yaşanacak...” Türkiye’nin terörle sınavında Şemdinli aslında her zaman bir milat oldu. 1984 yılında PKK’nın eylemlerine start verdiği yer yine burasıydı. Şemdinli Eruh baskını, PKK’nın Türkiye’de yıllarca terörü körükleyen eylemlerinin başlangıç yeri oldu. Bugün yine Şemdinli bir şeylerin, karanlık bir olayın miladının gerçekleştiği bölge. Türkiye’nin en doğusundaki, İran ve Irak’la sınırı olan “tehlikeli bir üçgen”. Halbuki birçok insan buranın dünyadaki nadir çiçek florasına sahip bir bölge olduğunu ve ünlü Şemdinli balının buradan çıktığını bilmez. Bilse de kimse bunun altını çizmez! Barışın ruhuna fatiha Temmuz ayından bu yana patlayan onlarca bomba, Şemdinli’yi de patlamaya hazır bir bomba haline getirdi. Halbuki devlet yetkililerine göre Şemdinli’de devlet ile halk barış sağlamıştı. Barış artık dinamitlendi. Van’dan 350 kilometrelik yolculuğumuz en az 6 kontrol noktasında durup kalkmakla başladı. Asker Şemdinli’ye girişte kuş uçurtmuyordu. Kil rengi dağların, yüksek tepelerin arasında kurulan “yaşam vadilerinden” geçtikçe, coğrafyanın yaşama çektirdiği ıstırabı gözlemlemekle başlayan yolculuğumuz Şemdinli’ye girince daha da pekişti. Cenazelerini toprağa veren binlerce insan... Barikatlar... Yanan ateşler... Bir yanda uzman çavuşa ait olduğu söylenen yakılmış bir araba. Karanlık... Savaş alanı... Ama sloganlar aslında her şeyi anlatır gibi. Halk televizyon kameralarına, fotoğraf makinelerine öyle alışık ve hazır ki. Her an birileri halkı, “Şimdi şu kameraya bağırın, sıra şu fotoğraf makinesinde” diye yönlendiriyor. 17-18 yaşında gençler, gençlik heyecanlarıyla sesleri kısılana kadar bağırıyorlar: “Biji Apo”. Hedeflerinde bir de Mehmet Ağar var. Ama en çarpıcı slogan: “TC şaşırma, bizi dağa kaçırma.” Şemdinli’nin gençleri devleti dağa çıkmakla tehdit ediyorlar. Çünkü onlara göre devlet onları tehdit ediyor. Demokrasi ve barışın ruhuna fatiha okunduğu bir süreç başlamış artık. Halkın ve yetkililerin gelişmelere ilişkin analizleri gerçekten önemli. Çünkü iddialara göre, son bombalama olayının faillerinin kimliklerinin asker olması ve bunun halk tarafından ortaya çıkarılması, var olan karanlık planları altüst etmiş. Peki halka soruyoruz: “Yakalanacaklarını hiç mi öngöremedi askerler?” Halkın cevabı net: “Onlar halkın böyle bir tepki göstereceğini bilemediler. Eskiden olsa halk güvenlik görevlisinden korkar, evine işine kaçardı. Şimdi kimse kaçmadı. Suçluların peşinden koştu.” Şemdinli’de bir kitapevi! Şemdinli’de fitili ateşlenen karanlık tezgâhın ayrıntıları önümüzdeki günlerde çok tartışılacak. Ama bir ayrıntı var ki... Belki de kimsenin dikkat etmediği... Mahrumiyet bölgesi Şemdinli’de bir kitapevinin ne aradığı... Son bombanın konduğu Cumhuriyet Caddesi’ndeki bir pasajın içindeki Umut Kitapevi, 2000’den bu yana faaliyet gösteriyor. Sahibi, 1984 yılı Şemdinli Eruh baskını olayından yargılanmış, PKK üyesi olmakla suçlanmış ve 15 yıl cezaevinde yatmış, 1962 doğumlu Seferi Yılmaz. Peki Şemdinli’de en çok hangi kitaplar okunuyor? Bombalanan kitapevinin sahibi Seferi Yılmaz ilginç tabloyu aktarıyor: ‘Bay Pipo’ ve Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verdiği savunmalardan oluşan “Sümer Rahip Devleti’nden Halk Cumhuriyetine Doğru” adlı iki ciltlik kitabı. Bilgisayar dükkânı olan Nevzat Geylan, “Buradaki halk PKK”yı benimsemiş artık. Bundan vazgeçmez. Devletin de bunu kabul etmesi gerekir” sözleriyle durumun adını koyuyor. Şemdinli sokakları devletin terör örgütü dediği PKK ve terörist başı dediği Apo’ya sempati sloganlarıyla inliyor.. (tempo) Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:36

İLGİLİ HABERLER