Gündem
  • 10.9.2011 00:01

BOZDAĞ: 'KEŞKE TÜRKİYE'DE GÜÇLÜ BİR MUHALEFET OLSA!..'

(A.A) - Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Keşke Türkiye'de güçlü muhalefet de olsa. Çünkü bir ülkede güçlü muhalefet olduğu zaman işler daha da iyi olur. Ama maalesef bizde böylesi bir açığımız var. Hani bütçe açığı derler, demokrasi açığı derler, başka açıklar derler ama Türkiye'de bir de ciddi muhalefet açığı var. O yüzden bu açığı da bir noktada biz kapatıyoruz deriz'' dedi.
Tokat'taki programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bozdağ, daha sonra Turhal ilçesinde belediye tarafından yapımı tamamlanan şehirler arası otobüs terminalinin açılışına katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin gelişip büyüdüğünü ve değiştiğini söyledi.
Geçmişten bugüne gelindiğinde bu değişimin doğru anlaşılacağını, pek çok konunun mukayesesinin yapılabileceğini ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:
''Geçmişte 70 cente muhtaç bir ülkeden, baktığınız zaman 17 Ağustos 1999 depreminde camilerden toplanan yardımları, 'depremzedelerin derdine merhem olsun' diye toplanan yardımları, ülkesinde işçi ve memuruna maaş ödemek zorunda kalan ve daha sonra bunu itiraf etme mecburiyetinde kalan hükümetten; hatırlarsınız rahmetli Ecevit'in bakanlarından birisi toplanan yardımları işçi ve memura maaş olarak ödendiğini açıkladığında görevden alınmıştı; öyle bir noktadan Türkiye 21 Şubat 2001 kriziyle büyük bir açmazın içerisine girdiği zaman adeta dilenciliğe düştüğü bir noktadan, kapı kapı dolanıp para ararken IMF'nin kapısına gittiğinde 'parayı veririz ama parayı yönetecek bakanı da veririz, ona başbakan muamelesi yaparsanız ancak bunu yaparız' teklifinde bulunan IMF'ye karşı teklifi kabul edip, parayı alan daha sonra IMF'nin önerdiği kişiyi bakan yapıp ona Başbakan muamelesi yapan bir Türkiye'den bugün Allah'a şükürler olsun IMF'ye borcunun neredeyse tamamını ödemiş bir Türkiye'ye, dünya büyükçe bir finans krizi yaşarken, IMF ile görüşen ama görüşmeler sırasında bizim dediklerimiz dışında öneriler ortaya koyunca 'Ben milletimin ümüğünü IMF'ye sıktırmam' diyen bir Başbakan'a, onun yönettiği bir Türkiye'ye, daha sonra da krizin olduğu bir dönemde IMF'ye yol veren, IMF'siz devam eden bir Türkiye'ye geldik.''

-''Keşke Türkiye'de güçlü bir muhalefet olsa''-

İktidarları döneminde yapılan çalışmaları da anlatan Bozdağ, önceki hükümetler döneminde bir bölgeye hizmet yapılırken, diğer bölgelerin ihmal edildiğini ifade ederek, hükümetleri döneminde yapılan hizmetlerin her bölgede aynı anda başladığını söyledi.
Bozdağ, şunları kaydetti:
''AK Parti hükümetleri döneminde atılan bütün adımlar Türkiye'nin 780 bin kilometre karesini kucaklayan adımlar olarak atıldı. O nedenle Türkiye'nin her yanı ayağa doğru birlikte kalkıyor. Çünkü biz yola çıktığımızda şunu kendimize düstur edindik. Biz 'bölgesel milliyetçilik yapmayacağız' dedik ve yapmadık. 'Biz dinsel milliyetçilik yapmayacağız' dedik, yapmadık. 'Biz etnik milliyetçilik yapmayacağız' dedik, yapmadık. Ne milliyetçiliği yapacağız? '780 bin kilometre karede yaşayan 74 milyon insana gece gündüz demeden çalışma, hizmet etme, üretme milliyetçiliği yapacağız' dedik ve bunu yaptık. Bununla da yolumuza devam ediyoruz. Bugün güçlü bir Türkiye varsa, bu emeklerin, bu çalışmaların, bu gayretlerin sonucudur. Keşke Türkiye'de güçlü muhalefet de olsa. Çünkü bir ülkede güçlü muhalefet olduğu zaman işler daha da iyi olur. Ama maalesef bizde böylesi bir açığımız var.''

-İsrail ile ilişkiler-

İsrail ile ilişkileri de değerlendiren Bozdağ, hükümetin bu konuda ortaya koyduğu tavrı anlatarak, ''Gönül isterdi ki bu tavır karşısında ana muhalefet partisi ve diğerleri hep beraber arkasında dursun. Çünkü bizim tavrımız değil sadece. Bu Türkiye'nin tavrıdır, Türk milletinin tavrıdır. Ama açıklamalara baktığınız zaman biz böylesi bir birlikteliği maalesef göremedik. Şimdi Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının üstünden, sayın Kılıçdaroğlu'nun adını kapatın, açıklamayı okuyun. Netanyahu'nun açıklamasını, veyahutta İsrail adına açıklama yapan şehir yetkililerin isim açıklamasının isim hanesini kapatın, açıklamaları okuyun, o zaman insan ürperiyor. Bu kadar birbirinin benzeri, büyük bir kısmı da örtüşen açıklamayı Türkiye'de ana muhalefetin lideri ve temsilcileri nasıl yapar ki? Ürperiyor, gerçekten ürperir.''
Bozdağ, şunları kaydetti:
''Ben açıklamaları okuyunca, 'acaba' dedim. Bu açıklamalara kim sevinmiştir? Dün de sayın Başbakanımızla ilgili çok çirkin bir benzetmede bulundu. Tabi bu çirkin benzetmeleri kullanarak veyahutta daha çirkin benzetmeler yaparak bizim cevap vermemiz mümkün değil. Çirkinlikte yarışamayız. Biz iyilikte, güzellikte, hizmette yarış yapacağız. Bu açıklamaları duyunca herhalde İsrailli yetkililer alkışa durmuştur diye düşünüyorum. Herhalde dünkü benzetmeyi okuyunca, Kandil'de PKK terör örgütü ve yandaşları alkışa tutmuştur sayın Kılıçdaroğlu'nu. Çünkü bu açıklamalar bu milleti değil, ancak onları memnun eden açıklamalardır.''

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 14:13

İLGİLİ HABERLER