"BUSH, DECCAL OLMAK İSTEMİYOR..."
GÜLER KÖMÜRCÜ/ AKŞAM
TEŞKİLAT-I MAHALLİ...
Söze ‘tam orta yerinden’ girmek zorundayım, zamanı hovardaca kullanıp boşa harcamak istemiyorum çünkü efendim. Şerif Mardin’in ‘mahalle baskısı’ kavramı ağızlara sakız yapıldı, kimi değerli gazeteci-yazar ve de siyasiler bir haftadır bu sakızı çiğneyip duruyorlar. Sayın Mardin’in söz konusu o meşhur röportajında en dikkat çekici olan bence, AKP’nin başarısının altında “tarikat’’ desteğinin yattığı iddiasıydı. Şerif Mardin, ‘mahalli teşkilat’ olarak tanımladığı ‘Nakşibendilik’e daha genel tanımıyla tarikatların devlete etkilerine dair tespitleri son derece dikkat çekici, Mardin diyor ki, aynen aktarıyorum;
‘Devletin göremediği şeylerden biri de;18 -19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda Anadolu’da çok teşkilatçı bir dini kurum yayılmıştı: Nakşibendilik. Nakşibendilik, yalnız bir dini inanç değil, aynı zamanda insanlara yön vermeye çalışan bir kuruluştu. Türkiye’de bilinmeyen bir şey, Nakşibendilerin 18. yüzyılın sonunda ve 19. yüzyılda teşkilatçı olmaya başladıkları. Mahalli teşkilatçı... (tarikatlar) Devletle rekabet halinde... Kemalistlerin göremedikleri şeylerden bir tanesi, Nakşibendilerin kurdukları teşkilatın ne kadar güçlü olduğu. Bunu anlayamadılar. Anlayamadıkları için de, bu gücün zaman zaman ne kadar ekstrem şekiller aldığını göremediler, Şeyh Said isyanı gibi... Ve sonunda, mahalli milli oldu......’
Şerif Mardin’in tespitleri böyle.
Tarikatların devlet yönetimine etkileri konusu peki sadece bizi mi kapsama alanına alıyor, yoksa?! Hemen birilerinin rol modeli ABD’ye bakalım. İçinde bulunduğumuz bu son günlerde gündeme oturan bir diğer önemli isim de Prof. Vamık Volkan. (Bu arada bizim AKŞAM’ın Ankara Temsilcisi İsmail Küçükkaya’nın VOLKAN ile geçen hafta yaptığı röportaj gerçekten muhteşemdi, kaçırdı iseniz, arşivden bulup göz atınız lütfen) Sayın Volkan’ın önemli bir tespitini sizlere aktarmak istiyorum şimdi...
Prof. Vamık Volkan, Sovyetler’in kaderini değiştiren Gorbaçov’dan Arafat’a, Washington-Beyaz Saray’dan, bir dönem Türkiye’nin yönetimindeki önemli isimlerine kadar, dünyanın yarınını tayin eden liderleri yakından tanımış bir profesör. 25 yılını toplumlar arasındaki düşmanlık, çatışma ve uzlaşma koşullarını incelemeye adayan, Virginia Üniversitesi profesörlerinden Vamık Volkan ile yaklaşık 3.5 yıl önce İstanbul’da tanıştım ve o tarihte Sayın Volkan ile uzun bir sohbet yaptık. Vamık Bey, ‘toplum mühendisliğinin’ ve ‘sosyal-psikolojinin-etnik kimlik araştırmalarının ‘PİR’lerinden. Volkan’a, Bay Bush’un ‘Büyük Ortadoğu Planı’nın arka cephesindeki DİN kodların neler olduğunu sordum. (bu bölümde okuyacaklarınızı 2004 Nisan ayında da yazdım) Daha da açıkçası bu işin petrol-su ve de demokrasi iddiası dışında, din savaşına dayanıp-dayanmadığını sordum. Prof. Volkan’ın açıklamaları beni hayretlere düşürdü, Volkan bakın neler söyledi;
‘Evet, Bush ve etrafındaki şahin ekibin hazırladığı Büyük Ortadoğu Planı’nın arka cephesinde dinsel kodlar var. Amerika’da nüfusun yüzde 30’u şuna inanıyor; erken kıyamet alametlerinde, kurtuluşları adına, İsa Mesih’in tekrar dünyaya dönmesi için, önce, Ortadoğu’da ‘BÜYÜK BİR KAOS OLMASI lazım. KAOS’la beraber de Büyük İsrail’in kurulması ŞART. İşte bu nedenle Evangelist Hristiyanlar’ın Yahudi dünyasının Büyük İsrail planlarına destek olmaları lazım. Hristiyanlar’ın Evangelist tarikatına göre, İsa 7 yıl sürecek bir kaosun ardından dünyaya gelecek, bu süreç de başladı diyorlar. Ancak tam bu noktada bir ikilemleri var, o da şu; Mesih’ten önce Deccal’ın geleceğine ve bu büyük kaosu bitireceğine de inanıyorlar. Ortadoğu’daki kaosu kim bitirirse o Deccal olarak kabul edilecek yani bu nedenle de Deccal olarak gözükmemek için, Bay Bush, Ortadoğu’daki kaosu bitiren kişi olmak istemiyor. Bu inancın müridleri, Ortadoğu’da Armegeddon-büyük savaşın olacağına inanıyorlar. İşte tüm hazırlıkları bu. KAOS daha da artıp, yayılacak.’
Bu yorumu yapan önemli bir bilim adamı. Tarikatların devlet yönetimine hatta devlet yöneticilerine, Ortadoğu’nun kaderine etkileri-etkilerin boyutu adına da son derece çarpıcı bir yorum.
Yazarınız ‘yorum yapmadan’ ötesi yorumu sizlere bıraktı efendim..