C.BAŞKANI TALAT: TASDİK MEMURU DEĞİLİM
MESUT GÜNSEV / LEFKOŞA
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakere sürecinde Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinde dönüm noktalarından birini oluşturan aralık ayı ile KKTC Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin belirleyici tarihler olacağını vurgulayarak, "Sonsuza kadar gidemez. Anlaşma konusunda umutluyum. Ama olsun veya olmasın her halükarda önemli bir durum ortaya çıkacak" dedi.
Müzakere sürecine dünyanın ilgisini "platonik" olarak niteleyerek memnuniyetsizliğini belirten Talat, Yeşilırmak kapısının açılması halinde Erenköy'ün kaderinin değişebileceğini de vurguladı.
Yeni hükümet ve icraatlarıyla ilgili değerlendirme yaparken, tarih kitaplarının eski haline dönmesi durumunda zorluk yaşayacaklarını, din dersinin zorunlu olması halinde insan haklarına aykırı bir durum ortaya çıkacağını söyleyen Talat, kolejlerin açılmasına da karşı olduğunu belirtti.
İcrada etkisi olmamasına karşın karşı olduğu uygulamalara imza atmadığını ve atmayacağını söyleyen Talat, "Ben tasdik memuru değilim, imzam da beleş değil*" ifadelerini kullandı.
KKTC'nin devlet ajansı konumunda olan TAK'ın muhabirinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "yönetim ve güç paylaşımı", "mülkiyet" ile "AB konuları" başlıklarının ardından "ekonomi" konusunun da önümüzdeki görüşmede tamamlanmasıyla kritik gündem "toprak" konusu ile "garantiler"in ele alınmaya başlanacağını vurguladı.
Tüm başlıkların ele alınmasıyla ilk turun temmuz ayında tamamlanabileceğini anlatan Talat, 2. turda da her başlıkta uzlaşılamayan konuların ele alınacağını kaydetti. "Bugüne kadar ulaşılan nokta ne" sorusuna Talat, detaya girmeden, "Önemli aşamalar kat ettik. Anlaştıklarımız da anlaşamadıklarımız da var. Bazı yakınlaşmalar sağlandı. Taraflar konuşulan her konuda tutumlarını ortaya koydu. Konuşulmayan konu kalmadı" yanıtını verdi.
Toprak konusu ile garantilerin bilinçli olarak sona bırakıldığını, bu konularda ilerlemenin diğer başlıklarda ilerlemeye bağlı olduğunu vurgulayan Talat, vatandaşları yakından ilgilendiren Toprak konusunda ciddi hassasiyetler bulunduğunu söyledi.
"Toprak hassas konu, harita son aşamada"
Türk tarafının anlaşma halinde toprak düzenlemesi yapmasının kaçınılmaz olduğunu ve yıllar öncesinden 29+ formülünün telaffuz edilerek meclis kararı haline getirilmesinin bunun kanıtı oluğunu yineleyen Talat, ancak bunun tüm konularda anlaşma halinde mümkün olacağını vurguladı.
Gelecek haftadan itibaren "Toprak" konusunun konuşulmaya başlanmasıyla prensiplerin ele alınacağını, harita konusunun ise ancak son aşamada gündeme geleceğini söyleyen Talat, "Şu an için 'anlaşma halinde ne kadar toprak verilecek, neresi verilecek' diye bir çalışmamız kesinlikle yok... 'Şurası veya burası verilecek' gibi haberler tamamen hayal ürünü... Henüz o aşamalarda değiliz. Konunun hassasiyeti ve tüm vatandaşları yakından ilgilendirmesi nedeniyle ancak son aşamada gündeme gelebilir" dedi.
"Güvenlik ve Garantiler" başlığının da sürecin hassas konularından olduğuna dikkat çeken Talat, bu başlığın ele alındığı süreçte garantörlerin de bir aşamada sürece katılmak durumunda olacağını söyledi.
"Yeşilırmak kapısının açılması kriz haline geldi. Bu konuda bile analaşma olmadıktan sonra çözüm nasıl olacak" sorusuna, "Kriz konusu oldu, çünkü yanlış ele alındı. Bizim söylediklerimizi Rumlar yanlış değerlendirdi. Oysa yeni bir şey istemedik" diyen Talat, detaya girmekten kaçındı.
Rumların geleneksel "Türkiye ve asker" takıntısının devam ettiğini, bunun da birçok konuda yanlış algılamalara yol açtığını anlatan Talat, Yeşilırmak konusunun temsilciler arasında ele alınmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Yeşilırmak kapısının açılmasıyla Tük toprağı Erenköy'ün kaderinin değişebileceğini ve bölgenin yıllardan sonra sivil yerleşime açılabileceğini de söyleyen Talat, bir soru üzerine, "Sivil yerleşime açılması demek askerin çekilmesi demek değildir. Güvenlik için askerin de kalması gerekir" dedi.
"Yaklaşık 9 ay önce müzakere süreci başlarken çok umutluydunuz. Aynı umudu koruyor musunuz" sorusuna "Umut olmadan olmaz. Rum tarafından gelen açıklamalar genelde olumsuz bir hava oluşturuyor ama çözmek zorunda olduğumuzu biliyoruz" diyen Talat, başka bir soruya karşılık, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin belirleneceği aralık ayı ile gelecek yıl nisan ayında yapılacak KKTC cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik sürecin müzakereler için belirleyici olacağını anlattı. "Anlaşma olsa da önemli, olmasa da...
Olmazsa ne yaparız, o gün geldiğinde değerlendireceğiz" diyen Talat, taraflardan hiç birinin masadan kalkma niyeti olmadığını ancak görüşmelerin de sonsuza kadar süremeyeceğini vurguladı.
"Plan hazırlığı yok, ilgi platonik"
Cumhurbaşkanı Talat, Annan Planı ile ilgili süreç anımsatılarak "sürecin sonunda aniden önümüzde bir plan bulur muyuz" sorusuna, "Öyle bir belirti yok. BM'den plan beklentimiz de yok. Olacaksa biz yapacağız ve BM de yardımcı olacak" karşılığını verdi.
Uluslararası toplumun beklentilerin aksine müzakere sürecine ilgisizliğiyle ilgili olarak da Talat, "Dünyanın ilgisi var ama platonik bir ilgi. Ete-kemiğe bürünmüş değil. Çözüm istiyorsak dünyanın ilgisini çekmek zorundayız. Çünkü Kıbrıs sorunu uluslararası bir sorun ve uluslararası sorunlar da ancak uluslararası ilgiyle çözülür" dedi.
İlgisizliği "Yoruldular, başarı olmayınca daha az ilgilenmeye başladılar" sözleriyle açıklayan Talat, Kıbrıs Türk toplumunun çözümle ilgili umutsuzluğunda uluslararası toplumun devrede olmamasının da payı olduğuna işaret etti.
Yeni hükümetle ilgili soruları yanıtlarken de, Başbakan Derviş Erove mümkün olacağını vuğlu ile her salı öğle yemeğinde rutin görüşme yaptıklarını ve görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Talat, kabineyle de dün akşam Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplu yemekte ilk kez bir araya geldiğini anlattı.
Başbakan Eroğlu ile sıcak bir ilişkileri olduğunu ve tüm konuları tartıştıklarını söyleyen Talat, hükümet programı ve icraatlardan rahatsız olduğu konular olup olmadığına ilişkin görüşlerini açıklarken, özellikle tarih kitaplarının yeniden değişmesine yönelik çalışmalara işaret etti.
Talat, özetle şunları söyledi: "Tarih kitapları gözden geçirilebilir. Ama tarih eğitiminde zafiyet oluşturulmamalı. Tarih kitapları çağdaş düşünce ve Avrupa Konseyi'nin kriterleri çerçevesinde değişti. Tarihi çarpıtma iddiaları doğru değil. Şimdi gündemde olan gözden geçirme daha da geliştirmek için ise sorun yok. Ama planlanan eskiye dönmekse, zorumuz olacak. Kıbrıs Türkü yeni yüzüyle dünyadan destek bulurken şahinleşmenin anlamı yok."
Ortaokullara din dersinin müfredata alınmasıyla ilgili olarak da Talat, "Müfredata alınabilir ama zorunlu kılmak insan haklarına aykırı olabilir. İsteyenin tercihine bırakmak evrensel bir anlayıştır" dedi.
Kolejlerin orta bölümlerinin yeniden açılmasına ve bununla birlikte kolej giriş sınavları yapılmasına karşı olduğunu söyleyen Talat, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun faaliyetlerinin aksamadan yürütülebilmesi için İçişleri Bakanı ile konuştuğunu da bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, özetle şunları söyledi: "Şimdiye kadar pratikte karşı çıktığım herhangi bir şey yok. Ama ben tasdik memuru değilim. Bunu Başbakan Eroğlu'na söyledim. Bundan önceki Başbakan'a da söylemiştim. Önceki hükümette onay vermediğim kararnameler, atamalar oldu. Şimdi de olabilir. İmzam beleş değil."
Talat, Başbakan Eroğlu'nun "müzakere heyetine temsilci" önerisiyle ilgili olarak ise, "Bu konuyu basın yoluyla tartışmayacağım" diyerek yanıt vermedi ve "Sorun yok. Hükümet ile Cumhurbaşkanlığı işbirliği içinde çalışmak zorunda" demekle yetindi.
Cumhurbaşkanı Talat, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın kızının hafta sonu yapılan düğününe davetli olmasına karşın katılmama nedeninin sorulması üzerine de, şu ifadeleri kullandı: "O bizim düğünümüze gelmedi, üstelik düğünün yapıldığı otelin Rum malı üzerinde yapıldığını gerekçe gösterdi. Bu durumda ben de onun düğününe gitmemin doğru olmayacağını düşündüm ve gitmeyeceğimi de söyledim. Ben Sayın Hristofyas'ın kayınpederinin cenazesine katılarak çekincem olmadığını zaten gösterdim."
Son zamanlarda artan köy gezilerinin seçime yönelik olduğuna ilişkin iddialara, "Seçime daha çok, şimdiden seçim kampanyası mı olur" sözleriyle karşı çıkan Talat, "Halktan büyük talep var, insanlar bilgi almak istiyor. 2-3 ay önce sorulara yanıt vermem zordu. Şimdi bir aşamaya geldik. Seçim döneminde çıksam da yanlış anlaşılırdı. Şimdi tam zamanı süreç açısından ve tek amaç halkı bilgilendirmek" dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye'nin Sabah gazetesinde geçtiğimiz ay birinci sayfadan yayınlanan ve çok tartışılan röportajdan pişmanlık duyup duymadığına ilişkin soruya karşılık mümkün olacağını vuise, "İstediğim gibi, olması gerektiği gibi yansımadı" demekle yetindi.