Ekonomi
  • 12.3.2010 00:13

ÇELİK: "HERKES KENDİ ALANINA ÇEKİLSİN!.."

ANKARA - Devlet Bakanı Faruk Çelik, ''(İdarenin yerinde yargı olarak ben varım, idarenin yapması gereken faaliyetleri ben yaparım) anlayışının, 'kimin kimi kuşattığını' ortaya koyması açısından çok önemli olduğu düşüncesi ve inancındayım'' dedi.
Memur-Sen tarafından düzenlenen ''Perşembe Söyleşileri''ne katılan Devlet Bakanı Faruk Çelik, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve bakanlığının yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Türkiye'de bazı gariplikler olduğunu, özellikle üst düzey yargıda ve yüksek mahkemelerde yaşanan hadiselerin ''son dönemlerde Türkiye'de ne oluyor?'' sorularını sordurduğunu ifade eden Bakan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bence kırılma noktası 367 ile oldu Türkiye'de. 367 kararı, yani 367 nedir? 'Meclisteki milletvekili sayısı 367'yi bulmadan cumhurbaşkanlığı seçimi yapamazsınız' diyor. Yani toplantı yeter sayısı 367 olacak ki cumhurbaşkanlığı seçimine geçebilesiniz. Anayasa'da var mı? Yok. Yasada var mı? Yok. Nerede var? Bir yerde yok ama 'bu olacak' diye yüksek mahkeme ve Anayasa Mahkemesi karar verince... Peki bu, millet adına bir karar mıdır? Millet adına bir karar ise 22 Temmuzda seçime gitsin. Millet dedi ki 'yüzde 47'. Hiç beklemediğimiz bir oyu millet verdi. Yüzde 34'ten başlayan bir siyasi hareket yüzde 47'lerde oy alıyor. Demek ki millet adına bir karar değil. Milletin çok ciddi bir tepkisi oldu. Oysa yargı Anayasa'daki hükmü gereği millet adına karar verecekti. Şimdi, bu kırılma noktası ile kalınsaydı iyi. Çünkü arkasından seçim geldi. Milli irade tecelli etti. O halde herkesin kendi sınırları içerisine çekilmesi kendi sınırları içerisinde kalması gerekirdi. Fakat daha sonra özellikle özelleştirmelerle ilgili olan kararlar ve katsayı ile ilgili alınan, yönetime göre değişen kararlar ve son olarak da bir şehir içindeki ulaşımın fiyatını belirlemek konusunda 'sen 2003 yılı fiyatıyla insanları taşılacaksın bir semtten bir semte' gibi kararlar doğrusu çok ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Hangi sorunu beraberinde getiriyor? 'İdarenin yerinde idare değil, idarenin yerinde yargı olarak ben varım. İdarenin yapması gereken faaliyetleri ben yaparım' anlayışının 'kimin kimi kuşattığını' ortaya koyması açısından çok önemli olduğu düşüncesi ve inancındayım. Yani ezbere, birileri bunları kuşatıyor. Yasama, yürütme şöyle şöyle yapıyor demek ayrı bir şeydir, bunları delillendirmek ve örnekleriyle ortaya koymak ayrı bir şeydir. Kim kimi kuşatıyor kim kimin alanını daraltıyor çok net bir şekilde görmek mümkün diye düşünüyorum.
AK Parti iktidarı tarafından ve siyasi irade açısından bu bakış açılarının sağlıklı ve doğru olmadığı inancındayım. Hiç kimse ile çatışmadan, çatışma ortamını oluşturmadan diyoruz ki 'herkes kendi alanına çekilsin'. Yasamanın, yürütmenin, yargının farklı erkler olarak bir sac ayağı gibi vazgeçilmez bu üç gücün kendi alanında ülkeye, millete hizmet konusunda büyük bir gayret, çaba ve yarış içerisinde olması gerekirken, bu üçlünün sanki birbirinin rakibiymiş gibi birbirinin alanında bulunmaları... İşte o zaman sistemin açmazları ve sıkıntılarını beraberinde getiriyor. Ben bunların da bir ümitsizlik yaratmaması düşüncesindeyim.''
Yurt dışında yaşayan çok sayıda Türk bulunduğunu söyleyen Bakan Çelik, yurt dışında yaşayan Türklerin sorunlarını çözmek için kurulacak kurumun adının bugün ''Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı'' olarak belirlendiğini kaydetti. 150 kişilik kurumun merkezinin Ankara'da bulunacağını belirten Bakan Çelik, söz konusu kurumda 1 başkan 3 başkan yardımcısı ile 6 daire başkanı ve ona bağlı ülke masalarının bulunacağını söyledi. Çelik, masalarda çalışacak uzmanların, sorumlu oldukları ülkede yaşayan Türkler ile ilgili her şeyi bileceğini söyledi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:46

İLGİLİ HABERLER