Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) özel okullara öğrenci seçimiyle ilgili işleminin yürütmesinin durdurulması kararının gerekçesinde, işlemin, özel okullardan alınan, koşullu, yeterli açıklık taşımayan taahhütnamelere dayandığına işaret etti.
Danıştay, yasalarla sınırlı bağımlı düzenleme yetkisine sahip idarenin ileride çıkartılması muhtemel bir yasal düzenlemeyi esas alarak ve yasama yetkisine müdahale sonucunu doğuracak biçimde bir düzenleme yapmasının hukuk devletinde düşünülemeyeceğini vurgulayarak, düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanmasının telafisi güç zararlara yol açacağı belirtildi.
Danıştay 8. Dairesi yerine kararı veren Nöbetçi Daire'nin gerekçeli kararında, özel okul müdürlüklerince belirlenecek sayıda öğrencilerin ücretsiz okuyabilmeleri için 7 Eylül 2003 tarihinde sınav yapılması yolundaki düzenlemeyi içeren MEB işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açıldığı anımsatıldı.
Sınavın 7 Eylül'de yapılmasının öngörülmesinin bu işleme karşı açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin süratle karara bağlanmasının zorunlu hale getirdiği vurgulanan gerekçede, yürütmenin durdurulması isteminin karara bağlanabilmesini sağlamak için de dava konusu işlem ve bu işleme ilişkin bilgi ve belgelerin davalı MEB'den getirtildiği belirtildi. Bakanlık'tan gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinden dava konusu işlemin özel okullarda ücretsiz öğrenci okutma konusunda ülke çapında yapılan düzenlemeyi içerdiğinin anlaşıldığı kaydedilen gerekçede, davanın görüm ve çözümünün Danıştay Kanunu'na göre yüksek mahkemenin görev alanına girdiği bildirildi.
Anayasa'da öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edilip düzenleneceği, devletin maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürmeleri amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapacağının öngörüldüğü belirtilen gerekçede, eğitim sistemi içinde devlet okulları yanında özel öğretim kurumlarının da yer aldığı kaydedildi.
ANAYASA VE YASAL DÜZENLEMELER
Gerekçede, Anayasa'da eğitim ve öğretimin birey açısından bir hak, devletin de asli görevi olarak belirlendiğine işaret edildi.
Gerekçede, şöyle denildi:
''Anayasa'nın 42. maddesinde maddi olanaktan yoksun başarılı öğrencilerin öğrenimlerine yönelik olarak yer alan kuralın kapsamı ve uygulanma şekli 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve 2684 sayılı İlköğretim ve Ortaöğretimde Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlara İlişkin Kanun'da düzenlenmiştir.
625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Yasası'nın 2. maddesinde bu kurumların faaliyetlerini sadece kazanç sağlamak amacıyla düzenleyemeyecekleri açıklanmış, 3505 sayılı yasayla eklenen 4. maddesinde ise özel öğretim kurumlarının öğrenci kapasitesinin yüzde 2'sinden aşağı düşmemek üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlü oldukları, Bakanlığın ücretsiz okutulacak öğrencilerin miktarı, seçimi ve kurumlara kabul şartlarını yönetmelikle düzenleyeceği ve ücretsiz öğrenci miktarını yüzde 10'a kadar artırabileceği öngörülmüştür. Bu maddenin de Anayasa'nın 42. maddesinin uygulamaya dönüştürülmesine yönelik olduğu açıktır.''
Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Hakkında Yönetmelik'te de bu hususta düzenlemelerin yer aldığı belirtilen gerekçede, bu kurumlarda ücretsiz okuma hakkına sahip olabilmenin, kuruma kayıtlı ve öğrenim görüyor olma koşuluna bağlı kılındığı kaydedildi. Gerekçede, kurum dışından ücretsiz öğrenci alımına ilişkin bir düzenlemeye ise yer verilmediğine işaret edildi.
''625 SAYILI YASADA YER ALMIYOR''
Gerekçede, 625 sayılı yasa ve bu yasaya dayanılarak çıkartılan yönetmelikte devlet okullarındaki öğrencilerin özel okullarda ücretsiz okutulmasına olanak sağlayan bir düzenleme yer almadığı halde, MEB'in 13 Mayıs 2003 tarihli genel düzenleyici işlemi ile sınav yoluyla özel okullarda öğrenci okutmak ve bu öğrencilere ilişkin ücretlerin bakanlıkça ödenmesi konusunda özel okullara kaynak aktarma şeklinde bir düzenleme yaptığı kaydedildi.
Söz konusu düzenlemenin yasal dayanaktan yoksunluğu nedeniyle Danıştay 8. Dairesi'nce yürütmesinin durdurulduğu anımsatılan gerekçede, ''Bakanlar Kurulu da yasal düzenleme yapılmaksızın özel okullarda ücretsiz öğrenci okutulamayacağını benimseyerek, bu konuda hazırladığı yasa tasarısını TBMM'ye sunmuştur. Tasarı, Cumhurbaşkanı'nın vetosu nedeniyle yasalaşamamıştır'' denildi.
Danıştay 8. Dairesi'nin yürütmenin durdurulması kararı ve daha sonra TBMM'ye sunulan tasarının yasalaşmaması üzerine bakanlığın bu kez de dava konusu işlemle özel okullarda öğrenci okutma projesini yeniden gerçekleştirmek istediği kaydedilen gerekçede, şöyle devam edildi:
''Dava konusu genel düzenleyici işlem özel okullar tarafından ileride okul ücretlerinin bakanlıkça ödenmesine olanak sağlayacak yasal düzenleme yapılması koşuluna bağlı olarak verilen taahhütnamelere dayanmaktadır. Matbu biçimde düzenlenen taahhütnamelerde, 'gelir düzeyi düşük olan ailelerin çocuklarına 2003-2004 öğretim yılında bakanlıkça yapılacak sınav sonucuna göre ... sayıda öğrenciyi yapılacak düzenlemeler tamamlanıncaya kadar kurumumda ücretsiz okutmak istiyorum' denilmektedir. Yasal düzenleme yapılması koşuluna bağlı ve yeterince açıklık taşımayan anılan taahhütnamelere dayalı dava konusu genel düzenleyici işlemde de '... 2003-2004 öğretim yılında özel okul müdürlüklerince belirlenecek sayıda öğrencilerin ücretsiz okuyabilmeleri için yapılacak olan sınavın 7 Eylül 2003 tarihinde yapılması' ifadesine yer verilmekle yetinilmiştir.''
''YASANIN ÇIKARILACAĞI TAAHHÜT EDİLMİŞTİR''
Dava konusu işlemin özel okullardan alınan, koşullu, yeterli açıklık taşımayan taahhütnamelere dayandığı belirtilen gerekçede, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak da MEB'in özel okullara karşı, okutulacak öğrencilere ilişkin okul ücretlerinin bakanlıkça ödenmesine olanak verecek yasanın TBMM'den çıkartılacağı taahhüdüne girdiği kaydedildi.
Gerekçede, ''Oysa, yasalarla sınırlı bağımlı düzenleme yetkisine sahip idarenin ileride çıkartılması muhtemel bir yasal düzenlemeyi esas alarak ve yasama yetkisine müdahale sonucunu doğuracak biçimde bir düzenleme yapması hukuk devletinde düşünülemez'' denildi.
Gerekçede, yürürlükteki bir yasa kuralına değil, ileride çıkartılması muhtemel bir yasal düzenlemeye dayanılarak yapılan dava konusu düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olduğu ve düzenlemenin uygulanmasının telafisi güç zararlara yol açacağı vurgulandı.
Bu nedenle bakanlığın söz konusu işleminin yürütmesinin oybirliği ile durdurulduğu bildirildi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:37