DEMİREL'İN ŞOKE EDEN DİLEKÇESİ
El konulan Egebank'ı zarara uğrattıkları iddiasıyla Y. Murat Demirel'in de olduğu 45 sanıklı davada dün bilirkişi raporu rahatsızlığı yaşandı. TMSF avukatları, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun mahkemeyi hataya sevk etme gayesi taşıdığını savundu.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada söz alan TMSF avukatı Uğur Uruşak, Neslihan Demirel'in de aralarında bulunduğu sanıklardan bazılarının suçsuz olduğu yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna karşı 56 sayfalık bir dilekçe sunduklarını hatırlatarak, bu dilekçeyi tekrar ettiklerini belirtti. Uruşak, bilirkişi raporunun mahkemeyi birçok yönden hataya sevk etme gayesi taşıyan yanlı değerlendirmeler içerdiğini savunarak, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasını istediklerini kaydetti. Duruşma, birleşen davalarda sanık olarak yer alan Yahya Murat Demirel, Emine Mehtap Ceylan ve Ali Süha Paya'nın ifadelerinin alınması amacıyla ertelendi.
TMSF AVUKATLARININ DİLEKÇESİ
TMSF'nin avukatları Uğur Uruşak, Ahmet Barut ve Nihat Arcagök tarafından hazırlanan ve bilirkişi raporuna ilişkin itirazları içeren dilekçede, ''söz konusu raporun, uygulamada sıkça yakınılan bilirkişilik kurumundaki bozulmanın tipik bir örneği'' olduğu savunuldu.
Ancak raporun bu haliyle dahi, iddianamelerde yer alan tüm eylemlerin, bankacılık işletmesi ve banka tekniği, kredi teori uygulama ve yönetimi bakımından suç teşkil ettiğini belirlediği kaydedilen dilekçede, ''Sanıkların iradelerinin, suç işlemek için oluşturdukları teşekkül aracılığıyla, gerçekte bankacılık faaliyetlerinden bir kazanç elde etmek olmadığı, devletin mevduata sağladığı tam garantiden yararlanarak, banka kaynaklarını teşekkül halinde zimmetlerine geçirmek olduğu aşikardır'' denildi.
Şevket Demirel Holding'in, Demirel ailesinin başlıca şirketi olduğu, bu grup şemsiyesi altında Egebank'ın da aralarında bulunduğu 29 şirketin faaliyet gösterdiği belirtilen dilekçede, Şevket Demirel'in grubun tamamında kontrol sahibi olduğu ve tüm önemli kararların onun izniyle alındığı kaydedildi.
Demirel ailesi örgütü
Demirel ailesinin, sahibi olduğu ve kontrol ettiği şirketleri ortak yönettikleri, özellikle Şevket Demirel, Neslihan Demirel ve Yahya Murat Demirel'in düzenli olarak bir araya gelip iş konularını tartıştıkları ve ticari kararlar verdikleri belirtilen dilekçede, şu görüşler ileri sürüldü: “Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla, Demirel aile fertleri tarafından kurulan ve idare edilen bu örgütün suç teşkil eden eylemlerine diğer sanıklar, zaman zaman bu eylemleri planlayarak, zaman zaman birlikte işleyerek, zaman zaman işlenmesine yardım ederek, zaman zaman işlenmesini teşvik ederek katılmışlardır.''
Şevket Demirel: Ağa ile konuştum
Kararların yapılan aile toplantılarıyla alındığına değinilen dilekçede, ''Şevket Demirel tarafından 23 Mart 1998 tarihindeki aile toplantısına ilişkin tutulan notlarda; 'Sadece Şevket Demirel Holding var, Onu da soyduk, gerekirse öderiz. Önce ağa ile konuştum. Kötü hali; 'Ş.D'nin oğlu, S.D'nin yeğeni bankaları dolandırmış' diye yazarlar. S.D'nin de, 'Yazsınlar daha önce yazmadılar mı?' şeklinde konuştuğunu belirten ifadeler yer aldığı'' anlatıldı.
Dilekçede, ''Bu notlardan anlaşıldığı üzere Şevket Demirel'in bankanın alımından itibaren önemli kararların kendisi tarafından alındığını ve suça yönelik iradesini ortaya koyduğu'' öne sürüldü. Sanıklardan Ümit Öndeş'in savunmasına da atıfta bulunulan dilekçede, ''Neslihan Demirel'in haberi olmadan kuş uçmayacak kadar Egebank'ın içinde yer aldığını'' söylediğine de yer verildi.
Öndeş'in savunma dilekçesinde ''Neslihan Demirel Akdeniz Sigorta'da bulunan hisselerini Egebank'a satmak istediğinde kimsenin karşı koyamayacağı kadar güçlü bir yönetim kurulu üyesidir'' dediği belirtilen dilekçede, Öndeş'in Neslihan Demirel'den aldığı talimatları önek olarak sunduğuna dikkat çekildi.
Kaldırılan İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 615 müşteki olduğu dikkate alınarak, suç tarihinde Egebank ve Egebank Off-Shore’un sahibi olan Murat Demirel'in 1890 ile 4 bin 727 yıl, bankanın yönetim kurulu üyesi Ali Süha Paya, bütçe ve mali kontrolden sorumlu müdür yardımcısı Sevtap Arslan, Egebank Off-Shore'un kurucusu Kevin Hood, off-shore şirketin genel müdürü Aykut Karabulut ve aynı şirketin ortağı Hüsnü Barbaros Olcay'ın 1846 ile 4 bin 615'er yıl arasında ağır hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 05:00