Gündem
  • 2.4.2026 21:00

Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına DEM Parti kapıları kapattı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı 'ara seçim' çağrısına DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'dan cevap geldi. Doğan, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil. Bir kere seçim denildiğinde başka bir gündemi konuşmak mümkün olmuyor. Öncelik demokratikleşme adımları olmalı. CHP bu konuda öncü olmalı" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u ziyaret edeceğini açıklamış, “Çok iddialımız bir hamlemiz olacak. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz” ifadelerini kullanarak, başka bir detay vermemişti.

Seçim sandığına gitmek için her şeyi yapacaklarının sinyalini veren Özel’in açıklaması sonrasında Ankara kulisleri hareketlenmişti. Özel’in bu açıklaması “TBMM’de 30 sandalyenin boşaltılıp ara seçime zorlama hamlesi” olarak öngörülmüştü.

“SEÇİM TARTIŞMALARI GÜNDEMİMİZDE DEĞİL”

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, bugün Genel Merkez binasında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Özel'in çağrısını anladıklarını belirten Doğan, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil. Merkez Yürütme Kurulumuz önümüzdeki hafta toplanacak. Şu anda partimizin en temel gündemlerinden biri tıpkı CHP Genel Başkanı Özel'in 31 Mart'ın yıldönümünde dikkat çektiği gibi demokratikleşmedir. Yani bir kere seçim denildiğinde başka herhangi bir gündemi konuşmak mümkün olmuyor. Öncelik demokratikleşme adımları olmalı. CHP bu konuda öncü olmalı" dedi.

“ÖCALAN'IN DOĞRUDAN TEMAS KURABİLECEĞİ ŞARTLAR İSTİYORUZ”

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in idare yerleşkeden söz ettiğini, gerek duyulduğunda bazı binaların yapılabileceği ve bölücü terör örgütü elebaşı Öcalan için mi yapılacağına dair sorulan soruyu cevaplayan Doğan, "Doğrudan Adalet Bakanının cevap vermesi gerekiyor. Biz Öcalan'ın özgür bir şekilde çalışabileceği, yaşayabileceği, doğrudan temas kurabileceği iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu en başından beri söylüyoruz. Bunu böyle bir konut, yapı tartışmasına sıkıştırmanın da eksik, hatta yanlış bir değerlendirme olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar İmralı Ada Hapishanesi'ne yaklaşım, Kürt meselesine yaklaşımın bir göstergesi haline döndü, bir aynası haline döndü. Bu hakikati layıkıyla, bu hakikate yakışır bir şekilde barış ve demokratik toplum sürecinin ruhuna, ritmine, temposuna uygun bir şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz.

AKIN GÜRLEK'E ÇAĞRI

Bunun olsa olsa sürece pozitif katkıları olur. Bu mesele şöyle değil, dar bir alandan geniş bir alana geçsin. Mesele esasen geniş bir alanda tartışılabilirse, bu dar alandan çıkartılabilirse, yani dar bir bakış açısından, dar bir siyasi yaklaşımdan çıkartılabilirse, tüm bunlar çok küçük detaylar olarak kalır, halledilebilir meseleler olarak kalır. Dolayısıyla yapının nasıl bir yapı olduğunu, yapılıp yapılmadığını, idari yerleşke içerisinde ne öngörüldüğünü, bunların detaylarını Adalet Bakanı cevaplamalı. Adalet Bakanı da bu taleplere ilişkin siyasi ve idari engellerin kaldırılması gibi konularda çalışmalar yürütmeli. Öcalan'ın doğrudan teması nasıl sağlanabilir kamuoyuyla, bunlar önemli konular" diye konuştu.

“BAŞARACAĞIMIZA İNANIYORUZ”

Aynı zamanda Doğan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yeni bir dil oluşturmak için çabalamak yerine tekrarlardan eski dili güçlendiren, ayrıştırıcı etkiler oluşturan bir dil tercih ediliyor. Bu son derece kritik kavşakta, bu son derece hayati kavşakta, yapılması gereken bu değil. Bundan vazgeçilmelidir. O yüzden demokratik siyaset tartışmasında tabii ki 30 yıllıkları da tartışacağız. Sürgünden dönecek olanları da tartışacağız. Neticede tartıştığımız konu dağda silahlarını yakarak imha eden ve Türkiye'ye dönmek istediklerini, demokratik siyaset yapmak istediklerini söyleyenler, bunları nasıl konuşacağız? Bunları elbette konuşacağız. Bunlar da dünyada oldu. Biz bu dönemi bir şekilde başaracağımıza, ortak alanlarımızı genişleterek, demokratik mücadele alanını genişleterek başaracağımıza inanıyoruz. Ancak lütfen bu sürecin hızına negatif anlamda etki oluşturacak ya da bu sürecin önünde engeller teşkil edecek veya zaten sarsılmış olan toplumsal güveni daha da sarsıcı etki oluşturacak açıklamalardan, yorumlardan, değerlendirmelerden kaçınalım. Doğru değil çünkü."

 

Güncellenme Tarihi : 2.4.2026 21:08

İLGİLİ HABERLER