Araçlarda multimedya yasağı tartışmalarına son! Bakan Çiftçi tarih verdi
Yeni trafik kuralları ve uygulanan cezalara ilişkin tartışmalar sürerken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi dikkat çeken açıklamalarda bulundu. APP plakaların EDS sistemlerinde okunmadığını ve kamu güvenliği için tehlike arz ettiğini vurgulayan Bakan Çiftçi, amaçlarının ceza kesmek değil, toplumun huzurunu sağlamak olduğunu ifade etti. Çiftçi, araçlarda multimedya yasağına ilişkin düzenlemenin nisan ayı sonuna kadar hazır olacağını ve o zamana kadar sürücülere ceza uygulanmayacağını söyledi.
Yeni trafik kurallarının yürürlüğe girmesinin ardından, uygulanan cezalar tartışmalara neden oldu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, trafikte uygulanan cezalar ve uygulanan kararlara ilişkin TRT Haber'de açıklamalarda bulundu.
ARAÇLARDA APP PLAKA VE MULTİMEDYA YASAĞI
APP plakaların EDS sistemlerinde okunmadığını ve kamu güvenliği için tehlike arz ettiğinin altını çizen Bakan Çiftçi, amaçlarının ceza kesmek değil, toplumun huzurunu sağlamak olduğunu ifade etti. Çiftçi, araçlarda multimedya yasağına ilişkin düzenlemenin nisan ayı sonuna kadar hazır olacağını ve o zamana kadar sürücülere ceza uygulanmayacağını dile getirdi.
Bakan Çiftçi "Bu plakalar terör eylemlerinde kullanılabiliyor, uyuşturucu naklinde kullanılabiliyor, düzensiz göçmen hadiselerinde, kaçakçılığında kullanılabiliyor. Çünkü bu plakaları EDS’ler veya PTS’ler, plaka tanıma sistemleri okuyamıyor, tanımlayamıyor. Dolayısıyla bunların da suçta kullanıldığı tespit edildiği için kanun koyucu bunları belli bir yaptırıma, müeyyideye bağlamış. Bunun cezası 140 bin lira" dedi.
Çiftçi açıklamasında şu ifadeler yer verdi:
“HEDEFİMİZ TRAFİK KAZALARINA BAĞLI CAN KAYIPLARINI YÜZDE 50 AZALTMAK”
Şimdi 2021 yılında Cumhurbaşkanımızın çıkardığı, imzaladığı bir genelge ile bir strateji belgesi hazırlandı. Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi adı altında. Bu strateji belgesine göre bizim hedefimiz 2030 yılına kadar trafik kazalarına bağlı can kayıplarını ve ciddi yaralanmaları yüzde 50 oranında azaltmak. 2030 yılına kadar hedef bu. 2050 yılına kadar da sıfıra indirmek, sıfır can kaybı. Yani dolayısıyla bizim hedefimiz trafikteki hem ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazalarını 2030 yılına kadar yarı yarıya azaltmak, 2050 yılında da bunu tamamen sıfırlamak. Bu ulaşılamaz bir hedef değil. Bununla ilgili biz hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.
Tabii şimdi şöyle de bir gerçek var. 2019 yılını baz alacak olursak o yıllardaki taşıt sayısıyla bugün taşıt sayısı da arttı. Yani bunların içerisinde motorlu taşıtlardan bahsediyorum. 2019’da toplam taşıt sayımız 23,4 milyondu. Bugün 34,5 milyona yükseldi. Bunların içerisinde mesela motosikletler var. Onların da sayısı neredeyse 7,2 milyona ulaştı. Yani büyük bir yekün teşkil ediyor.
Şimdi bizim son günlerde yapmış olduğumuz, yani bu yine trafik kazalarını azaltmaya yönelik olarak 27 Şubat tarihinde kanunlaşan bir düzenleme var, biliyorsunuz. Bu toplumda bazı hususlarda karşılık buldu. İnsanımız bunun haklı olduğunu, doğru olduğunu dile getirdi ama bazı noktalarda da tartışmalara sebebiyet verdi. Mesela insanımız kırmızı ışıkta geçenlere, işte araçtan inip de yol kesenlere veya işte yolda halay çekenlere, drift atanlara, cep telefonuyla araçta konuşanlara yönelik olarak verilen cezaları son derece haklı buluyor. Yani onlarda herhangi bir tartışma yok.
Ama bu plaka konusunda ve araç içerisindeki ses ve görüntü sistemleriyle ilgili toplumda son zamanlarda insanımızın biraz tepkileri var. Buradaki amaç şu. Yani bu Karayolları Güvenlik Strateji Belgesine göre hem ölümlü yaralanmalı trafik kazalarını azaltabilmek. Yani bizim maksadımız bu. Yani trafik cezalarından dolayı da insanımızın canını yakmak istemiyoruz. Yani bizim önceliğimiz zaten insanlara trafik cezası vermek, onların canını yakmak değil.
Yani toplumda kurallara uyan insanlar olduğu gibi, uymayan insanlar da var. Mesela son Ramazan Bayramı döneminde aldığımız trafik tedbirlerine sürücülerin yüzde 87,5’i uymuş. Sadece yüzde 12,5’ine trafik cezası uygulamışız. Ben trafik kurallarına büyük bir ekseriyetle uyan insanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Yani bizim amacımız da bu zaten. Kurallara uyulmasını sağlamak, bundan dolayı da trafik kazalarını azaltmak. Biz de zaten istiyoruz ki kurallara uyulsun, biz de insanlara ceza yazmayalım. İnsanımızın, vatandaşımızın canını yakmayalım istiyoruz. Ama herkeste tabii aynı hassasiyet olmuyor. Bunu da teslim etmek gerekir.
Mesela bu 4 günlük Ramazan Bayramı tatilinde en son 4 günlük tatil 2023 yılındaydı. Geçen sene 9 günlük bir tatil vardı. Mesela ölümlü trafik kazaları yüzde 40 oranında düştü. Güzel bir şey değil mi? Yani biz yıllara göre bayram tatillerinde günlük ortalama can kayıplarını da takip ediyoruz. Onları da gözlemliyoruz. Bu Ramazan Bayramı'nda günlük ortalama can kaybı 7,75’ti. Bunu önemsiyoruz. Yani bizim de zaten hedefimiz bunları daha da küçük rakamlara düşürmek.
Bir can kaybı demek, yarım kalan bir hayat demek. Yani bir ailenin, işte çocuğu ölüyorsa, annesi babası ölüyorsa ömür boyu artık onun travmasını üzerinden atamıyor. Onun için biz trafikteki bir can kaybını bile önemsiyoruz. Yani nasıl ki uyuşturucuyla mücadele konusunda da verdiğimiz her bir kaybı nasıl önemsiyorsak, bundan dolayı toplum olarak acı çekiyorsak, trafikteki kayıplarımız da bizi o şekilde acıtıyor, yüreğimizi yaralıyor. Biz ne uyuşturucuda ne de trafik kazalarında, insanımızı hem uyuşturucuya hem de trafik kazalarına kurban vermek istemiyoruz.
Yani bizim hedefimiz insanların can ve mal güvenliğini korumak. Çünkü bizim İçişleri Bakanlığı olarak görevimiz bu. Yani bu kuralların da getiriliş amacı işte bunların önüne geçmek. Bunu sağlamak.
APP PLAKA
Şimdi ekranlarda bir standart plakayı görüyoruz. Mesela Şoförler Odası tarafından basılan standart bir plaka bu şekilde. Burada standart bir plakada olması gerekenler de ekranda gözüküyor. Mesela mühür olması gerekiyor, dalgalı şerit olması gerekiyor, yansıtıcı zemin, reflektör diyoruz, onun olması gerekiyor. 2024 yılındaki değişikliklerden sonra TR hologramı, karekod ve bayrak hologramı gibi bir plakada bulunması gereken özellikler var. Bu standart ve kurallara uygun bir plaka. Biliyorsunuz plaka basma yetkisi de Şoförler Odasına verilmiş.
Şimdi bazı plakalarda bu standart plakanın dışına çıkılıyor. Mesela bir görselde görüyorsunuz, Şoförler Odası kendisi bir ilan asmış. Orada “Özel kalıplı plaka basımı vardır” diyor. Siz Şoförler Odasına gidiyorsunuz plaka bastırmaya, size iki tane tercih sunuluyor. Birisi standart plaka, birisi de bunun dışına çıkılmış olup da biraz daha kalın harflerle veya sayılarla yazılmış bir plaka. Bu da Şoförler Odası tarafından basılıyor. Bu ikinci plaka türü de. Bir Şoförler Odası tarafından basılan bir üçüncü plaka daha var. Onu ekranda gösteremiyoruz ama bizim asıl sorunumuz olan plaka, APP plaka dediğimiz, şu ekranda görülen plaka.
Evet, sorun burada. Biz İçişleri Bakanlığı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı olarak Şoförler Odası tarafından basılan standart veya standart dışı plakaları kabul ediyoruz. Niye? Çünkü vatandaş Şoförler Odasına gitmiş, plaka almak için kendisine iki tane seçenek sunulmuş, o da onlardan birini tercih etmiş. Bu plakanın üzerinde bütün güvenlik unsurları, mühür yer alıyor. Vatandaş da tercihine göre birisi daha ucuz, diğeri biraz daha diğerine göre fiyatı yüksek, tercih etmiş. Biz bundan dolayı insanların, şoförlerin veya işte araç sahiplerinin cezalandırılmasını adil bulmuyoruz. Şoförler Odası kendisine bu şekilde bir imkan, tercih imkanı verdiğinden dolayı. Asıl işte problem olan plaka şu, değiştirilmesi gereken plaka şu.
Burada gördüğünüz gibi sayılar mesela farklı, yönetmelikte bu şekilde tarif edilmemiş ve şu plakada gördüğünüz gibi herhangi bir mühür de yok. Bunu mesela siz herhangi bir tabelacıda, reklam firmasında veya internetten sipariş vermek suretiyle de bastırabiliyorsunuz. Bunda herhangi mühür yok, karekod yok, güvenlik işaretleri yok, yazı karakterleri arasında herhangi bir açıklık yok. Bunun sakıncası ne? Bunun sakıncası şu; bu plakalar terör eylemlerinde kullanılabiliyor, uyuşturucu naklinde kullanılabiliyor, düzensiz göçmen hadiselerinde, kaçakçılığında kullanılabiliyor. Çünkü bu plakaları EDS’ler veya PTS’ler, plaka tanıma sistemleri okuyamıyor, tanımlayamıyor. Dolayısıyla bunların da suçta kullanıldığı tespit edildiği için kanun koyucu bunları belli bir yaptırıma, müeyyideye bağlamış. Bunun cezası 140 bin lira.
Biz kanun yürürlüğe girdi, 27 Şubat tarihinde. Bununla ilgili vatandaşımız mağdur olmasın diye çünkü bir anda Şoförler Odasına, noterlere, trafik şubelerine akın ettiler, mağdur olmasın diye 1 Nisan’a kadar süre vermiştik. Dediğim gibi diğer plakalarda herhangi bir sorun yok. Şoförler Odasından alınanlarda ama az önce gösterdiğim APP plaka dediğimiz herhangi bir güvenlik unsurunu taşımayan, mührü olmayan plakaların bugün itibariyle değiştirilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla benim sürücülerimize, araç sahiplerine tavsiyem, bu şekilde APP plaka kullananların hemen plakalarını değiştirmeleri. Değiştirmeleri için de adımları şu şekilde; bunlar sahte plaka olduğu için kolluğa gidip kayıp plaka veri girişi yapmaları gerekiyor. Çünkü bu gerçek bir plaka değil.
Kayıp plaka veri girişi yapılıyor. Oradan notere gidiliyor, yeni plaka başvurusu yapılıyor. Oradan da Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na bağlı odalara, Şoförler Odasına gidilmek suretiyle standart plaka basımı yapılıyor ve aracına takılıyor. Bu şekilde olduğu takdirde hem vatandaşımız memnun hem de biz bundan dolayı vatandaşımızın canını yakmamış olacağız. Onun için lütfen vatandaşlarımdan istirhamım APP plaka kullananlar plakaların değiştirsinler. Çünkü bu iyi niyetli bir kullanım değil.
Kamu düzeni ve güvenliği ile ilgili bir husus. Bazen şunları da işittiğimiz olmuştur toplumda; mesela vatandaşımız hiç gitmediği bir şehirden adına trafik cezası plakasına trafik cezası yazılmıştır. Niye? Sizin plakanızı birisi kopyalıyor, ikiz plaka diyoruz ona. Aracına takıyor, gidiyor başka yerlerde trafik kurallarını da ihlal ediyor ve sizin adınıza hiç kabahatiniz, günahınız olmadığı halde sizin adınıza trafik cezası geliyor. Şimdi soruyorum; kimin başına böyle bir şey gelse memnun olur ki? Yani bir başkası sizin plakanızı kullanacak, siz de bundan dolayı trafik cezasıyla muhatap olacaksınız.
Ben Erzurum Valiliğim döneminde böyle bir hadise ile karşılaştım, yerel basına da yansımıştı. Erzurumlu bir vatandaş, hiç Artvin’e gitmediği halde aracına orada trafik cezası yazılmış. Hatta bundan dolayı da hanımıyla ilişkileri de bozulmuş. Yani “Senin Artvin’de ne işin vardı?” falan diye. Bu tamamen dediğim gibi kamu düzeniyle, güveniyle, aynı zamanda vatandaşlarımızın da böyle haksız hukuksuz muamelelere tabi olmamasıyla ilgili getirilen bir düzenleme.
Güncellenme Tarihi : 1.4.2026 19:52